KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/221
- Karar No
- 2025/25
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2025
Karar Metni
1.386 kelime·7 dk okuma·11 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/221
KARAR NO : 2025/25
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 25/03/2024
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davanın kabulü ile ---İcra Müd. -----. sayılı dosyadan başlatılan icra takibine konu alacağın bakiye kalan aslı ile ferilerine ilişkin olarak davalı muteriz borçlu şirket tarafından yapılan itirazın iptali ve icra takibindeki miktar üzerinden takibin devamı ile, takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere tazminat ödenmesine ve tüm yargılama giderleri ile ücreti vekaletin de davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına, haksız ve kötüniyetli takip nedeniyle müvekkil davalı-borçlu lehine %20 oranında kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
RAPOR
Bilirkişi raporunda özetle. "KUSUR TESPİTİ YÖNÜNDEN : 11.03.2023 tarihli trafik kazasında; ---- plakalı çekiciye bağlı ----- plakalı yarı römorktan oluşan araç dizisinin sürücü ----' nın 100% oranında kusurlu olduğu, TAŞIYICININ SORUMLULUĞU YÖNÜNDEN: Somut olayda taşıyıcı tazminat bağlamında "kendisini mesuliyetten kurtarabilecek (6102 sayılı TTK.
Md.876 ve Md.878'dc açıklanan) beyyinelerin herhangi birinden istifade edemeyeceğinden" onun üzerine düşebilecek mesuliyete sigorta güvencesi sağlayan davalı sigorta şirketinin de (düzenlediği mesuliyet poliçesinde öngörülen 500,-TL. tenzili muafiyet haricindeki hasar tazminatı için niteliğiyle niceliği ihtilafsız olan zarar miktarı yönünden) davacı sigortacı karşısında sorumlu olduğu, İTİRAZIN İPTALİ TALEBİ YÖNÜNDEN : 09.03.2023 İcra Takip tarihi itibariyle: T. C. ----.
İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasından 09.03.2023 tarihinde başlatılan icra takibinde, 09.03.2023 icra takip tarihi itibariyle davacı - alacaklı ---- dosya borçlusu ----- talep edebileceği asıl alacak miktarı 260.075,00 TL. işlemiş avans faizi 22.190,10 TL. olmak üzere toplam 282.265,10 TL.
Olduğu, İcra harç ve vekalet ücreti, icra takibinden sonraki işlemiş faiz ile icra takibinden sonra haricen yapılan 260.075,00 TL. ödeme miktarına ilişkin olarak, bu ödeme miktarı icra dosyasına bildirilmesinden sonra, icra müdürlüğü tarafından kapak hesabı yapılarak icra dosyasından bakiye alacak miktarının hesabı gerektiği, 27.03.2023 Tarihi itibariyle alacak hesabı : T. C. ----. İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı dosyasından takibinde, 6098 Sayılı borçlar kanunun 100.
Maddesi gereği kısmi ödemelerin işlemiş faiz masraf v ferilerinden mahsup edileceği belirtilmiştir. T. C. ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasından 09.03.2023 tarihinde başlatılan icra takibinde, dosya borçlusu tarafından yapılan ödemenin tenzilinden sonra, 27.03.2023 tarihi itibariyle davacı - alacaklı ----dosya borçlusu ----- talep edebileceği asıl alacak miktarı 23.568,85 TL. Olduğu.
İcra harç ve vekalet ücreti, icra takibinden sonraki işlemiş faiz ile icra takibinden sonra haricen yapılan 260.075,00 TL. ödeme miktarına ilişkin olarak, bu ödeme miktarı icra dosyasına bildirilmesinden sonra, icra müdürlüğü tarafından kapak hesabı yapılarak icra dosyasından bakiye alacak miktarının hesabı gerektiğinden takip tarihinden sonraki alacak kalemleri bakımından bir değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
EK RAPOR
Bilirkişi ek raporunda özetle;"Raporun tüm takdir ve hukuki değerlendirmesi Sayın Mahkeme Heyetine ait olmak üzere; Kök raporda kusur ve itirazın iptali yönünden değerlendirme yapılarak takip tarihi ve ödeme tarihine göre hesaplama yapıldığı ve davacının talep edebileceği asıl alacak ve faiz miktarları belirtildiğinden kök rapor aynen geçerli olup yeniden hesaplama yapılmayacağına ilişkin olarak ortak raporumuzu Yüce Mahkemenin takdirlerine sunarız." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava; TBK'nın 49.maddesi kapsamında halefiyet ilkeleri muvacehesinde trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat talebine ilişkindir.Mahkememizce kusur durumunun tespiti ve davacının rücuan alacağının tespiti bakımından bilirkişi raporları aldırılmıştır.26/08/2024 tarihli Bilirkişi Raporunda Özetle:11/03/2023 tarihli trafik kazasında ---- plakala çekiciye bağlı---- plaka yarı römorktan oluşan araç dizinin sürücü ---- % 100 oranında kusurlu olduğu, ----. İcra Müdürlüğü ---- esas sayılı dosyasından 09/03/2023 tarihinde başlatılan icra takibinde dosya borçlusu tarafından yapılan ödemenin tenzilinden sonra, 27/03/2023 tarihi itibariyle davacı alacaklı sigorta şirketinin dosya borçlusu sigorta şirketinden talep edebileceği alacak miktarınnı 23.568,85 TL olduğu değerlendirilmiştir.
Davacı vekili 26/08/2024 tarihli bilirkişi raporuna karşı itirazda bulunduğu, kapak hesabı yaptırılarak yeniden hesaplama yapılmasını talep ettiği görülmüştür.
İhtilafın özü takipten sonra ancak itirazın iptali davasından önce davacı sigorta şirketine yapılan 260.075,00 TL ödemenin davayı sonlandırıp sonlandırmayacağı, borcu itfa edip etmediği hususunda toplanmıştır.
Benzer konuya ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun ---- esas ve ----- karar sayılı ilamında; " ....icra takibinde talep edilen asıl alacak miktarı dava tarihinden önce ödenmiş olmakla birlikte davalı tarafça asıl alacak miktarı haricen ödenmiş olup, davanın dayanağı takibe davalı borçlu tarafından itiraz edilerek icra takibinin durması sağlanmış olduğundan ve mahkemece itirazın iptali yönünde bir karar verilmediği sürece icra müdürlüğünce takip dosyasında alacaklı istemi yönünden herhangi bir işlem yapılamayacağından, icra takibinde istenen alacağın fer’îleri ve icra giderleri yönünden davacının dava açmakta hukukî yararı bulunmaktadır.
Ancak bu talepler hakkında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve bu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerekirken, bilirkişi raporu alınarak ödenen miktarın BK’nın 84. maddesi uyarınca öncelikle asıl alacağın fer’îlerinden düşülmek suretiyle kalan kısım yönünden itirazın iptaline karar verilmesi yerinde değildir." şeklindeki açıklamalarının ışığı altında somut olay incelendiğinde ----. tarafından borçlu ---- Şirketi aleyhine olarak 09/03/2023 tarihinde,
-----İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasından 260.575,00 TL asıl alacak ve 28.304,51 TL işlemiş yasal faiz olmak üzere toplam 288.879,51 TL üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçlu --- -- Şirketi vekili tarafından ----- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasına sunulan 06/04/2023 tarihli dilekçe ile borca ve faize itiraz edildiği, borçlu ---- Şirketi tarafından icra takibinden sonra ---- 27/03/2023 tarihinde 260.075,00 TL haricen ödeme yapıldığı, haricen yapılan ödemenin icra dosyasına beyan edilmediği, davacı ----- tarafından, iş bu itirazın iptali talebine ilişkin davanın 25/03/2024 tarihinde ikame edildiği,
dava değerini 76.217,88 TL olarak belirlediği, Yargıtay Hukuk Genel Kurulun---- esas ve ---- karar sayılı ilamı esas alındığında mahkemece hesap yapılmayarak bu taleplere ilişkin olarak itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi gerektiği, söz konusu taleplerin icra müdürlüğünce yapılacak dosya hesabında nazara alınmasına yönelik hüküm kurulması gerektiği anlaşılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Davacı vekili dava dilekçesinde icra inkar talebinde bulunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun----- esas ve ----- karar sayılı ilamında; " Her uyuşmazlığın kendine özgü somut özelliklerine göre değişmekle birlikte, bir uyuşmazlıkta alacağın likit olup olmadığı belirlenirken, alacak ve onun borçlusu birlikte değerlendirilmelidir.
Buna göre, likit bir alacaktan söz edilebilmesi için ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması; böylece, borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Gerek borç ve gerekse borçlu bakımından, bu koşullar mevcut ise ortada likit bir alacak bulunduğu kabul edilmelidir. Bu ilke ve açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; eldeki davada davalı borçlu tarafından asıl alacak dava tarihinden önce ödenmiş olup, davacı alacaklının asıl alacak yönünden itirazın iptali davası açmasında hukukî yararı bulunmamaktadır.
Alacağın fer’îleri ve icra giderleri dışında bakiye alacak miktarı da olmadığından somut olayda davacı alacaklı lehine icra inkâr tazminatına esas alınabilecek matrah da bulunmadığı hâlde davacı lehine icra inkâr tazminatına hükmedilmesi yerinde değildir." şeklindeki değerlendirmelerin ışığı altında davacının talebinin 260.575,00 TL olduğu, davalının 260.075,00 TL ödemede bulunduğu, asıl alacak talebinden 500 TL muafiyet miktarının tenzili ile ödemenin tamamının yapılmış olduğu, dolayısıyla davacının davalıdan asıl alacak bakımından alacağı kalmadığı anlaşılmakla icra inkar tazminatı talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/221, K. 2025/25, 9 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama