KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/64
- Karar No
- 2024/870
- Karar tarihi
- 19 Aralık 2024
Karar Metni
809 kelime·4 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/64
KARAR NO : 2024/870
DAVA
Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 28/10/2019
KARAR TARİHİ : 19/12/2024
Mahkememize tevzi edilen dosya ----Asliye ----- karar sayılı yetkisizlik ilamı ile mahkemesi esasına kaydedildiği görüldü.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dava dışı ----ile dava dışı alacaklı ----- arasında imzalanan kredi sözleşmesine istinaden kullandırılan kredi hesabı borcunun ödenmemesi üzerine borçluya ve kredi sözleşmesinde kefil olan davalı borçluya hesap kat ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine icra takibi başlatıldığını, alacaklı ---- yevmiye numaralı temlik sözleşmesi ile müvekkilinin alacağı devir ve temlik aldığını, davalının ise açılan bu icra dosyasına borcun tüm asli ve ferilerine itiraz ettiğini icra takibinin durduğunu, bu nedenle dava şartı olan arabuluculuğa başvurulduğunu ancak anlaşma sağlanamadığını, bu nedenlerle itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını asıl yetkili ----- Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, takip dayanağı olan kredi sözleşmesi ve ihtarnamelerin icra dosyasına ve dava dilekçesine eklenmediğini, müvekkilinin şirketi 11.04.2012 tarihinde---- devrettiğini, müvekkilinin 2005 yılında çek karnesi almak için ------başvurduğunu, belgelerin imzalatıldığını ve açığa imza attırıldığını, 2012 yılında devrettiğini bankaya bildirdiğini ve bankanın yeni hissedarın muhatap alınacağını bildirdiğini, kefaletnamenin sonlandırılması için noterden ihbarname gönderdiğini,
müvekkilinin ancak ozaman kefaletinin bulunduğunu ve kendi yetkili olduğu dönemde kendisinden alınan kefaletnameden yeni hissedarın sorumlu tutulduğunu öğrendiğini, müvekkilinin ortaklıktan ayrılması nedeniyle hiçbir ilişiği kalmayan şirketin borçlarından dolayı sorumlu tutulmasını kabul etmeyeceklerini bu nedenlerle davanın reddine ve kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
Davanın itirazın iptali davası olması sebebi ile öncelikle itirazın yapıldığı icra dosyası mahkememiz dosyası arasına alınmış, yapılan incelemede ---İcra Müdürlüğü'nün ----Esas sayılı dosyası ile mahkememiz dosyasının taraflarının aynı olduğu, dosyamız davacısının alacaklı, dosyamız davalısının borçlu olduğu, dava değerlerinin asıl aynı olduğu, davalı tarafından süresinde ve geçerli bir şekilde itiraz dilekçesi sunulduğu, ----- gerekli yazı cevapları, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE: Dava, kredi sözleşmesinden kaynaklı başlatılan icra takibine itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
----- Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasında. Mahkemece resen görevlendirilen mali müşavir bilirkişi ----- marifetiyle hazırlanan 08.09.2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "temlik alan varlık yönetim şirketinin -----.
İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası kapsamında takip tarihi itibariyle toplam 13.333,75 TL tutarında alacağı olduğunu, tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla bu miktar üzerinden davalının borca ve eklentilerine itirazının kısmen iptaline karar verilebileceğini, takip tarihinden itibaren taraflar arasında akdedilen genel kredi taahhütnamesi tahtında serbestçe belirlendiği şekilde asıl alacağın 11.000,00 TL ye yıllık %72,00 oranında temerrüt faizi işletilebileceğini,
" mütalaa etmiştir.Bilirkişi raporu taraflara tebliğ edilmiş davacı taraf sunduğu 15/09/2020 tarihli beyan dilekçesinde eksik olan ihtarnameyi temin ettiklerini ek rapor talep ettiklerini ifade etmiştir. Davalı taraf sunduğu 05/10/2020 tarihli beyan dilekçesinde dosyaya bir hukukçu bilirkişi atanmasını talep ettiklerini ifade etmiştir.
Tarafların itirazları konusunda kök raporu hazırlayan bilirkişiden ek rapor hazırlaması talep edilmiş, bilirkişi tarafından hazırlanan 05/11/2020 tarihli ek raporda davacı yanın asıl alacağın 11.000,00 TL asıl alacağı, 2109,00 TL akdi faiz, 105,45 TL BSMV ve 119,30 TL ihtarname masrafı alacağı olduğu, asıl alacağa yıllık %72,00 oranında temerrüt faizi işletilebileceğini" mütalaa etmiştir.
Somut olayda ; takibe esas yapılan kredi sözleşmesi ve davalı yanın itirazlarını incelenmesinde kefilin sorumluluğunun yasal düzenlemesi ve şartların oluşup oluşmadığının irdelenmesi gerekmektedir. Sözleşmenin hangi tarihte düzenlendiğine ilişkin belirsizlik olup, ilgili bankaya yazılan müzekkere cevabında da bu durum açıklığa kavuşmamıştır.Eski Borçlar Kanunu 484 maddesi "Kefaletin sıhhati, tahriri şekle riayet etmeğe ve kefilin mes'ul olacağı muayyen bir mikdar iraesine mütevakkıftır." şeklinde,
Yürürlükteki Türk Borçlar Kanunun 583/1 maddesi "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen herhangi bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." şeklinde olduğu,
Somut olaydaki icra takibine konu kredi sözleşmesi incelendiğinde sözleşmenin sayfalarında asıl borçlu şirketin kaşesi üzerinde imza ve ayrıca aynı şekilde imzanın bulunduğu, sözleşmenin son sayfasında müteselsil kefil bölümünde asıl borçlu şirketin kaşesi ve imzanın bulunduğu, sözleşmeden davalı ...'in müteselsil kefil olarak adının ve imzasının bulunduğu ve sorumlu olacağı miktara ilişkin verilerin yer almadığı, yukarıda açıklana her iki kanun bakımından kefile ilişkin şartların oluşmadığı anlaşılmakla, davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. Davalı yanca kötüniyet iddiası ispatlamadığından bu yöndeki talebin reddine karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL harçtan peşin yatırılan 120,86 TL harcın düşümü ile geri kalan 306,74 harcın davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 11.000,00 avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
6-1.320,00 TL Arabulucu ücretinin davacıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca KESİN olarak verilen karar davacı ve davalı vekilinin yüzüne karşı verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/64, K. 2024/870, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama