KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/179
- Karar No
- 2024/708
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
Karar Metni
1.275 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/179
KARAR NO : 2024/708
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 12/03/2024
KARAR TARİHİ : 07/11/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 13/03/2024 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; "...Davalı tarafın, davacı firmaya olan taşımacılık sözleşmelerinden kaynaklanan alacakları sebebiyle düzenlenen e-faturalara istinaden oluşan cari hesap borcundan dolayı 05/09/2023 tarihinde ---- İcra Müdürlüğü -----. sayılı dosyası ile icra takibine başlanmış, işbu icra takibine davalı borçlu tarafından itiraz edilmiş ve takibin durdurulmasına karar verildiğini, icra takibitakip dayanağı belge olarak sunulan ve işbu dosyada mübrez aşağıda da ayrıntısı ile yazılı faturaların bedelinin davacı şirkete ödenmemesi sebebiyle başlatılmış, davalı borçlunun;
usulüne uygun tebliğ edilmesine rağmen faturalara itiraz etmemesine, bu fatura bedellerini ticari defterlerine işlemiş olmasına rağmen yaptığı itiraz, haksızdır ve borcun ödenmesini geciktirmek amacıyla kötü niyetle yapıldığını göstermekte olduğunu, taşımanın ifa edilmesinden sonra düzenlenen e-faturalar davalıya tebliğ edilmiş ve davalı tarafça ticari defterlerine işlenmiş, davalının TTK 21.madde kapsamında 8 (sekiz) günlük süre içerisinde de bir itirazı söz konusu olmadığını, Bu nedenlerle;
itiraz edilmeyen faturaların içeriğinin, taşıma sözleşmelerinin ifa edildiğinin davalı tarafça kabul edildiği açıktır ve lehimize bir karine teşkil etmekte olduğunu, Davacı şirket ile davalı/borçlu şirket arasında farklı tarihte ve farklı türde taşınacak mallar için yapılmış Taşıma Sözleşmeleri bulunmakta olup söz konusu sözleşmesel ilişkilerden kaynaklanan borcun karşılığı olarak da e-faturalar düzenlenmiş ve tebliğ edildiğini, Davalı/borçlu şirkete yukarıda belirtilen takip dayanağı tüm e-fatura ve cari hesap dökümü ödeme emri ile birlikte gönderilmiş, ödeme emri 11/09/2023 tarihinde tebliğ edildiğini,
Ödeme emrinin tebliğ edilmesinden sonra aşağıda açıklandığı şekilde kısmi ödeme yapan davalı, 25/09/2023 tarihli ---- nolu "Diğer Olağandışı Hasar Tazmin Gelirleri" açıklaması içeren 8.248,71 EURO bedelli e-fatura düzenleyerek davacı şirkete göndermiş, ancak, belirtilen hasara ilişkin hiç bir belge gönderilmemiş,hasar olduğu iddia edilen taşıma işlemine ait Uluslararası Hamula Senedi (CMR) formu dava dilekçemiz ekinde mevcut olup,
teslim tutanağı yerine geçen bu senette herhangi bir hasar notu bulunmamakta olup Türk Ticaret Kanunu 23.maddesinde öngörülen 2 (iki) ve 8 (sekiz) günlük yasal süre içerisinde de bir ayıp bildirimi yapılmadığını,davacı şirketin ifa yükümlülüğü sadece gönderenden alınan eşyanın alıcı tarafa teslim edilmek üzere taşıma işlemi olup, araçlara yüklenen eşyaların paketlenmesi, araca yerleştirilmesi, istiflenmesi,
bağlanması ve boşaltılması hususlarında bir yükümlülüğü bulunmamakta olduğunu, taşınan eşyaların sigortalanması sorumluluğu da davalı taraf üzerinde olduğunu, Bu sözleşmelere istinaden taşınan eşyalar teslim yerine süresinde, herhangi bir hasar ya da zayi olmadan teslim edilmiş, Uluslararası Hamula Senetleri'nde (CMR) bu husus açıkça görülmekte olup iş bu nedenlerle faturaya---- Noterliği'nin 28/09/2023 tarihli ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile; faturanın defterlerimize işlenmeyeceği, defter ve kayıtlarından iptal etmeleri gerektiği belirtilerek;
faturanın bedeline, konusuna, münderecatına ayrı ayrı süresi içerisinde itiraz edildiğini,davalı/borçlu taraf itiraz dilekçesinde, davacı/alacaklı hiç bir borcunun bulunmadığını beyan ederek borcun tamamına 13/09/2023 tarihinde itiraz etmiş, ancak, 14/09/2023 tarihli takibin durdurulmasına ilişkin icra dairesi tensip tutanağından sonra 15/09/2023 tarihinde----- açıklaması ile "9.586,29 EURO" bedeli davacu şirketin hesabına göndermiş, iş bu ödemenin haricen tahsil bildirimi icra dairesine yapılarak harçları tarafımızca ödenmiş, ödeme emri tebliğ edildikten ve borcun tamamına itiraz ettikten sonra yapılan bu ödeme,
davalının kötüniyetli olduğunu açıkça gösterdiğini, açıklanan sebeplerle davalı/borçlu şirketin haklı ve hukuki gerekçe bulunmadan yaptığı itirazın tamamen kötüniyetli ve alacağın tahsilini geciktirmeye yönelik olduğu açık olduğundan ve alacağımızı kanıtlayan fatura ve belgeler de icra dosyasında bulunduğundan;
davalı / borçlunun ödeme emrinin tebliğinden sonra kısmi ödeme de yaptığı göz önüne alınarak haksız ve kötüniyetli itirazının iptali ile borçlu aleyhine alacağın % 20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini belirtmiş, fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, ----. îcra Müdürlüğü ----- Esas numaralı dosyaya yapılan itirazın iptaliyle, bu itiraz sonucu durdurulmuş takibin devamına,davalının icra dosyasına yapmış olduğu haksız, mesnetsiz ve borcun ifasını geciktirmek amacıyla yapmış olduğu kötü niyetli itiraz nedeniyle, davacı şirket zarara uğratıldığından ve söz konusu alacak likit olduğundan,
zararlarımızın tazminine yönelik alacağın %20'sinden az olmamak kaydıyla icra ve inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine, karar verilmesini... talep ve dava etmişlerdir.
Davalı tarafa usulüne uygun tebliğe rağmen herhangi bir cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, taşıma sözleşmesine dayalı ----.İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Davalının cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur.
Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Davacı taraf bedeli ödenmeyen faturalardan kaynaklanan açık hesap ilişkisine dayalı alacak talebinde bulunmaktadır.Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.6102 sayılı TTK'nın 21/2.maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde,
faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu,süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine,adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle,adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması,faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp
ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir.
Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.
Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Her iki ticari defterlerde yer alan kayıtlar birbiri ile uyuşması halinde ticari defterler, içeriğine göre delil vasfına sahip olabilecektir.Eldeki dosya incelendiğinde taraf ticari defterlerinin incelemeye ibraz edildiği ve usulüne uygun tutulmuş olduklarının anlaşıldığı tarafların kayıtlarının ticari defterlerin delil niteliği göz önüne alınarak birbiriyle uyumlu olup davacı lehine delil teşkil ettiği ve 8.248,71 Euro yönünden kayıtların birbirini doğruladığı ayrıca davalı tarafın ba formu ile bahse konu alacakları beyan ettiği ve davacı ile bu beyanlarda mutabık olduğu bununla birlikte davalının davalıya hasar bedeli açıklamalı
8.248,71Euro tutarlı gönderilen faturaya davacı tarafça süresinde itiraz edildiği ispat yükü davalı üzerinde olan hasara yönelik CMR senedine herhangi bir şerh düşülmediği her ne kadar rapora itiraz dilekçesi ekinde çeşitli ----- yazışmasına konu fotoğraflar sunulmuş ise de bu fotoğrafların hasarı ve hasarın davacı sorumluluğunda bulunduğunu göstermekten uzak olduğu ispata yönelik başkaca faaliyette bulunulmadığı böylelikle davacının 8.248,71 Euro alacaklı olduğu görülmüş ve davanın kabulüne karar verilmiştir.
Takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeniyle likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Yukarıda belirtilen gerekçeler ışığında davanın kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın Kabulüne; Davalı tarafından ----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 8.248,71 EURO asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden devamına,
2-Takip konusu alacağın yargılamayı gerektirmesi nedeni ile likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 19.768,19 TL harçtan, peşin yatırılan 2.365,25 TL harcın düşümü ile geri kalan 17.402,94 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 2.365,25 TL Peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı 3.750,00 TL bilirkişi ücreti ve 360,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 6.902,85 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 46.302,32 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7- 3.120,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/179, K. 2024/708, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama