İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1016 K.2025/1044

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/1016Karar2025/1044Tarih16 Aralık 2025Okuma12 dk · 2.373 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1016
Karar No
2025/1044
Karar tarihi
16 Aralık 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.373 kelime·12 dk okuma·10 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/1016

KARAR NO : 2025/1044

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Haksız Fiilden Kaynaklanan

DAVA TARİHİ : 30/12/2024

KARAR TARİHİ : 16/12/2025

Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasında 01.07.2016 tarihinde -- cephe elemanları imalat ve montaj sözleşmesinin imzalandığını, eksik kalan işlerin tamamlanması için davalıya 19.12.2023 tarihinde noter ihtarnamesi gönderildiğini ancak sonuç alınamadığını, eksik kalan işlerin 3.kişilere yaptırıldığını, sözleşme kapsamında müvekkilin tüm yükümlülüklerini yerine getirdiğini, bu kapsamda müvekkile olan borcun ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının haksız olarak takibe itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkilin davacı ile 01.07.2016 tarihinde bir sözleşme imzalayarak ---- semtinde yapılan ----- Projesi işinde kullanılmak üzere söz konusu prekast cephe elemanlarının üretimi ve montajı işlerini üstlendiğini, sözleşme tarihinde inşaat projesinde cephe asansörünün bulunduğu alan hariç olmak üzere yer tesliminin yapıldığını, 08.02.2018 imzalanan ek protokol ile işin bitirildiğini, buna karşın %2’lik kısmı oluşturan cephe asansörünün bulunduğu alanın müvekkile hiçbir zaman teslim edilmediğini, davacının son hakedişin düzenlendiği tarihten itibaren 6 yıl sonra talepte bulunması nedeniyle sözleşmenin varlığından bahsedilemeyeceğini,

davacının gönderdiği ihtarname belirtilen eksik kalan işlerin tamamlanmasının aradan geçen sürede değişen maliyetler nedeniyle aynı bedellerle iş yapılmasının beklenemeyeceğini, davacının müvekkile göndermediği fatura bedelleri için alacak talebinde bulunduğunu ve davacıya herhangi bir borç olmadığını ileri sürerek davanın reddi ile davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.

DELİLLER

Protokol, ---- İcra Müdürlüğünün ------- esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.08.07.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişi, bir nitelikli hesaplama uzmanı ve bir inşaat mühendisi bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 13.11.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.

Bilirkişi raporunda özetle.

Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Açılış kapanış tasdiki niteliğindeki 2016-2017-2018 yılları yevmiye kebir defterlerine ait e-beratla ile envanter defteri noter açılış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde gerçekleştirildiği,

2019 yılı Ocak ayı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, aynı yıla ait Aralık ayı e-beratları ile envanter defteri noter açılış tasdikinin sunulmadığı, 2020-2021-2022-2023-2024 yılları yevmiye kebir defterlerine ait e-beratlar ile envanter defteri noter açılış tasdiklerinin sunulmadığı, Yukarıda yer verilen tespitlere göre huzurdaki dava konusu uyuşmazlığın çözümünde usulüne uygun olarak tutulduğu anlaşılan davacı ticari defterlerine değer verilmesinin gerektiği, 09.08.2016 ile 31.12.2019 tarihleri arası dönemde davacının davalıdan 9 adet karşılığı 2.769.775,93 TL tutarlı fatura alarak kayıtlarında usulüne uygun olarak yer verdiği,

karşılığında davalıya banka havalesi yoluyla toplamda 2.712.789,27 TL ödeme ile 1 adet karşılığı 59.986,65 TL tutarlı çek verdiği, bu işlemlere göre 23.10.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalıya ait borç alacak bakiyesinin kayıtlı bulunmadığı, Davalının davacı adına 2018 yılında 1 adet karşılığı 103.502,07 TL tutarlı fatura düzenlediği, karşılığında davacıdan 36.430,56 TL banka havalesi ile 56.986,65 TL çek yoluyla tahsilat yaptığı, ayrıca davacının 2017 yılından devir gelen 10.084,85 TL alacağı bulunduğu, bu işlemlere göre 31.12.2019 tarihi itibariyle davalı nezdinde davacının borç alacak bakiyesinin bulunmadığı,

İşbu raporun 12.sayfasında ayrıntılarına yer verildiği üzere eksik kalan işlerle ilgili davacının dava dışı üçüncü kişilerden toplamda 373.667,40 TL tutarlı malzeme ve işçilik faturası alarak kayıtlarında usulüne uygun olarak yer verdiği, fatura bedellerini banka havalesi yoluyla ödediği; söz konusu üçüncü kişilerden alınan faturalarla ilgili davacının davalı adına herhangi bir yansıtma faturası düzenlemediği,

Yukarıda uyuşmazlığın irdelenmesi başlığı altında (8/A) sayılı bentte tanıtılan uyuşmazlık konusunun, somut olay özelinde (8/B) sayılı bentte yapılan incelemesinde açıklanan nedenler ve yukarıda (6) sayılı bentte işaret edilen teknik hususlara nazaran, götürü bedelli sözleşmede ek protokolden 3,5 yıl sonra yer tesliminin yapılmak istenmesine göre, aradan geçen süre sebebiyle aynı bedelle yaptırılmak istenmesinin kabul edilebilir olmadığı; eksik işin bedeli de ödenmediğinden,

üçüncü kişiye yaptırılan bedelin tahsiline yönelik başlatılan takipteki alacak iddiasına nihai takdir Sayın Mahkeme’ye ait olmak üzere, iştirak edilmediği şeklinde tespitte bulundukları görülmüştür.

DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:

Dava, eser sözleşmesinden kaynaklı eksik iş ile ilgili 3.kişiye yapılan ödemenin davalıdan tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ----- Esas ve --- Karar sayılı ilamında: "20.

Bu nokrada itirazın iptali davasına değinmek gerekirse; bu dava 2004 sayılı İcra ve İflâs Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.21.

Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır.

Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır.

22. Dava yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse. HMK’190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.

Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; ancak takibin iptali ya da devamı hükmünü de içerecektir.

23. Bu açıklamalar göstermektedir ki, itirazın iptali davası, icra takibine sıkı sıkıya bağlı; itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın icra takibine bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.

Nitekim aynı hususlara Hukuk Genel Kurulunun 19.10.2021 tarihli ve -----sayılı kararlarında da değinilmiştir." şeklinde açıklanmış olup, itirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı olup, bu bağlılık alacağın miktarı ve kaynağı bakımından da geçerlidir.Somut olayda taraflar arasında 24/06/2020 tarihli yüklenici sözleşmesi ek protokolü bulunmakta olup, sözleşme içeriğinde sözleşme konusu işlerin cephe asansörünün bulunduğu yerin montaj-boya-silikonu hariç tamamının bittiği, 01/07/2016 tarihli sözleşmenin tarafı yüklenicinin ticari faaliyetinin durduğu,

sözleşmeden kaynaklanan hak ve yükümlülüklerin davalı yanca üstlenildiği görülmektedir.Davacı yanca, eksik kalan işlerin tamamlanması için 19/12/2023 tarihinde davalı yana ihtarname gönderdiği ve davalı yana 21/12/2023 tarihinde tebliğ edilmiştir.

Davacı yanca devamında davacının 2024 yılında eksik kalan cephe asansörünün bulunduğu yerin montaj-boya-silikon işini dava dışı 3.kişilere yaptırdığı ve yapılan işin fatura bedeli üzerinden davalı yana karşı takip başlattığı, yargılamada 24/06/2020 tarihli yüklenici sözleşmesi ek protokolünün 6.maddesine göre eksik kalan işi 3.kişiye yaptırması ve akabinde davalı yana fatura edileceğini davaya dayanak yaptığı görülmektedir.

Davalı yanca zamanaşımı savunmasında bulunmuş ise de eksik iş bedeline ilişkin davada sözleşme tarihi 24/06/2020 tarihi olup, iş davalı yanca teslim edilmediğinden talebin zamanaşımına uğramadığı görülmüştür.

Dava konusu eserin bulunduğu yerde inşaat mühendisi bilirkişi eşliğinde keşif yapılarak, dosyanın bilirkişi heyetine tevdi edilmesi neticesinde bilirkişi heyeti raporunda; hak edişlerin incelendiğinde davalı taraf yüklenicinin herhangi bir avans borcu kalmadığı verilen avans bedelinin hakkedişlerinden mahsup edilerek sıfırlanmış olduğu, aynı hakedişte imalata girmeyen ve sahaya getirilen 222 m2 lik prekast cephe elemanının sahaya getirilmiş olduğu ve montaj hariç bedelinin hakedişe yansıtılmış olduğu, Sahaya terk edilen malzeme bedeli: 44.955,00- TL olduğu, sözleşme işinin %98 oranda tamamlandığı,

kalan montaj işinin cephede diğer disiplinler için malzeme ve eleman sirkülasyonu için kullanılan cephe asansörünün mani olmasından kaynaklanmış olduğu, Asansörün sökülmesinin davacı tarafın uhdesinde olduğu, sözleşmenin birim fiyatlı olduğu, Sözleşme süresinin çok üzerinde sürenin aşılmış olması en son yapılan imalat hakedişi olan 01.10.2017 tarihinden ihtar edilen tarih olan 21.12.2023 tarihine kadar 6 yıl 3 ay süre geçmiş olması, verilere, sözleşmenin esas ve hükümlerine göre.

Cephe Asansörü nedeniyle eksik kalan işi davacı tarafın davalı tarafın namı hesabına yaptırmaya olanağı olmadığı (sözleşmenin birim fiyat esaslı olması nedeniyle), taraflar arasında borç alacak bakiyesinin ve yansıma faturasının bulunmadığı, yılında yapıldığı.

24.06.2020 tarihli ek protokol ile davalının önceki yüklenicinin kalan işini (yaklaşık tüm işe oranı 94 2 civarında) üstlendiği; davacının 19.12.2023 tarihinde keşide ettiği ihtarnameyle imalat yerine teslim ile tamamlamaya davet ettiği; ek protokolün üzerinden 3,5 yıl geçtiği 2020 yılında yapmayı kabul ettiği bu işi 2023 yılında yapılması istenmesinin aradan geçen süre sebebiyle aynı bedelle davalıdan yapmasının beklenemeyeceği; eksik iş bedelinin de önceki ya da yeni yükleniciye ödendiğinin ileri sürülmediğinin bildirildiği görülmüştür.

Yargıtay -----Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında:"Davacının eksik işlerin giderim bedelini talep edebilmesi için iş bedelinin tamamının ödenmesi gerekir. İş bedelinin tamamının ödenmemesi halinde giderim bedeli değil varsa fazla ödemenin istirdatı talep edilebilir. Taraflar arasında imzalanan 02.04.2006 tarihli sözleşme ile 17.05.2016 tarihli ek protokolde iş bedeli toplam olarak kararlaştırıldığından götürü bedellidir.

Götürü bedeli işlerde iş bedelinin tamamının ödenmemiş olması halinde fazla ödeme bulunup bulunmadığının gerçekleştirilen imalâtın eksik ve kusurlar dikkate alınarak ve düşülmek sureti ile işin tamamına göre fiziki oranı tespit ve bu oranın işin tüm bedeline uygulanarak hakedilen bedel hesaplanıp bunun kanıtlanan ödemeler düşülmek sureti ile tespiti gerekir. Davalı yanca iş bedelinin tamamının ödenmediği ileri sürülmesine rağmen mahkemece bu husus araştırılmamıştır.

Bu durumda mahkemece öncelikle davacı iş sahibi tarafından davalı yükleniciye sözleşme ve ek porotokolde kararlaştırılan iş bedelinin tamamının ödenip ödenmediği, kısmen ödeme yapılmışsa yapılan ödeme miktarı araştırılıp, tamamı ödenmişse şimdiki gibi 17.733,69 TL üzerinden eksik işlerin giderilme bedeline hükmedilmesi gerekir.

İş bedelinin tamamının ödenmemiş olduğunun anlaşılması halinde ise eksik işlerin giderim bedeli talebinin içinde fazla ödemenin istirdadı talebi de olduğundan hükme esas rapor düzenleyen bilirkişi kurulundan alınacak ek raporla işin tamamının sözleşme ve ek protokolde kararlaştırılan imalatlar olduğu kabul edilerek sığınak ve kapıcı dairelerindeki eksik işler ile doğalgaz tesisatındaki ortak olan tesisat boyasından ibaret eksikliklerin işin tamamına göre fiziki oranı tespit ettirilip bulunacak bu oran götürü bedele uygulanmak sureti ile sözleşme ve ek protokol kapsamında hakedilen iş bedeli hesaplattırıldıktan ve kanıtlanan ödemeler

düşüldükten sonra varsa fazla ödemenin istirdatına karar verilmesi gerekirken bu husus üzerinde durulmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır." şeklinde olduğu, ---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ------ Karar sayılı ilamında.

"Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir.

Bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebilir. Sözleşme dışı iş kalemlerine ilişkin istemlerde ise, yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiç bedellerine göre hesaplama yapılarak iş bedelinin bulunması gerekir.

(Yargıtay --- Hukuk Dairesi, ------ Karar)Ancak götürü bedelli sözleşmelerde iş bedelinin tamamı ödenmiş ise, eksik ve ayıplar nedeniyle fiziki oran kurulması gerekmez; bu durumda iş sahibi, eksik ve ayıplı işlerin giderim bedelini isteyebilir. (------)... açık ayıplı imalâtın bedeli eserin teslim edildiği ve ayıp ihbarının yapıldığı, gizli ayıplı imalâtın bedeli de gizli ayıbın ortaya çıktığının anlaşıldığı tarihteki rayiçlerle istenebilir.

Ayrıca, ayıpların giderim bedelinin mahalli piyasa rayicine göre, mahalli piyasa fiyatlarına KDV ve yüklenici karı dahil olduğundan piyasa rayicine göre belirlenecek miktara KDV ve yüklenici karı eklenmeksizin belirlenmesi gerekir..." şeklinde olduğu, (---- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı, ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----. Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı, ----Bölge Adliye Mahkemesi -----.

Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamı bkz.) -----Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ve ----- Karar sayılı ilamında.

"Kural olarak götürü bedelli eser sözleşmelerinde, iş bedelinin tamamı veya bir kısmı ödenmemiş ise, yüklenici işi kararlaştırılan götürü bedelle yapmak zorunda olduğundan yüklenicinin hakettiği imalât bedelinin, fiziki oran yöntemi ile başka bir ifadeyle yüklenicinin sözleşme kapsamında gerçekleştirdiği imalâtların eksik ve ayıpları da dikkate alınarak işin tamamına göre fiziki oranının tespit edilip, bulunacak bu oranın götürü iş bedeline uygulanması suretiyle saptanması ve bulunacak bu rakamdan kanıtlanan ödemeler düşülerek hesaplanması gerektiği kabul edilmektedir.

Bu şekilde belirlenen iş bedeli yapılan ödemelerden az ise, iş sahibi fazla ödediği bedelin iadesini; fazla ise yüklenici ödenmeyen iş bedeli alacağının tahsilini isteyebilir. Sözleşme dışı iş kalemlerine ilişkin istemlerde ise, yapıldıkları yıl mahalli piyasa rayiç bedellerine göre hesaplama yapılarak iş bedelinin bulunması gerekir.

(Yargıtay ---- Hukuk Dairesi, ----- Karar)..." şeklinde olduğu, ((----- Bölge Adliye Mahkemesi ---- Hukuk Dairesi'nin ----- Karar sayılı ilamı bkz.)

Yukarıda açıklanan emsal kararlar ışığında; eser sözleşmelerinde işin teslim edildiğinin ispatı yükleniciye, iş bedelinin ödendiği ise ispat yükümlülüğü iş sahibini ait olduğu, somut olayda eser sözleşmesine ilişkin cephe asansörünün bulunduğu yerin montaj işinin tamamlanmadığı, kalan montaj işinin cephede diğer disiplinler için malzeme ve eleman sirkülasyonu için kullanılan cephe asansörünün mani olmasından kaynaklanmış olduğu, Asansörün sökülmesinin davacı tarafın uhdesinde olduğu,

davacının eksik iş bedelini talep edebilmesi için iş bedelinin tamamını ödemiş olması veyahut fazla ödediği bedelin iadesini talep edebileceği, dosyada davacı yanca ödeme yapıldığı iddiasının bulunmadığı, bu nedenle 24/06/2020 tarihli yüklenici sözleşmesi ek protokolünün 6.maddesinin uygulama olanağı bulunmadığı ve bilirkişi raporunun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu anlaşılmakla, davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

Reddedilen miktar bakımından ise davalı tarafın kötüniyet tazminatının değerlendirilmesinde; takibin haksız olması ve davacının kötü niyetli olması gerekmekte olup, ispat yükü; takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalının üzerindedir. Davacı tarafın kötü niyetli olduğu ispat edilemediğinden davalının kötü niyet tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın REDDİNE,

2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,

3-Peşin alınan 4.082,08 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile Hazineye irat kaydına, bakiye kalan 3.466,68 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

4-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,

6-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 59.786,78 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,

7-3.600,00TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1016, K. 2025/1044, 16 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2024/1016
  4. Karar No : 2025/1044
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 30/12/2024
  7. Karar Tarihi : 16/12/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Deliller
  12. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/1016
Karar No
2025/1044
Tarih
16 Aralık 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara Batı 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1016 K.2025/1144
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1017 K.2025/1406
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1018 K.2025/1723
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1018 K.2025/1344
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/1019 K.2025/1352
  • İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/1019 K.2025/980

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.