KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/719
- Karar No
- 2024/751
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2024
Karar Metni
1.659 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/719
KARAR NO:2024/751
DAVA
Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ: 04/10/2024
KARAR TARİHİ: 20/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin şirkette %44,58 oranına tekabül edecek derecede pay sahibi olduğu, 09.07.2024 tarihinde gerçekleştirilen genel kurul toplantısında müvekkili tarafından şirketin 2022 ve 2023 yıllarına ait finansal tabloları hakkın da bilgi alma kapsamında inceleme isteği öne sürülmüş ve bu durumun toplantı tutanağına ;
finansal tabloların gerçeği yansıtmadığını düşünüyoruz ‘’ şeklinde geçirildiğini, ancak şirkette hem hakim ortak hem de ------ konumunda yer alan şirketin diğer ortağı tarafından müvekkilinin talebine karşılık herhangi bir belge veya bilgi sunulmadan finansal tabloların gerçeği yansıttığı ifade edilerek müvekkilinin bilgi almasının önüne geçildiğini, ------ toplantısında müvekkilinin bilgi alma hakkının engellenen 2022 ve 2023 yıllarına ait finansal tablolar hakkında şirkete özel denetçi atanmasının talep edildiğini, müvekkilinin talebinin hakim ortağın olumsuz oyları ile reddedildiğini,
müvekkilinin şirketin işleyişinden ve hesaplarından endişe duyduğunu, kendisine hesaplar yönünden bilgi verilmediğini, müvekkilinin özel denetçi talebinin reddi sonrasında 09.07.2024 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağının 7. Maddesine muhalefet şerhi koyulduğunu, edilen sebepler ve müvekkilinin mağduriyetini ortadan kaldırmayı teminen;----- özel denetçi atanmasını ve bu nedenle haklı davanın kabulüne , ------ uyarınca özel denetçi atanmasına ve masrafların davalı şirket tarafından karşılanmasına, fazlaya ilişkin tüm hak, alacak ve taleplerinin mahfuz tutulmasına,
yargılama giderlerinin vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı tarafın şirket organlarının şirket ve pay sahiplerini zarara uğrattığı konusunda inandırıcı gerekçelerini sunmadığını, sadece soyut beyan ile mahkemeye müracaat ettiğini, davacının yönetim kurulu üyesi olması nedeniyle yapılmış olan tüm işlemlere ait bilgi ve belgelerin satışlar, mal alımları dahil stok bildirimi giderler ve harcamaların düzenli olarak haftalık raporlar halinde verildiğini, davacının denetim hakkının gerekçelerini somutlaştıramadığını ve bu nedenle de davanın reddini, yargılama giderlerinin davacıya bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava özel denetçi atanmasına ilişkindir. Türk ticaret kanunun 438. Maddesi " Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir.
Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir." hükmünü düzenlemiştir. Kanunun 439.
Maddesi " Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir.
(2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır. " Kanunun 440. Maddesi " Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. (2) Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir.
Mahkemenin kararı kesindir " hükümlerini düzenlemiştir. Özel denetçi tayini talep edebilmek için Pay sahiplerinin genel kuruldan daha önce bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olmaları gerekir. (TTK m.438/1)ikinci olarak Özel denetimin konusunu belirli olaylar oluşturmalıdır. Belirli olaylar,içeriği ve sınırları belirli olan, genel nitelik taşımayan anlamına gelir. Üçüncü Koşul.
Özel denetime müracaat için, “pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olmalıdır.” Burada pay sahipliği hakkı ile özel denetim konusu arasındaki ilişkinin kanıtlanması, özel denetçi atanması isteminde bulunan pay sahibine aittir.Belirtmek gerekir ki, sadece merak saikiyle özel denetçi atanması istenilemez.Özel denetçi atanması ile bilgilerin doğrulanması denetimi değil, anonim ortaklık faaliyetleri kapsamındaki belirli bir konu hakkında gerçeklerin ortaya çıkarılması amacı doğar.
Diğer yandan özel denetim kurumu, anonim şirketi etkileyecek sonuç veya etki ortaya çıkaran bir müessese olmayıp, pay sahiplerinin başvurabileceği bir araştırma ve inceleme aracıdır.TTK. m. 348 ile amaçlanan, kurucular ile yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler hakkında tazminat ve ceza davaları açılabilmesine olanak sağlayacak işlem ve eylemleri ortaya çıkarmak, bilançonun gerçeklik ve doğruluk ilkesine uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğini anlamak, esas sermaye artırımı, azaltılması ve tasfiye gibi işlemlerin kanun ve anasözleşme çerçevesinde yapılıp yapılmadığını saptamak, yolsuz işlemlerin delillerini toplamaktır.
Bilindiği üzere, TTK. m. 363 uyarınca, anonim ortaklıkta pay sahiplerinin ortaklığın defterleri ve hesapları ile diğer belgelerini doğrudan doğruya inceleyebilme yetkileri ve bireysel denetleme hakları bulunmamaktadır. Bu nedenle, TTK. m. 348’in önemi TTK. m. 363 ile birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkmaktadır.
Kurucular ve yöneticiler ile denetçiler aleyhine tazminat davaları ve bu kimselerin işlemleri hakkında da iptal veya hükümsüzlüğün saptanması davalarının açılabilmesi ancak güvenirliğinden şüphe duyulan işlemlerin incelenmesi ve bu suretle bir takım şeylerin su yüzüne çıkması ile mümkündür. TTK. m. 348 ile pay sahiplerine ve azınlığa verilen söz konusu hukuksal yolun kullanılması sonucu atanan özel denetçi, talep edilen faaliyetleri inceleyecektir.
Azınlık pay sahipleri, yolsuz işlemleri ve bunların delillerini bu sayede saptayarak, tazminat ve hükümsüzlüğün tespiti davalarını açabileceklerdir. Böylelikle “azınlığın korunması” nihai amacına ulaşmış olacaktır.TTK. 348/f. 2 hükmüne göre, azınlık pay sahiplerini tarafından özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının, kesin biçimde kanıtlanması şart değildir.
Kanun koyucu özel denetçi tayinine ilişkin olarak öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan delil ve emareleri yeterli saymıştır. Söz konusu madde metninde yer alan hususların olayda var olup olmadığı yönü, özel denetçilerin yapacağı inceleme ve araştırma sonucu ancak ortaya çıkacaktır.
Ayrıca özel denetçi tayinine dayanarak yapılacak vakıalar yönünden kesin hüküm de söz konusu edilemeyeceğine göre, kesin delil aranmasının dayanağını bulmak güçtür.”--------- tarihli kararında özetle; “azınlık pay sahipleri tarafından özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının kesin bir biçimde kanıtlanmasının şart olmadığını ve özel denetçi tayinine ilişkin olarak öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan delil ve emarelerin yeterli olduğu belirtilmiştir.Tüm bu açıklamalar kapsamında özel denetçi tayin edilmesini talep edebilmek için;
A) Daha önce bilgi alma ve inceleme hakkı kullanılmış olmalı,
B) belirli olayların açıklığa kavuşturulmasını amaç edinilmiş olmalı
C)özel denetim talebi pay sahipliği haklarının kullanılması için gerekli olmalıdır. Buna göre özel denetçi talep hakkı ikincil karakterde bir haktır. Çünkü özel denetim isteyebilmek için pay sahibinin daha önce bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olması gerekir. Özel denetçi atanmasını isteme açık ve anlaşılır olmayan belirli konularda aydınlatılmak amacına yönelik olmakla birlikte kapsamlı bir bilanço incelemesi değildir. Özel denetim yönetici ve denetçilere kaşı açılacak sorumluluk davasına bir hazırlık amacı taşımaktadır. Özel denetim aynı zamanda şirketin sevk ve idaresi hususunda amaca uygunluk veya yerindelik incelemesi de değildir. Yalnızca amaca aykırılıklar değil, kuralsızlıkların da açıklanması gerekir. Özel denetçi atanmasına ilişkin şekli ve maddi koşullar ise şunlardır;
A) Bilgi alma ve inceleme hakkı daha önce kullanılmış olmalı
B) bilgi isteminin konusu özel denetim konusunun aynı olmalı
C) Mutlaka Özel denetimle ilgili genel kurulun onay veya red kararı olmalı
D) Red halinde sermaye katılım oranı (duruma göre %10 veya %5 ) veya belirli tutarda (1 milyon TL tutarında itibarı değerde) paya sahip olunmalı
E) Dava süresi içinde açılmış olmalıdır. Doktrinde en fazla 2 sene önceki olaylar için özel denetçi tayini talep edilebileceği belirtilmektedir. Doktrinde, söz konusu iki yıllık sürenin kapsamı hususunda tartışmalar mevcuttur.
Ağırlıklı olan görüşe göre bahsi geçen sürenin en fazla iki yıl olarak anlaşılması gerektiğidir. ---------ibaresini kullanmıştır; --------şeklinde anlaşılması gerektiğini vurgulamıştır.” Diğer bir görüşe göre ise bu sürenin en az iki yılı kapsadığı yönündedir.--------Kanunda açıkça ifadesini bulan daha önce şartı pay sahibinin soru sorup cevaplarını aldıktan hemen sonra aynı genel kurulda özel denetim istemesi halinde gerçekleşmiş olmaz.
Çünkü verilen cevapları değerlendirmeden ve diğer pay sahiplerinin de değerlendirmesine olanak bırakmadan hemen Genel kurulda özel denetim talebini sunmak özel denetim gibi bir önemli bir hukuki kurumun ciddiyeti ile bağdaşmaz. -----------Özel denetçi tayini isteyebilmek için Ticaret kanununun 437/5. Maddesindeki davanın önceden açılmış olmasına gerek bulunmamaktadır.
Ancak Yukarıda da zikredildiği üzere özel denetçi ancak somut bir olay, belirli bir olayın aydınlatılması amacı ile istenebilmektedir. Aynı zamanda özel denetçi tayinine karar verebilmek için ikna edici delillerin davacı yanca ibraz edilmesi gerekmektedir. Kurucuların veya şirket organlarının şirkete veya pay sahiplerine zarar verdiğinin inandırıcı şekilde ortaya konması gerekmektedir.
Doktrinde aşırı ve ölçüsüz taleplerde bulunulması, 30-40 civarındaki olayın özel denetim ile açıklığa kavuşturulması gibi istemler, şirketin piyasadaki genel durumunun araştırılması gibi muğlak konularda özel denetim istenemeyeceği savunulmaktadır. ----------Somut olaya gelecek olursak davacının finansal tabloların gerçeği yansıtmadığı gerekçesi ile özel denetim talep ettiği görülmektedir. Bilindiği üzere TTK'nın 437.
Maddesi gereği finansal tablolar, konsolide finansal tablolar, yönetim kurulu yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisi genel kurul toplantısından en az 15 gün önce şirketin merkez ve şubelerinde pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur hükmüne haizdir.
Finansal tablolarda şirketin o yıl veya yıllara ilişkin ( genel kurul toplantısı hangi yılları kapsıyor ise ) tüm bilgiler bulunmakta olup özel denetim talep edebilmek için talebin yöneticilerin sorumluluk davasını açmadan evvel spesifik bir veya birkaç konuya ilişkin olması ve bunun delillerinin de ikna edici şekilde sunulmuş olması gerekir.
Davacı yanca finansal tabloların genel olarak şirket kayıt ve defterlerine uygun olmadığını düşünüyorsa ilgili genel kurul toplantısının finansal tabloların onaylanmasına dair maddesinin iptali istenmelidir. Keza verilen bilgilerin yetersiz olduğu düşünülüyorsa TTK'nın 437. Maddesi kaynaklı bilgi alma ve inceleme hakkının ihlalinden kaynaklı dava açılmalıdır. Özel denetim yukarıda detaylı olarak izah edildiği üzere sınırlı hallerde istenebilmektedir.
Amacı şirketin genel durumunun araştırılması gibi genel içerik taşımamalıdır. Aynı zamanda özel denetim talep edebilmek için yöneticilerin sorumluluk davasına yol açabilecek hususlarda ikna edici delillerin davacı yanca ibraz edilmesi gerekmektedir.
Davacının genel olarak finansal tablolar kaynaklı özel denetim talep ettiği, genel kurul toplantı tutanağı incelendiğinde şirketin 2022 ve 2023 yıllarına dair olağan genel kurul toplantısının icra edildiği, içeriğinde çok sayıda iş ve işlem bulunan faaliyet raporunun spesifik bir konu belirlenmeden, delilleri sunulmadan özel denetim yolu ile şirketin mali denetiminin yapılamayacağı, davanın tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü yerinde olmadığı sonucuna varılmış davanın reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/719, K. 2024/751, 20 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama