İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/32 K.2025/258

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2022/32Karar2025/258Tarih19 Mart 2025Okuma13 dk · 2.692 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/32
Karar No
2025/258
Karar tarihi
19 Mart 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.692 kelime·13 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/32

KARAR NO : 2025/258

DAVA

İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)

DAVA TARİHİ : 13/01/2022

KARAR TARİHİ : 19/03/2025

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davalı aleyhine ----. İcra Müdürlüğünün ------. sayılı dosyadan taraflarınca icra takibi başlatıldığını ancak davalının haksız ve kötüniyetli olarak icra takibine

itiraz ettiğini ve takibi durdurduğunu, ticari dava şartı arabuluculuğa başvurulmuş olduğunu ancak

anlaşma sağlanamadığını,.bu sebeple bu davayı açma gereğinin hâsıl olduğunu, davalı ...'nun şirkete %25 payla ortak olduğunu,müvekkili şirketin, -----isimli düğün salonunu işletmekte olduğunu, davalı ----

düğün salonu şirketinin müdürlüğünü yaptığını, ancak davalının müdürlük yaptığı

süre zarfında şirketin diğer ortaklarına şirketin karını dağıtmadığı gibi naylon

faturalar düzenleyerek şirketi borçlu gösterdiğini,arından mahrum bıraktığını, davalı düğün salonunun yapılması ve işletilmesi aşamasında aşırı derece fahiş

miktarlı harcama faturaları ve masrafları göstererek diğer ortakları dolandırdığının

tespit edildiğini, bunun üzerine davalıdan 03.12.2019 tarihli Noter ihtarnamesi ile

hesaplara ilişkin bilgi sorulduğunu ve şirketi genel kurul yapmaya davet etmesinin

istendiğini, tüm bu soru ve taleplerinin cevapsız kalınca mahkemeden şirkete kayyım atanmasının talep edildiğini,-----Asliye Hukuk Ticaret Mahkemesi ----- dosyada mahkemece,

şirkete kayyım atanmasına karar verildiğini, davalının müdürlük görevinden azledildiği halde şirketle ilgili işlemler yapmaya devam

ettiğini, davalı -----düğün salonu şirketinin de kağıt üstünde

----- bir yere taşındığını, diğer ortaklar tarafından açılan----Asliye Ticaret Mahkemesi -----sayılı dosyasında , şirket

merkezinin taşınması işleminin yok hükmünde olduğunu, davalının eşi ------ firmada resmi olarak hiçbir görev ve

yetkisi olmadığı halde adeta kendisini firma sahibi gibi tanıtarak iş yapmakta olduğunu, şirket

kazancını kendisinin ve şirketlerinin zimmetine geçirdiğini, davalının bu zamana kadar düğün salonunun bütün karını uhdesine geçirdiğini ve diğer

ortaklara kar dağıtmadığını sürekli organizasyon yapan düğün salonunun kar

etmemesinin izahtan vareste olduğunu, davalının diğer ortaklara şirketin hesap ve işleriyle ilgili

bilgi vermekten sürekli kaçındığını, bu durumda davalının şirketin diğer

ortaklarında düğün salonunun karını kaçırdığını ve ortaklara kar dağılımı yapmayıp

şirkete borçlu olduğunun açık olduğunu bu sebeple davalı tarafından -----

İcra Müdürlüğünün ------sayılı dosyaya yapılan itiraz haksız ve kötüniyetli

olduğunu, itirazın iptaline karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle borçlunun aleyhine başlatmış olduğumuz icra takibine, haksız ve hukuka aykırı

itirazının iptaline karar verilerek duran icra takibinin devamına,kötü niyetli davalının, İİK. Madde 67 uyarınca hükmolunan meblağın %20 ‘sinden

az olmamak kaydıyla icra inkâr tazminatına karar verilmesini,vekâlet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine,

karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde özetle; ----.İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyası ile başlatılan haksız ve mesnetsiz takibe müvekkili tarafından itiraz edildiğini, kötü niyetli olan tarafın davacı olduğunu müvekkilinin , davacı şirketin ortaklarından olduğunu , davacının , şirket adına naylon faturalar kestiğini, şirketin yaptığı karların diğer ortaklardan saklandığını, dava dışı ----- ile birlikte başka bir şirkete aktardığını, şirketin diğer ortaklarını kardan mahrum bıraktığını, onları dolandırıldığını,

daha sonra şirkete kayyım atanması için mahkemeden karar alındığını ve kayyım olarak ----- ve ----- atandığını, ... hakkında da hukuk ve ceza davası açılmasına karar verildiğini, davacı tarafın, müvekkilinin ortaklarını dolandırdığını, 2 milyon USD ve şirketin diğer elde ettiği karların tamamını kendisi ve eşinin zimmetine geçirdiğini iddia ettiğini,

ancak davaya konu olan icra takibine ise 200.000,00TL asıl alacak olduğunu ve ödenmesi talebi ile bir bakıma davacının kendi iddiası ile çelişmekte olduğunu,davacı tarafın kötü niyetli olduğunu ,----- Cumhuriyet Başsavcılığının ---- Soruşturma ve ----- Karar sayılı kararı ile Müştekisi ----- olan, sanık ise müvekkilinin eşi ----- olan dosyada, müvekkili ve eşi ------ tarafından ilgili tüm evrakların dosyaya sunulduğunu , incelenen evraklarda kira sözleşmeleri, fesih sözleşmesi,

imzalar ve diğer tüm belgelerin göz önüne alındığında atılı suçtan dava açmaya yeterli delil elde edilemediği ve kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiğini, ----- adresinde bulunan ---- katlı Plaza, 07.06.2018 tarihinde yapılmış olan kira kontratı ile birlikte 10 yıllığına, ----- tarafından kiralandığını, 5 normal ofis kat, zemin katta bulunan dükkan ve 1 bodrum kattan oluşan bu Plazanın tüm renovasyon işlerini ----- tarafından yapıldığını, ana kira kontratında bulunan alt kiralama yetkisi ile farklı firmalara bu bağımsız bölümleri kiraladığını Plazanın zemin katında bulunan bağımsız bölüm dükkan katının da, ---- tarafından,

----07.08.2019 tarihli kira kontratı ile boş olarak kiraya verildiğini, kiracı ----- düğün davet etkinlik organizasyonları yapabilmek için kiralamış olduğu bağımsız bölümün tadilat-dekorasyonunu yapamadığından, kiraya veren tarafından düğün organizasyonları yapılacak elverişli hale getirildiğini,Kira kontratının da revize edildiğini,-----kurucu ortaklarından birinin de müvekkili ... olduğunu,. -----kuruluşunda imza yetkili şirket müdürü ...’dir.

Ancak daha sonradan şirket müdürü ..., düğün salonunda her hangi bir vukuatlı olay gerçekleşebilir, kavga-yaralama gibi adli bir olay olduğu takdirde sıkıntı yaşamak istemiyorum demekle işletmenin başında olmayacağını, sorumluluk almak istemediğini, şirket sorumlu müdürlüğünden ayrılmak istediğini belirttiğini, şirketin diğer kurucu ortaklarının da işletmenin başında olamayacağını belirterek bu sorumluluğu almak istemediğinden tüm ortakların onayı ile şirket genel kurulunda diğer ortaklar tarafından müvekkili ...nun seçildiğini, şirket ortaklarından ----- ve ...'nin farklı zamanlarda,

kendilerine ait ana iştigalleri sebebiyle ve diğer firmalarındaki maddi sıkıntılarından dolayı,-----bulunan hisse paylarını satmak istediklerini bildirdiklerini, ----- diğer ortaklarının bu hisseleri satın almak istemediklerini belirtince müvekkilinin ...'nun hisseleri satın almaya talip olduğunu,----- noterde, -----ahibi olduğu hisselerinin karşılığında ...’ndan ödemesini alarak noterde hisse devrini yaptığını, ancak ... ile hisse devri ise yazılı sözleşme yapılıp karşılıklı imzalanmasına ve sözleşmede yazılı tutarı banka yolu ile müvekkilinin kendisine ödemesine rağmen,

noterde bir türlü hisse devrini yapmadığını,yaklaşık 1 yıl kadar türlü bahaneler ile ..., -----sahibi olduğu hisselerini noter hisse devrini yapmaktan kaçındığını, bununla da kalmayıp ...’na karşı, şirketi dolandırdığına ve zimmetine para geçirdiğine dair mesnetsiz ve asılsız iddialar ile -----... ile birlikte hareket ederek ------ sorumlu müdür ...’nun yetkilerini düşürmek için, tüm yetkilerin (----’in eşi)----- geçmesi için usul ve yasaya aykırı olarak çaba gösterdiğini,yaşanan anlaşmazlıklar yüzünden----- yapılan kira kontratı ve kesilen kira faturaları karşılığında hiçbir ödeme yapılmadığı için,

30.10.2019 tarihinde karşılıklı olarak imza edilerek kira kontratı fesih edilerek salonun anahtarlarının teslim alındığını,şirket ticari kayıtlarının incelenmesi ile birlikte ...’nun iddia edildiği gibi zimmetine para geçirmesi gibi durumun olmadığının görüleceğini ------ortaklarının hiç birinin (... ve ----- hariç) şirket kuruluş sermaye bedelini de koymadıklarını.

Şirket kuruluşundan itibaren 24 ay içerisinde şirkete koymaları gereken sermayeyi koymadıklarını, şu anda -----vergi dairesi tarafından resen terk edildiğini,.davacının Naylon Fatura iddiasının asılsız olduğunu, vergi dairesinden ilgili kayıtların celbi halinde naylon faturaya ilişkin iddiaların asılsız olduğunun ortaya çıkacağını, davacının iddialarını dayandırmaya çalışarak mahkemeyi yanıltmaya çalıştığını, davacının iddia ettiği 200.000,00TL'lik alacağın şirket kayıtlarına işlenmesi ve fatura etmesi gerekirken müvekkiline iddia edilen bu borç ile ilgili olarak bu güne kadar ne fatura ne de yazılı herhangi bir belge sunulmadığını,

başka bir deyişle taraflar arasında borç ilişkisinin olmadığını,şirketin zarara uğratıldığı iddiası ile dava dilekçesine yazılan miktarlar karşısında icra dosyasında talep edilen 200.000,00TL miktarının neye göre yazıldığını anlayamadıklarını,davacı tarafın Şirket Genel Kurulunda alınması gereken sorumluluk davası açılması kararını dosyaya ibraz etmediğini, bu sebeplerle davanın usulden reddinin de gerektiğini,

davaya konu icra takibinin haksız ve mesnetsiz olması sebebiyle davacının asıl alacağın en az %20 oranında icra inkar tazminatı ödemesine mahkum edilmesini,yargılama gider ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiş etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava davacı şirketin ticaret sicil kayıtlarına göre 04.04.2019 tarih ---- karar sayılı kararı ile müdürlüğe atanıp 01.07.2020 tarihine kadar şirket müdürlüğünü yapan davalının şirket müdür olarak çalıştığı dönemde davacı şirketi zarara uğratacak iş ve eylemlerde bulunup bulunmadığı, bu dönemde şirketin kar elde edip etmediği, davalının şirket karını dağıtmayıp uhdesine geçirdiği yolundaki iddianın gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, davacının müdür olarak çalıştığı dönemde kesilen faturaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı, içeriklerinin abartılarak şirketin zarara uğratılıp uğratılmadığı, naylon fatura olup olmadığı,

kovid döneminde şirketin gerçekleştirdiği düğünlerden kaynaklı gelirlerin davalı yanca zimmete geçirilip geçirilmediği, neticede davacının davalıdan talep edebileceği bir zararının olup olmadığına ilişkindir.

Yargıtay ---HD-----Sayılı ilamı gereği "....Öte yandan, dava tarihinde yürürlükte bulunan 6102 sayılı TTK hükümleri arasında mülga TKK'nin 341. maddesi gibi açık bir düzenleme olmamakla birlikte 6102 sayılı TTK'nin 618/3-c maddesi ve 644. maddesi yollamasıyla 553. madde ve 408/1 ve 479/3-a maddelerindeki düzenlemeler karşısında limited şirket yöneticileri hakkında sorumluluk davası açılabilmesi için, şirket genel kurulunda karar alınması gereklidir." Yargıtay ---- HD. :------Sayılı ilamı "....

Fakat, anılan yönteme uyulmaması davanın hemen reddi sonucunu doğurmamalıdır. Ayrıca somut olayda davalı yönetici aleyhine sorumluluk davası açılması yönünde alınmış bir kararın olup olmadığı dosya kapsamından anlaşılamamaktadır. Böyle bir kararın varlığı dava şartı olup, mahkemece kendiliğinden gözetilmesi gerekir.

Bu durum karşısında mahkemece, genel kurulda davalı hakkında dava açılması yönünde alınmış bir karar var ise ibrazının sağlanması, yoksa anılan eksikliğin giderilmesi için davacı tarafa HMK'nın 54. maddesi uyarınca uygun süre verilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken .." belirtmiştir.Bu nedenle Yargıtay -----.

HD.-----Yargıtay ---- HD. ------ Sayılı ilamları gereği davalı hakkında iş bu davanın açılabilmesi için şirket genel kurulunda dava açılmasına dair alınmış bir genel kurul kararını sunması hususunda davacıya süre verilmiş davacı yanca söz konusu genel kurul kararı ibraz edildiğinden yargılamaya devam olunmuştur.TIK.m.644 atfıyla limited şirket müdürleri yönünden de uygulanacak olan TIK.m.553/1 gereğince şirket yöneticilerinin şirket zararından sorumluluğu için 1.Kanun veya şirket sözleşmesinden kaynaklanan bir yükümlülüğün ihlali 2. Kusur 3. Zarar 4. İlliyet bağı koşullarının birlikte bulunması gerekir.

Anonim şirket yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğu, esas itibariyle kusura dayalı bir sorumluluktur. Bu nedenle kusursuzluğunu ispat eden üye sorumluluktan kurtulur (TTK. m. 553). Kusur sorumluluğunun esasları zarar, kusur, hukuka aykırılık ve illiyet bağıdır. Yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğunun doğabilmesi için bu unsurların tümünün gerçekleşmesi gerekir.

Genel kusur sorumluluğundan farklı olarak TTK. m. 553 hükmü, kusursuzluğun ispatını karşı tarafa (yönetim kurulu üyelerine) yüklemiştir. Ancak bu istisna dışında yönetim kurulu üyelerinin sorumluluk şartları ile genel kusur sorumluluğunun şartları arasında bir fark bulunmamaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin kusursuz olduklarını ispat edememeleri durumunda, onların mutlaka sorumlu olmaları gerektiği anlamına gelmez.

Bunun için ortada bir zararın, hukuka aykırılığın ve zarar ile hukuka aykırılık arasında illiyet bağının bulunduğunun ayrıca ispatlanması gerekir. Bu unsurlardan birisinin gerçekleşmemesi (kanıtlanamaması) halinde, sorumluluk doğmaz.( Bkz ---- Bölge adliye mahkemesi ---. HD------ Sayılı ilamı )

Mahkememizce taraf delilleri toplanmış, tanıklar dinlenmiş, davacı şirketin ticari defter ve kayıtları incelenmiş tüm deliller toplanmıştır.

Davalı şirket müdürünün 04 .04.2019-01.07.2020 tarihleri arasında görev yapması, bu tarihten önce şirkete diğer ortaklar tarafından getirilen paraların ve düğün salonu olarak tefriş edilen binadaki yatırımların, davalının müdür olarak görev yaptığı bu tarihten önce yapılmış olması, şirket ortakları tarafından ödendiği belirtilen paraların ödendiğine dair bir belgeye rastlanmaması, önceki bilirkişi raporuyla tespit edilen 1.635.806,94 TL tutarındaki yatırım ve harcamaların davalı müdürün göreve başladığı 04.04.2019 tarihinden önce 2018 yılındayapılmış olması,

davacı şirketin ticari defterlerinde ve bilançosunda bu tutarda bir yatırıma ve demirbaşa rastlanmaması, ticari defterler üzerinden yapılan mali inceleme sonuçlarına göre davalı müdürün, görev yaptığı dönemde şirketi zarara uğrattığına dair bir tespit yapılamamıştır.Davalı müdürün ortaklar kurulu kararı olmadan şirketin kira sözleşmesini feshedip şirketin adresini taşıması, şirketin amacına ulaşmasını imkansızlaştıracak ve fiilen şirketin sona ermesi (infisahı) sonucunu doğuracak nitelikte önemli kararlar olduğundan, ancak nitelikli çoğunlukla alınacak bir genel kurul kararıyla yapılabilecek işlerdendir.

(TTK.m.529/1-b, 636/1-b, 621/1- Davalı müdürün, konuyu genel kurulun gündemine getirmeksizin, şirketi fiilen işlevsiz hale getirecek şekilde kira sözleşmesini feshetmesi ve şirket merkezini taşıması, Şirketin menfaatlerini değil, dava dışı eşinin şirketi ----- menfaatlerini gözeterek hareket ettiğine işaret etmektedir.

Davalı müdürün eşine ait ----- kullanıma hazır düğün salonu kiralayıp, stopaj dahil yıllık 750.000 TL kira ödemesi öngörülen davacı şirketin, davalı müdürün görev yaptığı 2019 yılında yalnızca 158.246,84 TL net satış hasılatı elde edip 582.871,41 TL zarar etmesinin ve 2020 yılında satış hasılatının O (sıfır) olup 22.936,93 TL zarar etmesinin ticari bakımdan normal olmadığı gibi hayatın olağan akışına da uygun düşmemektedir.

Netice olarak, davalı müdürün görev yaptığı 15 aylık dönemde, şirket kayıtlarına yaklaşık 5 düğün geliri kadar bir gelir kaydı yapılmış olduğu, davalı müdürün diğer ortaklara bilgi vermeden ve ortaklar kurulu kararı alınmadan, şirketi fiilen işlevsiz bırakacak ve amacına ulaşmasını imkansızlaştırma sonucunu doğuracak şekilde, kira sözleşmesini feshettiği ve şirketin resmi adresini iştigal konusuyla ilgisi olmayan bir adrese taşıdığı, mali incelemeler neticesinde tespit edilmektedir.

Limited şirkette ortakların bağlılık yükümlülüğünü düzenleyen TIK.m.613/2'ye göre : (2) Ortaklar, şirketin çıkarlarını zedeleyebilecek davranışlarda bulunamazlar. Özellikle, kendilerine özel bir menfaat sağlayan ve şirketin amacına zarar veren işlemler yapamazlar.Limited şirket müdürlerinin özen ve bağlılık yükümünü ve rekabet yasağını düzenleyen

TTK.m.626'ya göre; (1) Müdürler ve yönetimle görevli kişiler, görevlerini tüm özeni göstererek yerine getirmek ve şirketin menfaatlerini, dürüstlük kuralı çerçevesinde, gözetmekle yükümlüdürler. 202 ilâ 205 inci madde hükümleri saklıdır.

(2) Şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemiş veya diğer tüm ortaklar yazılı olarak izin vermemişse, müdürler şirketle rekabet oluşturan bir faaliyette bulunamazlar. Şirket sözleşmesi ortakların onayı yerine ortaklar genel kurulunun onay kararını öngörebilir.

(3) Müdürler de ortaklar için öngörülmüş bulunan bağlılık borcuna tabidir.Davalının müdürlük yaptığı yaklaşık 15 aylık dönemdeki yukarıda açıklanan ve tespit eden eylemlerinin, TTK.m.626/1 kapsamında “müdürlük görevinin tüm özeni göstererek ve şirketin menfaatlerini dürüstlük kuralı çerçevesinde gözeterek” yapılması yükümlülüğü ile bağdaşmadığı açıktır. Yine davalı müdürün görev yaptığı dönemde, şirketin zararına ve eşinin şirketinin lehine işler yaptığı sabit olduğundan, TTK.m.626/3 atfıyla şirket ortakları ve müdürleri için aranan bağlılık yükümü kapsamında “şirketin çıkarlarını zedeleyecek ve kendisine özel menfaat sağlayacak ve şirketin amacına zarar verecek” eylemlerde bulunduğu sabit olmuştur.

Bu koşullar altında davalının münferit imza yetkilisi müdür olarak görev yaptığı 04.04.2019-01.07.2020 döneminde şirketin zararı olarak, yoksun kaldığı net kazancı TTK.m.555/1 kapsamında talep edebileceği yolundaki bilirkişi kanaati yerinde bulunmuştur.

Nitekim dinlenen tanıklar da davalının müdür olarak görev yaptığı dönemde iş yerinde sürekli düğün, kına, organizasyon olmasına, haftada en az 3 gün organizasyon olmasına rağmen gelirlerin şirket kayıtlarına intikal ettirilmediğini belirtmişlerdir.

Tanıkların bu beyanlarının yerinde olduğu dosyaya sunulan bir kısım pandemi dönemince icra edilen ancak şirket kayıt ve defterlerine intikal ettirilmeyen organizasyonlara dair sosyal medya paylaşım görsellerinden de anlaşılmıştır.TBK'nın 50. Maddesi gereği Zarar gören zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altında olup uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemiyorsa hakimin olayların olağan akışı ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde bulundurarak zararın miktarını hakkaniyete göre belirleyeceğini hükme bağlamıştır.

Davalı müdürün, eşiyle birlikte hareket ederek, davacı şirket üzerinden yapılması gereken gelir, gider ve yatırım harcamalarını eşinin şirketi üzerinden yaptırarak, özellikle davacı şirkete kiralanan düğün salonunda yapılan organizasyon gelirlerinin haricen veya diğer şirket üzerinden tahsil edilmesi yoluyla davacı şirketi zarara uğrattığı sabit olmakla birlikte, bu zararın miktarının ticari defterler üzerinden yapılması mümkün olamamıştır.

Zira tahsilatların ve harcamaların kayıt dışı olması ve/veya dava dışı ----- üzerinden yapılması sebebiyle ticari defterler üzerinden sağlıklı bir zarar hesabı yapılması mümkün olamamıştır. Yargıtay, sorumluluğun diğer koşullarının oluşması durumunda, sözleşme ilişkilerinde de zararın TBK.m.50/2 kapsamında olayların olağan akışına ve hakkaniyete göre hesaplanacağını benimsemektedir.

TTK.m.553 kapsamında kanundan doğan özen ve bağlılık yükümünün ihlali, kusur, zarar ve illiyet bağı koşullarının oluştuğu anlaşılmış şirketin zararının Davacı şirketin kiraladığı düğün salonunun bulunduğu bölge itibariyle, yaz aylarında daha yoğun olmak üzere, özellikle hafta sonları düğün, nişan, kına vb. organizasyonlar için talep olacağı tüm yılın ortalamasına göre haftada asgari 2 düğün 1 nişan, kına vs. işi alma potansiyelinin bulunduğu değerlendirilmiş, bilirkişi heyeti raporunun 26. Sayfasında yapılan hesaplamalar hakkaniyete uygun bulunmuştur.

Buna göre davalının şirket müdürü olarak görev yaptığı dönemde şirketin uğradığı zarar miktarının 612.500 TL olabileceği sonucuna varılmış davacı yanca icra takibinde 200.000 TL asıl alacak talep edilmiş olması nazara alınarak davacı talebi ile bağlı kalınmıştır.

Her ne kadar davacı yanca icra takibinde faiz talep edilmiş ise de davalı takip öncesi temerrüde düşürülmediğinden kaldı ki takipte faizin başladığı gün de belirtilmediğinden işlemiş faiz yönünden talep red edilmiştir. Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebi red edilmiştir.

Tüm dosya kapsamı denetime uygun bulunan bilirkişi raporu birlikte değerlendirilmiş davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın Kısmen kabul ve kısmen reddi ile;

a-Davalının ----İcra müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına vaki itirazının kısmen iptali ile; takibin 200.000 TL asıl alacak üzerinden devamına,

B-Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,

2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 13.662,00 TL nispi harçtan, peşin alınan 2.579,95 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 11.082,05 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3-Davacı yanca yatırılan 80,70 TL başvuru harcı 2.579,95 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.660,65 TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

4-Davacı yanca yapılan 21.000 TL bilirkişi ücreti,1.274,90 TL keşif harcı ve 365,85 TL posta vs. masraflar olmak üzere toplam 22.640,75 TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 21.203,01 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 32.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,

6-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden red edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T göre hesaplanan 13.561,64 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

7-Kararın kesinleşmesi ve talep halinde HMK 333. maddesi gereği artan gider avansının yatırana İADESİNE,

8- Adalet bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 1.236,18 TL sinin davalıdan, 83,82 TL sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ------ Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, taraf vekillerinin yüzüne karşı oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/32, K. 2025/258, 19 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2022/32
  4. Karar No : 2025/258
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 13/01/2022
  7. Karar Tarihi : 19/03/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/32
Karar No
2025/258
Tarih
19 Mart 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/33 K.2025/369
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2022/37 K.2025/370
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2022/38 K.2025/438
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2022/40 K.2025/228
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2022/41 K.2025/516
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/41 K.2025/125

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.