KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1023
- Karar No
- 2025/865
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
Karar Metni
5.997 kelime·30 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1023
KARAR NO : 2025/865
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2024
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekilinin dava dilekçesinde. "Davalı borcu ikrar etmiş ve ödeme için fatura kesilmesini bizzat kendisi talep etmiştir, arabuluculuk aşamasında da davalının ikrarı bulunmaktadır. Davalı/borçlu,----- İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyasında borçlu olarak yer almaktadır.
Davalı herhangi bir ihtirazi kayıtta bulunmadan, müvekkile bir bildirim yaparak “fatura kesebilirsiniz” demiş ve bu bildirime istinaden 21.06.2024 tarihinde 156.000 TL(yüzellialtıbin) liralık fatura (fatura no -------) düzenlenip davalıya iletilmiştir. Ancak davalı-borçlu, cari hesap ekstresine göre takibe konu alacağı yani 156.000,00TL tutarındaki fatura borcunu ödememiştir.
Ve sistemde 01.07.2024 tarihinde iade faturası yollamışlardır bu iade faturasının (fatura no:------) müvekkile ulaştığı tarih 01.07.2024 dur. YASAL SÜRESİNDEN SONRA GELEN BU FATURA KAYITLARA İŞLENMEMİŞ ve bu kötü niyetle tavra karşı 02.07.2024 tarihinde GİB üzerinden itirazda bulunmuş, yine aynı faturayı iade faturası olarak kabul etmediğini bildirir ihtar ile 03.07.2024 tarihinde------ Noterliği No:------ yevmiye numarası ile davalı borçluya iade edilmiştir.
MÜVEKKİL TİCARİ DEFTERLERİNDEN VE YAZIŞMALARDAN MÜVEKKİLİN ALACAKLI OLDUĞU RAKAM BELLİDİR. Davalı borçlu ile yapılan müzakereler de sonuçsuz kalmıştır. Arabuluculuk sürecinde de borç ikrarı tekrar yapılmış, hatta ödemenin yapılacağının iletildiği tarihten sonra herhangi bir gerekçe gösterilmeden ödeme yapılmamıştır. Dolayısıyla davalının bir “kesin borç ikrarı” vardır. Süresinden sonra gönderilen faturaya itiraz geçerli değildir. Alacak kesinleşmiştir.
Davalının itirazı reddedilerek alacağın tahsiline karar verilmelidir. müvekkil en üst düzeyde bilgi birikimine sahip uzmanlarca denetim hizmetini yerine getirmiştir. davalı tamamen kendi iç dinamiklerindeki hesap verememe korkusu yüzünden kötü niyetle bu itirazı yapmaktadır.
Davalının “İÇ DENETİM” biriminin talebi üzerine, kişisel verilerin korunması ile ilgili mevzuata uyum çalışmalarını yürüten “HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ” biriminin KVKK ile ilgili yapmış olduğu çalışmalar üzerinde; müvekkil şirket ile davalı/borçlu şirket arasında ekte yer alan sözleşme kapsamında “Doküman Bazlı Kişisel verilerin Korunması Kanunu Denetimi” yapılarak “KVKK Denetim Raporu” düzenlenmesi kararlaştırılmıştır.
Denetimin sadece doküman bazlı olarak “sınırlı bir çerçevede” yapılması kararlaştırılmış, bu kapsamda müvekkil tarafından incelemeye esas olmak üzere dokümanlar talep edilmiş, davalı tarafından gönderilen dokümanlar 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu, ikincil düzenlemeler ve Kişisel Verileri Koruma Kurumu’nun düzenlemeleri, kararları ve rehberleri ışığında, doktorasını kişisel verilerin korunması alanında yapmış olan, hem Avrupa Birliği mevzuatına hem Türk mevzuatına hakim, 400’ün üzerinde denetim tecrübesi olan Dr. ------- tarafından bizzat yapılmıştır.
Yapılan incelemeler neticesinde hazırlanan denetim raporu davalıya sunulmuştur. Raporda da açıkça belirtildiği üzere denetim raporu bulgularını hayata geçirip geçirmemenin tamamen davalının takdirinde olduğu da AÇIK ve TARAFSIZ bir şekilde belirtilmiştir.
Raporda yer alan bulgular ile ilgili olarak davalının denetlenen birimi olan “HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ”nin yapmış olduğu itirazlar müvekkile ulaştırılmış, müvekkil uzmanı itirazları inceledikten sonra raporda gerekli gördüğü değişiklikleri yaparak raporu tekrar iletmiş, ancak hukuk müşavirliği yetkililerinin denetimin sonuçları ile ilgili bağımsızlığı ve tarafsızlığı zedelemeye yönelik davranışlarından dolayı denetimin davalı şirket içerisindeki sorumlusu olan İÇ DENETİM birimi ile görüşme yapmak istemiş ve “HUKUK MÜŞAVİRLİĞİ” biriminin agresif tarzı ile birlikte denetimin sonuçlarının gölgelenmek istendiğini bildirmiştir.
Bunun üzerine İÇ DENETİM birimince “denetimin tarafsızlığı ve bağımsızlığı” ilkesi gereği, raporu hazırlayan uzmanın yer almadığı başka bir uzman ekibe de denetim raporunun inceletilmesi yönünde bir öneri sunulmuş, bu öneri üzerine, yeni atanan uzmanlar ile davalının hukuk müşavirliği arasında bulgular üzerine bir toplantı yapılmış, hukuk müşavirliğinin itirazları tek tek ele alınmış ve rapor bağımsız ve tarafsız bir gözle tekrar incelenmiş, atanan uzmanlar rapordaki önceki bulguların mevcut mevzuat kapsamında değiştirilmesi gerekmediğini tespit etmiş ve raporun nihai halini davalıya ulaştırmıştır.
Ancak davalı hukuk müşavirliği denetlenen taraf olarak sanki denetimin davalı şirket içindeki sahibi kendisiymiş gibi davranarak ve agresif bir tutumla ve yöneticisinin iş etiği ile izah edilemeyecek söylemleri ve tavırları ile hareket ederek, denetim sonuçlarının değiştirilmesi için müvekkil üzerinde baskı kurmaya çalışmıştır.
Ancak ------- merkezli olarak Avrupa Birliği ve Türkiye hukuku çerçevesinde ve evrensel kabul görmüş denetim ilkeleri çerçevesinde profesyonel bir çalışma tarzını benimsemiş olan müvekkil şirket tarafından “denetimin bağımsızlığı ve tarafsızlığı” ilkesi ön planda tutularak bu baskılara rağmen rapor değiştirilmemiştir. Davalı bunun üzerine herhangi bir gerekçe göstermeden ödeme yapmayı reddetmiştir ve dava tarihi itibarı ile halen ödemeyi yapmamış bulunmaktadır.
Bunda en büyük nedenin davalının kendi iç dinamikleri nedeniyle, sorumlu yöneticilerin hesap verememe korkusunun olduğunu düşünüyoruz. Büyük bir sükûnetle durumun karşı yanca anlaşılması için konu ------- merkezi nezdinde kurulu olan kendi İç Etik kurullarına da bildirilmiştir. Halka açık şirketlerde hiçbir birimin veya kişinin şirket çıkarlarını ve hissedarlarının çıkarlarını zedeleyecek eylemlerde bulunmama yükümlülüğü vardır.
Regülasyona aykırı olduğu tespit edilen hususlarla ilgili davalının gerekli önlemleri alması gerekirken, ilgili hukuk müşavirliği birimi ve yöneticileri konuyu şahsileştirmişler, denetimi talep eden ve içeride takip edip uygulaması gereken iç denetim birimi de maalesef hukuk müşavirliği biriminin bu tutumu karşısında sessiz kalmıştır.
Halka açık şirketlerdeki bu türden regülasyon risklerinin yatırımcıları etkileme ihtimali yüksek olduğu için, ----- başta olmak üzere, Türkiye ve sair ülkelerde ana şirketteki hissedarlardan veya yetkili kurum ve kuruluşlardan konu ile ilgili gelebilecek bilgi taleplerinde rapor ve işbu dava dosyası da ilgililerin incelemelerine esas olmak üzere tarafımızca sunulacaktır. Müvekkil borçlu/davalıdan alacaklıdır.
Denetim bulgularına katılıp katılmama, uygulayıp uygulamama, bu bulguların şirket içerisinde kabul edilip edilmemesi, düzenleyici ve önleyici faaliyetler yapılıp yapılmaması tamamen davalının takdirindedir. Bu durum raporda da belirtilmiştir.
Davalının içeride ne gibi dengelere sahip olduğu, niçin bu denli şiddetle ve kaba üslupla rapor ile ilgili bu hareketlere giriştikleri ve sözleşme bedelini ödemedikleri tarafımızca bilinmemekte ve ayrıca da bu iç dinamikleri müvekkili ilgilendirmemektedir. Bugüne kadar yapılan AB ülkeleri ve Türkiye’deki yüzlerce denetim faaliyetinde müvekkil hiçbir zaman bu tür bir durumla karşılaşmamıştır.
Sözleşmenin müvekkilce eda edildiği ve alacağın muaccel hale geldiği tarih daha erken olmasına rağmen iyi niyetle beklenmiştir. Davalı/borçlunun borçları işlemiş ve işleyecek faiziyle birlikte davalıdan tahsili için-----İcra Müdürlüğü ------. Esas sayılı dosya ile başlatılan icra takibine davalı borçlu kötü niyetli olarak itiraz etmiş ve takibin haksız yere durmasına sebebiyet vermiştir. Davalı/borçlunun itirazları hukuken dayanaksızdır.
Cari hesap ekstre ve tarafların defter kayıtları incelendiğinde takibe konu borcun ödenmediği açıkça görülecektir. Davalının itirazları haksız ve hukuki temelden yoksundur. Sadece alacağın tahsilini geciktirmek amacını taşımaktadır. Alacak likit bir alacak olup, davalının kötü niyetli itirazı sonucu takip durmuş, müvekkil şirket mağdur olmuştur. Bu nedenle alacağın %20’sinden az olmamak üzere inkar tazminatına hükmedilmesini talep ediyoruz.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5/A maddesine göre, alacak ve tazminat taleplerine ilişkin davalardan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır. Bu çerçevede, 24/07/2024 tarihinde ----- Arabuluculuk Bürosu’na ----- başvuru numarasıyla başvuruda bulunulmuş, ancak yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlanamamıştır. Anlaşma sağlanamadığından dolayı dosya kapanmış olup mahkemeye başvuru zorunluluğu doğmuştur.
Gerekli yargılamanın yapılarak talebimiz doğrultusunda karar verilmesini talep ederiz.
Yukarıda açıklanan ve özellikle vurgulanan hususlar doğrultusunda, fazlaya dair ve sair haklarımız saklı kalmak kaydıyla, tarafımızca ileri sürülen haklı taleplerin kabul edilmesi ile davalı/borçlunun ----İcra Müdürlüğü-------esas numaralı dosyasında yapmış olduğu haksız ve kötü niyetli itirazın iptaliyle birlikte takibin devamına, alacağa dava tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine, takibin durduğu ve alacağın likit olduğu göz önüne alındığında, %20 oranında icra inkar tazminatının ödenmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalı tarafa yüklenmesini karar verilmesini" şeklinde talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde;"HUSUMET YOKLUĞUNA YÖNELİK BEYANLARIMIZ Dava dilekçesi incelendiğinde Davacı'nın------- İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyasına dayanak edilen 21.06.2024 tarih ve ------- numaralı faturaya dayanağın taraflar arasında imza edilen Doküman Bazlı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Denetimi ve KVKK risk raporu hakkında sözleşme olduğunun, bu sözleşme uyarınca Davacı'nın borcunu ifa ettiği, Davalı'nın ise borcunu ifa etmekten imtina ettiği ve icra takibine sebebiyet verdiğinin iddia edildiği görülmektedir.
Davacı her ne kadar dava dilekçesi ekinde ilgi sözleşmeyi sunduğunu beyan etse de tarafımıza yapılan tebligat kapsamında ve UYAP kayıtlarında bu sözleşmeye rastlanılmamıştır. Öncelikle ve önemle belirtmek isteriz ki Davacı ile Davalı arasında bu şekilde imza edilen bir sözleşme bulunmamaktadır, bu kapsamda Müvekkil Şirket Davacı'nın anılan sözleşmeden doğan hak ve alacak taleplerinin muhatabı değildir. Müvekkil Şirket'in huzurdaki uyuşmazlıkta husumeti bulunmamaktadır.
Şöyle ki. Müvekkil Şirket'e -------İcra Dairesinin ------- Esas sayılı dosyasından tebliğ edilen ödeme emrine Müvekkil Şirket'in bu şekilde bir borcu olmadığı yönünde itiraz edilmiştir. Devamında Davacı'nın huzurdaki davayı ikame edebilmek adına başvurduğu ticari uyuşmazlıklarda zorunlu arabuluculuk süreci de taraflar arasında anlaşmama ile sonuçlanmıştır.
Huzurdaki uyuşmazlıkta da Müvekkil Şirket'in Davacı yana böyle bir borcu olmadığı zira anılan sözleşmeye Müvekkil Şirket'in taraf teşkilinin sağlanmadığı ortadadır. Davacı yan alacak iddiasını dayandırdığı sözleşmenin tarafı, yani husumet yöneltilecek şirketi belirlemede özensiz davranmış ve böylece bu davayı ve öncesindeki icra takibiyle arabuluculuk sürecini usul bakımından hatalı olarak ikame etmiştir.
Müvekkil Şirket'ten tamamen bağımsız bir tüzel kişilik olan ve Müvekkil Şirket'ten farklı alanlarda faaliyet gösteren--------- vekillik görevini yerine getirdiğimiz için, Sayın Mahkemenin daha fazla meşgul edilmemesi, vekili olunan her iki şirketin de haklı ve meşru çıkarlarını gözetmek gayesi ile belirtmek gerekir ki Davacı ile Davalı ----- arasında böyle bir sözleşme bulunmamakta, anılan sözleşme ------ ile Davacı arasında imza edilmekle ve sözleşme konusu hizmetin ------ için verilmesi kararlaştırılmıştır.
Hal böyleyken Davalı -------huzurdaki uyuşmazlıkta husumet yokluğu bulunduğundan işbu davanın husumet yokluğu sebebiyle reddine karar verilmesini talep ederiz.
DAVANIN ESASINA YÖNELİK CEVAPLARIMIZ Yukarıdaki husumete yönelik itirazlarımız saklı kalmak ve hiçbir surette kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek isteriz ki, müvekkiller Davalı ile dava dışı ------ hiçbir surette zarar uğratmamak adına dava dışı------- uyuşmazlık hakkında sınırlı olarak bilgi edinilerek aşağıdaki hususlarda mahkemeye cevap dilekçesi sunmak gerekmiştir.
Huzurdaki uyuşmazlıkta Davalı'nın husumet yokluğu olup işbu dilekçe kapsamında sunulan esasa ilişkin beyanlar hiçbir surette dava dışı------ileride herhangi bir uyuşmazlıkta savunma haklarını sınırlayacak şekilde yorumlanamayacaktır.
UYUŞMAZLIK ÖZETİ ----- Ticaret Sicil Müdürlüğüne -------sicil numarası ile kayıtlı dava dışı ------- arasında 06.11.2023 tanzim tarihli Hizmet Sözleşmesi ("Sözleşme") imza edilerek Davacı'dan 6198 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu ("KVKK") kapsamında Sözleşme hükümleri uyarınca denetim hizmetleri alınması kararlaştırılmıştır.
Sözleşme uyarınca Davacı yanın hizmet konusu denetim işlemini tamamlamasının ardından oluşturulacak nihai risk raporunun ----- teslimi ile birlikte ------para borcu muaccel hale gelecektir.
Somut olayda, devamda detayı ile izah edileceği üzere ------ nihai risk raporunu dava dışı ------ teslim etmemiş Sözleşme'ye aykırı bir şekilde 21.06.2024 tarih ve ------ numaralı faturayı düzenlemiş ve usule ve hukuka aykırı bir şekilde bu faturasında borçlu muhatap olarak Davalı Müvekkil Şirket'i göstermiştir. Müvekkil Şirket'in böyle bir borcu bulunmadığından sistem üzerinden bu faturaya itiraz edilerek iade faturası düzenlenmiştir.
Davacı yan bu kez de hukuka ve Sözleşme'ye aykırı bir şekilde ----- İcra Dairesinin------ Esas numaralı dosyası ile alacak takibine geçmiş ve bu haksız takibe Müvekkil Şirket tarafından itiraz edilmiştir. Huzurdaki uyuşmazlık Davacı'nın da dava dilekçesinde ifade ettiği üzere Müvekkil Şirketçe sunulan itirazın iptaline ve takibin devamına yönelik olup Davacı'nın bu haksız davasının reddi gerekmektedir.
DAVANIN ESASINA İLİŞKİN CEVAPLARIMIZ Yukarıda kısaca değinildiği üzere dava dışı ------- arasında KVKK denetim hizmetlerinin alınması için Sözleşme imza edilmiş ve bu kapsamda Davacı'nın dava dışı ------- KVKK'ya ilişkin evrakları üzerinden bir denetim gerçekleştirmesi ve nihai bir risk raporu tanzim ederek dava dışı ------ teslim etmesi, bunun karşılığında dava dışı ------ Davacı'ya sözleşme bedelini ödemesi kararlaştırılmıştır.
Dava dışı ------ arasındaki uyuşmazlık ise Sözleşme uyarınca Davacı'nın ifasını tam ve eksiksiz olarak yerine getirip getirmediği ve dava dışı ------- para ödeme borcunun muaccel hale gelip gelmediğine ilişkindir. İşbu Sözleşme hükümlerinin ise dava dışı ------- ve Davacı arasındaki huzurdaki uyuşmazlığın çözümünde esas alınması gerekmektedir.
Sözleşme'nin 6 numaralı maddesine göre Sözleşme 03.11.2023 tarihinde yürürlüğe girecek ve 31.12.2023 tarihinde kendiliğinden sona erecektir. Ancak dava dışı------ ile Davacı arasındaki e-posta yazışmaları incelendiğinde Davacı ile dava dışı-------31.12.2023 tarihinden sonra hizmetlerin alınmasına yönelik iletişime devam ederek Sözleşme'nin devamına yönelik iradi beyanlarını fiilen ortaya koydukları görülmektedir.
Dolayısı ile Sözleşme'nin dava dışı ------ bu fiili ve yazılı irade beyanları uyarınca Sözleşme'den veya kanundan doğan fesih haklarını kullanmadığı sürece süresiz olarak yürürlükte olduğunun kabulü gerekmektedir.
Sözleşme'nin 2., 3. ve 5. maddeleri incelendiğinde Davacı'nın tam ifasının ancak ilgili denetim hizmetinin ve sonunda oluşturulacak nihai raporun Sözleşme'de kararlaştırılan şart ve koşullara uygun olarak tamamlanarak dava dışı -------- teslimi halinde gerçekleşeceği ve yine 5. madde uyarınca Davacı'nın tam ve eksiksiz ifası sonucunda dava dış------Sözleşme bedelini ödeme borcunun maddede belirtilen vadeye uygun olarak muaccel hale geleceği görülmektedir.
Dava dışı -------para borcunun muaccel hale gelmesi için ön koşul olan Davacı'nın tam ifası ise gerçekleşmediğinden Davacı'nın davasının reddi gerekmektedir. Diğer yandan önemle belirtmek isteriz ki, Davacı huzurdaki uyuşmazlıkta taraf teşkili sağlayamamasının yanında ayrıca Arabuluculuk Kanunu uyarınca da hukuka aykırı eylemlerde bulunmaktadır.
Nitekim, Arabuluculuk Kanununun 4. maddesinde düzenlenen gizlilik ilkesine göre, aksi kararlaştırılmadıkça hem taraflar hem de arabulucu, yapılan görüşmeleri, elde edilen bilgi ve belgeleri gizli tutmakla yükümlüdür. Hukuki uyuşmazlıkların çözümü için arabulucu her iki tarafında kendisine sunduğu belgeleri, üçüncü kişilerle hiçbir şekilde paylaşmaması gerekmektedir.
Davacı'nın dava dilekçesinde yer alan "Davalı borcu ikrar etmiş ve ödeme için fatura kesilmesini bizzat kendisi talep etmiştir. Arabuluculuk aşamasında da Davalının ikrarı bulunmaktadır." şeklindeki ifadelerin Davacı'nın haksız davasını ispata yara somut delil sunamadığı için Sayın Mahkemenin kanaatini bu şekilde gerçeğe aykırı beyanlar ile kötüniyetli olarak etkilemeye çalışmak ve usul hatasını gizlemek amacı ile yer verildiğini düşünmekteyiz.
Her ne kadar Davacı'nın bu beyanları yine Arabuluculuk Kanunu uyarınca Sayın Mahkemece huzurdaki uyuşmazlığın çözümünde dikkate alınamayacak ise de Davacı'nın işbu gerçeğe ve hukuka aykırı beyanlarına itiraz ederek söz konusu beyanlara ilişkin Müvekkil Şirket'in dava, şikayet ve talep hakkını saklı tuttuğunu belirtmek isteriz.
Davacı'nın dava dilekçesinde iki numaralı başlık altında yer alan beyanlarını özetlemek gerekirse Davacı, Sözleşme uyarınca hizmetleri tam ve gereği gibi ifa ettiğini ancak hukuk müşavirliği nezdindeki personeller tarafından sunduğu hizmetin gölgelenmek istendiğini, ancak tüm bunlara karşın hizmetin tam ve gereği gibi ifa edildiğini ve nihai raporun teslim edildiğini, alacağın daha erken bir tarihte muaccel hale gelmesine karşın iyiniyetle beklendiğini ancak en sonunda takibe geçildiğini iddia etmektedir.
Davacı'nın kendi üzerinde baskı kurulmaya çalışılması, hizmetlerinin gölgelenmek istenmesi, maruz kaldığı agresif tavırlar gibi soyut iddiaları gerçeklikle bağdaşmamakta ve Sözleşme'nin ifası noktasında da değerlendirmeye alınabilecek nitelikte değildir. İlaveten, Davacı işbu iddialarını ispat etmeye yarar delil de sunamamıştır. Hal böyleyken Davacı'nın uyuşmazlığın çözümüne katkısı olmayan kötüniyetli beyanlarının dikkate alınmamasını talep ederiz.
Söz konusu işin iş sahibi tarafındaki muhatabı profesyoneller, alanında uzman ve çok kıdemli kişiler olup, sübjektif beğeniyle değil, temsil ettikleri kurumun mükemmele yakın kalite standartlarına uygun beklentiyle hareket etmektedirler. Tarafımıza ilgililerce verilen bilgi, raporun içeriğinin beklenen ve istenen düzeyde olmadığı, özensiz bir çalışma ürünü olduğu yönünde olup süreci bir zaman çizelgesi şeklinde özetlemek gerekir ise.
17.11.2023 – ------ tarafından anlaşma üzerine ilk bilgi ve belge talebi yönlendirilmiştir. 15.12.2023------hukuk ekibi tarafından talep edilen bilgi ve belge paylaşılmıştır. 21.12.2023 –------ tarafından bilgi ve belge gönderimi tekrar edilmiştir. 21-22.12.2023 – ---- ve ------ arasında ulaşmayan belgelerin gönderiminin temin edilmiştir. 16.01.2024 – ---- iç denetim ekibi tarafından ----- dönüş yapması için süreç takibi sağlanmıştır.
16.01.2024 –---- sorumlusu ------ tarafından ay sonu dönüş yapılacağı beyan edilmiştir. 13.02.2024 - ----iç denetim ekibi tarafından ---- dönüş yapması için süreç takibi sağlanmıştır. 14.02.2024 - ---- sorumlusu---- tarafından ilk taslağın gönderileceği beyan edilmiştir. 15.02.2024 - ---- sorumlusu ------- tarafından raporun tamamlanması için ek bilgi ve belge talep edilmiştir.
16.02.2024 - ----- sorumlusu -------tarafından taslak raporun gönderimi ile bu taslak rapora ilişkin olarak ---------- ekiplerinin değerlendirmeleri ile ek bilgi ve belge kapsamında revizyon yapılacağı beyan edilmiştir. 16.02.2024 – ----- hukuk tarafından rapor üzerinden görüşmek üzere ----- toplantı talep edilmiştir. 19.02.2024 – -------- tarafından toplantı için 6 Mart 2024 tarihi teklif edilmiştir.
23.02.2024 – ------ tarafından talep edilen ek bilgi ve belge taleplerinin takibi yapılmıştır. 28.02.2024 – ------- hukuk ekibi tarafından talep edilen ek bilgi ve belgelerin gönderilmiş ve rapora ilişkin yorumlar iletilmiştir. 01.03.2024 - ---- sorumlusu ------tarafından revize edilmiş raporun gönderileceği beyan edilmiştir. 02.03.2024 – -------- 6 Mart için belirlenmiş toplantıyı ek bilgi belgeleri incelemek ve daha sonra toplantı yapmak için erteleme talep edilmiştir.
25.03.2024 – ------ hukuk ekibi tarafından ---- dönüş yapması için süreç takibi sağlanmıştır. 25.03.2024 – -------- tarafından 19 Nisan 2024 tarihine toplantı talebi edilmiştir. 08.04.2024 – ------- tarafından toplantının bilgi verilmeksizin iptal edilmiştir. 09.04.2024 – ----- sorumlusu ---- tarafından sadece ------- iç denetim ekibine revize rapor gönderilmiş, raporun kimseyle paylaşılmaması talep edilmiş ve toplantı talep edilmiştir.
15.04.2024 –----- iç denetim ekibi tarafından ----- sorumlusu ------ hukuk ekibi ile mutabık kalınması gerektiği belirtilerek toplantının ----- hukuk ekibi katılımı ile yapılması yönünde dönüş yapılmıştır. 15.04.2024 –------ hukuk ekibi tarafından rapor ve hizmete dair memnuniyetsizlik belirtilmiş ve rapor üzerinde değişiklik talep edilmiştir. 13.05.2024 – ----- tarafından ----- hukuk ekibi dahil edilmeden ------ iç denetim ekibine toplantı daveti gönderilmiştir.
17.05.2024 – ----- tarafından ------ hukuk ekibi dahil edilmeden ----- denetim ekibine rapor iletilmiş ve ------- hukuk tarafından rapora dönüş yapılmasının beklendiği beyan edilmiştir. Yukarıda açıklanan tüm bu süreç e-posta yazışmaları ile sabittir.
Dolayısı ile Davacı'nın dava dilekçesinde iddia ettiği gibi soru cevaplarının ve rapora ilişkin geri bildirimin alınmasının ardından "rapordaki önceki bulguların mevcut mevzuat kapsamında değiştirilmesi gerekmediği ve raporun nihai halinin Davalı'ya ulaştırıldığı" yönündeki iddiaları ise tamamen gerçeklik dışıdır.
İlgili e-posta yazışmalarının tamamı incelendiğinde Davacı'nın iletmiş olduğu raporun ilk versiyonundaki bulguların değiştirilmesine gerek olmadığı ve bu raporun nihai olduğuna yönelik bir bildirim yer almadığı görülecektir.
Hiçbir surette kabul anlamına gelmeksizin belirtmek isteriz ki, Davacı'nın bu yönde bir beyanı olduğu varsayımında dahi hizmet alan taraf ile Sözleşme kapsamında sunulan hizmet içeriği üzerinde antant kalınmadan Davacı'nın tek taraflı beyanı ile ifanın tamamlandığı kabul edilemeyecektir. ------- ekiplerinin ısrarlı şekilde rapor taslağına ilişkin soru ve revize önerileri iletmesi, Sözleşme ekinde yer alan hizmet içeriğinin tamamlanmadığının belirtilmesi,
taslak rapor kapsamında yapılan ve işin esaslı unsurunu oluşturan risk belirlemesine ilişkin açıklama istenmesi ancak taslak raporda yapılan risk hesaplamasına ilişkin herhangi bir hesaplama, metod veya açıklama bulunmaması ve Davacı'nın tüm bu talepler karşısında sessiz kalarak yalnızca fatura düzenlemek üzere ------- ekipleri ile iletişime geçmesinin ardından olumlu bir yanıt alamamasını takiben tamamen kendi keyfiyeti ile haksız ve muhatap bakımından yanlış faturayı düzenlemiş olması Davacı'nın borcunu tam ve gereği gibi ifa etmediğini açıkça ortaya koymaktadır.
Davacı'nın Sözleşme konusu hizmeti yerine getirmemesi sebebiyle dava dışı ---- . bu hizmeti başka bir hizmet sağlayıcıdan almak durumunda kalmıştır. Bu durum ------nezdinde hem organizasyonel olarak tamamlaması gereken dış denetim süresini geç tamamlanmasına, personellerinin mesailerinin aynı konuda daha fazla harcanmasına hem de daha sonra hizmet alınması sebebiyle daha yüksek ücretlere bu hizmet alınmasına sebebiyet vererek maddi ve manevi zarara uğratmıştır.
Bu hususta talep ve dava hakkı saklı tutulmaktadır. Yukarıda defaatle izah olunduğu ve bahsi geçen e-posta yazışmaları ile açıkça ispat olunduğu üzere, Davacı Sözleşme hükümlerine aykırı olarak Sözleşme ile yüklendiği ifasını tam ve gereği gibi yerine getirmemiş ve buna karşın dava dışı ------- muaccel hale gelmemiş borcunun ifasını Müvekkil Şirket'ten talep etmiştir.
Sözleşme'nin birden fazla hükmünde Sözleşme konusu hizmetin Sözleşme'de belirtilen şart ve koşullara göre verilmesi gerektiği (Madde 3.1), hizmetlerin sunulurken sektör ------- standartlarına uygun bir şekilde sunulması (Madde 3.2), Davacı'nın işin savsaklanmasından, gereği gibi ifa edilmemesinden, eksik ifadan sorumlu olacağı (Madde 3.5), Sözleşme kapsamında belirlenen mücbir sebepler haricinde Davacı'nın hizmetleri sunmaktan imtina edemeyeceği (Madde 3.6), ------- hizmet içeriğini denetleme yetkisi olduğu (Madde 3.9),
Davacı'nın hizmetlerin yürütümü yetkisini kullanırken ------ sunulan hizmetin kalitesini ve hizmet gereklerine uygunluğunu denetleme yetkisini zayıflatamayacağı (Madde 3.10) ve Sözleşme ile belirlenen hizmet bedelinin ancak hizmetler sonunda oluşturulacak risk raporunun gönderilmesiyle fatura edilmek suretiyle 30 gün vade ile Davacı'ya ödeneceği düzenlenmektedir. (Madde 5.1).
Davacı'nın basiretli bir tacir olarak Sözleşme hükümlerini tartışarak/görüşerek yüklendiği borçların şart ve hükümleri hakkında gerekli bilgiye sahip olduğu ve bu bakımdan Sözleşme hükümlerinin içeriğine itiraz edemeyeceği izahtan varestedir. Hal böyleyken esas yönünde. Davacı'nın Sözleşme hükümleri uyarınca ifasını eksiksiz olarak ifa etmediği ve bu nedenle de dava dışı -------borcunun muaccel hale gelmediği şüpheye mahal bırakmayacak şekilde ortaya konmuştur.
Ancak daha önemli ve öncelikli olarak; -----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı numarası kapsamında başlatılan alacak takibi ve akabinde huzurda açılan dava, davalı Müvekkil Şirket ------ bakımından sonuç doğrumamalı, takiple sıkı sıkıya bağlı olan itirazın iptali davasının husumet yokluğundan her halde derhal reddi gerekmektedir.
Fazlaya ilişkin talep ve dava hakkımız saklı kalmak kaydı ile yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemece re’sen tespit edilecek nedenlerle, ------. yönünden husumet yokluğu nedeniyle DAVANIN REDDİNE,
Her halde Davacı'nın iddia ve savunmalarının usule ve esasa aykırı olması sebebiyle işbu mesnetsiz DAVANIN TÜMÜYLE REDDİ ile % 20’den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin DAVACI'YA YÜKLETİLMESİNE,
karar verilmesini" talep etmiştir.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle. "Mali Değerlendirme ve Sonuç: Dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, nihayetinde tarafıma verilen görev ile sınırlı olmak üzere, yukarıda anlatılan görüş ve gerekçelerle, nihai takdir ve değerlendirme Yüce Mahkemeye ait olmak üzere. Sayın Mahkemenin verdiği yetki ve görev kapsamında.
Davacı ------- yasal ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup ibraz edilen 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu, Davalı ------ yasal ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup ibraz edilen 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu,
defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu görülmüştür. Faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu yazılı belgeler ile ispat etmesi gerekir.
İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200. Maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Alacaklı düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerekir.
Fatura tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamaz. ------ göre de "bir akdin icra safhasına taalluk eden fatura, mutlaka mevcut ve evvelce tamamlanmış bir anlaşmaya dayalı olması gerektiğinden, bir icap bile değildir. Kaldı ki icabı reddetmemek kabul niteliğinde de değildir. (BK.m3-5). Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
(Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu ----- Normal şartlarda alacaklı faturaya konu mal ve hizmeti davalı borçluya teslim ettiğine dair borçlunun imzasını kabul ettiği irsaliye veya teslime dair yazılı belge ile ispat edebilir. Davacının, davalı borçlu ile aralarında akdi bir ilişki olduğunu, bir başka anlatımla takibe konu faturadaki fatura konusu hizmet ifası ile ilgili ticari ilişkiyi ispat etmeden iddia ettiği alacağın tahsilini sağlaması mümkün değildir.
Akdi ilişki ise, taraflar arasında düzenlenen imzası davalı tarafından kabul edilmiş bir sözleşme, faturaya konu malların borçluya teslim edildiğine dair bir irsaliye ve teslim fişi ile vb. somut yazılı belgelerle ispat edilebilir. Akdi ilişki ispat edilemediği sürece davacının davalı adına fatura düzenlemesi ve ticari defterlerine göre bu faturalar nedeniyle alacaklı gözükmesinin davalıyı bağlayıcı bir yanı yoktur. Dosyaya sunulan imzalanmış sözleşme ve ekleri incelendiğinde.
Davacı tarafından "Denetim ve Risk Değerlendirme Hizmeti Fiyat Teklifi" tıin hem-----için hem de -------. için hazırlanmış olduğu, ancak hizmet sözleşmesinin 06.11.2023 tarihinde -------- ile imzalanmış olduğu, Sözleşme ekindeki "Gizlilik Taahhüdü", "Yüklenici. İş Sağlığı, Güvenliği ve Çevre Şartnamesi" başlıklı eklerde ise --------taraf olarak yer aldığı, fakat hu eklerde --------adına bir imza bulunmadığı, işbu eklerin sadece Davacı tarafından imzalanmış olduğu.
Sözleşmenin 1. maddesi taraflar bölümünde yer aldığı şekilde sözleşmeye taraf olaıı hizmeti alacak olan şirketin - Mükellefler Vergi Dairesine ----- vergi numarası ile kayıtlı -----olduğu ve dava konusu işbu faturanın ---- Mükellefler Vergi Dairesine ---- vergi numarası ile kayıtlı ------- düzenlenmiş olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar Bir tarafta ticari merkezi ------- adresinde bulunan ----- Ticaret Sicili nezdinde ----- sicilnumaraslyla kayıtlı ------- (işbu Sözleşme'de "ŞİRKETdiye anılacaktır) ile diğer taraftan ------ Mükellefler Vergi Dairesine ---- vergi numarası ile kayıtlı, -----adresinde faaliyet gösteren, ------ Ticaret Odasına ------ numarası ile kayıtlı web sitesi -----.(işbu Sözleşme'de ------- anlacaktır) arasında asağidaki şartlarla işbu Sözleşme (" Sözleşme") imzalanmıştır.
Takibe konu faturanın muhatabının ------ Mükellefler Vergi Dairesine ------- vergi numarası ile kayıtlı ------- olması gerektiği kanaati oluşmuştur. Huzurdaki davanın somut olayında, tacir olan tarafların defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, taraflar arasında yapılmış bir yazılı bir sözleşme bulunmadığı.
Davacının 01.01.2024-31.12.2024 tarihleri arasındaki yevmiye kayıtlarını incelediğimizde; davacı ----- Davalı ----- "KVKK Denetim Hizmetleri Bedeli" açıklamalı, 21.06.2024 tarihli ------- nolu 156.000,00 TL tutarlı 1 adet e-arşiv faturası düzenlemiş olduğu, işbu faturayı defterlerinde Davalının cari hesabına alacak kaydetmiş olduğu, davacı defter kayıtlarında davalıdan 156.000,00 TL alacaklı olduğu, Davalı defter kayıtlarında yer alan işbu faturaya istinaden.
Davalının fatura iade süresi içinde, 21.06.2024 tarihli -------- nolu 156.000,00 TL tutarlı iade e-faturası düzenlemiş ve bu faturayı da Davacının cari hesabına alacak kaydetmiş olduğu, davalı defter kayıtlarında davacının alacak/borç bakiyesi olmadığı, Davalının düzenlemiş olduğu işbu iade faturasını Davacının GİB portalı üzerinden iptal ederek kayıtlarına almadığı, TC. ----- Noterliğinden 03.07.2024 tarihli ------- nolu bir ihtarname ile Davalıya bu işbu iade e-faturayı kabul etmediklerini bildirdikleri tespit edilmiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığından gelen evraklarda Davacı ------ BA/BS formlarında Davalı ------düzenlemiş olduğu e-arşiv faturasının BS formlarında yer aldığı,------BA/BS formlarında --------düzenlemiş olduğu işbu e-arşiv faturasının BA formlarında yer aldığı tespit edilmiştir. Dava konusu hizmetin Davalıya verilmiş olduğunu gösterir rapor dava dosyasında yer almadığından incelenememiştir.
Borçlar mevzuatı yönünden inceleme: Davacı tarafından davalı aleyhine T.C. ----- İcra Müdürlüğümün--------. sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı; asıl alacak olarak 156.000TL. ve 22/06/2024 - 05/07/2024 tarihleri arasında işlemiş faiz olarak 1.333,48TL. olmak üzere toplamda 157.333,48TL.nin ödenmesinin talep edildiği; "davacının ileri siirmiiş olduğu nihai raporun davalıya tevdii edilip edilmediğinin irdelenmesine,
tevdii edilmiş ise taraflar arasındaki sözleşmeye uygun bir rapor olup olmadığı (nihai rapor), tevdii edilmiş ise davalının söz konusu rapora karşı nihai rapor olmadığında yönelik (ayıp ihbarı) bir ihbarının olup olmadığı" hususunda: Davacının, taraflar arasında sözleşme kurulduğunu ve bu kapsamda "KVKK Denetim Raporu" düzenlenmesinin kararlaştırıldığını iddia ettiği; ancak yukarıda yer alan mali incelemede belirtildiği üzere dava konusu hizmetin davacı tarafından davalıya teslim edildiğini gösteren bir rapora rastlanmadığı;
kaldı ki uzmanlık alanımız KVKK kapsamına girmediğinden anılan raporun içeriğinin ve özenle, gereği gibi hazırlanıp hazırlanmadığını tespitin de mümkün olmadığı; "davalı vekilinin pasif husumet itirazı esas alınarak dosyaya sunulan sözleşme de incelenmek suretiyle takibe konu faturanın muhatabının hangi firma olması gerektiği" hususunda: Dava dışı ------- ile davacı arasında 06.11.2023 tarihli "Hizmet Sözleşmesi" başlıklı sözleşmenin kurulduğu ve sözleşmede davacıdan 6198 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında denetim hizmetleri alınması hususunun kararlaştırıldığı: ancak huzurdaki davada davacı ile davalı arasında ise
davacının iddia ettiği gibi bir sözleşmenin kurulduğunun ispatlanamadığının kabul halinde hem "borcun nisbiliği ilkesi' hem de TBK m. 1 hükmü gereğince "karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulmuş" bir sözleşmeden de söz edilemeyeceği; geçersizlik türlerinden "'yokluk" yaptırımı dolayısıyla davalı şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceği kanaatine varılacağı; takdirin elbette Savın Mahkeme've ait olduğu,
"davacının takipten önce davalıyı temerrüde düşürüp düşürmediği" hususunda: Davacı tarafından davalıya ------ Noterliğinde 03.07.2024 tarihinde ------- yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği ve özetle icra takibine konu edilen 156.000TL. bedelli faturanın tebliğden itibaren 1 gün içinde ödenmesinin talep edildiği; yukarıda başlıkta açıklandığı üzere davalı ile davacı arasında sözleşmeden doğan borç ilişkisinin bulunmamasından ötürü bu ihtarnamenin de TBK m. 117 hükmünce temerrüt ihtarnamesi sayılamayacağı yönünde kanaate varılacağı" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR
Bilirkişi ek raporunda özetle;
"Mali Değerlendirme ve Sonuç: Dosyadaki bilgi ve belgelerin değerlendirilmesi, nihayetinde tarafıma verilen görev ile sınırlı olmak üzere, yukarıda anlatılan görüş ve gerekçelerle, nihai takdir ve değerlendirme Yüce Mahkemeye ait olmak üzere. Sayın Mahkemenin verdiği yetki ve görev kapsamında.
Davacı ------- yasal ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup ibraz edilen 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu.
Davalı ------ yasal ticari defterleri usul yönünden incelenmiş olup ibraz edilen 2024 yılına ilişkin ticari defterlerin HMK m.222/1-4 ve 6102 sayılı TTK'nın 64. maddesinin üçüncü fıkra hükümlerine göre açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapılmış olduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, defterlerin usulüne göre tutulmuş olduğu görülmüştür.
Faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düşmektedir. Öncelikle şunu belirtmek gerekir ki, bir ticari ilişki ve bu ilişkiden kaynaklı alacağının olduğunu iddia eden taraf bunu yazılı belgeler ile ispat etmesi gerekir. İspatın konusu, ispat yükünün kimde olduğu ve ispat vasıtalarının neler olduğu HMK 187,190 ve 200.
Maddelerinde açıkça belirtilmiştir. Alacaklı düzenlediği faturadaki malların ya da hizmetin karşı tarafa teslim edildiğini HMK 200. Maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerekir. Fatura tek başına taraflar arasındaki akdi ilişkinin belgesi sayılamaz. ------- göre de "bir akdin icra safhasına taalluk eden fatura, mutlaka mevcut ve evvelce tamamlanmış bir anlaşmaya dayalı olması gerektiğinden, bir icap bile değildir.
Kaldı ki icabı reddetmemek kabul niteliğinde de değildir. (BK.m3-5). Fatura sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu------- Normal şartlarda alacaklı faturaya konu mal ve hizmeti davalı borçluya teslim ettiğine dair borçlunun imzasını kabul ettiği irsaliye veya teslime dair yazılı belge ile ispat edebilir.
Davacının, davalı borçlu ile aralarında akdi bir ilişki olduğunu, bir başka anlatımla takibe konu faturadaki fatura konusu hizmet ifası ile ilgili ticari ilişkiyi ispat etmeden iddia ettiği alacağın tahsilini sağlaması mümkün değildir. Akdi ilişki ise, taraflar arasında düzenlenen imzası davalı tarafından kabul edilmiş bir sözleşme, faturaya konu malların borçluya teslim edildiğine dair bir irsaliye ve teslim fişi ile vb. somut yazılı belgelerle ispat edilebilir.
Akdi ilişki ispat edilemediği sürece davacının davalı adına fatura düzenlemesi ve ticari defterlerine göre bu faturalar nedeniyle alacaklı gözükmesinin davalıyı bağlayıcı bir yanı yoktur. Dosyaya sunulan imzalanmış sözleşme ve ekleri incelendiğinde.
Davacı tarafından "Denetim ve Risk Değerlendirme Hizmeti Fiyat Teklifi" nin hem------ için hem de ------. için hazırlanmış olduğu, ancak hizmet sözleşmesinin 06.11.2023 tarihinde------ ile imzalanmış olduğu, Sözleşme ekindeki "Gizlilik Taahhüdü", "Yüklenici, İş Sağlığı, Güvenliği ve Çevre Şartnamesi" başlıklı eklerde ise ------ taraf olarak yer aldığı, fakat bu eklerde -------. adına bir imza bulunmadığı, işbu eklerin sadece Davacı tarafından imzalanmış olduğu,
Sözleşmenin 1. maddesi taraflar bölümünde yer aldığı şekilde sözleşmeye taraf olan hizmeti alacak olan şirketin ----- Mükellefler Vergi Dairesine ---- vergi numarası ile kayıtlı ----olduğu ve dava konusu işbu faturanın ---- Mükellefler Vergi Dairesine ----- vergi numarası ile kayıtlı ------düzenlenmiş olduğu tespit edilmiştir.
Taraflar Bir tarafta ticari merkezi----- adresinde bulunan ----- Ticaret Sicili nezdinde ------- sicil numarasıyla kayıtlı ------(işbu Sözleşme'de "ŞİRKET"diye anılacaktır) ile diğer taraftan ----- Mükellefler Vergi Dairesine ------ vergi numarası ile kayıtlı, ----- adresinde faaliyet gösteren, ---- Ticaret Odasına ----- numarası ile kayıtlı web sitesi -------diye anlacaktır) arasında asağidaki şartlarla işbu Sözleşme | Sözleşme") imzalanmıştır.
Takibe konu faturanın muhatabının ---- Mükellefler Vergi Dairesine ----- vergi numarası ile kayıtlı -------- olması gerektiği kanaati oluşmuştur. Huzurdaki davanın somut olayında, tacir olan tarafların defter ve dayanak belgeleri incelenmiş olup, taraflar arasında yapılmış bir yazılı bir sözleşme bulunmadığı.
Davacının 01.01.2024-31.12.2024 tarihleri arasındaki yevmiye kayıtlarını incelediğimizde; davacı ------Davalı ------- "KVKK Denetim Hizmetleri Bedeli" açıklamalı, 21.06.2024 tarihli ------- nolu 156.000,00 TL tutarlı 1 adet e-arşiv faturası düzenlemiş olduğu, işbu faturayı defterlerinde Davalının cari hesabına alacak kaydetmiş olduğu, davacı defter kayıtlarında davalıdan 156.000,00 TL alacaklı olduğu,
Davalı defter kayıtlarında yer alan işbu faturaya istinaden, Davalının fatura iade süresi içinde, 21.06.2024 tarihli ------- nolu 156.000,00 TL tutarlı iade e-faturası düzenlemiş ve bu faturayı da Davacının cari hesabına alacak kaydetmiş olduğu, davalı defter kayıtlarında davacının alacak/borç bakiyesi olmadığı, Davalının düzenlemiş olduğu işbu iade faturasını Davacının GİB portalı üzerinden iptal ederek kayıtlarına almadığı, TC. ------Noterliğinden 03.07.2024 tarihli ------- nolu bir ihtarname ile Davalıya bu işbu iade e-faturayı kabul etmediklerini bildirdikleri tespit edilmiştir.
Gelir İdaresi Başkanlığından gelen evraklarda Davacı ----- BA/BS formlarında Davalı ------ düzenlemiş olduğu e-arşiv faturasının BS formlarında yer aldığı, ----- BA/BS formlarında------- düzenlemiş olduğu işbu e-arşiv faturasının BA formlarında yer aldığı tespit edilmiştir. Dava konusu hizmetin davalıya verilmiş olduğunu gösterir rapor, dava dosyasında yer almadığından incelenememiştir. Yeniden inceleme neticesine kök rapordaki görüşte değişiklik olmamıştır.
Borçlar mevzuatı yönünden inceleme: Davacı tarafından davalı aleyhine T.C. ----- İcra Müdürlüğü' nün -------- sayılı dosyası ile icra takibinin başlatıldığı; asıl alacak olarak 156.000TL. ve 22/06/2024 -05/07/2024 tarihleri arasında işlemiş faiz olarak 1.333,48TL. olmak üzere toplamda 157.333,48TL.nin ödenmesinin talep edildiği; "davacının ileri sürmüş olduğu nihai raporun davalıya tevdii edilip edilmediğinin irdelenmesine,
tevdii edilmiş ise taraflar arasındaki sözleşmeye uygun bir rapor olup olmadığı (nihai rapor), tevdii edilmiş ise davalının söz konusu rapora karşı nihai rapor olmadığında yönelik (ayıp ihbarı) bir ihbarının olup olmadığı" hususunda: Davacının, taraflar arasında sözleşme kurulduğunu ve bu kapsamda "KVKK Denetim Raporu" düzenlenmesinin kararlaştırıldığını iddia ettiği; ancak yukarıda yer alan mali incelemede belirtildiği üzere dava konusu hizmetin davacı tarafından davalıya teslim edildiğini gösteren bir rapora rastlanmadığı;
kaldı ki uzmanlık alanımız KVKK kapsamına girmediğinden anılan raporun içeriğinin ve özenle, gereği gibi hazırlanıp hazırlanmadığını tespitin de mümkün olmadığı; "davalı vekilinin pasif husumet itirazı esas alınarak dosyaya sunulan sözleşme de incelenmek suretiyle takibe konu faturanın muhatabının hangi firma olması gerektiği" hususunda: Dava dışı ------. ile davacı arasında 06.11.2023 tarihli "Hizmet Sözleşmesi' başlıklı sözleşmenin kurulduğu ve sözleşmede davacıdan 6198 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu kapsamında denetim hizmetleri alınması hususunun kararlaştırıldığı;
(her ne kadar davacı tarafından taraflar arasında cari hesap sözleşmesinin kurulduğu iddia edilmiş olup böyle bir sözleşmenin TTK uyarınca geçerli şekilde kurulup kurulmadığım tespitin uzmanlık alanımızın dışında kaldığı) ancak huzurdaki davada davacı ile davalı arasında ise davacının iddia ettiği gibi bir sözleşmenin kurulduğunun ispatlanamadığının kabul halinde hem "borcun nisbiliği ilkesi' hem de TBK m. 1 hükmü gereğince "karşılıklı ve birbirine uygun irade açıklamaları ile kurulmuş" bir sözleşmeden de söz edilemeyeceği;
geçersizlik türlerinden "yokluk" yaptırımı dolayısıyla davalı şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceği kanaatine varılacağı; takdirin elbette Savın Mahkemeye ait olduğu, "davacının takipten önce davalıyı temerrüde düşürüp düşürmediği" hususunda: Davacı tarafından davalıya -----Noterliği'nde 03.07.2024 tarihinde -------- yevmiye numaralı ihtarnamenin gönderildiği ve özetle icra takibine konu edilen 156.000TL. bedelli faturanın tebliğden itibaren I gün içinde ödenmesinin talep edildiği;
yukarıda başlıkta açıklandığı üzere davalı ile davacı arasında sözleşmeden doğan borç ilişkisinin bulunmamasından ötürü bu ihtarnamenin de TBK m. 117 hükmünce temerrüt ihtarnamesi sayılamayacağı yönünde kanaate varılacağı;" şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile takipte ödeme emrine itirazın iptali ve takibin devamı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde “Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir.Bu davada borçlunun itirazının haksızlığına karar verilirse borçlu; takibinde haksız ve kötü niyetli görülürse alacaklı;
diğer tarafın talebi üzerine iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.İtiraz eden veli, vasi veya mirasçı ise, borçlu hakkında tazminat hükmolunması kötü niyetin sübutuna bağlıdır.Birinci fıkrada yazılı itirazın iptali süresini geçiren alacaklının umumi hükümler dairesinde alacağını dava etmek hakkı saklıdır.Bu Kanunda öngörülen icra inkar tazminatı, kötü niyet tazminatı ve benzeri tazminatların tespitinde, takip talebi veya davadaki talep esas alınır.” şeklinde düzenlenmiştir.
İcra dosyası uyap üzerinden celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf, bedeli ödenmeyen faturaya dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.
TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.
Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Takibe ve davaya konu edilen 21/06/2024 tarihli ve ------- numaralı, 156.000,00 TL tutarlı, e-arşiv faturadan kaynaklı ihtilafın doğduğu anlaşılmıştır.
Tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifeti ile incelenmesi neticesinde oluşturulan 28/05/2025 tarihli bilirkişi raporunda; " Davalı defter kayıtlarında yer alan işbu faturaya istinaden, Davalının fatura iade süresi içinde, 21.06.2024 tarihli ------nolu 156.000,00 TL tutarlı iade e-faturası düzenlemiş ve bu faturayı da Davacının cari hesabına alacak kaydetmiş olduğu, davalı defter kayıtlarında davacının alacak/borç bakiyesi olmadığı, davalının düzenlemiş olduğu işbu iade faturasını Davacının GİB portalı üzerinden iptal ederek kayıtlarına almadığı,
TC. ------ Noterliğinden 03.07.2024 tarihli -------- nolu bir ihtarname ile Davalıya bu işbu iade e-faturayı kabul etmediklerini bildirdikleri tespit edilmiştir. " yönünde sonuç ve kanaate varıldığı anlaşılmıştır.
Davacı vekilinin rapora karşı ileri sürülen itirazların karşılanması amacıyla oluşturulan 23/09/2025 tarihli bilirkişi raporunda; " Dava dışı--------. ile davacı arasında 06.11.2023 tarihli “Hizmet Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin kurulduğu, ... davalı şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceği kanaatine varılacağı " yönünde sonuç ve kanaate varıldığı anlaşılmıştır. Ek rapor taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davalı vekilinin beyan dilekçesi sunduğu, davacı vekilinin yazılı beyanda bulunmadığı anlaşıldı.
Davada davacı 21/06/2024 tarihli ve -------- numaralı, 156.000,00 TL tutarlı, e-arşiv faturadan faturadan dolayı takip talebi başlatmış, davalı tarafta faturadan kaynaklı borçlu olmadığını belirterek borca itiraz etmiştir.
Dava dosyasında dava konusu olan faturanın davalı tarafa tebliğ edildiği, davalının ticari defterlerine kaydetmediği, fatura iade sürecinde iade ettiği, davacının dosyaya sunduğu sözleşme suretinden dava dışı -------- ile davacı arasında 06.11.2023 tarihli “Hizmet Sözleşmesi” başlıklı sözleşmenin kurulduğunun anlaşıldığı, bu durumun davalı vekili tarafından da cevap dilekçesinde beyan edildiği, söz konusu fatura içeriği alacağın mevcut olduğuna ilişkin iddiasını ispatlar mahiyette bir bilgi ve belgenin dava dosyasına sunulmadığı anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Her ne kadar davacı taraf alacak iddiasının kanıtlayamadığı sabit ise de davanın kötüniyetle açıldığının da sabit olmaması nedeniyle davalı yanın kötü niyet tazminatı isteminin reddi gerektiği anlaşılmakla koşulları oluşmadığından davalının kötü niyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir. (Yargıtay -----Hukuk Dairesi ------ Esas ve ----
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1023, K. 2025/865, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama