İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/461 K.2024/361

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2022/461Karar2024/361Tarih13 Haziran 2024Okuma13 dk · 2.616 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/461
Karar No
2024/361
Karar tarihi
13 Haziran 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.616 kelime·13 dk okuma·11 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/461

KARAR NO : 2024/361

DAVA

İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

DAVA TARİHİ : 23/06/2022

KARAR TARİHİ : 13/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafından 4.100Euro'nun ödendiği ve fakat 6.000Euro'nun ise ödenmediğini; faturalarda bulunan "işbu fatura üzerinde belirtilen döviz bedeli olarak ödenecektir."'' ibaresine rağmen davalının ödemeleri döviz cinsinden yapmadığını.

TL. olarak gönderilen ödemelerin ise davacı tarafından iade edildiğini; bunun üzerine davacı tarafından -----İcra Müdürlüğü'nün ----. sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibinin başlatıldığını ve ---- alacağı olarak 6.000Euro'nun tahsilinin talep edildiği; davalının 04.04.2022 tarihinde icra dosyasına 66.245,24TL. ödediğini; bakiye alacak yönünden ise itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle. Sözleşmelerde davalının navlun ödemesini hangi kur üzerinden TL.'ye çevirerek ödeyeceğinin açıkça kararlaştırıldığını.

Kiralık Taşıma Sözleşmesi'nin 24. maddesinde navlun bedelinin ithalat taşımalarında araç varış tarihindeki, ihracat taşımalarında ise yurtiçi gümrük tescil tarihindeki ---- döviz kuru üzerinden düzenlenecek fatura karşılığında vade gününde TL. olarak ödeneceğinin kararlaştırıldığını; faturalarda bulunan "işbu fatura üzerinde belirtilen döviz bedeli olarak ödenecektir.'' ibaresinin davalı bakımından bağlayıcı olmadığını; navlun ödemesinin eksiksiz yapıldığını;

davacının kötüniyet tazminatına hükmedilmesinin gerektiğini beyan ederek davanın reddini, %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.

RAPOR

Bilirkişi raporunda özetle;"Davaya konu ticari ilişkinin 13/09/2021 tarihli "kiralık taşıma sözleşmesi " ve bu sözleşmeye karşılık verilen hizmeti içeren 22/09/2021 tarihli fatura ile başladığının ve icra takip tarihinin 17/03/2022 olduğunun tespiti ile dava dosyası ile sınırlı 2021 ve 2022 yıllarına ait defter,belge ve kayıtları incelenmiştir.

Dosya kapsamındaki Vergi Dairelerinden gelen müzekkere cevaplarında; davalı ile davacıya ait 2021 yılı BA-BS formlarının birbirini doğruladığı ve davacı ----BS formundaki beyanının defter kayıt ve belgeleri ile uyumlu olduğu, Davacı ----- 2021 ve 2022 yıllarına ait defterlerinin E-Defter olarak tutulduğu,

Noterlik tarafından tasdik edilmesi gereken Envanter defterinin zamanında tasdik ettirildiği , Yevmiye ve Defter-i Kebir beratlarının zamanında oluşturulduğu , yevmiye defterindeki kayıtların defter-i kebir kayıtları ile birbirini doğrular şekilde kayıt edilmiş olduğu görülmüş olup, yasal defterlerin sahibi lehine delil olma özelliğine haiz olduğunun takdiri Sayın Mahkeme'ye aittir.

Davacının ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemelere göre; davacı---- davalı ----- İcra takibinin başlatıldığı 17/03/2022 tarihi itibari ile 84.229,14 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

RAPOR

Bilirkişi raporunda özetle;

"Mali değerlendirme yapıldığında: Tüm dava dosyası kapsamında bilgi ve belgeler ile davalı ----2021-2022 dönemleri yasal ticari defterleri, kayıtları ve dayanak belgeleri üzerinde yaptığım incelemeler ve değerlendirmelerim neticesinde sonuç ve kanaatim aşağıya çıkarılmıştır. Davalı ----- 2021 -2022 dönemleri yasal ticari defterlerinin.

6102 sayılı T.T.K. ve 213 sayılı V.U.K.'nun ticari defterlere ilişkin madde hükümlerine uygun esaslarda tutuldukları, açılış kapanış tasdiklerinin kanuni sürelerinde yapılmış, onaylanmış ve sahipleri lehine delil niteliklerinde oldukları, Davalı----- 0,00 TL. borcu olduğu, davalının ticari defter kayıtları ve oluşan muavin defter hesap hareketleri ve bakiyesinden tespit edildiği,

Davacı----yaptığı hizmet karsılıiiı düzenlemiş oldııüu faturaları Euro para birimi cinsinden düzenlemiş olsa da davalı---- ile arasında imzalamış olduğu "Kiralık Tasıma Sözleşmesinin" Özel Şartlar bölümünün 24. Maddesinde belirtilen "Navlun bedeli ithalat taşımalarında araç varın tarihlerindeki, ihracat tanımalarında ise yurt içi gümrük tescili tarihindeki ----- döviz kuru üzerinden düzenlenecek fatura karşılıyı sözleşme koşullarının verine getirilmesi halinde vade gününde "Türk Lirası" ödenecektir." şeklinde va/dıüından ve ödemelerini Türk Lirası olarak verine «jetirdiüinden borcunun olmadığı,

Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme neticesinde: Taraflar arasında 08.11.2021 tarihinde, adi yazılı şekilde, ------ ve ---- sayılı "Kiralık Taşıma Sözleşmesinin kurulduğu.

"Ödeme" başlıklı TBK m. 991 hükmünün yedek hukuk hükmü niteliğinde olduğu; başka bir ifadeyle taraflarca başka türlü bir hükmün kararlaştınlabileceği; bu yönde sözleşmelerde kararlaştırılmış 24. maddenin "Navlun bedeli, ithalat taşımalarında araç varış tarihindeki, ihracat taşımalarında ise yurt içi gümrük tescil tarihindeki, ----- döviz kıırıı üzerinden düzenlenecek fatura karşılığı, sözleşme koşullarının yerine getirilmesi halinde vade gününde Türk Lirası olarak ödenecektir." şeklinde olduğu;

sözleşme özgürlüğünce TBK m. 1 hükmü uyarınca "karşılık ve birbirine uygun irade beyanları ile" sözleşmede kararlaştırılan bu hüküm gereğince davalının döviz üzerinden ödeme yapmasının istenemeyeceği, Yargıtay ----. HD. ----- kararının "...taraflar arasındaki yazılı sözleşmede vade farkı ödeneceği hususu kararlaştırılmış ise bu kayıt, sözleşmenin bir unsuru olarak kabul edildiğinden gönderilen vade farkı faturası sadece ihbar görevi ifa eder.

Vade farkı alacağının doğumu yönünden faturaya itiraz edilmemesi, hukuksal bir sonuç doğurmaz ve vade farkı istenebilir. Taraflar arasındaki yazılı sözleşmede vade farkının ödeneceği konusunda bir kayıt olmamasına rağmen gönderilen vade farkı faturasına itiraz edilmemesi, yazılı sözleşmenin asli unsurlarından olan semenin tek taraflı irade beyanı ile değiştirilmesi anlamına geldiğinden, bu durumun benimsenmesi söz konusu değildir. ..." şeklinde olduğu;

anılan karar nazara alınacak olursa taraflarca sözleşme özgürlüğünce sözleşmede ülke parası ile ödeme kararlaştırılmış olmasına rağmen davacının tek taraflı olarak davalıya gönderdiği faturada borcun dövizle ödeneceğine yönelik beyana yer vermesinin, sözleşme hükmünün tek taraflı olarak değiştirilmesi anlamına gelmcycccği, dolayısıyla davalının dövizle ödeme yapmayı kabul ettiği anlamının doğmadığı, d.

Alacağın varlığı ile ilgili açıklamanın mali inceleme kısmında yapıldığı," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

RAPOR

Bilirkişi raporunda özetle. "Davacı tarafından 17.03.2022 tarihinde----- İcra Müdürlüğü'nün ------sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibinin başlatıldığı; "asılalacak" olarak 6.000Euro'nun ödenmesinin talep edildiği.

44borcun sebebi" olarak 4415.03.2022 tarihli, ö.OOOEuro tutarındaki cari hesap alacağı, navlun bedellinin gösterildiği; davalı tarafından 66.245,24TL. icra dosyasına 04.40.2022 tarihinde ödenmiş olup bakiye borç yönünden borca itiraz edildiği, Mali bilirkişi tarafından hazırlanan 20.12.2022 tarihli raporda özetle davacının ticaret defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde icra takibinin başlatıldığı 17.03.2022 tarihi itibariyle davacının 84.229,14TL. alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, tespitlere itiraz edildiği.

Mali bilirkişi tarafından hazırlanan 16.03.2023 tarihli raporda ise mali bilirkişi tarafından özetle davacının yaptığı hizmet karşılığı düzenlemiş olduğu faturaları Euro para birimi cinsinden düzenlemiş olsa da davalı ile arasında imzalamış olduğu 44Kiralık Taşıma Sözleşmesinin " Özel Şartlar bölümünün 24. maddesinde belirtilen "Navlun bedeli ithalat taşımalarında araç varış tarihlerindeki,

ihracat taşımalarında ise yurt içi gümrük tescili tarihindeki ----- döviz kuru üzerinden düzenlenecek fatura karşılığı sözleşme koşullarının yerine getirilmesi halinde vade gününde "Türk Lirası" ödenecektir." şeklindeki hüküm dolayısıyla ödemelerini Türk Lirası olarak yerine getirdiğinden borcunun olmadığı kanaatine varıldığı, Teknik inceleme neticesinde: Dosya kapsamında yer alan maillerin her iki firma arasında karşılılık olarak gönderildiğinin tespit edildiği, 27.11.2021 tarihinde saat 12:12'de ----- tarafından -----gelen e-mail ekinde yer alan pdf uzantılı dosyaların birleştirilerek rapor ekinde sunulduğu;

"davacının imzasını inkar ettiği belgelerin davacı tarafından davalıya mail ortamında iletilip iletilmediği. mail ortamında belgelerin iletildiğinin tespiti halinde söz konusu taraflarca kullanılan mail adreslerinin başka bilgi ve belgelerin teatisinde kullanılıp kullanılmadığı;

davalı vekilinin 25/05/2023 havale tarihli beyan dilekçelerindeki (imzalı belgenin kendilerinde olmadığına ve davacı yanda olduûuna ilişkin) savunmaların yerinde olup olmadığı" hususunda: Teknik değerlendirme neticesinde davacı tarafından dosya kapsamında USB BELLEK içinde yer alan sunulan belgenin 27.11.2021 tarihinde saat 12:02'de ----- adresinden -----adreslerine e-posta ile gönderildi, gönderilen e-postaya "geri yanıtla" olarak 27.11.2021 tarihinde saat 12:12'de------mail atıldığı, gönderilen mailin ekinde pdf dosyalar olduğunun (dosya kapsamında sunulan belgeler) anlaşıldığı,

USB bellek içinde davaya söz konusu olan mail arasında başkaca da bir iletinin bulunmadığı.

08.11.2021, 21.09.2021 ve 13.09.2021 tarihli "Kiralık Taşıma Sözleşmecerin mail ortamında davacı tarafından davalıya iletildiğinin tespit edilemediği, "taraflar arasında mail yolu ile gönderilen sözleşmeler kapsamında başkaca iş ve işlemlerin yapılın yapılmadığının maillerden anlaşılıp anlaşılmadığı" hususunda: Teknik değerlendirme neticesinde ilk e postaya geri yanıtla olarak 27.11.2021 tarihinde saat 12:12 de ----- mail atıldığı, e-nıail ekinde 4 adet PDF uzantılı dosyanın olduğu, alıcı ve gönderici arasında gerçekleşen mail ve ekleri incelendiğinde başkaca da iş ve işlemlerin maillerden tespit edilmediği,

her iki tarafın da söz konusu imzası inkara uğramış "Kiralık Taşıma Sözleşmesi" asıl suretinin hangi tarafta olması gerektiği; hu bağlamda hangi tarafa 6100 sayılı HMJK 220. maddesi kapsamında sorumluluk yüklenmesi gerektiği" hususunda: Bu hususun uzmanlık alanımızın dışındaki usul mevzuatına ilişkin olduğu, Borçlar mevzuatına yönelik değerlendirme neticesinde: Taraflar arasında 08.11.2021 tarihinde, adi yazılı şekilde,----- sayılı "Kiralık Taşıma Sözleşmesi' nin kurulduğunun iddia edildiği.

Ancak davalı tarafından dosyaya sunulan adi yazılı şekilde düzenlenen 08.11.2021, 21.09.2021 ve 13.09.2021 tarihli "Kiralık Taşıma Sözleşmelerde davacı şirketin kaşesi üzerinde imza mevcut olsa da davacı tarafından imzanın inkâr edildiği, sözleşmenin davacı şirketin yetkilisi tarafından imzalanmadığının tespiti halinde borçlar mevzuatına göre tarafların işbu sözleşmeyle bağlı olmayacağı; davacı vekili tarafından sunulan 12.04.2023 tarihli dilekçesinde imza incelemesi talep edilmiş olmakla takdirin Savın Mahkcme'ye ait olduğu." Ödeme" başlıklı TBK m. 99' hükmünün "yedek hukuk hükmü" niteliğinde olduğu;

başka bir ifadeyle taraflarca başka türlü bir hükmün kararlaştırılabileceği; bu yönde sözleşmelerde kararlaştırılmış 24. maddenin 44Navlun bedeli, ithalat taşımalarında araç varış tarihindeki, ihracat taşımalarında ise yurt içi gümrük tescil tarihindeki, ----- döviz kuru üzerinden düzenlenecek fatura karşılığı, sözleşme koşullarının yerine getirilmesi halinde vade gününde Türk Lirası olarak ödenecektir. " şeklinde olduğu;

(eğer sözleşmenin tarafları bağladığı kabul edilir ise bu halde) sözleşme özgürlüğünce TBK m. I hükmü uyarınca "karşılık ve birbirine uygun irade beyanları ile" sözleşmede kararlaştırılan bu hüküm gereğince davalının döviz üzerinden ödeme yapmasının istenemeyeceği kanaatine varıldığı, takdirin elbette Sayın Mahkeme'ye ait olduğu. Yargıtay -----.

HD.----- kararının "...taraflar arasındaki yazılı sözleşmede vade farkı ödeneceği hususu kararlaştırılmış ise bu kayıt, sözleşmenin bir unsuru olarak kabul edildiğinden gönderilen vade farkı faturası sadece ihbar görevi ifa eder. Vade farkı alacağının doğumu yönünden faturaya itiraz edilmemesi, hukuksal bir sonuç doğurmaz ve vade farkı istenebilir.

Taraflar arasındaki yazılı sözleşmede vade farkının ödeneceği konusunda bir kayıt olmamasına rağmen gönderilen vade farkı faturasına itiraz edilmemesi, yazılı sözleşmenin asli unsurlarından olan semenin tek taraflı irade beyanı ile değiştirilmesi anlamına geldiğinden, bu durumun benimsenmesi söz konusu değildir. ..." şeklinde olduğu;

anılan karar nazara alınacak olursa (eğer sözleşmenin tarafları bağladığı kabul edilir ise bu halde) sözleşmede taraflarca sözleşme özgürlüğü kapsamında ülke parası ile ödeme kararlaştırılmış olmasına rağmen davacının tek taraflı olarak davalıya gönderdiği faturada borcun dövizle ödeneceğine yönelik beyana yer vermesinin, sözleşme hükmünün tek taraflı olarak değiştirilebileceği anlamına gelmeyeceği; bununla birlikte sözleşme hiç kurulmamış olsa bile yine aynı sonuca varılacağı; dolayısıyla davalının dövizle ödeme yapmayı kabul ettiği anlamının doğmadığı kanaatine varıldığı," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:

Dava, açık hesap ilişkisine dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.

İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;

diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.

İcra dosyası fiziken celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.

Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.

TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.

Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.

Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Takibe, davaya ve cari hesaba konu edilen fatura bedellerinin döviz cinsinden ödenip ödenemeyeceği hususunda ihtilafın doğduğu anlaşılmıştır.Talimat mahkemesince aldırılan davacı yanın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi neticesinde oluşturulan 20/12/2022 tarihli bilirkişi raporunda; " Davacının ticari defter kayıtları üzerinde yapılan incelemelere göre;

davacı ---- davalı ----- İcra takibinin başlatıldığı 17/03/2022 tarihi itibari ile 84.229,14 TL alacaklı olduğu " yönünde sonuç ve kanaate varıldığı anlaşılmıştır.Aynı şekilde davalı yanın ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi heyeti marifeti ile incelenmesi neticesinde oluşturulan 16/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda;" Davalı -----davacı -----0,00 TL. borcu olduğu, davalının ticari defter kayıtları ve oluşan muavin defter hesap hareketleri ve bakiyesinden tespit edildiği,

Davacı -----yaptığı hizmet karşılığı düzenlemiş olduğu faturaları Euro para birimi cinsinden düzenlemiş olsa da davalı -----ile arasında imzalamış olduğu “Kiralık Taşıma Sözleşmesinin” Özel Şartlar bölümünün 24. Maddesinde belirtilen “Navlun bedeli ithalat taşımalarında araç varış tarihlerindeki, ihracat taşımalarında ise yurt içi gümrük tescili tarihindeki ----- döviz kuru üzerinden düzenlenecek fatura karşılığı sözleşme koşullarının yerine getirilmesi halinde vade gününde “Türk Lirası” ödenecektir.” şeklinde yazdığından ve ödemelerini Türk Lirası olarak yerine getirdiğinden borcunun olmadığı,

" yönünde sonuç ve kanaate varıldığı anlaşılmıştır.

16/03/2023 tarihli bilirkişi raporunun dosyaya sunulmasından sonra davacı vekili bilirkişi heyetinin incelemeye aldığı “Kiralık Taşıma Sözleşmesin”deki imzaya karşı sahtelik iddiasında bulunduğu, iş bu durumun aydınlığa kavuşturulması için önce davalı yana daha sonra davacı yana imza incelemesine esas olmak üzere imzası inkara uğramış sözleşme aslının mahkememize teslimi hususunda süreler tanındığı her iki tarafın sözleşme aslının kendilerinde bulunmadığına ilişkin itirazlarının değerlendirilmesi ve ibraz zorunluluğunun kimin üzerine düştüğünün tespiti için inceleme yapıldığı,

nihayetinde mahkememizin 28/03/2024 tarihli ve --- nolu celsenin----- nolu gerekçeli ara kararında da izahı bulunduğu haliyle.

"Davacı tarafından dosya kapsamına sunulan USB belleğin teknik bilirkişi tarafından incelenmesi neticesinde oluşturulan 23/01/2024 tarihli bilirkişi raporu esas alındığında 27.11.2021 tarihinde davacı şirketin İthalat Operasyon Sorumlusu ----- tarafından gönderilen mail ekinde pdf dosyalarının bulunduğu ve "bu pdf dosyalarının da dosya kapsamında sunulan belgeler" olduğunun tespit edildiği, (mahkememiz tarafından da bizzat incelenen flahsbellek içeriği esas alındığında ) sözleşmelerinin davacı yanca davalı yana mail ortamında gönderildiğinin tespit edildiği,

bu haliyle davacı yanca imzası inkara uğramış Kiralık Taşıma Sözleşmelerinin imza ve kaşe basılarak davacı yanca davalı yana mail ortamında gönderildiği, sonuç olarak imza incelemesine esas asıl suretlerin davacı yanda olduğunun kabulü gerektiği, bu hususun taraflar arasındaki maillerden sarih bir surette anlaşıldığı,

bu cümleden olmak üzere asıl suretleri davacı yanda olduğu anlaşılan sözleşmelerin asıllarını imza incelemesine esas olmak üzere davacı yanca 3 celsedir (yaklaşık 1 yıl) mahkemeye ibraz edilmediği görülmekle davacı yanın imza inkarının bu aşamada reddine," karar vermek gerekmiş ve işin esasına yönelik yargılamaya devam olunmuştur.

Davada, davacı davaya ve cari hesaba konu edilen fatura bedellerinin döviz cinsinden ödenmesi gerektiğinden bahisle takip talebi başlatmış, davalı tarafta borca itiraz etmiştir.

Yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde; " taraflar arasında imzalanmış “Kiralık Taşıma Sözleşmesinin” Özel Şartlar bölümünün 24. Maddesinde belirtilen “Navlun bedeli ithalat taşımalarında araç varış tarihlerindeki, ihracat taşımalarında ise yurt içi gümrük tescili tarihindeki ---- döviz kuru üzerinden düzenlenecek fatura karşılığı sözleşme koşullarının yerine getirilmesi halinde vade gününde “Türk Lirası” ödenecektir.” şeklinde yazdığından ve ödemelerini Türk Lirası olarak yerine getirdiğinden borcunun olmadığı,

" tespit edilmiş, davacının imza inkarına ilişkin üzerine düşen edimi yerine getirmeyerek itirazı mahkememizce reddedilmiş olması hususları hep bir arada değerlendirilerek davacının davalıya faturalardan kaynaklı alacaklı olduğunu ispatlayamaması karşısında açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Her ne kadar davacı taraf alacak iddiasını kanıtlayamadığı sabit ise de davanın kötüniyetle açıldığının da sabit olmaması nedeniyle davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerektiği anlaşılmakla koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

(Yargıtay ----. Hukuk Dairesi ----- Esas ve-----

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacın alacağına ilişkin talebin REDDİNE,

2-Davalı tarafından talep edilen kötü niyet tazimatının yasal şartları oluşmadığından talebinin REDDİNE,

3-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 80,70 TL harçtan mahsubu ile eksik kalan bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA,

4-Yargılama giderlerinin davacı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,

5-Davalı tarafından yapılan 38,00 TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-Davalı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiği için karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.ye göre tespit edilen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

7-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatırana İADESİNE,

8-1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/461, K. 2024/361, 13 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2022/461
  4. Karar No : 2024/361
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 23/06/2022
  7. Karar Tarihi : 13/06/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Rapor
  12. Rapor
  13. Rapor
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/461
Karar No
2024/361
Tarih
13 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/462 K.2024/570
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/462 K.2024/1117
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/462 K.2024/494
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/462 K.2024/375
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/463 K.2024/421
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/463 K.2024/759

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.