KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1025
- Karar No
- 2026/287
- Karar tarihi
- 24 Mart 2026
Karar Metni
1.219 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/1025 Esas
KARAR NO: 2026/287
DAVA
Tazminat (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 31/12/2024
KARAR TARİHİ: 24/03/2026
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle. “Müvekkil ----- tarihinde kendi adına kayıtlı----- plakalı aracıyla seyir halindeyken---- plakalı aracın sürücüsü ------ kusuru sebebiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Müvekkilin aracı meydana gelen kaza sebebiyle hasarlı duruma geldiğinden müvekkil, karşı tarafın zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartları tebliği gereği ----- görüşmüş, yapılan görüşmeler neticesinde sigortalının kusurlu olmasından dolayı, araç tamir edilmek üzere sigorta şirketinin anlaşmış olduğu ------- servise teslim edilmiştir.
Müvekkilin aracında, sigortalının haksız fiiline binaen meydana gelen trafik kazası sonucu yapılan tamiratlar neticesinde 70.800,00 TL hasar meydana gelmiştir. Müvekkilin uğradığı araçtan mahrum kalma bedelinin tazminini.,.…” talep ve dava etmektedir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ----kapsamında; araç mahrumiyet bedelinin poliçe teminatı kapsamında olmadığı açıkça belirtilmiştir. Haksız ve hukuka aykırı davanın reddine..” talep etmektedir.
DELİLLER
Trafik tescil ve ruhsat bilgileri, hasar dosyası ve poliçe, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.----- tarihli ara karar ile dosyanın bir makine mühendisi bilirkişisi ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve ---- tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle. Makul onarım süresi 30 gündür.
“Aracın onarımının makul onarım süresinden daha uzun sürede gerçekleşmesi” iddiasına ilişkin yukarıda belirlenen tarihler ve bu gecikmeye yol açan sebepler teknik yönden yapılan inceleme ile izah edilememektedir. İddia olunan gecikmede tarafların kusur durumu, davacının müterafik kusuru bulunup, bulunmadığı hususları dosyadan tespit edilememektedir. Bu hususta hukuki değerlendirme, tavsif ve takdir Mahkemenindir.
Aracın onarımı içen gereken 30 gün makul onarım süresini aşan 341 günlük süre boyunca araçtan mahrum kalma için hesaplama yapıldığında; yoksun kalınan araç bedeli toplam ---- olmaktadır. Davalı servisin, diğer davalı sigorta şirketinin anlaşmalı servisi olduğu anlaşıldığından, her iki davalının, makul süreyi aşan zarardan müteselsilen sorumlu olup olmadıkları, meydana gelen zarardan davalı servisin münferiden sorumlu olup olmayacağı hususu Sayın Mahkemenizin takdirindedir.
Şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.---- tarihli ara karar ile dosyanın bir makine mühendisi bilirkişisi uzmanı bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve --- tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi Ek Raporunda Özetle. Dava konusu araç tamirde bulunduğu sürede kullanılmadığı için kilometresi yükselmeyecek ve araçta kullanılmışlık düzeyine bağlı olarak oluşması muhtemel eskime meydana gelmeyecektir.
Bu sebeple tespit edilen ikame araç bedelinden dava konusu aracın kullanılmadığı günlere tekabül eden %10 oranında amortisman/eskime payı, yağ balata vb sarf payı indirilmesi sonucunda Aylık kira bedelinin 2023 yılı bölümü için ortalama KDV dahil 9.000,00-TL olabileceği, 2024 yılı bölümü için ortalama KDV dahil ------olabileceği düşünce ve kanaatine varılmıştır. Makul onarım süresi 30 gündür.
“Aracın onarımının makul onarım süresinden daha uzun sürede gerçekleşmesi” iddiasına ilişkin yukarıda belirlenen tarihler ve bu gecikmeye yol açan sebepler teknik yönden yapılan inceleme ile izah edilememektedir. İddia olunan gecikmede tarafların kusur durumu, davacının müterafik kusuru bulunup, bulunmadığı hususları dosyadan tespit edilememektedir. Bu hususta hukuki değerlendirme, tavsif ve takdir Mahkemenindir.
Aracın onarımı içen gereken 30 gün makul onarım süresini aşan------- tarihi arasında geçen 341 günlük süre boyunca araçtan mahrum kalma için hesaplama yapıldığında; yoksun kalınan araç bedeli 2023 yılı için 9000x9 ay + 300x2 gün = 81.600-TL ve 2024 yılı için 12.500x2 ay + 400x2 gün = 25.800-TL toplam KDV dahil 107.400-TL olmaktadır. Şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, aracın tamir edilmesine ilişkin olarak ikame araç tazminatı istemine ilişkindir.Mahkememizce çözülmesi gereken uyuşmazlık, davacının karışmış olduğu trafik kazasından kaynaklı olarak davalı sigorta şirketinin zmss sigorta kapsamında aracın tamir edilmesine ilişkin olarak; kaza nedeniyle hasarın niteliğine göre davacının aracın tamir süresinin belirlenmesi, davacının aracının belirlenen sürede tamir edilip edilmediği, tamir edilerek teslim edilmesinde gecikme olup olmadığı, gecikme mevcut ise davacının araçtan mahrum kalma zararının oluşup oluşmadığı,
zarar oluşmuş ise davacının ikame araç/araç mahrumiyet değerinin belirlenmesi, davalıların gecikme ve oluşan zarardan müteselsilen sorumlu olup olmadıkları, davacının mütefarik kusuru bulunup bulunmadığı hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.Dosyanın hasar bilirkişisine tevdi edilerek alınan raporda trafik kazası nedeniyle hasarla uyumlu onarım bedelinin belirlendiği, hasarı göre onarım süresinin 30 gün olduğu, kaza tarihi ---- tarihi olduğu, aracın eksper incelemesinin---- tarihinde yapılığı, kesin raporun --- tarihi olduğu, davacıya aracın--- tarihinde teslim edildiği,
makul süreyi aşan süreye ilişkin ikame araç tazminatının --- olduğu bildirilmiştir. Davacı vekili tarafından bilirkişi ek rapor doğrultusunda dava değerini artırmıştır.Davacı ile davalı ------arasında araç tamirine ilişkin eser sözleşmesi bulunmaktadır. Diğer davalı sigorta şirketi bakımından ise kazaya karışan aracın ---- tarafı olması nedeniyle husumet yöneltilmiştir. Davalı sigorta şirketinin taraf olması nedeniyle dava konusu uyuşmazlıkta mahkememizin görevli olmaktadır.
Eser sözleşmesi, karşılıklı edimleri içeren bir iş görme akdîdir. Yüklenici, Türk Borçlar Kanunu'nun 471. ve mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 356. maddesi uyarınca iş sahibinin yararını gözeterek özen görevini sadakatle yerine getirmek, yüklendiği işi sözleşme ve yasa hükümlerine, fen ve sanat kurallarına uygun olarak tamamlamak zorundadır.
Yüklenicinin özen borcundan doğan sorumluluğunun belirlenmesinde, benzer alandaki işleri üstlenen basiretli bir yüklenicinin göstermesi gereken mesleki ve teknik kurallara uygun davaranışları esas alınacaktır. Sadakat borcu, yüklenicinin iş sahibinin yararına olacak şeyleri yapma, zararına olacak şeyleri yapmama anlamını da ifade eder.
İş sahibinin karşı edimi ise teslim edilen eserin bedelini ödemektir.Türk Borçlar Kanunu'nun 475.maddesinin "Eserdeki ayıp sebebiyle yüklenicinin sorumlu olduğu hâllerde işsahibi, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir: 1. Eser işsahibinin kullanamayacağı veya hakkaniyet gereği kabule zorlanamayacağı ölçüde ayıplı ya da sözleşme hükümlerine aynı ölçüde aykırı olursa sözleşmeden dönme. 2. Eseri alıkoyup ayıp oranında bedelden indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları yükleniciye ait olmak üzere, eserin ücretsiz onarılmasını isteme.İşsahibinin genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklıdır. Eser, işsahibinin taşınmazı üzerinde yapılmış olup, sökülüp kaldırılması aşırı zarar doğuracaksa işsahibi, sözleşmeden dönme hakkını kullanamaz." şeklinde düzenlenmiştir.
Davacı yanca genel hükümlere göre tazminat isteminde bulunmuş olup, davacının makul tamir süresini aşan kısım nedeniyle araçtan mahrum kaldığından ikame araç tazminatı talep edebileceği sonuç ve kanaatine varılarak davanın davalı ----- yönünden kabulüne karar verilmiştir. Davalı sigorta şirketi bakımından ise ZMSS Genel Şartlarına göre ikame araç talepleri teminat dışıdır.
Taraflar arasında eser sözleşmesin kurulmadığından eser sözleşmesine ilişkin hükümlerin uygulanması da mümkün değildir. Davacı yanca dava dilekçesinde belirtilen yüksek mahkeme kararında taraflar arasında kasko sigortası bulunmakta olup, sigorta sözleşme ilişkisi kurulmuştur. Somut olayda davacı ZMSS poliçesinin tarafı olmayıp 3.kişi konumundadır ve sigortalılık ilişkisi bulunmamaktadır.
Bu nedenle davacının emsal göstermiş olduğu yüksek mahkeme ilamının huzurdaki dava dosyasında emsal alınması mümkün değildir. Bu nedenlerle davalı sigorta şirketi yönünden pasif husumet yokluğundan davanın usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı -------- bakımından davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2-Diğer davalı bakımından davanın KABULÜ ile, 107.400,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 7.336,49 TL harçtan, peşin yatırılan 427,60 TL harç ve tamamlama harcı olarak alınan 1.817,05 TL'nin düşümü ile geri kalan 5.091,84 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı, 1.817,05 TL tamamlama harcı, 13.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.577,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 16.394,55 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ----------- alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davalı sigorta şirketi kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
8- 3.800,00 TL Arabulucu ücretinin davalı -------------tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı yüzüne karşı davalıların yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 24/03/2026
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1025, K. 2026/287, 24 Mart 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama