KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/857
- Karar No
- 2024/579
- Karar tarihi
- 3 Ekim 2024
Karar Metni
1.132 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/857
KARAR NO : 2024/579
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/03/2019
KARAR TARİHİ : 03/10/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 28/03/2019 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; davacının ----- isimli işyerinde yapılması planlanan inşaat işleri için davalı şirketten fiyat teklifi aldığı, inşaat işlerinde pergola sistemlerinin ve buna bağlı olarak sürme eşiksiz cam sistemlerinin yapılmasının yer aldığını, davacının davalının fiyat teklifini kabul ederek çek ile ödeme yaptığını, fakat daha sonra------ Belediyesi ile yapılan görüşmeler neticesinde bu sistemin yapılmasından vazgeçildiğini,
bu iş hiçbir zaman yapılmamış olmasına rağmen 43.864,38TL tutarındaki ödemenin yapılmış olduğu ve davalının yapmadığı bir hizmete karşılık para alarak sebepsiz zenginleştiğini, bedelin iadesi için davalı aleyhine başlatılan icra takibine davalı tarafça haksız itiraz edildiğini, alacak ticari alacaktan kaynaklandığı için alacağa avans faizi uygulanarak tahsili gerektiği belirtilerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVEP
Davalı taraf cevap dilekçesinde özetle; tarafların söz konusu işin yapımı hususunda 18.09.2017 tarihinde davacının gönderdiği KDV dahil 123.900,00-TL fiyat teklifi üzerinden anlaştığını, davacının ayrıca wintente yapılmasını da talep etmesi üzerine fiyat teklifinin KDV dahil 149.000,00-TL olarak revize edildiği ve anlaşma sağlandığını, ------ sıra no.lu 14.11.2017 tarihli faturaya istinaden 4 adet çek ödemesi yapıldığını, pergola tente sistemi hariç anlaşmaya konu tüm işlerin imalatının eksiksiz yapıldığı ve tam vaktinde montaj ve kurulumunun gerçekleştiğini,
pergola sisteminin imalatının da eksiksiz şekilde gerçekleştirildiği ancak davacı talebi üzerine montaj için bekletildiğini, özel sipariş ile yaptırılan bu ürünlerin alımından uzun bir süre sonra montaj izni alınamadığı bildirilerek vazgeçildiğini, montaja hazır şekilde üretilip de muhafaza edilen bu ürünlerin siparişinin iptal edilerek bedelinin iadesinin kabul edilemeyeceğini, bu ürünlerin başka siparişlerde kullanılmasının mümkün olmadığını, bekleme süresinde deforme olan ürünlerin davalının deposunda büyük yer kaplaması nedeniyle 01.04.2019 tarihinde hurdaya verildiği ve karşılığında 6.570,00-TL bedel alınabildiğini,
davalının bu ürünlerin imalatını yapabilmek için personel çalıştırdığını, hammadde alımı yaptığını, başka siparişleri iptal etmek durumunda kaldığını, makine çalıştırdığı dikkate alındığında sebepsiz zenginleştiğinden bahsedilemeyeceğini, ödenen sözleşme bedelinin ürünleri uzun süre deposunda bekleten davalının zararını dahi tam karşılamadığını, Belediyeden gerekli izni almadan sipariş veren davacının basiretli tacir gibi hareket etmediği ve kusurlu olduğunu, davacı tarafından ödenen ücretin davalı tarafından yapılan masraflar, ek işlere ilişkin ücretler, tazminat ve mahrum kalınan kâr hesaplandığında eksik dahi olduğunu,
davalının alacaklı konumda olduğunu, ifa imkansızlığının ortaya çıkmasında iş sahihi kusurluysa TBK m.485 uyarınca yüklenicinin ayrıca tazminat isteme hakkı bulunduğunu, sözleşmenin tamamlanmasının davacının kusurluyla engellendiği ortada olduğundan ve sözleşmenin davacı tarafça feshi haklı olmadığından davacının iade talep ettiği bedelin yüklenici olan davalının zararının tazmini yerine sayılması gerektiğini, ayrıca yapılacak hesaplamaya sözleşmede bulunmamasına rağmen davalı tarafından gerçekleştirilen ikinci montaja ilişkin ek ücretin de dahil edilmesi gerektiği belirterek davanın reddi savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Mahkememizce 28/01/2020 tarih ve --- Esas ----- Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verilmiş olup, BAM ----. HD.'nin ---- Esas ----- Karar sayılı kararı dosyanın mahkememize geri çevrildiği ve yukarıdaki esasa kaydının yapıldığı görüldü.
Dava yapılan itirazın iptali davasıdır.İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;
diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde,
takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştirDavacı taraf vermiş olduğu dava dilekçesi ile eser sözleşmesi ile belirtilen işin yapımından ----- belediyesi ile yapılan harici görüşmeler neticesinde vazgeçildiğini dile getirmiş ve bu nedenle davalıya ödediği bedelin iadesini talep etmiştir.Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı iş sahibi, davalı yüklenicidir.18/07/2019 tarihli ara karar ile dosyanın seçilecen bir mali müşavir ve bir borçlar hukuku uzmanı hukukçu bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 04/10/2019 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Davacı iş sahibi sözleşmeye konu işin yasal açıdan mümkün olmadığını iddia ederek sözleşmeyi feshettiğini belirtmesi karşısında sözleşmeye konu işin ruhsata tabi işlerden olup, olmadığı; ruhsata tabi işlerden ise bu işin yapılması için ruhsat verilip, verilemeyeceğine yönelik olarak mahkememizce ----- Belediye Başkanlığına yazılan müzekkereye verilen cevapta 2017-2018 yılları arasına dava konusu yere ilişkin açık oturma alanı(pergola) kullanımının izne tabi olduğu ancak açık oturma alanı izni başvurusu bulunmadığının,
21.10.2020 tarihli başvuruya ise uygun bulunmadığı şeklinde cevap verildiğinin görüldüğü bu haliyle bahse konu pergola sistemi yapımına yönelik eser sözleşmelerinde basiretli iş insanı olarak yüklenici davalının sözleşmeyi imzalarken bu hususları araştırarak bunun ifa edilemeyecek olduğunu ihbar yükümlülüğü kapsamında iş sahibine bildirmek zorunda olduğu buna karşın davalının herhangi bir başvuruda dahi bulunmadığı bu sebeple tüm zararlardan yüklenici olarak sorumlu olduğu dikkate alındığında davacının pergola sistemi için ödemiş olduğu 43.864,38 TLnin tamamının davalıdan talep edebileceği anlaşılmış ve davanın kabulüne karar vermek gerekmiş
ise de sehven davanın hurda bedeli olan 6.750 TL üzerinden kısmen kabulüne dair aşağıda ki şekilde karar verilmiş olup düzeltme yapılmamıştır.Takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-)Davanın kısmen kabulü ile; ---. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 6.570,00 TL asıl alacak ve 772,20 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.342,20 TL üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine,
2-)Takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen kısımı yönünden alınması gereken 501,54 TL harçtan peşin alınan 529,78 TL harcın düşümü ile geri kalan 28,24 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 501,54 TL peşin harç ve 44,40 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 7.342,20 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 155,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 2.155,50 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 360,79 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8- Kabul red oranına göre belirlenen 113,82 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 566,18 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/857, K. 2024/579, 3 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama