KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/568
- Karar No
- 2025/580
- Karar tarihi
- 26 Haziran 2025
Karar Metni
838 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/568
KARAR NO : 2025/580
DAVA
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/08/2024
KARAR TARİHİ : 26/06/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili 08/08/2025 harç tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasında -------- Montaj sözleşmesi uyarınca cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davalının müvekkil aleyhine 322.462,78 TL tutarlı takip başlattığını ancak müvekkilin davalıya takip tarihi itibariyle 7.375,00 TL borçlu olduğunu, müvekkil tarafından düzenlenen faturaların bir kısmının davalı ticari defterlerine işlenmediğini, davalının cari hesapta hatalı devirler yaptığını ileri sürerek davalıya 322.462,78 TL'nin 315.087,78 TL'si yönünden borçlu olunmadığının tespiti ile davalının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin davacıya bono verdiğini, davacının bu bonoyu -----. İcra Müdürlüğü'nün -------- dosyasıyla icraya koyduğunu ve müvekkilin borcun tamamını ödediğini, davacının 7.375,00-TL. borcu kabul ettikten sonra müvekkil şirketten 212.207,81 TL tahsil ettiğini, bu kapsamda davacıdan------- İcra Müdürlüğü'nün ------- Esas numaralı dosyası ile 219.582,81 TL talep edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, davacının -----İcra Müdürlüğü'nün ------- esas sayılı ilamsız takibe konu borçtan dolayı davalıya kısmen borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Menfi tespit davası, İcra İflas Kanunu'nun 72. maddesinde düzenlenmiştir. Bu maddeye göre, borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tespit davası açabilir. Menfi tespit davasında amaç bir hukuki ilişkinin veya bir hakkın gerçekten mevcut olmadığının tespitine yöneliktir.
Başka bir deyişle hukuki bir yarar bulunması koşuluyla sonuçta alacak-borç ilişkisi doğuracak bir durumun olmadığının tespiti amaçlanır. Dayanılan hukuki ilişkinin gerçekten mevcut olmadığı icra takibine maruz kalmadan önce ileri sürülebileceği gibi, icra takibinden sonra da ileri sürülebilir. Borçlunun icra takibinden önce veya sonra menfi tespit davası açabilmesi için borçlu olmadığının tespitinde hukuki yararının bulunması şarttır.
Buna rağmen, borçlunun, alacaklının harekete geçmesini beklemeden borçlu olmadığının tespitinde korunmaya değer bir yararı bulunabilir. Bu tür bir yararının bulunması halinde borçlu, borçlu olmadığının tespiti için dava açabilir. Bunun dışında, icra takibi taraflar arasındaki maddi ilişkiyi tespit edecek nitelikte olmadığından, alacaklının takibe girişmesinden sonra, hatta takip kesinleştikten sonra da borçlunun, borçlu olmadığının tespitini mahkemeden istemesi mümkündür.
(Y------HD 13.01.2014 -------
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur (4721 s.TMK m.6).
İspat yüküne ilişkin bu genel kural menfi tespit davaları için de geçerlidir. Yani, menfi tespit davalarında da, tarafların sıfatları değişik olmakla beraber, ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır.
Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf, o vakıayı ispat etmelidir. (------ BAM ------- HD -------Taraflar arasındaki uyuşmazlığın halli için taraf şirketlerin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmasına gerek duyulmuş olup, 28/11/2024 tarihli celse ara kararı uyarınca taraf şirketlerin ticari defterlerini incelemeye esas olmak üzere mahkememize sunulması istenilmiş,
taraflarca bilirkişi incelemesine sunulan ticari defter ve kayıtlar kapsamında 27/02/2025 tarihli bilirkişi heyet raporu alınmış sonrasında taraf itirazları dikkate alınarak 02/06/2025 tarihli ek rapor aldırılmıştır.Yapılan yargılamaya, alınan ve hükme yeterli görülen bilirkişi kök ve ek raporlara göre, taraflar arasında ------- Montaj Sözleşmesinden kaynaklanan ticari bir ilişki bulunduğu,
ispat yükü üzerinde olan davalının süresinde cevap dilekçesi sunmadığı gibi bilirkişi nezdinde yapılan ticari defter incelemesinde davalı ticari defter ve belgelerinin eksiksiz ve usule uygun tutulmadığı ve kayıtların birbirini doğrulamadığı bu haliyle bahse konu ticari defterlerin itibar edilebilir olmadığı aksine davalı aleyhe delil teşkil ettiği bununla birlikte davalının alacağın varlığını ispata yarar başkaca delil sunmadığı dava dışı ----.
İcra Dairesi------ Esas sayılı dosyaya konu bedelin ise bilirkişi raporuyla da tespit edildiği üzere esasen davalının ticari defterlerinde bulunmayan fatura ve ödemelerin davalı nezdinde davacı hesap bakiyesine eklenmesi neticesinde davalının davacıya zaten borcu olan tutarı ödemesinden ibaret olduğu ve eldeki dosya ile bir ilgisi olmadığı bu haliyle davacının ikrarında bulunan ve davacı defter kayıtları ile doğrulanan 7.375,00 TL haricinde kalan miktar olan 315.087,78 TL yönünden davacının borçlu olmadığının kabul edilmesi gerektiği kanaatiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Kötü niyet tazminatı şartları oluşmamakla kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ ile ----- İcra Müdürlüğünün ------Sayılı dosyası nedeniyle 315.087,78 TL miktar yönünden davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2-Kötü niyet tazminatı şartları oluşmamakla kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 21.523,64 TL harçtan, peşin yatırılan 5.380,92 TL harcın düşümü ile geri kalan 16.142,72 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
4-Davacı tarafından yapılan 5.380,92 TL Peşin harç ve 427,60 TL başvurma harcı 4.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 1.040,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 10.848,52 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
5-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 50.414,04 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde davacıya İADESİNE,
7- 3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye irad kaydına,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/568, K. 2025/580, 26 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama