KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/476
- Karar No
- 2022/633
- Karar tarihi
- 19 Ekim 2022
Karar Metni
833 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/476
KARAR NO : 2022/633
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 21/03/2022
KARAR TARİHİ : 19/10/2022
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; --- sicilinde kayıtlı ----unvanlı----kişiliğinin, ---dosyasında görülmekte ---- üzerindeki ipoteğin fekki davasıyla sınırlı olarak ihya edilmesi ve bu konuyla ilgili olarak ---- atanmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ihyası talep edilen şirketin dosyasında yapılan inceleme neticesinde; ---- sebebiyle aktif olduğu, şirketin re'sen terkin kapsamında olmadığı gibi herhangi bir işlem tesis edilmediği, bu itibarla dava konusu şirketin------ ermediğinden ve davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiği, ------ TTK. m.32 ve --- Yönetmeliği m.34 hükmü ------ yaptığını, --- tescil konusundaki taleplerin, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiği ve sonuca bağladığı,
yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, “.--- -----için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür. ---- tescilinde, özellikle ---- emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir. --- hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır.” hükmü olduğunu (TTK.m.32).
Yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği aksi halde, tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceğini, "...ihyası istenen ---- sürecinin devam ettiği, --- Edilmediği, Bu Nedenle Davacının İhya Davası Açmakta Hukuki Yararının Bulunmadığı, Hukuki Yararın Dava Şartı Olduğu Ve Dava Şartlarının Yargılamanın ---- Kendiliğinden Gözetileceği..."---- "Ek tasfiyeye gidebilmek için TTK 533 vd. kurallarına göre bir tasfiyenin yapılması ve TTK 545'e göre (tasfiyenin) kapatılması, ---- davanın açılmasına sebep olmadığından,
yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, müvekkili --- Müdürlüğü'nün dava açılmasına sebep olacak herhangi bir işlem yapmadığını, bu nedenle yasal hasım konumunda bulunan müvekkilinin yargılama masraflarından sorumlu tutulamayacağını, davanın açılmasına sebebiyet vermeyip de davanın niteliği gereği yasal hasım konumunda bulunan müvekkili aleyhine yargılama giderlerine ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceğini, -- gibi çok sayıda ilâmı ve yerleşik uygulamanın da bu yönde olduğunu, müvekkili yönünden açılan davanın reddini,
mahkeme aksi kanaatte ise müvekkili müdürlük aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava şirketin ihyası istemine ilişkindir.Davacı yukarıdaki gerekçelerle şirketin ihyasını talep etmiştir.
Mahkememizce -------- ihyası istenen şirketin---- kayıtları celp edilmiş yapılan--- yapılan incelemesinde şirketin ------ ----tarihinde yaptırdığı, ---iflası nedeniyle TTK.nın 529 ve 533 ile Ticaret Sicili Yönetmeliğinin 137.maddesinin 1-c bendi gereği-- ibaresinin eklendiği bildirilmiştir.--dosaysına yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıdan------- yürütüldüğü,ikinci alacaklılar toplantısında--- idaresinin görevden alındığı, --- ---- resen yürütüldüğü--- dosyasının halen derdest olduğu,----- mal varlığına yönelik--- işlemlerinin halen devam ettiğinin bildirildiği görülmüştür.
İhyası istenen şirketin ---kayıtları incelendiğinde tasfiyesinin devam ettiği, henüz --- terkinine karar verilmediği anlaşılmıştır.
---. ihyası istenen --- alındığında HMK'nın 114/(1)-h.maddesi uyarınca açılan davada davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın dava şartı yokluğundan reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararında bir isabetsizlik bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddi gerekmiştir. " gerekçesi ile karar verdiği görülmüştür.
--"...Somut olayda, ihyası istenen --- sürecinin devam ettiği ve hükmi şahsiyetini kaybetmediği gibi -- edilmediği ihtilafsızdır. O halde, davacının ihya davası açmakta hukuki yararının bulunmadığının kabulü gerekir. Hukuki yarar, HMK'nın 114/1-h maddesine göre dava şartı olup, dava şartları yargılamanın her safhasında ve HMK'nın 355. maddesi uyarnıca istinaf aşamasında kendiliğinden dikkate alınır." belirtmiştir.
--- her halükarda --kaydının terkin edilmiş olması gereklidir. Somut olayda------ cevap ve eklerinden dava dışı şirketin faal durumda olup, -- herhangi bir surette terkin edilmemiş olduğu anlaşıldığından, ilk derece mahkemesi kararı isabetlidir. Davanın hukuki yarara yokluğundan usulden reddine karar verildiği gözetildiğinde, kendini vekil ile temsil ettiren davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de yasaya uygun olup, aksi yöndeki davacı vekilinin istinaf başvuru nedeni yerinde görülmediğinden, istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. " belirtmiştir.( Benzer gerekçeler---------
Şirketin ihyası istemine ilişkin davalar herhangi bir neden ile --- terkin edilen şirketin ihyası istenen iş ile sınırlı olmak üzere canlandırılması istemine ilişkin davalardır.
Somut olayda ihyası istenen şirketin halen faal olması, hakkında herhangi bir terkin işleminin yapılmamış olması ,--- kaydının faal olarak devam ediyor olması nazara alındığında davacının iş bu davada hukuki yararı bulunmamaktadır.Her ne kadar davacı yanca---aleyhine de ihya davası açılmış ise de yukarıda anlatılan gerekçelerden ötürü şirketin ------ yapılmamıştır.
Bu nedenle dosyaların birleşmesine de gerek yoktur. ---- sonucu terkin edilmiş -----dair davalarda ---- ile --- arasında zorunlu dava arkadaşlığı vardır. İhyası istenen ---- terkin edilmediğinden davacının dava açmakta hukuki yararı yoktur. Bu nedenden ötürü davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/476, K. 2022/633, 19 Ekim 2022 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama