KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/138
- Karar No
- 2024/646
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2024
Karar Metni
1.155 kelime·6 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/138
KARAR NO : 2024/646
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 23/02/2024
KARAR TARİHİ : 17/10/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 23/02/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle;"...davacının "barkod etiketi ve ribon imalatı" işiyle iştigal ettiğini, Borçlu/ davalı yanın, davacıdan uzun yıllar boyunca barkod etiketi satın aldığını, davacının borçlu/ davalı yanın siparişlerini eksiksiz olarak teslim etmesine karşın;
borçlu davalı yan ödemelerini vadesinde yapmamış olduğunu, davacının, borçlu/ davalı yandan ------numaralı 7 adet faturadan kaynaklanan toplam 36.013,11-TL anapara alacağı olduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtları ile ve karşı yanın yazılı ve sözlü beyanlarıyla sabit olduğunu, davacının 7 adet faturada belirtilen miktarda barkod etiketini borçlu/ davalı yana teslim ettiğini, ancak borçlu/ davalı yan, davacıya ödemelerini vadesinde yapmadığını, davacı tarafından icra takibi başlatıldıktan sonra; borçlu/davalı yan, davacıya 23/01/2024 tarihinde e-mail atarak,
36.012,85-TL borçlu olduğunu kabul etmiş, bu tutar üzerinde mutabık olup olunmadığının bildirilmesini istediğini,Borçlu/davalı yan, arabuluculuk görüşmeleri sırasında da borcunu kabul etmiş; ancak işlemiş ve işleyecek faizini ödemek istememiş, anapara borcunu dört taksite bölerek ödemek istemiş ve taraflar bu sebeple anlaşmaya varamadıklarını belirterek, davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine asıl alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini ... talep ve dava etmişlerdir."
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; "...dava konusu icra takibinin bir cari hesap takibi olmasından kaynaklı olarak, taraflar arasında varsa cari hesap sözleşmesinin bir örneğinin davacı tarafın işbu mahkemeniz dosyasına sunması zorunlu olduğunu, ancak tebliğ edilen dava dilekçesinin eklerinde herhangi bir yazılı cari hesap sözleşmesi bulunmadığını,
işbu sebeple sayın Mahkemenin esasa dahi girmeden salt bu sebeple huzurdaki davayı reddetmesi gerektiğini,davaya konu icra takibi bir cari hesap takibi olup cari hesap sözleşmesini düzenleyen TTK 89. maddesi ise;" (1) İki kişinin herhangi bir hukuki sebep veya ilişkiden doğan alacaklarını teker teker ve ayrı ayrı istemekten karşılıklı olarak vazgeçip bunları kalem kalem alacak ve borç şekline çevirerek hesabın kesilmesinden sonra çıkacak artan tutarı isteyebileceklerine ilişkin sözleşme cari hesap sözleşmesidir.
(2) Bu sözleşme yazılı yapılmadıkça geçerli olmaz." hükmünü havidir.
Yukarıda alıntıladığı TTK md. 89/2 hükmü gereği cari hesap sözleşmesinin yazılı olarak yapılması bir geçerlilik şartı olduğunu, davacı, davalının takibe haksız yere itiraz ettiğinden bahisle alacağın %20'sinden az olmamak kaydı ile davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ettiğini, davacı tarafla gerek ödeme emrinin tebliğini müteakip yapılan şifahi görüşmelerde gerekse de arabuluculuk aşamasında yapılan görüşmelerde, yukarıdaki esaslar dairesinde hukuka uygun hesaplama yapılmasını müteakip davalı şirketin borçlu bulunduğunun tespiti halinde gereğinin yapılacağı bildirilmişse de;
davacı taraf kötü niyetli olarak anlaşmaya yanaşmamış ve yasa hükümlerine aykırı taleplerinde ısrarcı davrandığını, hal böyle iken yukarıda sayılan sebeplerle davalı şirket aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin hukuken mümkün olmadığını,davacının davasının ve icra inkar tazminatına hükmedilmesi talebinin reddine; davacı tarafın reddedilen asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine; yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini . talep etmişlerdir."
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, açık hesap ilişkisine dayalı ---- İcra Müdürlüğünün --- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde,
faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp
ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir.
Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Eldeki dosya incelendiğinde taraf ticari defterlerinin incelemeye ibraz edildiği ve usulüne uygun tutulmuş olduklarının anlaşıldığı tarafların kayıtlarının ticari defterlerin delil niteliği göz önüne alınarak birbiriyle uyumlu olup davacı lehine delil teşkil ettiği ve 36.012,85 TL yönünden kayıtların birbirini doğruladığı böylelikle davacının 36.012,85 TL alacaklı olduğu görülmüş ve davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Alacağın faturalara bağlı olması nedeniyle belirlenebilir ve likit olduğu görülmekle icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.İşlemiş faiz talebi açısından ise ,takip öncesinde 6098 sayılı TBK'nın 117.maddesine uygun temerrüt ihtarı bulunmadığından temerrüdün takip ile gerçekleştiği görülmekle işlemiş faiz talebinin reddine karar verilmiştir.Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında davanın kısmen kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü ile; ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın 36.012,85 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Kabul edilen asıl alacak miktarı olan 36.012,85 TL üzerinden hesaplanacak %20 icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 36.012,85 TL lik kısım yönünden alınması gereken 2.460,03 TL harçtan peşin alınan 484,78 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.975,25 TL karar harcının davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
4- Harçlar yasası uyarınca davacı tarafından yatırılan 484,78 TL peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı davalıdan tahsili ile davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6- Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 4.126,22 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
7-Davacı tarafından yapılan 3.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 50,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.550,00 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 3.185,06 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde bırakılmasına, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8- Kabul red oranına göre belirlenen 3.229,92 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 370,08 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/138, K. 2024/646, 17 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama