KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/255
- Karar No
- 2024/785
- Karar tarihi
- 28 Kasım 2024
Karar Metni
1.647 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/255 Esas
KARAR NO:2024/785
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ:05/04/2024
KARAR TARİHİ:28/11/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle. 20.11.2023 tarihinde saat 08:00 sıralarında müvekkiline sigortalı olup sürücü ----- sevk ve idaresindeki --- plaka sayılı araç ile ---- istikametinde seyir halinde iken ----kesişimine geldiği esnada aracının sağ yan kısımlarına ----- seyir halinde olup sağa dönüş/ çıkış yapmak isteyen sürücü --- sevk ve idaresindeki ------- plaka sayılı aracın ön kısımları ile çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiş olduğunu,
karşı taraf sürücünün kaza tespit tutanağında kusurunu kabul etmiş olduğunu,…bu nedenle % 100 kusurlu olduğunu,----------- tarihli Ekspertiz Raporuna göre dava konusu araç hasarı için 57.015,82 TL ödeme yapılmış olduğunu,.. müvekkilinin kanuni halefiyet gereği sigortalısının yerine geçmiş olduğunu,…zararın tazmini için yapılan icra takibinin yapılan itiraz ile durdurulmuş olduğunu, karşı taraf sürücünün ödeme yapmış olduğunu iddia etmiş olduğunu ancak belge sunamamış olduğunu,….bu vs. nedenler ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla itirazın iptal edilerek takibin devamına karar verilmesi….arz ve talep edilmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Araçta meydana gelen hasar bedeli belirlenirken aşağıdaki hususların göz önünde bulundurulması gerekmektedir. Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.2.2 maddesi düzenlemesi gereği başvuru konusu araç onarımının kaza tarihi itibariyle anlaşmalı onarım merkezinde yaptırılması halinde tedarik iskontosu uygulanacaktır. Buradan hareketle, müvekkil sigorta şirketinin sorumluluğu genel şartlara göre belirlenen hasar miktarından iskonto uygulanmak suretiyle sınırlıdır.
Sigorta şirketleri, hasarlı aracın değiştirilmesi gereken yedek parçalarının, tedarik parçalarının tedarik sürecinde, toplu ve büyük tutarlı yedek parça alımı yapabilme kapasitelerinden kaynaklanan rekabet gücünü kullanarak indirim hakkı elde edebilmekte, farklı servislerden fiyat teklifi alarak rekabet ortamı içerisinde alternatif onarım metotları kullanılabilmektedir.
Müvekkil şirketin KDV’den sorumlu tutulması mümkün değildir.Gerçek zararın giderilmesi ilkesi uyarınca, müvekkil sigorta şirketinin KDV’den sorumlu tutulabilmesi için, zarar görenin aracını onarırken KDV ödediğini ispatlaması ve yansıtma faturası kesmesi gerekir.
Ancak başvuran tarafından dosyaya fatura sunulmamıştır.Her ne kadar Yargıtay kararları uyarınca araç hasarlarının KDV dâhil bedel üzerinden ödenmesi esas ise de eğer aracın onarımı zaten tamamlanmış ise bu durumda KDV zararının doğup doğmadığını belirlemek için bir fatura ibrazı gerekmektedir.davacınındavacının icra inkar tazminatı talebi, kabul edilemez niteliktedir.
Dolayısıyla dayanılan poliçenin, bir meblağ sigortası olmayıp gerçek zararı karşılamaya yönelik bir sigorta türü olduğu nazara alındığında, sigorta tazminatının önceden belirlenebilirlik vasfı ve dolayısıyla likit alacak niteliği taşıdığından söz edilemez. Bu durum karşısında, İİK.’ nun 67. maddesindeki koşulları gerçekleşmediğinden icra inkâr tazminatı istenemez.Ayrıca davanın mahiyeti gereği yargılamayı gerektirmektedir.
Bu nedenlerle davacının icra inkâr tazminatına ilişkin istemlerinin her durumda reddini arz ve talep ederiz.Davanın reddini,Yargılama masrafları ve ücreti vekaletin karşı tarafa tahmilini talep etmiştir.
DELİLLER
Davalı ---- gelen hasar dosyası, ---- gelen müzekkere cevabı, -----sayılı icra dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.11.06.2024 tarihli ara karar ile dosyanın bir kusur ve hasar konusunda uzman bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 02/09/2024 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.Bilirkişi raporunda özetle.
Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, TRAFİK KAZASI olduğu, Meydana gelen olayda KAÇINILMAZLIK faktörünün etkisinin OLMADIĞI, önlenebilir Bir kaza niteliğinde OLDUĞU, Dava konusu kaza ile hasar durumunun uyumlu olduğu, Dava konusu kazalı araçta KDV ve işçilik dahil 59.472,67 TL ( İskontosuz) hasar meydana gelmiş olduğunu, Söz konusu kazalı aracın onarım yapılması durumunda onarımın yetkili servis ve onarım atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olarak Yargıtay içtihatları kapsamında makul onarım süresinin yaklaşık 12 (oniki) iş günü süreceği, Davaya konu Trafik Kazası Kapsamında;
----- plaka sayılı araç sürücüsü ------- % 75 kusur oranı ile ASLİ KUSURLU olduğu, Söz konusu kaza kapsamında aracın maliki/işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk yönünden değerlendirilmesinin Sn.Mahkemenin takdirlerine maruz olduğu, --- plaka sayılı araç sürücüsü ---- % 25 kusur oranı ile TALİ KUSURLU olduğu, Dosya kapsamında dava konusu hasarlı araca yönelik davacının kusur oranı nispetinde talep edebileceği hasar miktarının 59.472,67 TL X % 75 = 44.604,50 TL olduğu, görüş ve kanaatine varılmıştır. şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:Dava, kasko sigortacısının trafik kazasından kazasından kaynaklı olarak yapmış olduğu ödemenin rücuen tahsili istemiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talebi istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir.
İcra dosyası celp edilmiş, davalıların ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu ve huzurdaki davanın süresi içerisinde ikame edildiği tespit edilmiştir. Kural olarak haksız fiilden kaynaklanan tazminat davalarında gerçek zarar ilkesi geçerlidir. Zarar gören ancak haksız fiil sebebiyle uğradığı gerçek zararını haksız fiil sorumlularından isteyebilir.Zarar bir eksilmeyi ifade eder.
Haksız fiilin borç doğurmasının sebebi doğan zararı giderme yükümlülüğünden kaynaklanır. Haksız fiil faili bu fiili ile yaratmış olduğu eksilmeyi gidermek, zarar gören kişiyi fiilden önceki durumuna getirme borcu altına girmiştir. Haksız fiil failinin borcu doğan bu zararı tazmin etmeye dayanır. Buna göre haksız fiilden doğan tazminat borcunun üst sınırını doğan zarar oluşturur. ------- Zarar belirlenirken, uğranılan gerçek zararın dışına taşılamaz.
Zarar görenin zararla ilgisi saptanamayan giderleri zarar kapsamının dışında tutulmalıdır. ----------tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder.
Araçta meydana gelen hasar bedeli gibi bu hasardan kaynaklanan değer kaybı zararı da ---- teminatı kapsamındadır.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49.maddesi vd, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91/1, 85/1ile ilgili madde düzenlemeleri gözetildiğinde; davalı---- araç sürücüsü ve araç maliki işleten olarak, davalı sigorta şirketinin sigortalısına ait aracın trafik sigortacısı olup ----- poliçesi gereği ve davalı davacının aracında meydana gelen hasara ilişkin gerçek zarar miktarı ile sınırlı sorumludur.
Somut olayda.
20.11.2023 tarihinde saat 08:00 sıralarında davacının sigortalısı adına kayıtlı sürücü --- sevk ve idaresindeki ---- plaka sayılı araç ile ---- istikametinde seyir halinde iken ---- kesişimine geldiği esnada aracının sağ yan kısımlarına ----- seyir halinde olup sağa dönüş / çıkış yapmak isteyen davalı sürücü ----sevk ve idaresindeki ----plaka sayılı aracın ön kısımları ile çarpması neticesinde maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, davalı sürücünün kusurunun kazanın meydana gelmesinde kavşağa gelmeden hızını azaltması,
kavşağı etkin şekilde kontrol ederek varsa trafik levhalarını ve trafik durumunu dikkate alarak geçiş yapmadan önce kaplama içerisinde seyir halinde olan araçların yakınlık ve uzaklık durumlarını dikkate alıp geçiş önceliğini ana yolda seyir halinde olan araç/ araçlara tali yolda seyir halinde olan araç olarak yol vermesi gerektiği, gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek %75 olduğu,
dava dışı sürücünün meydana gelen kazanın oluşumunda kavşaklara yaklaşırken aracının hızını azaltması ve seyir yönüne göre kavşak kollarından araç çıkabileceğini dikkate alarak müteyakkız olması gerekirken gerekli dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmeyerek %25 oranında kusurlu olduğu, bilirkişi raporunda hasarın KDV dahil 59.472,67 TL olduğunun tespit edildiği, davacı kasko sigortacısı tarafından hasara ilişkin 56.308,57 TL'lik ödeme yapıldığına ilişkin belge sunulduğu, icra takibinin ise 57.015,82 TL ve 4.957,25 TL olmak üzere toplam 61.973,07 TL üzerinden başlatıldığı,
bilirkişi raporunda 59.472,67 TL hasar bedeli talep edilmiş ise de takip talebinde talep edilen miktarın fazlasını esas alınamayacağı, davacı yanca ödeme miktarında sigortalısının haklarına halef olacağı göz önüne alınarak 56.308,57 TL üzerinden kusur oranı hesaplanmasıyla 42.231,42 TL sonucuna varıldığı, davacının sigortalısının bu miktarda haklarına halef olduğu,
trafik kazası sonucu davacının sigortalısının aracına zarar verilmiş olduğundan davalı ve davalı sigorta şirketinin, davacının bu kaza nedeniyle oluşan gerçek zararını gidermekle yükümlü olduğu sonuç ve kanaatine varılarak davanın kısmen kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Davalı sigorta şirketinin işlemiş faiz bakımından başlagıç sorumluluğu temerrüt tarihi olacağı, davacı yanca icra takibinden önce başvurduğuna ilişkin belge sunulamadığından davalı sigorta şirketi bakımından faizin takip tarihinden itibaren talep edilebileceği, takip talebinde avans faiz talep edilmiş ise de davaya konu tarafların tacir olmadığı ve haksız fiil sorumluluğuna dayanması nedeniyle yasal faiz işletilebileceği, mahkememizce yapılan ödeme miktaRı ve ödeme tarihleri ayrı ayrı değerlendirilerek ve kusur mahsubu ile işlemiş faizin takip tarihine kadar 517,15 TL olduğunun tespit edilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Davalı ------ kötü niyet tazminatı isteminin ispatlanamadığından reddine karar verilmiştir. Davalı ------ödeme yönünde itiraz etmesi üzerine davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabında ödeme belgesinin sunulmadığı görülmüş, davacı sigorta şirketine ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır.
İİK'nun 67/2. maddesi hükmünce, icra inkâr tazminatına hükmedilebilmesi için, alacağın gerçek miktarının belli/ belirlebilir olması gerekir.Davalının sorumluluğu kusur sorumluluğu hükümlerine göre belirlendiğinden alacağın likit olduğu kabul edilemez. Bu nedenlerle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜNE; davalılar tarafından-------- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 42.231,42 TL asıl alacak ve 517,15 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 42.748,57 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA, fazlaya ilişkin istemin reddine, ( davalı sigorta şirketi bakımından 42.231,42 TL asıl alacak ile sınırlı olmak üzere )
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz İŞLETİLMESİNE,
3-Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatı talebinin REDDİNE,
4-Davalı-------- kötü niyet tazminatı isteminin REDDİNE,
5-Harçlar yasası uyarınca davanın kabul edilen 42.748,57 TL lik kısım yönünden alınması gereken 2.920,15 TL harçtan peşin alınan 748,48 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.171,67 TL karar harcının davalılardan müştereken ve mütesilsilen tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve mütesilsilen alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen miktar üzerinden hesaplanan A.A.Ü.T.'ye göre alınması gereken 19.741,65 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara VERİLMESİNE, (davalı ------ bakımından 19.224,50 TL vekalet ücreti ile sınırlı olmak üzere )
8-Davacı tarafından yapılan toplam 3.500,00 TL bilirkişi ücreti, 748,48 TL peşin harç, 427,60 TL başvuru harcı ve 395,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.071,58 TL yargılama giderinden kabul-red oranına göre belirlenen 3.497,86 TL yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya VERİLMESİNE, geri kalan bakiyenin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, kalan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine, davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer OLMADIĞINA, ( davalı sigorta şirketi bakımından 3.455,77 TL yargılama gideri ile sınırlı olmak üzere )
9-Kabul red oranına göre belirlenen 2.589,35 TL Arabulucu ücretinin davalı sigorta şirketinden tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA, Yine Kabul red oranına göre belirlenen 1.210,65 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Reddedilen miktar bakımından KESİN olmak üzere, Kabul edilen miktar bakımından gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde İSTİNAF yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı----------- vekilinin yüzüne karşı diğer davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 28/11/2024
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/255, K. 2024/785, 28 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama