KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/146
- Karar No
- 2024/571
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
Karar Metni
1.767 kelime·9 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/146
KARAR NO : 2024/571
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 01/03/2023
KARAR TARİHİ : 03/10/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle.
11.11.2020 tarihinde saat 23:40 sıralarında sürücü --- sevk ve idaresindeki --- plaka sayılı aracı ile --- İli --- İlçesi ---- Mahallesi ----- Caddesi üzerinde seyir halinde iken hatalı sollama / şerit tecavüzü sonucu karşı istikametten gelmekte olan sürücü--- sevk idaresindeki ----- plaka sayılı aracın ön kısmına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu,...müvekkilinin aracında kaza nedeni ile zarar meydana gelmiş olduğunu ve karşı taraf sürücünün VW 100 kusurlu olduğunu...müvekkilinin zararından davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğunu,....Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan müracaat onucunda müvekkilinin
aracında 186.942,03 TL hasar meydana gelmiş olduğu tespitinin yapılmış olduğu,.. ayrıca işlemiş faizinde 33.004,23 TL olduğunu,...ayrıca icra inkar tazminatı talep ettiklerini,....bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik toplam 219.946,26 TL tutarındaki alacağa yapılan itirazın iptal edilerek takibin devamına ve %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi....”arz ve talep edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olayın 11.11.2020 tarihinde gerçekleşmiş olduğundan zamanaşımına uğramış olduğunu,.. Sigorta Tahkim Komisyonu tarafından ----- sayılı dosya kapsamında tespit sonrası verilen hüküm gereği icra dairesine ödeme yapılmış olduğunu,. .bu nedenle müvekkilinin sorumluluğunun bulunmadığını,...ayrıca kusur tespiti için Adli Tıp Kurumundan rapor alınması gerektiği,... müvekkilinin sorumluluğun poliçe limiti ve — sigortalısının kusuru ile sınırlı olduğunu,...ayrıca hasara yönelik bilirkişi incelemesi yapılması gerektiği,...ayrıca eksper ve bilirkişi ücretlerini kabul etmediklerini,...kusur ve değer kaybı tespiti yapılmadan likit alacağın varlığından öz edilemeyeceği...bu vs. nedenler ile davanın reddedilmesi...”arz ve talep edilmiştir.
DELİLLER
---İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosya sureti, poliçe ve hasar dosyası, trafik ve tescil bilgileri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.26.09.2023 tarihli ara karar ile dosyanın bir hasar ve kusur konusunda uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 09.11.2023 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle.
Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, trafik kazası olduğu, meydana gelen olayda kaçınılmazlık faktörünün etkisinin olmadığı, önlenebilir bir kaza niteliğinde olduğu, * dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, Dava konusu araçta orijinal parça kullanılması durumunda KDV hariç ve işçilik dahil 186.942,03 TL hasar meydana gelmiş olduğunu, Bu kapsamda dosya muhteviyatına sunulmuş olan Sigorta Tahkim Komisyonu Bilirkişi Raporunda belirtilmiş olan hasar miktarının kaza tarihi itibariyle piyasa rayiçlerine uygun ve kadri marufunda bulunduğu,
Söz konusu aracın Kasko değerinin ve pandeminin 2. El araç piyasalarında yaratmış olduğu olumuz etkilerin birlikte değerlendirilmesi ve dikkate alınması ile kaza tarihindeki 2. El piyasa rayiç değerinin ortalama yaklaşık olarak 240.000,00 TL civarında olduğu, (Ekonomik veriler ve döviz kuru artışları da dikkate alınmıştır.) Dava konusu aracın onarım maliyetinin piyasa rayiç değerinin 4 50 sini geçmiş olması nedeni ile onarımın ekonomik olmaması nedeni ile aracın PERT TOTAL olarak değerlendirilmesi gerektiği, (240.000,00 TL *% 50 — 120.000,00 TL) Nihai taktiri Sn.
Mahkemede olmak üzere dava konusu aracın PERT TOTAL olarak kabul edilmesi durumunda sovtaj değerinin 82.000,00 TL civarında olacağı ( En az dört firmadan alınan ortalama değerdir.) Dava konusu araç 20.11.2020 tarihinde ---- Noterliğinin ----- no.lu Araç Satış Sözleşmesi ile davacı tarafından -----piyasa rayiçlerine uygun şekilde hurda olarak 82.000,00 TL bedel ile satılmış olduğu, görülmüştür.
Bu kapsamda dava konusu aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, km, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları, ve tüm dosya kapsamı değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarız 2. El piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki 2. El piyasa rayiç değeri arasındaki farkın mahsubu ile GERÇEK ZARARIN 240.000,00 TL — 82.000,00 TL — 158.000,00 TL olduğu, Dava konusu kaza kapsamında; ---- plaka sayılı araç sürücüsü ----- % 100 kusur oranı ile ASLİ VE TAM KUSURLU olduğu,
Dava konusu kazada aracın maliki/ işleteni yönünden davacı açısından KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk hususunun Sn. Mahkemenin takdirlerine maruz olduğu, Söz konusu kazanın ---- plaka sayılı aracın asli kusur sayılan hatalı sollama / manevraları düzenleyen genel şartlara uymaması şeklinde meydana gelmiş olduğundan sürücü----- KUSURSUZ olduğu şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, trafik kazasından kazasından kaynaklı olarak hasar tazminatı tahsili amacıyla başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder. Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır.
Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. (-----) Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz. Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır.
Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder. Araçta meydana gelen hasar bedeli gibi bu hasardan kaynaklanan değer kaybı zararı da ZMSS teminatı kapsamındadır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait aracın trafik sigortacısı olup ZMSS poliçesi gereği, davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur.Davalı sigorta şirketine aynı zamanda ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında da husumet yöneltilmiş olup, 4925 Sayılı Karayolu Taşıma Kanunu'nun 18 inci maddesi uyarınca taşımacılar,
yolcuya gelebilecek bedeni zararlar için bu Kanunun 17 inci maddesinde düzenlenen sorumluluklarını sigorta ettirmek zorundadırlar. Anılan Kanunun 19/son ve Zorunlu Karayolu Taşımacılık Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.8. maddeleri hükümlerine göre, meydana gelen zarar öncelikle taşımacının sorumluluk sigortasından karşılanır.
Ancak bu sigortanın hiç yapılmamış olması, yapılmış fakat geçersiz hale gelmiş olması, süresinin bitmiş olması veya meydana gelen zararın bu sigorta teminatlarının üzerinde bulunması halinde teminatların üzerinde kalan kısım için, sırasıyla zorunlu mali sorumluluk sigortasına ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortasına başvurulur.
Bahse konu düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, yasa koyucu, yolcuların uğradığı bedeni zararlar bakımından taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortacısı, trafik sigortacısı ve varsa ihtiyari mali sorumluluk sigortacısı bakımından müştereken ve müteselsilen bir sorumluluk öngörmemiş, sıralı bir sorumluluk düzenlemiştir. Başka bir anlatımla, yolcunun uğradığı bedeni zararlar, taşımayı yapan aracın zorunlu karayolu taşımacılık sigortası kapsamında ise bu aracın trafik veya ihtiyari mali mesuliyet sigortacısının sorumluluğu doğmayacaktır. (Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin ----- Esas ve ---- Karar sayılı ilamı, Yargıtay ----Hukuk Dairesi'nin ----- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı bkz.)
Somut olayda.
11.11.2020 tarihinde saat 23:40 sıralarında sürücü ----sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı aracı ile ---- İli ---- İlçesi --- Mahallesi --- Caddesi üzerinde seyir halinde iken hatalı sollama sonucu önünde seyir halinde bulunan davacı sürücü ----- sevk idaresindeki ----- plaka sayılı aracın ön kısmına çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazısının meydana geldiği, davalı sigortalı araç sürücüsünün kusurunun kazanın meydana gelmesinde trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uyması,
ve aracının teknik özellikleri, yol, görüş ve hava durumu vb. etkenleri birlikte değerlendirerek trafik güvenliğini tehlikeye düşürmeyecek şekilde müteyakkız ve kurallarına uygun olacak şekilde sollama / manevra yapması gerekirken yapması gerekirken, gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü aykırı şekilde karşı yönden gelmekte olan ----- plaka sayılı aracın şeridine girerek sebebiyet vermiş olduğu kazada %100 kusurunun bulunduğu, meydana gelen trafik kazası sonucu araçta meydana hasarın kazanın oluş şekli ile uyumlu olduğu,
tamirin ekonomik olmadığından aracın kaza tarihindeki 2. el piyasa rayiç bedelinde sovtaj değerinin mahsubu ile gerek zarar miktarının hesaplanması gerektiği, perte ayrılması durumunda davacının davacının aracının ağır hasar olması nedeniyle pert total işlemine tabi tutularak davacının zararının 158.000,00 TL olduğunun bilirkişi raporunda tespit edildiği, trafik kazası sonucu davacı aracına zarar verilmiş olduğundan davalı sigorta şirketinin, davacının bu kaza nedeniyle oluşan gerçek zararını gidermekle yükümlü olduğu sonuç ve kanaatine varıldığı,
Davalı vekilinin kesin hüküm itirazı bakımından Sigorta Tahkim Komisyonu Dosyasında başvurunun usulden reddine karar verildiğinden kesin hüküm teşkil etmediği, zamanaşımı itirazı bakımından ise kazanın 11/11/2020 tarihinde meydana geldiği, Sigorta Tahkim Komisyonuna 09/02/2021 tarihinde başvurulduğu, icra takibine ise 28/10/2022 olduğu gözetilmekle dava tarihi itibariyle zamanaşımı söz konusu olmadığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir.Davalı sigorta şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası poliçesinin limitini 41.000,00 TL olduğu,
bu limitin tükendiğinden teminat üzerinde kalan kısım açısından sıralı sorumluluk gereği ihtiyari mali sorumluluk sigortacısına başvurulabileceği, davalının poliçesine göre ihtiyari mali sorumluluğunun sınırsız olduğu görülmekle, ZMSS teminatı üzerinde kalan kısım 117.000,00 TL bakımından başvurulabileceği anlaşılmıştır.
Davacı yanca davalı tarafa ZMSS bakımdan 04/01/2021 tarihinde, İMM bakımından 09/12/2021 tarihinde başvuru yaptığı, davalı yanın ZMSS bakımdan temerrüt tarihinin 15/01/2021 olduğundan 15/01/2021 ile 28/10/2022 (icra takibi tarihi) tarihleri arasında 41.000,00 TL bakımından işlemiş faizin 6.581,34 TL olduğu, davalı yanın İMM bakımdan temerrüt tarihinin 24/01/2022 olduğundan 24/01/2022 ile 28/10/2022 (icra takibi tarihi) tarihleri arasında 117.000,00 TL bakımından işlemiş yasal faizin 7.991,26 TL olduğu, işlemiş faizin toplam 14.572,60 TL olduğu anlaşılarak,
davanın kısmen kabulüne, alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Sigorta Tahkim KomisyonuN ----- Esas sayılı dosyasında ZMSS bakımından 5.100,00 TL hasar tazminatı bakımından kabul kararı verilmiş, bilirkişi raporunda her ne kadar ödeme belgesi bulunmadığına dair tespit yapılmış ise de davacı yanca ödeme yapıldığı kabul edildiğinden sigorta limiti 41.000,00 TL'den mahsubu işlemi yapılması gerektiği, sehven yapılmadığı anlaşılmış olup, kararda değişiklik yapılamamıştır.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalı tarafından ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 158.000,00 TL asıl alacak ve 14.572,60 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 172.572,60 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin REDDİNE,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 172.572,60 TL lik kısım yönünden alınması gereken 11.788,43 TL harçtan peşin alınan 2.656,41 TL harcın mahsubu ile bakiye 9.132,02 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan toplam 2.656,62 TL peşin harç, 179,90 TL başvuru harcı, 3.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 81,25 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.917,77 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 4.643,15 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA,
8-Kabul red oranına göre belirlenen 2.448,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 672,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/146, K. 2024/571, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama