İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/487 K.2024/761

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/487Karar2024/761Tarih21 Kasım 2024Okuma19 dk · 3.706 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/487
Karar No
2024/761
Karar tarihi
21 Kasım 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.706 kelime·19 dk okuma·11 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/50

KARAR NO : 2024/631

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 21/01/2022

KARAR TARİHİ : 16/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket (alıcı) ile davalı ----arasında 09.11.2021 tarihli anlaşma ile --- ürün ile 22.11.2021 tarihli 300 pik ürünün satış ve teslimi hususunda anlaşıldığını ve davalının talebi üzerine çek ile avans ödemeleri yapıldığını, 22.11.2021 tarihli anlaşma gereği davalı şirket tarafından yalnızca 200 pik sevk edildiğini, 100 pik teslim edilmediğini, bu iş için davalıya avans ödemesi niteliğinde,---- Şubesinin;

----- seri numaralı 23.02.2022 vadeli 151.846,43 TL bedelli, ----- seri numaralı 16.03.2022 vadeli 146.025,00 T1 bedelli, ---- seri numaralı 30.03.2022 vadeli 148.050,00 TL bedelli, ----- seri numaralı 13.04 2022 vadeli 144 000,00 TL bedelli, çeklerin verildiğini, bu çekler için davalı şirket tarafından 22.11.2021 tarihli 589.921,43 TL tutarlı tahsilat makbuzu düzenlendiği, 09.11.2021 tarihli anlaşma ile 280 pik --- pik ----- ürünlerin müvekkilinehiç teslim edilmediği, bu iş için davalıya avans niteliğinde, ---- Şubesinin;

----- seri numaralı 23.02.2027 vadeli 105.000,00 TL bedelli, ----- seri numaralı 30.03.2022 vadeli 148.050,00 TL bedelli, ---- seri numaralı 27.04.2022 vadeli 125 400,00 TL bedelli, ----- seri numaralı 25.02.2022 vadeli 150.800,00 TL bedelli, ----- seri numarab 29.06.2072 vadeli 100.000,00 TL bedelli çeklerin verildiğini, bu çekler için davalı şirket tarafından 09.11.2021 tarihli 627.000,00 TL tutarlı tahsilat makbuzu düzenlendiğini, 280 pik ürününün sipariş ve sevkiyat akıbeti için davalı şirkete 20.12.2021 tarihinde mail gönderildiği,

davalı şirket çalışanı ---- tarafından cevaben “Siparişiniz iptal edilmiş ve sevk edilememektedir, ödeme çekleriniz için en kısa sürede çözüm üretilmeye çalışılmaktadır” şeklinde dönüş yapıldığını, bugün için çeklerin halen iade edilmediğini, iptal ve iadesi talep edilen,---- Şube sine ait çeklerin; ----- seri numarali 23.02.2022 vadeli 105.

000,00 TL bedelli, ---- seri numaralı 30.03.2022 vadeli 145.800,00 TL bedelli, ----- seri numaralı 30.03.2022 vadeli 148.050,00 TL bedelli, ----- seri numaralı 27.04.2022 vadeli 125 400,00 TL bedelli, ----- seri numaralı 25.02.2022 vadeli 150.800,00 TL bedelli, ----- seri numaralı 29.06.2022 vadeli 100.000,00 TL bedelli, çekler olduğunu, bu 6 adet çekin iadesi için ----.

Noterliği'nin 05.01.2022 tarih ----- yevmiye numaralı ihtamamesi davalı şirkete gönderilmişse de dava tarihi itibariyle iadesinin yapılmadığını, davalı şirket tarafından teslimi hususunda anlaşılan ürünlerin müvekkil şirkete hiç teslim edilmediği için avans ödemesi niteliğinde verilen çeklerin bedelsiz kaldığını, davalı şirket tarafından teslim edilmeyen ürünlere ilişkin müvekkiline e-fatura olarak 08.11.2021 tarihli 627.000,00 TL bedelli temel fatura gönderildiğini, akabinde faturaya itiraz süresi içinde müvekkilinin 15.11.2021 tarihli 627.000,00 TL bedelli iade faturası keserek e-fatura olarak davalıya gönderildiğini, bu süreçte,

davalı şirket tarafından diğer davalı ----- çeklerin ciro edildiğinin öğrenildiğini, Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun madde 9/2 uyarınca fatura ve tevsik edici belge bulunmadan çekleri devralan Faktoring şirketi aleyhine de davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, davanın kabulü ile söz konusu çeklerin takibe konulmaması ve üçüncü kişilere ciro edilmemesi için tedbir kararı verilmesine, müvekkili şirketin toplam 775.050,00 TL çekler yönünden borçlu olmadığının tespitini, dava konusu çeklerin iptal ve iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davaya konu edilen 6 adet çekten 5 adedini diğer davalı ---- ile aralarında imzalanan faktoring sözleşmesi kapsamında faturalı alacağın ödeme aracı olarak ciro yoluyla devraldığını, ----- no'lu 30.03.2022 keşide tarihli 148.050,00 Ti bedelli çekin müvekkile ciro edilmediğini, davacının iddia ettiği avans ilişkisinin yalnızca diğer davalı ile kendi aralarında sonuç doğurabileceğinin, kanunen faktoring, ilişkisinde fatura borçlusu konumunda bulunan kişinin,

ödeme aracı emre yazılı bir kambiyo senedi ise müşteri ile aralarındaki ilişkiden doğan defileri faktoring şirketine karşı ileri süremeyeceğini, müvekkili şirketin, söz konusu temlik işlemi karşılığında diğer davalıya kredi kullandırdığını ve kullandırdığı kredi kadar zarara uğradığını, davaya konu olayda da müvekkili şirketin üzerine düşenin;

alacağın bir faturaya dayalı olup olmadığını kontrol etmek ve faturayı temin etmekten ibaret olduğunu, faturanın sonradan iade edilmesinin faktoring ilişkisine zerre etkisi olmadığını, bunun davacı ile diğer davalı arasındaki ilişkiyle ilgili olduğunu, haksız davanın reddini, davacının, tedbir kararı verilen çekler toplamının %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı .... -----. vekilinin cevap dilekçesinde özetle.

Müvekkilin 17/12/2021 tarihinde konkordato talebinde bulunduğunu, ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası ile 20/12/2021 tarihinden başlamak üzere 3 ay süre ile geçici mühlet ile birlikte tedbir kararı verildiğini, müvekkili tarafından yapılacak tüm ödemeler ve mal teslimlerinin konkordato komiserlerinin onayına bağlandığını, dolayısıyla devam ederi korikordato süreci nedeniyle davacıya ilk etapta mal teslimlerinin yapılamadığını, 18.03.2022 tarihli duruşmada 20/03/2022 tarihinden itibaren 1 yıllık kesin süre verilmesine karar verildiğini, huzurdaki dava açıldıktan sonra,

müvekkil tarafından davacıya 11.02.2022 tarihinde 297.287,05 TL tutarında mal teslim edildiğini, teslim edilen bu mallardan 1.684,79 Ti tutarındaki kısmının davacı tarafından iade edildiğini, daha sonra müvekkili tarafından davacı tarafa 08/03/2022 tarihinde 6.603,88 TL tutarında tekrar mal teslim edildiğini, böylece davacı tarafın 302.206,15 TL tutarında mal testim aldığını,

huzurdaki dava açıldıktan sonra davacı tarafla konkordato komiserlerinin bilgi ve onayı doğrultusunda anlaşmaya varılmasına ve bir kısım mal teslim edilmesine rağmen davacı tarafın kalan malların teslimlerini hiçbir sebep olmaksızın almaktan vazgeçtiğinden kalan malların teslim edilemediğini, gelinen aşamada, kalan malların teslim edilmemesi davalı müvekkilinden kaynaklanmadığından müvekkilinin bir kusurunun bulunmadığını, teslim edilen mal tutarınca tedbirin ve ödeme yasağının kaldırılmasına,-----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----.

Sayılı dosyasının bekletici mesele yapılmasına, davacının hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın,davacı ve davalılardan -----... Şirketi arasındaki 09.11.2021 ve 22.11.2021 tarihli sözleşmelere istinaden verilmiş olan ;

23.02.2022 Tarihli ---- Bankası ---- Şubesi 105.000 Tl bedelli ----- Seri No

30.03.2022 Tarihli ---- Bankası ----- Şubesi 145.800 Tl bedelli ----- Seri No

30.03.2022 Tarihli --- Bankası ----- Şubesi 148.050 Tl bedelli ----- Seri No

27.04.2022 Tarihli ----- Şubesi 125.400 Tl bedelli ----- Seri No

25.02.2022 Tarihli ---- Şubesi 150.800 Tl bedelli ----- Seri No

29.06.2022 Tarihli ---- Şubesi 100.000 Tl bedelli ----- Seri No çeklerin avans çeki olup olmadığı, bu çekler karşılığında davacıya eksik mal teslim edilip edilmediği, dava tarihinden sonra davalının bir kısım mal teslim ettiği anlaşılmakla yargılama sırasında konusuz kalan bir alacak bulunup bulunmadığı, davalının davacının malları teslim almaktan sebepsiz yere imtina ettiği, malları teslim almadığı yolundaki savunmasının yerinde olup olmadığı, davacının söz konusu çekler nedeni ile borçlu olmadığının tespiti talebinin yerinde olup olmadığı, davacının bedelsizlik yönündeki şahsi defisinin davalı faktoring şirketine karşı ileri sürülüp sürülemeyeceğine ilişkindir.

Mahkememizce taraf delilleri toplanmış uzman bilirkişi heyetinden rapor alınmıştır. Bilirkişi heyeti 24.01.2023 tarihli bilirkişi heyet kök raporunda "....

1. Uyuşmazlık Konusu

Davacı ile davalılardan -----. arasında kurulan satım sözleşmesi nedeniyle, davacı tarafından keşide edilen lehtarı davalı ----olan çeklerin faktoring işleminde kullanıdarı satım ilişkisi sebebiyle verilen çeklerin avans çeki olup olmadığı; davalı faktoring şirketine devredilen çeklere esas temel ilişkiye dayalı defilelerin faktorin şirketine ileri sürülüp-sürülemeyeceği, çeklerin avans çeki olup olmadığı; satım sözleşmesinden dönen tarafın kim olduğu ve buna bağlı olarak menfi tespit isteminin yerinde olup olmadığı; ödeme yapılmış durum olması durumunda, istirdadı istenecek miktarın dava tarihi ve rapor tarihi itibariyle ne olduğu noktasında toplandığı;

2. Genel Olarak

Şahsi defilerin faktoring şirketine karşı ileri sürülüp sürülemeyeceği sorunu yönünden, Yargıtay'ın kararlılık gösteren yerleşik uygulamalarında, aşağıda esaslara yer verdiğinin görüldüğü;

FKFFŞK m. 9/f.l1'de ve FKFFŞK'ya dayanılarak çıkarlan Yönetmelik m. 8/f.1'de de aynı yöndeki düzenlemelerde, uygulamada bir kısım boş ve hileli kambiyo senetlerinin, faktoring şirketlerince cira yolu ile devralınmasının engellenmesi amacıyla sevkedildiği; Kanun hükmünde belirtilen koşullara uygun bir faktaring işlemi gerçekleştirilmediğinde, faktoring şirketi kambiyo senedinin yetkili hamili sayılmayacağı; FKFFŞK m. 9/£.), kamu düzenine ilişkin emredici bir hüküm olduğu; Mahkemece re'sen dikkate alınması gerektiği;

Factoring işlemi içinde yer alan kambiyo borçlusu, 6098 sayılı TBK.m.188/1 hükmü uyarınca temlik eden durumundaki önceki alacaklısına yani satıcı firmaya karşı ileri sürebileceği defi ve itirazları faktoring şirketine karşı da ileri sürebileceği.

6361 sayılı FKFFŞK'nun 9/2 maddesi uyarınca kambiya senedi sebebe hağlandığından kambiyo senetlerinin soyutluk ve kamu güvenliği ilkesi ortadan kalkacak ve bunun sonucu olarak şahsi defilerin hamile karşı ileri sürülebilmesi için (6102 sayılı TTK.m.687 hükmünde öngörülen “hamilin senedi kötüniyetle iktisap etmesi gerektiği" koşulu aranmayacağı.

Yönetmeliğin 22/2. ve yürürlük tarihine göre FKFFŞK'nın 9/2. maddesi uyarınca kambiyo senedindeki alacağın mutlaka bir mal veya hizmet satışından kaynaklanması gerekmekte ve senetteki alacak sebebe bağlandığı; sebebe bağlanan bu alacağın faktoring şirketine devri ciro yoluyla olmakla birlikte işlemin temelinde alacağın temliki hükümlerinin yattığı;

21.11.2012 tarihli ve 6361 sayılı Finansal Kiralama, Faktoring ve Finansman Şirketleri Kanununun 1.maddesine, 9.maddesinin ikinci fıkrasına ve 38. maddesinin birinci fıkrasına dayanılarak hazırlanan Faktoring işlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin “Faturasız işlem yapılmaması” kenar başlıklı madde 4/1 “ Finansman, müşterinin mal veya hizmet satışına istinaden düzenlediği fatura veya fatura yerine geçen belgelerin karşılığında, kamu kurumlarına yapılan ödemeler haricinde, yalnızca müşteriye sağlanır” düzenlemesi ile aynı ilkenin korunduğu,

6361 sayılı Yasa'nın 9/2. ve TBK'nın 188/1. maddesi karşısında faktoring işleminin tarafları arasındaki ilişkiler yönünden şahsi def'ilerin ileri sürülebilmesinde faktoring şirketinin iyiniyetli ya da kötüniyetli olmasının sonuca etkisi bulunmadığı; (aynı yönde Y.-----HD'nin 31.03.2022 gün ----sayılı kararı)

3. Somut Olayın İncelenmesi

A) Davalı şirket tarafından tanzim edilen 08.11.2021 tarih ----- no'lu 627.000,00 TL tutarlı faturanın faktoring işlemine tabi tutukluğu; buna bağlı olarak faktöring şirketine verilen kiymetli evrakların ise 23.02.2022 tarihli 105.000,00 TL 30.03.2022 tarihli 145.800,00 TL, 27.04.2022 tarihli 125.400,00 Tt, 25.05.2022 tarihli 150.000,00 TL ve 29.06.2022 tarihli 100.000,00 TL olmak üzere toplam 627.000,00 TL tutarlı çeklerin faktoring şirketine ciro edildiği;

Davalı şirket tarafından tanzim edilen 08.11.2021 tarihli fatura ile sözleşmenin aynı tarihli olduğu; çeklerin OTT.2021 tarihli tahsilat makbuzu karşılığı davalıya verildiği;Kural olarak faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenlenmesi gerektiği (ayını yönde 213 sayılı Yasa m.231/5);

Sözleşme içeriğinde sevkiyatın aşamalı kararlaştırılmasına rağmen, teslim edilen 627.000,00 TL tutarlı çeklere eş miktarlı fatura düzenlendiği; ancak teslimden önce fatura düzenlenmesinin usule aykırı olduğu; faktoring işlemine tabi tutulan yukarıda tanıtılan faturanın irsaliye bölümünde numara ve tarih yer almadığı; dolayısıyla davalı faktaring şirketinin bu durumu görüp tespit etmesi; bir başka anlatımla, gerçek bir satım işlemi olduğunun denetlemesi gerektiği; hal böyle olunca, bu yönde de sorumluluğu söz konusu olduğu; faktoring işlemine tabi tutulan davacının da teslim edilmeyen mallar için düzenlemesi nedeniyle yasal süresi içinde iade faturası düzenlemesinin yerinde olduğu;

B) Kural olarak çeklerin mevcut borca karşılık verilmesi karine olmakla beraber sunulu sözleşme kapsamı dikkate alındığında, satım bedeline karşılık önceden verildiği; dolayısıyla avans niteliği bulunduğu; yukarıdaki teorik bölümleri açıklandığı üzere faktoring şirketine şahsi şahsi defilerin ileri sürülmesinin, bu bağlamda somut olayda bedelsizlik def'inin ileri sürülmesinin mümkün bulunduğu;

C) Davacı şirketin mailine, davalı tarafından “Siparişiniz iptal edilmiş ve sevk edilememektedir, Ödeme çekleriniz için en kısa sürede çözüm üretilmeye çalışılmaktadır” şeklinde cevap verilmiş olmakla, satımda temerrütte olan tarafından davalı satıcı olduğu;

D) Yukarıda tanıtılan 5 adet toplamı 627.000,00 TL olan çeklerin faktoring iştemine tabi tutulması; diğer 589.921,43 TL tutarlı çekler önünden faktöring işlemi bulunmadığından davacı ile davalılardan ----- arasındaki sorumluluğun ve buna bağlı menfi tespit talebinin farklı, buna karşılık diğer davalı----- yönünden menfi tespit talebinin FARKLI değerlendirilmesi gerekeceği buna göre durumun aşağıda her iki davalı açısından miktar yönünden mali tespitler kapsamında gösterildiği;

4. Miktar Yönünden İnceleme

A) Davadaki Talep

Dava dilekçesinde sonuç ve istem kısmında 6 adet çek nedeniyle 775.050,00 TL borçlu bulunmadığının tespitini istenildiği; ----- no'lu 30.03.2022 keşide tarihli 148.050,00 TL bedelli çekin faktoring şirketine ciro edilmediği;

B) Davalı ------Yönünden

a) Dava Tarihi İtibarıyla

Mali tespitler bölümünde açıklanan gerekçelerle ve taraf ticari defter kayıtlarına nazaran çeklerin ödenmesi halinde davacının 793.844,24 Ti alacaklı hale geleceğinden, 6 adet çek nedeniyle 775.050,00 TL borçlu bulunduğu yönündeki talebin yerinde olduğu; farklılığın çekler öncesindeki bakiyelerden kaynaklandığı)

b) Davadan Sonra Yapılan Teslim nedeniyle

Mali tespitler bölümünde açıktanan gerekçelerle ve taraf ticari defter kayıtlarına nazaran, davadan sonra tarafların örtüşen iradeleriyle gerçekleşen teslim miktarları dikkate alındığında davacının 361.891,17 TL'ye yönelik menfi tespit talebinin yerinde olacağı; davalı şirket kayıtlarına göre ise, davacının 347.305,09 TL'ye yönelik menfi tespit talebinin yerinde olacağı; aradaki farklılığın davacı şirket tarafından faktoring firmasına ödenen 14.586,08 TL faiz miktarının, diğer davalı şirket borç kaydedilmesi, buna karşılık davalının defterinde yer almamasından kaynaklandığı;

C) Davalı ----- Yönünden

Çeklere yönelik menfi tespit davası olmakla, yukarıda faktoring işlemine tabi tutulan 627.000,00 TL tutarlı çeklere göre yapılan ayrıma göre faktoring şirketinin sorumluğunun belirlenmesi cihetine gidildiği;

a) Dava Tarihi İtibarıyla

Mali tespitler bölümünde açıklanan gerekçelerle

Davalı Faktoring şirketinin elinde bulunan tedbir kararı nedeniyle tahsil edilmeyen çeklerin ----- sayılı 125.400,00 TL ve ----- sayılı 150.800,00 TL tutarlı toplam 276.200,00 TL olduğu;

Dava tarihi itibarıyla teslimi gerçekleşen mal tutarın 423.077,19 TL olmasına göre, 627.000,00 TL - 423.077,19 Tt— 203.922,81 TL'ye yönelik menfi tespit talebinin yerinde olduğu,

b) Davadan Sonra Yapılan Teslim nedeniyle

Mali tespitler bölümünde açıklanan gerekçelerle ve taraf ticari defter kayıtlarına nazaran, davadan sonra gerçekleşen teslim edilen mal miktarının 203.922,s1 TL'yi kapattığı görülmekle, artık bu çeklere yönelik menfi tespit talebinin davalı faktoring şirketine ileri sürülemeyeceği;

V- SONUÇ

Sayın Mahkeme'nin görev tevdi eden ara kararı uyarınca, yapılan incelemede;

1. Yukarıda değerlendirme başlığı attında (1) sayılı bentte tanıtılan uyuşmazlık konusunun bağlandığı teorik sorun (2) sayılı bentte gösterilerek, somut olay özelinin (3) sayılı bentte uyuşmazlık ayrı yapılan incelemesi sonunda; Dava dilekçesinde isteme konu 6 adet çek nedeniyle 775.050,00 TL borçlu bulunmadığının talebinin (4) sa Jı bentte yapılan incelemesi sonunda:

A) Davalı -----. Yönünden

a) Dava Tarihi İtibarıyla

Yukarıda değerlendirme başlığı altında (4/A-a) sayılı bentte açıklanan gerekçelerle 6 adet çek nedeniyle 775.050,00 TL borçlu bulunduğu yönündeki talebin yerinde olduğu

b) Davadan Sanra Yapılan Teslim nedeniyle

Yukarıda değerlendirme başlığı altında (4/A-b) sayılı bentte açıklanan gerekçelerle davacının 361.891,17 TL'ye yönelik menfi tespit talebinin yerinde olacağı; davacı şirketin faktoring firmasına ödenen 14.586,08 TL faiz miktarının dikkat alınmaması halinde ise 347.305,09 TL'ye yönelik menfi tespit talebinin yerinde olacağı

B) Davalı -----. Yönünden

a) Dava Tarihi İtibarıyla

Yukarıda değerlendirme başlığı attında (4/8-a) sayılı bentte açıklanan gerekçelerle 203.922,51 Ti'ye yönelik menfi tespit talebinin yerinde olduğu; davalı Faktoring şirketinin elinde bulunan tedbir karari nedeniyle tahsil edilmeyen çeklerin ----- sayılı 125.400 ,00 TL ve ------ sayılı 150.800,00 TL tutarlı t 276.200,00 TL olduğu;

b) Davadan Sonra Yapılan Teslim nedeniyle

Yukarıda değerlendirme başlığı altında (4/B-b) sayılı bentte açıklanan gerekçelerle davadan sonra gerçekleşen teslim edilen mal miktarının 203.922,81 Ti'yi kapattığı görülmekle, faktoring şirketine çeklerin iadesini artık istenemeyeceği; ödeme yapmak durumunda kalan davacının diğer davalı Şirketten istirdadını isteyebileceği;

2. Ancak dava tarihine göre haklılık durumunun yargılama giderlerine etkisinin takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu..." belirtilmiştir.Bilirkişi heyeti 25.08.2023 tarihli bilirkişi heyet ek raporunda ".... 1. Davalıların itiraz ve beyanların incelenerek, iştirak edilmediği; 2. Davacı itirazlarına da kural iştirak edilememiş olmakla beraber, kök raporda müphem kalan sonuç kısmındaki yetersiz ifadeler nedeniyle yeniden yapılan incelenmesine göre nihai durumun aşağıda gösterildiği buna göre;

A) Dava Tarihi İtibarıyla

Davacının -----yönelik 6 adet çek nedeniyle 775.050,00 TL borçlu bulunmadığı yönündeki talebin yerinde olduğu; bu bağlamda anılan çeklerden 5'ini elinde bulunduran Faktöring şirketine yönelik davası bakımından ise menfi tespite esas borçlu bulunmadığı miktarın 627.000,00 TL olduğu;

B) Davadan Sonra Yapılan Teslim ve Çek İadesi Nedeniyle

a) Davalı -----Yönünden

Kök raporun değerlendirme başlığı altında (4/A-b) sayılı bentte açıklanan gerekçelerle davacının 361.891,17 TL'ye yönelik menfi tespit talebinin ( bu tutarı içinde yerinde 46.909,06 TL'sini istirdat yönünde olduğu) olacağı; davacı şirket tarafından faktöring firmasına ödenen 14.586,08 TL faiz miktarının dikkat alınmaması halinde ise 347.305,09 TL'ye yönelik menfi tespit talebinin yerinde olacağı;

b) Davalı -----. Yönünden

Davadan sonra 303.890,94 TL tutarlı davacı tarafından iade edilen faturası ayrık) tutarlı teslim yapılmasına göre 627.000,00 TL- 303.890,94 TL =323.109,06 TL'ye yönelik menfi tespit talebinde yerinde olacağı; ancak 627.000,00TL tutarlı çeklerin içinde yer alan ------ sayılı 125.400,00 TL ve ------ sayılı 150.800,00 TL tutarlı toplam 276.200,00TL tutarlı çekler (tedbir kararı nedeniyle) ödenmediğinden, davacıya iadesi gerekeceği; buna göre (323.109,06TL — 276.200,00 TL-) 46.909,06 TL'nin istirdadını isteyebileceği; (Diğer davalıyla mükerrerlik teşkil etmemek kaydıyla)..."belirtilmiştir.

Tarafların ticari defter ve dayanakları incelendiğinde bilirkişi kök raporunun 7. Sayfasında da belirtildiği üzere dava tarihi itibarı ile davacı ve davalı şirketin ticari defterleri arasında herhangi bir uyumsuzluk olmadığı, davacının davalıdan 793.844,24 TL alacaklı olduğu görülmektedir.

Uyumsuzluk safahatta dava tarihinden sonra davalının bir kısım malları teslim etmesi nedeni ile mahkememizce üzerinde tedbir kararı olan 2 adet çekin ödenmesinden kaynaklı -----şirketine davacı yanca ödenmek zorunda kalınan 14.586,08 TL faiz miktarından kaynaklanmakadır. Davalı şirketin dava tarihinden sonra davacıya 302.206,15 TL tutarında mal teslim ettiği taraf ticari defterlerinden görülmektedir.

Kök raporun 7. Sayfasında tarafların karşılıklı mailleri aynen alıntılanmış olup tekrara düşmemek açısından tekrar alıntılanmayacaktır. Buna göre davacı şirketin davacının 20.12.2021 tarihinde sipariş ve sevkiyat bilgilerini davalıdan sorduğu davalının aynı tarihli cevabi mailinde davacıya mal teslim edemeyeceğini, siparişi iptal ettiğini , sevk edilemeyeceğini bildirdiği görülmektedir.

Bu durumda davalının " davacının malları almaktan sebepsiz yere imtina ettiği" iddiasının yerinde olmadığı, davacının gerek dava tarihi gerekse dava tarihinden sonraki işlemler nedeni ile davalıdan alacaklı olduğu, çekler nedeni ile davacının davalıya borçlu olmadığı anlaşılmıştır.

Söz konusu çeklerin avans çeki olarak davalıya verildiği, dava tarihinde davalının çekler karşılığında davacıya istenen malı teslim etmediği sabit olup davacının dava tarihinde davalı ----- şirketine dava konusu ettiği tüm çekler yönünden menfi tespit isteminde bulunmasında hukuki yararı olduğu açıktır.

Finansal Kiralama, Faktoring, Finansman ve Tasarruf Finansman Şirketleri Kanunu'nun madde 9/2: "(2) Faktoring şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez." gereği yükümlülüklerini yerine getirmeyen davalı Faktoring Şirketi sorumludur.

Sözleşme içeriğinde sevkiyatın aşamalı kararlaştırılmasına rağmen, teslim edilen çeklere eş miktarlı fatura düzenlendiği; ancak teslimden önce fatura düzenlenmesinin usule aykırı olduğu; faktoring işlemine tabi tutulan yukarıda tanıtılan faturanın irsaliye bölümünde numara ve tarih yer almadığı; dolayısıyla davalı faktaring şirketinin bu durumu görüp tespit etmesi; bir başka anlatımla, gerçek bir satım işlemi olduğunun denetlemesi gerektiği; hal böyle olunca, bu yönde de sorumluluğu söz konusu olduğu açıktır.

Yargıtay ----- Hukuk Dairesi 04.04.2019 tarih ---- Sayılı ilamında "Faktoring işlemi alacağın temliki hükümlerine tabi olduğundan davacı borçlu, temlik eden şirkete karşı haiz olduğu def'ileri, temellük eden davalı faktoring şirketine karşı dahi dermeyan edebilir ( TBK. m. 188/f.I ).

Daha açık bir anlatımla faktoring işleminin tarafları olan müşteri ( firma ), faktoring şirketi ( faktor ) ve borçlu arasındaki ilişkiler açısından 6361 Sayılı Kanun'un 9/2 ve buna bağlı olarak 6098 Sayılı TBK'nın 188/1. maddeleri hükmünün uygulanması gerekmektedir.

6098 Sayılı TBK'nun 188/1 maddesine göre, ''Borçlu, devri öğrendiği sırada devredene karşı sahip olduğu savunmaları, devralana karşı da ileri sürebilir.'' 6361 Sayılı Kanun'un 9/3 maddesi hükmü, faktoring işleminin yukarıda belirtilen tarafları dışındaki kambiyo borçluları bakımından uygulanacak bir hükümdür.

Başka bir deyişle, 6361 Sayılı Kanun'un 9. maddesinin ikinci fıkrası hükmü sebebiyle faktoringde alacağın devri hükümleri uygulanacağından, m. 9/3'te yer alan düzenleme, işlemin tarafları olan borçlu, müşteri ve faktoring şirketi hakkında uygulanmamakta, senette yer alan diğer kambiyo borçluları hakkında uygulanmaktadır." belirtmiştir. Faktoring sözleşmesi alacağın temliki hükümlerini de bünyesinde barındıran karma nitelikli atipik bir sözleşme türüdür.

Bu nedenle faktoring ilişkilerinde borçlu alacaklıya karşı ileri sürülebileceği def'ileri B.K.'nun 167/1 maddesi hükmü uyarınca ( TBK 188/1 mad. ) temlik alan durumundaki faktoring şirketine karşı da ileri sürülebilir.

Yapılan incelemede dava konusu ----- nolu 30.03.2022 keşide tarihli çekin davalı Faktöring şirketine ciro edilmediği davalı faktöring şirketinin bu çek nedeni ile sorumlu olmadığı anlaşılmıştır. Davalı faktöring şirketi yönünden bu çek dışındaki alacak bakiyesi yönünden vekalet ücretine hükmedilmiştir.6100 sayılı HMK'nın 331.

Maddesi davanın konusuz kalması halinde davanın esası hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilen hallerde davanın açıldığı tarihteki haklılık haksızlık durumuna göre yargılama giderine hükmedilmesi gerektiğini hükme bağlamıştır.

Yapılan yargılama neticesinde davalının dava tarihinde davacıya avans olarak aldığı çekler karşılığında mal teslim etmediği, mal teslim edemeyeceğinin zaten kendisinden sadır maillerden görüldüğü gibi taraf ticari defter ve kayıtlarının da dava tarihi itibarı ile aynı alacak bakiyesi verdiği, davacının davalı ---- şirketine karşı dava konusu ettiği tüm çekler yönünden menfi tespit isteminin hukuken yerinde olduğu, çeklerden birinin davalı faktöring şirketine teslim edilmediği, davanın red edilen kısmının buradan geldiği, dava tarihinden sonra davalı şirketin bir kısım malları teslim etmiş olması nedeni ile davacının 1 adet çeki ödediği,

netice itibarı ile dava tarihinden sonra yapılan teslim, iade edilen çek , dava tarihinden sonraki alacak borç bakiyesi nazara alındığında mahkememiz tedbir kararı gereği ödenmeyen ----- seri numaralı 125.400,00 TL bedelli çek ile ------ seri numaralı 150.800,00 TL tutarlı çekler yönünden davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği, ----- ve ----- seri numaralı çekler bakımından ise dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, yargılama sırasında tahsil edilen çeklerin ise --- ve ----- olduğu, bu çeklerin toplamının da 350.800 TL olduğu,

Davalının dava tarihinden sonra ihtilafssız olduğu üzere davadan sonra teslim ettiği mal bedeli toplamı 302.206,15 TL olduğu, yukarıda bahsi geçen 3 adet çek bedeli toplamından bu bedel mahsup edildiğinde 48.593,85 TL alacak bakiyesine ulaşıldığı,

yargılama sırasında dava tarihinden sonra yapılan teslim nedeni ile ödenmek durumunda kalınan bu çek nedeni ile davacının ----- şirketine ödemek zorunda kaldığı faiz miktarının da eklenmesi sonucu davacının davalılardan istirdatı gereken alacak bakiyesinin 63.179,93 TL olduğu sonucuna varılmış, davalı şirketin yargılama sırasında iflası nedeni ile 2. Alacaklılar toplantısına kadar durma kararı verilmiş, 2. Alacaklılar toplantısından sonra esasa dair karar verilerek davanın kısmen kabulü yönünde aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere ;

1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE;

Davacı tarafça dava konusu yapılan çeklerden;

A---- Şubesi'ne ait ----- Seri Numaralı, 30.03.2022 tarihli, 148.050,00 TL bedelli çek bakımından dava konusuz kaldığından mahkememizce KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

B----- Şubesi'ne ait ----- Seri Numaralı, 27.04.2022 tarihli, 125.400,00 TL bedelli çek ve ---- Şubesi'ne ait ----- Seri Numaralı, 25.02.2022 tarihli, 150.800,00 TL bedelli çek bakımından DAVANIN KABULÜ ile davacının davalılara borçlu olmadığının TESPİTİNE,

C----- Şubesi'ne ait ----- Seri Numaralı, 23.02.2022 tarihli, 105.000,00 TL bedelli çek bakımından dava konusuz kaldığından mahkememizce KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA,

D----- Şubesi'ne ait ----- Seri Numaralı, 30.03.2022 tarihli, 145.800,00 TL ve---- Şubesi'ne ait ------ Seri Numaralı, 29.06.2022 tarihli, 100.000,00 TL bedelli çek bakımından yargılama sırasında tahsil edilen iş bu çeklerden dolayı davacıdan tahsil edilen 63.179,93 TL'nin 06/07/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen İSTİRDATINA, davacıya ödenmesine, bakiye kalan çek bedelleri yönünden dava konusuz kaldığından mahkememizce karar verilmesine yer olmadığına,

2-Alınması gerekli 52.943,66 TL harçtan davacı yanca dava açılırken peşin yatırılan 13.235,92 TL harcın mahsubu ile bakiye 39.707,74 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye İRAT KAYDINA,( Davalı -----.. Şirketinin sorumluluğu 29.594,45 TL ile sınırlı olmak üzere)

3-Davacı yanca yatırılan 80,70 TL başvuru harcı 13.235,92 TL peşin harç olmak üzere toplam 13.316,62 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,

4-Davacı yanca yapılan 6.500,00 TL bilirkişi ücreti, 280,85 TL posta vs. masraflar olmak üzere 6.780,85 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,( Davalı -----.. Şirketinin sorumluluğu 5.485,57 TL ile sınırlı olmak üzere)

5-Taraflarca yatırılan gider/delil avansınından arta kalan kısmın taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,

6-Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi hükümleri gereği 120.257,50 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, (Davalı -----.. Şirketinin sorumluluğu 98.050,00 TL ile sınırlı olmak üzere)

7-Davalı ----- vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi hükümleri gereği red edilen kısım üzerinden hesaplanan 30.000 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya ödenmesine,

8-Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye gelir kaydına,( Davalı ----.. Şirketinin sorumluluğu 1.262,00 TL ile sınırlı olmak üzere) Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ----- Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/487, K. 2024/761, 21 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2022/50
  4. Karar No : 2024/631
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 21/01/2022
  7. Karar Tarihi : 16/10/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Cevap
  12. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  13. V- Sonuç
  14. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/487
Karar No
2024/761
Tarih
21 Kasım 2024

İlgili Kararlar

  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/487 K.2024/709
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/488 K.2024/818
  • Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/488 K.2024/825
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/488 K.2024/628
  • Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/488 K.2024/726
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/488 K.2024/663

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.