KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/523
- Karar No
- 2024/550
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2024
Karar Metni
2.765 kelime·14 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/523
KARAR NO : 2024/550
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/07/2023
KARAR TARİHİ : 26/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Asansörlerin Asansör Periyodik Kontrol Yönetmeliği, Asansör İşletme Ve Bakım Yönetmeliği'ne uygun şekilde hizmet verebilmesi için yapılması gereken işlerin, davalı tarafın imza edilen hem ana sözleşme hem revize sözleşme kapsamında yapmış olduğu eksik ve kusurlu işlerin olduğu, yönetmeliğe uygun şekilde hizmet verilebilmesi için yapılması gereken işler ve noksan-kusurlu iş ve imalatların tespiti için ----.
Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----- dosyası ile delil tespitinin yapıldığı; bu dosyada alınan 02.12.2022 tarihli bilirkişi raporunda yapılan incelemede 2 adet asansörün kısmen çalışır durumda olduğu, randımanlı ve sorunsuz bir şekilde hizmet verebilmesi için bilirkişi raporunun sonuç kısmında asansörlerin randımanlı ve sorunsuz bir şekilde hizmet verebilmesi için yukarıda sayılan revizyon işlerinin yapılması gerektiği ve bu işlerin tamamlanmasının 20 gün sürebileceği ve revizyon işlerinin yapım bedelinin KDV dahil 111.392TL olacağının belirtildiği;
davacının asansörlerin randımanlı ve sorunsuz ve ayrıca insan hayatını tehlikeye atmadan çalışabilmesi için bilirkişi raporunda da yer alan gerekli revizyon işlerini bedelini kendisi karşılamak suretiyle tamamladığı; yapılan işler için onarımı yapan firma tarafından 30.11.2022 tarihli ve 3.363TL ve 125.000TL. tutarlı iki adet fatura kesildiği; her ne kadar bilirkişi raporunda bu işlerin yapım bedelinin 111.392TL. olacağı belirtilmişse de davacının birçok firmadan teklif aldığı ve en iyi teklifi verene işi verdiği;
o yüzden davalının ayıplı hizmet vermesinden kaynaklı davacının uğradığı zararın bilirkişi raporunda belirtilen tutarı geçecek şekilde ve faturaya bağlanan 128.363TL. olduğu; davacı tarafça---- İcra Müdürlüğü'nün ---- sayılı dosyası ile bu iki adet fatura alacağı ve delil tespiti dosyasından yapılan masraflarda dahil edilerek 130.462,50TL üzerinden icra takibine girişildiği, borcu itiraz edildiği beyan edilmiş ve alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına, bu miktarın davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; -
---Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası ve tespite esas alınan 02.12.2022 tarihli bilirkişi raporu kesin olmamakla birlikte bir tespit içerdiğinden bu yapılan tespitlerin mevcut duruma aykırı ve gerçekten uzak olduğu; ayrıca takip dayanağı olarak ödeme emrinde belirtilen 30.11.2022 tarihli, ---- numaralı, 3.363TL. tutarlı ve 30.11.2022 tarihli, ---- numaralı, 125.000TL. tutarlı faturaların davalıya tebliğ edilmediği; faturanın tek başına alacağın varlığını gösteren bir belge olmadığı; faturanın ilgilisine tebliğ edilip edilmemiş olması,
ilgilinin fatura içeriğine itiraz edip etmemiş olması ve bu faturaların tarafların ticari defterlerine kaydedilmiş olup olmaması bir alacağın varlığının tespitinde değerlendirilmesi gerektiği; bu nedenle faturanın davalıya usulüne uygun tebliğ edilmediği; faturanın içeriğinde hangi malzemelerin değiştiği gibi ve malzeme bellerinin dahi belirtilmediği; her asansörde meydana gelebilecek arızalar davalıya bildirildiğinde davalının sorumluluktan kaçmadığı; sorunun çözümü için çalışma yaptığı ve tüm sorunları eksiksiz giderdiği; asansörde değişimi gereken parçaların bedellerinin bakım sözleşmesinin bedeline dahil olmadığı;
davalının tüm bakım ve onarım faaliyetlerini Asansörlerin Periyodik Kontrol Yönetmeliği ve Asansör İşletme ve Bakım YönetmeliğPne uygun bir şekilde yerine getirdiği beyan edilmiş ve davanın usul ve esastan reddine, haksız ve mesnetsiz davacı tarafın asıl alacağın %20nden aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına Müvekkil lehine hükmedilmesine edilmesine, karar verilmesini talep etmektedir.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle;
"Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Taraflar arasında 14.02.2020-13.002.2021 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde Asansör Bakım ve Onarım Sözleşmesi'nin akdedildiği; aylık 500TL. ücretin ödeneceğinin kararlaştırıldığı. 10.01.2022-09.01.2023 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde Asansör Bakım ve Onarım Sözleşmesinin akdedildiği; aylık 600TL. ücretin ödeneceğinin kararlaştırıldığı.
12 ay süre {tarihler yazılmamıştır) geçerli olacak şekilde "Asansör Bakım ve Onarım Sözleşmesinin akdedildiği; aylık 530TL. ücretin ödeneceğinin kararlaştırıldığı.
Bu sözleşmelerdeki irade beyanları irdelendiğinde taraflar arasında TBK m. 470 hükmünce eser sözleşmesinin kurulduğu ve buna göre davacı tarafın "işsahibi "davalı tarafın ise "yüklenici sıfatını haiz olduğu, Dosya kapsamına ayrıca 29.11.2021 tarihli, ---- numaralı "Asansör Revizyon Teklifi/Sözleşmesi'' başlıklı belgenin 06.12.2021 tarihinde (davacı şirket kaşesi üzerine imza mevcut olup) imzalandığı, 29.11.2021 tarihli,----numaralı "Asansör Revizyon Teklifi/Sözleşmesi başlıklı belgenin 06.12.2021 tarihinde (davacı şirket kaşesi üzerine imza mevcut olup) imzalandığı,
11.10.2022 tarihli, ---- numaralı "Asansör Revizyon Teklifi/Sözleşmesi başlıklı belgenin 12.10.2022 tarihinde {davacı şirket kaşesi üzerine imza mevcut olup) imzalandığı, bu kapsamda da yine taraflar arasında eser sözleşmesinin kurulduğu ve buna göre davacı tarafın "işsahibİ, davalı tarafın ise "yüklenici sıfatını haiz olduğu kanaatine varıldığı.
Teknik inceleme neticesinde "gizli ayıbın" bulunduğuna yönelik tespit yapıldığından TBK m. 223/II,c.sonl hükmü gereğince gizli ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılma alıcı davacının, ayıbı "hemen" satıcıya bildirilmesi gerektiği; ayıbı bildirme "külfetini yerine getirmezse satılanı bu ayıpla birlikte kabul etmiş sayılacağı;
(eğer usulüne uygun şekilde ihtarnamenin tebliğ edildiği veya taraflar arasında yapılan yazışmalar neticesinde ayıbı bildirme külfetinin yerine getirildiği kabul edilir ise) yukanda belirtildiği üzere -----, e-posta yazışmalan ve ihtarname içerikleri/tarihleri dikkate alındığında davacı alıcının TBK m. 223/11,c^on ve TTK m 23/c2 hükmünce süresinde "ayıbı gözden geçirme ve bildirme (ihbar etme) külfetini yerine getiniiği kanaatine vanldığı,
dolayısıyla eğer alıcı davacının ayıbı bildinnc ihbar etme külfetini yerine getirdiği kabul edilir işe bu lıalde TBK m. 227/1, b.l3 ve 230* hükmünce sözleşmeden dönme yönündeki bozucu yenilik doğuran hakkını kullanabileceği, takdirin elbette Sayın Malikane Ve ait olduğu.
Davacı tarafından davalı aleyhine--- İcra Müdürlüğü'nün ----dosyası ile başlatılan icra takibinde 128.363TL. {asıl alacak-asansör revizyon -modernizasyon bedeli) + 2.099.50TL. {mahkeme tespit masrafları) = 130.462,50TL.nin ödenmesinin talep edildiği; "borcun sebebi olarak "----- Sulh Hukuk Mahkemesi ---- Değişik İş Sayılı dosyası ve tespite esas alman 02.12.2022 Tarihli Bilirkişi raporu.
Değişik Iş Dosyası Ma$raf-Harç Makbuzları, 30.11.2022 Tarihli ----- Numaralı 3.363,00 TL Tutarlı ve 30.11.2022 Tarihli ----- Numaralı 125.000,00 TL Tutarlı Faturalar" gösterildiği, "Defterlerin açılış ve kapanış tasdikleri tespit edilmek suretiyle HMK 222 maddesi uyarınca lehine delil teşkil edecek vasıfta olup ol madiği hususunda: Mali inceleme neticesinde: Davacı -----ibraz Ettiği 2022 yılına ait yevmiye defterler ve kayıtlarının HMK 222. maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği, defteri kebir ve envanter defterlerini ibraz etmediği, Davalı----.
2022 yılına ait ticari defterler ve kayıtlarının HMK 222. maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği, "Tarafların defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı ve miktar i' hususunda: Mali inceleme neticesinde Davacı defter kayıtlarına göre davalının hesap bakiyesinin 31/12/2022 tarihi itibari ve dava tarihi itibari ile 0 olduğu, Davalı ticari defter kayıtlarına göre davacının hesap bakiyesinin 31/12/2022 tarihi itibari ve dava tarihi itibari ile 1.2499,99 TL olduğu, "Asansör bakım onarım işinden kaynaklı fatura(lar)nın davacı şirketçe ticari defter ve kayıtlara işlenip işlenmediği,
BA formlarına konu edilip edilmediği, 8 günlük yasa! süresi içerisinde iade faturası düzenlenip di'ızenlenmediğr hususunda: Mali inceleme neticesinde dosya kapsamında bu hususa ilişkin bir verinin bulunmadığı, "Tarafların defter kayıtları arasında farklılık bulunduğu takdirde miisteminatlarınmda incelenmek suretiyle farklılığın neden kaynaklandığı ve hangi tarafın defterindeki kayda değer verilmesinin gerektiği" hususunda: Mali inceleme neticesinde ticari defterler arasındaki bakiye farkının Davalı tarafından düzenlen 08.4.2022 tarihli ---- numaralı 920,00 TL fatura,
18.04.2022 tarihli ----- numaralı 599,99 TL tutarlı faturanın Davacı defter kayıtlarında olmayışından (1.519,19 TL) ve Davacı tarafından 27.9.2022 tarihli ödemenin davacı kayıtlarında 1155,43 TL davalı kayıtlarında 1.425,99 TL olarak kayda alınmasından kaynaklandığı farkın 1.249,99 TL olduğu,
"Davalının davacıya süresinde ayıp ihbarında bulunup bulunmadığr hususunda: Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ----- kararının "Yargıtay'ın yerleşik içtihat ve uygulamalarında eser sözleşmelerinde aksi sözleşmede veya eki şartnamelerde kararlaştırılmadıkça taraflar tacir dahi olsa ayıp ihbarının her tiirlü delille ve bu arada tanık beyanı ile de ispatlanabileceği kabul edilmektedirşeklinde olduğu.
Dosya kapsamı incelendiğinde davacı tarafından davalıya gönderilen ve ayıp ihbarına ilişkin noter ihtarnamesine vs. rastlanmadığı; eser sözleşmesinde işsahibi tarafından ayıp ihbarında bulunma külfetinin yerine getirilip getirilmediğinin tanık beyanıyla ispat edilebilmesine ilişkin hususun takdirinin. Sayın Mahkeme'ye ait olduğu.
TBK m. 477/son hükmünün "Eserdeki ayıp sonradan ortaya çıkarsa işsahibi, gecikmeksizin durumu yükleniciye bildirmek zorundadır: bildirmezse eseri kabul etmiş sayılırşeklinde olduğu; ayıbın ortaya çıkması neticesinde davacı tarafından açılan davada ---- Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ---- dosyasına sunulan bilirkişi raporunun (cevap dilekçesinde yer alan beyanlar gereğince) davalıya ulaştığı anlaşılmakla ayıp ihbarına ilişkin külfetin yerine getirildiği kanaatine varıldığı; ancak takdirin, elbette Savın Mahkemece ait olduğu, "Asansöre ait belgeler ve gerekmesi halinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle bakım onarım işinde ayıplı ifa olup olmadığı,
konu hakkında davalı şirkete aylık bakım formlarının düzenlenip düzenlenmediği, asansörün bakım onarım işlemleri yapılmasına rağmen makul süre tamamlanmadan sürekli arızalanıp arızalanmadığının bakım onarını tespit formlarından irdelenmesi' hususunda: Teknik inceleme neticesinde: Asansör İşletme ve Bakım Yönetmeliğine göre bakım esnasında değişime tabi tutulacak parçaların ve malzemelerin, bakım ücreti kapsamında sayılmayacağı.
Asansörlerin gerek tesisi esnasında gerekse asansörlere yapılan bakım işlemleri esnasında uygulanan işlemin yetersiz ve gizli ayıplı olduğu kanaatine varıldığı, Davacı tarafından davalı aleyhine -----.
İcra Müdürlüğü'nün ----. dosyası ile başlatılan icra takibinde 128.363TL. (asıl alacak-asansör revizyon -modernizasyon bedeli) + 2.099,50TL. (mahkeme tespit masrafları) = 130.462,50TL.nin ödenmesinin talep edildiği görülmekle "borcun sebebi' olarak gösterilen kalemler değerlendirildiğinde: Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Eğer Sayın Mahkemece yukarıdaki açıklamalar çerçevesinde ayıp ihbarına ilişkin külfetin yerine getirildiği ve dolayısıyla TBK m. 475/I-II5 hükmünde sayılan seçimlik hakkını kullanabileceği;
davacının aşağıda değerlendirilecek (icra takibine konu edilen) talepleri bakımından davacının TBK m. 475/11 hükmü gereğince genel hükümlere göre tazminat isteme yönündeki seçimlik hakkını kullandığı kanaatine varıldığı; şöyle ki bu hükmün atfı dolayısıyla uygulanacak TBK m. 1126 hükmü gereğince davacı iş sahibinin borcun gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle olumlu (müspet) zarar kapsamında, aşağıda yer alan tespit dosyası için yapılan masraflar ile işin üçüncü kişiye yaptırılması (nama ifa) sebebiyle ödenen bedele ilişkin kalemleri talep edebileceği kanaatine varıldığı;
ancak takdirin, T.V1K m. 4 hükmü gereğince elbette Savın Mahkeme'ye ait olduğu. "---. Sulh Hukuk Mahkemesi -----Değişik İş Sayılı dosyası ve tespite esas alınan 02.12.2022 Tarihli Bilirkişi raporu. Değişik İş Dosyası Masraf-Harç Makbuzları" bakımından ödeme talep edilmiş olup bu husus değerlendirildiğinde: Davacı---- tarafından dava açılırken masraf olarak toplam 731,50TL; bilirkişi ücreti olarak 900TL.x2=1.800TL. Ödendiği, "30.11.2022 tarihli. ----- numaralı.
3.363TL tutarlı fatura" bakımından ödeme talep edilmiş olup bu husus mali açıdan değerlendirildiğinde: Davacının yasal ticari defterlerinde kayıtlı olan bu fatura bedelinin dava dışı ----- ödendiği; faturanın "açıktama" kısmında "asansör revizyon-modemizasyon" yazdığı, "30.11.2022 tarihli, ------ numaralı, 125.000TL tutarlı fatura" bakımından ödeme talep edilmiş olup bu husus mali açıdan değerlendirildiğinde: Davacının yasal ticari defterlerinde kayıtlı olan bu fatura bedelinin dava dışı ----- ödendiği; faturanın "açıklama"1 kısmında "asansör revizyon-modemizasyon" yazdığı, Belirsiz alacak davasının açılıp açılmayacağı;
taleple bağlılık hususunun usul mevzuatının alanına girdiği; takdirin Sayın Mahkemeye'ye ait olduğu," şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR
Bilirkişi ek raporunda özetle;"Asansör tesis ederken, herhangi bir asansörün “taşıma kapasitesi (kullanabilecek kişi sayısı), hızı, durak sayısı, motor kapasitesi, güvenlik sistemleri ve mekanik tasarım” gibi gereksinmeler dikkate alınarak tasarıları yapılmakta olup kullanım amacı (otel ve/veya konut sakinlerinin kullanımı) dikkate alınmaz, dolayısıyla asansörün hangi sıklıkta kullanılacağı, mekanizmanın ayıplı hale gelip gelmemesine etken bir parametre olmadığı, sadece periyodik bakım süreci konusunda kullanım amacına göre sıklık süresini değiştirmekte olduğunun aşikar olduğu, Kök raporda anılan sonucu değiştirecek herhangi bir gerekçe bulunmadığı;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, ayıplı ifa nedeniyle ayıplı imalatın giderilme bedelinin tahsili istemine dayalı alacak davasıdır
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, TBK 470 vd. maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacı iş sahibi, davalı ise yüklenicidir.Dava, eser sözleşmesinden kaynaklandığından uyuşmazlığın çözümünde TBK'nın 470. ve devamı maddelerinin uygulanması gerekmektedir. Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.
Uyuşmazlık yüklenicinin üzerine düşen edimi ayıplı ifa edip etmediği, iş sahibinin ayıbı süresinde ihbar edip etmediği, iş sahibinin eser sözleşmesi kapsamında seçimlik haklarını kullanıp kullanmayacağı hususlarına ilişkindir.Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme sözleşmesidir.
Yüklenicinin edimi, eseri iş sahibinin amacını karşılar nitelikte fen ve sanat kurallarına uygun şekilde meydana getirerek iş sahibine teslim etmek, iş sahibinin karşı edimi ise eserin bedelini ödemektir.Eser sözleşmesinde ayıba dair hükümler, 6098 sayılı BK'nın 474-478 maddeleri arasında düzenlenmiştir.
İmâl edilen eserde ayıp varsa, iş sahibi tarafından süresi içersinde ayıp ihbarında bulunulması şartıyla dava tarihinde yürürlükte bulunan Borçlar Kanunu'nun 475. maddesinde sayılan seçimlik haklarından birisini kullanabilir. TBK'nın 475. maddesinde ayıp halinde iş sahibine üç seçimlik hak tanınmıştır.
Bunlar eserin kullanılamayacak ve kabule zorlanamayacak ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde sözleşmeden dönme, ayıp oranında bedelden indirim isteme ve aşırı bir masraf gerektirmediği takdirde onarımı isteme ya da onarım bedellerini talep etme hakkıdır. (Yargıtay ----H.D. ----.) Yine aynı maddede iş sahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkının saklı olduğu belirtilmiştir.
Tazminat isteme hakkı, iş sahibinin zarar görmesi şartıyla her üç seçimlik hakla birlikte istenebilir. İş sahibi, imalâtın hatalı yapılması yüzünden uğradığı zararın, yükleniciden tahsilini talep edebilir. Tazminatın istenebilmesi için yüklenicinin kusuru yanında, ifanın ayıplı olması, süresinde ayıp ihbarında bulunulmuş olması gerekir. (---- Bam ----H.D----)
Somut olay incelendiğinde; taraflar arasında 14.02.2020-13.002.2021 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde “Asansör Bakım ve Onarım Sözleşmesi”nin akdedildiği; aylık 500 TL ücretin ödeneceğinin kararlaştırıldığı. 10.01.2022-09.01.2023 tarihleri arasında geçerli olacak şekilde “Asansör Bakım ve Onarım Sözleşmesi”nin akdedildiği; aylık 600 TL ücretin ödeneceğinin kararlaştırıldığı.
12 ay süre geçerli olacak şekilde “Asansör Bakım ve Onarım Sözleşmesi”nin akdedildiği; aylık 530 TL ücretin ödeneceğinin kararlaştırıldığı; davacının iddialarına göre taraflar arasındaki sözleşmenin imzalanmasından itibaren sözleşmeye konu asansörlerde sürekli arızaların oluştuğu, parça değişimleri adı altında faturalandırmaların yapıldığı, aylık ödemelerin yanında arızi ödemeler yapılmak zorunda kalındığı, arızaların giderilemediği, -----Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ---- dosyasında yapılan delil tespitinden sonra 3. bir asansör şirketine eksikliklerin tamamlattırıldığı, dava dışı asansör firmasının yapılan işlere karşılık fatura düzenlediği,
bu fatura bedellerinin ve D.
İş dosyasında yapılan masrafların davalıdan karşılanmasını talep ettiği, davalı yan ise iddiaları kabul etmeyerek davanın reddini talep ettiği, ihtilafın halli için 3. Kişilik bilirkişi heyeti oluşturularak rapor tanzimi istenildiği, dosyaya sunulan kök ve ek raporlarda özetle; "işin eser sözleşmesi olduğu, asansörlere yapılan bakım işlemleri esnasında uygulanan işlemin yetersiz ve gizli ayıplı olduğunun" tespit edildiği, davacı yanın delil tespiti yaptırmak ve bilirkişi raporunu davalıya tebliğ ettirmekle birlikte ayıp ihbarını süresinde yerine getirdiği,
bu haliyle davacının TBK m. 475/I-II5 hükmünde sayılan seçimlik hakkını kullanabileceği; davacının TBK m. 475/II hükmü gereğince genel hükümlere göre tazminat isteme yönündeki seçimlik hakkını kullandığının anlaşıldığı, dolayısıyla uygulanacak TBK m. 126 hükmü gereğince davacı iş sahibinin borcun gereği gibi ifa edilmemesi sebebiyle olumlu (müspet) zarar kapsamında işin üçüncü kişiye yaptırılması sebebiyle ödenen bedele ilişkin kalemleri talep edebileceği vicdani kanaati ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı yan davalı aleyhine başlatılan icra takibinde 2.099,50 TL mahkeme tespit masrafı adı altında alacak talebinde bulunduğu benzer konuya ilişkin olmak üzere ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında; "... 6100 sayılı HMK'nın 323/1-ç maddesi uyarınca geçici hukuki koruma tedbirlerine ilişkin giderler yargılama giderlerinin kapsamındadır.
Delil tespiti de geçici hukuki koruma niteliğinde olduğundan davacı tarafça yaptırılmış olan delil tespiti giderlerinin de yargılama giderleri içinde gösterilmesi gerekir..." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında davacı yanın -----Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ----dosyasında kaynaklı yapmış olduğu 2.099,50 TL masrafın yargılama gideri olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Alacağın likit olması konusunu Yargıtay Genel Kurulu ,----- Numaralı kararında;
''Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise, ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir.” şeklinde açıklamıştır. Bir alacağın likit olup olmadığı hususu değerlendirilirken her uyuşmazlık kendi koşullarında değerlendirilecek, alacağın miktarının belli ve sabit ya da borçlu tarafından bilinebilir olduğu durumlarda söz konusu alacağın likit olduğu kabul edilecektir.
Somut olayımızda ayıplı ifanın olup olmadığı hususunda muhakemenin gerektiği bu nedenle alacağın likit olmadığı değerlendirilerek yasal şartları oluşmayan icra inkar tazminatına hükmedilmemiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/523, K. 2024/550, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama