KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/737
- Karar No
- 2024/843
- Karar tarihi
- 12 Aralık 2024
Karar Metni
3.307 kelime·17 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/737
KARAR NO : 2024/843
DAVA
Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi)
DAVA TARİHİ : 11/10/2024
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Şirket (Şirkete Özel Denetçi Tayin Edilmesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; ------24.02.1993 yılında tescil edildiği, müvekkillerinden ----- müteveffa ---- oğlu, ----- ise eşi olduğunu; davalı şirketin müvekkillerinin miras bırakanı ------ tarafından eşit paylarla kurulduğu, kardeşlerden daha sonra ---- ortaklıktan ayrıldığı---- paylarının ise diğer dört kardeş arasında eşit olarak iktisap edildiği, müvekkillerin miras bırakanı ----- vefatı ile mirasçıları olan müvekkillerine eşit paylarla şirkete ortak olduklarını;
davalı şirketi yönetenlerin eylemleri, müvekkillerinin hak ve menfaatlerine geri dönülmez zararlar verme noktasına geldiğini, şirket müdürleri olan ----- beraber hareket ederek, aynı zamanda yönetim hakları da müvekkilleri aleyhine olacak şekilde kullanmaları nedeni ile müvekkillerine davalı şirketin ticari faaliyetleri ile ilgili olarak herhangi bir belge ve bilgi vermedikleri gibi özen ve sadakat borçlarına da aykırı davrandıkları, 2023 yılı Olağan Genel Kurul Toplantısının 29.07.2024 tarihinde yapıldığı,
davalı şirket yönetimi tarafından müvekkillerinin taleplerinin karşılıksız bırakıldığı ve özel açıklama ve bilgi alma isteğine ilişkin herhangi bir cevap verilmediğini. şirket işleyişinin dışında bırakıldıklarını; tespit edilebildiği kadarıyla; şirket yöneticisi ---- eşine ait olan ----- Kurumlar Vergisi Beyannamesi ilgili dilekçe ekindeki tabloda görülmediği,
bu işletme ile yapılan mal ve/veya hizmet alım satım işlemlerinde şirketin diğer işletmelerle olan ticari süreçlerine uygun yöntemlerin izlenip izlenmediğinin araştırılması gerektiği, şirket lehine olacak şekilde fiyat, vade, teknik, diğer özellikler ve koşullara dikkat edilerek gerekli işlemlerin yapılıp yapılmadığının incelenmesi gerektiği. davalı şirketin sigorta poliçelerinin tamamının “-----” tarafından yapıldığının tespit edildiği, sigorta acentesinin davalı şirketin müdürler kurulu üyesi olan -----ait olduğu,
şirketin kişisel çıkarları uğruna kullanılıp kullanılmadığının açıklığa kavuşması gerektiği, olağan iş akışında tek bir sigorta acentesinden, tüm sigorta branşları için en uygun teklifin alınmasının mümkün olmadığı, dolayısıyla şirketin menfaati gözetilmeksizin tüm sigorta poliçelerinin şirket müdürünün eşine ait acenteye yaptırıldığının görüldüğü davalı şirket tarafından, piyasada en uygun tekli acentenin araştırılması gerekirken tüm sigorta poliçelerinin şirket müdürünün eşine ait acente ile yapılması suretiyle davalı şirket gereğinden fazla ödeme yaparak zarara uğratıldığı,
ayrıca ilişkili olan işletmeye örtülü kar transferi yapıldığı. sigorta poliçelerinin -----tarafından düzenlenmiş olup ödemelerin bu İşletmeye yapıldığı, bunlara mukabil muhasebe kayıtlarında “----- muhasebe hesap adı kullanılması gerekirken poliçelerdeki sigorta şirketlerinin adlarına muhasebe alt hesapları açılarak kayıt yapılmış olduğu bu yöntemle ilişkili olan işletmenin işlemlerinin gizlenmesinin amaçlandığını;
müvekkillerinin ortak olduğu aile şirketlerinin kiracı olduğu mevcut yönetim binasında mevcut şirket yöneticileri tarafından, rekabet yasağına aykırı olarak kurdukları firma üzerinden, yeni kira kontratı yapılmak suretiyle aile şirketleri yeni kira kontratında belirlenen bedelinin üzerinde alt kiracı yapılarak yöneticilerin yeni kurdukları şirkete haksız kazanç sağlanmakta ve müvekkillerinin ortak olduğu şirketlerin ise zarar ettirildiği, bu durumun Genel Kurul Tutanağında yine gündemin Finansal tabloların görüşülmesi kısmında şerh düşüldüğünü.
29.07.2024 tarihinde gerçekleşen genel kurul toplantısında müvekkilleri tarafından Genel Kurul'a bilgi verilmesi istenmiş ise de (ekli genel kurul tutanağı 6. Ve 7. Sayfa) müdürler kurulu tarafından gerekli aydınlatma ve açıklama yapılmadığı ve müvekkillerince genel kurul tutanağında yazılı ve TTK md. 614 kapsamında talep edilen bilgi ve inceleme taleplerinin kabul edilmemesi/ ertelenmesi nedeniyle bu kez TTK ilgili hükümleri gereğince genel kurul tutanağına yazılan tüm talep, soru ve olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasının talep edildiği,
ancak davalı şirket müdürlerinin olumsuz oyu ile müvekkillerinin özel denetim talebinin kabul edilmediğini, davalı şirketin aynı zamanda bir aile şirketi olduğu göz önünde bulundurularak aile dayanışmasından doğan güvenin şahsi çıkarlar uğruna istismar edilmesi gerçeğinin de özel denetim talebini bu anlamda kıymetli ve gerekli kıldığı; şirket ortaklığının huzurlu ve güvenli yürütülmesinde etkin unsur olan aydınlanma/bilgi
alma hakkı dikkate alınarak, Genel kurul tutanağında yer alan ve de başta yukarıda kısaca izah edilen usulsüz hususları kapsama almak üzere gerekli denetim ve incelemeleri yapmak üzere özel denetçi tayini ile belirtilen hususlar hakkında gerekli incelemenin yapılmasını ve şirketin ilgili konulardan dolayı normal işleyiş içinde olup olmadığının raporla tespitini, yargılama gider, masraf ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; ------ 24.02.1993 yılında aynı unvan ile 500.000.000,0-TL{500-TL} sermaye ile kurulduğu, en son 2019 yılı itibari ile sermaye artışı yapmak sureti şirket sermayesinin 10.000.000,0-TL'ye kadar yükseltildiği, mevcut ortaklık yapısı itibariyl----- herhangi bir kişinin tek başına hâkimiyet oluşturmasının söz konusu olmadığı, şirketin 2019 yılı itibari ile bağımsız denetime tâbi olduğu, ----- vefat ettiği tarihe dek taraflar arasında hiçbir ihtilâf vuku bulmadığı;
davacıların şirketten ayrılma kararlarını ve süreci aynı zamanda amcaları olan dava dışı----- güdümünde sürdürme kararı aldıkları, bu bağlamda yapılan genel kurullarda amcaları---- ile birlikte hareket etmek suretiyle aynı yönde oy kullandıkları, dava dışı ----- ve birlikte hareket eden davacıların makul olmayan taleplerinde ısrarcı olduğu anlaşılınca yapılan görüşmelerden de olumlu sonuç alınamadığı, bu aşama dan sonra dava dışı muhacir ve davacılar şirket içinde huzursuzluk oluşturmaya başladığı,
manasız birtakım sürtüşmeler çıkardıkları, isteğine ancak haklı sebeple şirketin feshi davası ile ulaşabileceği düşüncesiyle, açmayı kurguladıkları davalarına delil oluşturabilmek için anlaşılmaz tavır ve davranışlar içine girdikleri bu kapsamda da birçok davalar açıldığı, devam eden süreçte, dava dışı---- genel kurul çağrısı ve yapılacak genel kurulda görüşülmesini talep ettiği konulara ilişkin ----.
Noterliğinin 16 Mayıs 2024 tarih ve ----- yevmiye sayı ile keşide ettiği çağrı üzerine şirket müdürlerinin her yıl düzenli yapılan ortaklar olağan genel kurulu 2023 yılı toplantısının 28.06.2024 tarihinde yapılmak üzere şirket ortaklarının toplantıya davet ettikleri, çağrı üzerine şirket genel kurulu gündemi görüşmek üzere 28.06.2024 tarihinde belirlenen adreste toplandığı,
davacıların da içinde bulunduğu bir kısım pay sahipleri finansal tablolara yönelik bir takım itirazları ve geç teslim sebebiyle toplantının TK/420 maddesi uyarınca ertelenmesini talep etmeleri üzere genel kurulun aynı gündemi görüşmek üzere 29.07.2024 tarihine ertelendiğini.
29.07.2024 tarihinde yapılan ikinci toplantıda genel kurul davacıların dilekçe ekinde dosyaya sundukları genel kurul toplantı tutanağında yazılı kararları aldıkları, genel kurulda gündemin görüşülmesine geçilmeden önce dava dış---- Noterliğinin 06.05.2024 tarih ve ----- yevmiye sayılı ihtarı, davacıların ise mail yoluyla talep ettiği her bir hususa ilişkin davacıların da hazır bulunduğu genel kurul şirket müdürlerince bilgilendirildiğini; davacıların birçok talebi esasında bilgi alma ve inceleme hakkı sınırlarını aşmasına rağmen müvekkili şirket tarafından herhangi bir gerekçe ile reddedilmemiş etkin bir şekilde kullandırıldığı,
davacıların bilgi alma taleplerinin karşılandığı, şirketin 29.07.2024 tarihli genel kurul tutanağı ve daha sonrasında davacıların her birine gönderilen mailler, mail ekleri davacıların bilgi alma hakkını kullandıklarının kanıtı olduğu, davacıların da bilgi alma haklarını kullanmadıkları yönünde bir iddia ve talepleri bulunmadığı, yasal düzenlemeler kapsamında özel denetim kararı verilebilmesi bir takım koşulların varlığı gerektiğini; davacıların özel denetçi talep ettiği sigorta acentesinin -----ile yapılan işlemler yönünden;
davacılara yapılan bilgilendirmede de dile getirildiği üzere müvekkili şirketin ----- ile ticari bir ilişkisi bulunmadığı, müvekkili şirketin pek çok sigorta şirketi ile çalışmakta olup poliçelerinin de farklı sigorta şirketlerince kesildiği, sigorta konusunda pek çok sigorta firmasında teklif alınarak en uygun sigorta firması tercih edildiği, sigorta poliçelerinin sigorta şirketleri adına düzenlendiği sigorta şirketlerine poliçe bedellerinin tamamının banka yolu ile ödendiği, poliçelere aracılık yapan acentelere (-----herhangi bir ödeme yapılmadığı, bu husus davacılara verilen ticari defter ve kayıtlarla da sabit olduğu,
bu bağlamda muhasebe kurallarına ve mevzuata uygun şekilde yapılan bu kayıtlarda acenteye herhangi bir ödeme yapılmadığından acentenin muhasebe kayıtlarında yer almasının söz konusu olamayacağı. acentenin müvekkili şirketten herhangi bir ödeme veya komisyon almasının da söz konusu olmadığı şirketin kayıtlarında yer almamasının doğal olduğunu, muhasebe kayıtlarında -----ödeme yapıldığına ilişkin bir muhasebe kaydının da bulunmamasının muhasebe standartlarına, usul ve esaslarına uygun olduğu,
yapılan bütün iş ve işlemlerin yasal mevzuata uygun yapıldığı. özel denetçi tarafından denetlenecek bir husus bulunmadığından davacıların bu yöndeki taleplerinin reddi gerekiğini, aynı iddialar sebebiyle davacıların birlikte hareket ettiği---- tarafından ----Asliye Ticaret Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosya nezdinde de aynı hususların özel denetçi tarafından araştırılması talepli dava açıldığı, yapılan yargılama sonucunda davanın reddedildiğini; davacıların özel denetçi tarafından araştırılmasını talep ettikleri kiraya ilişkin hususun halihazırda ---- Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasına da konu edildiği,
iddialar kapsamında bilirkişi incelemesi de yapıldığı, bu sebeple davacıların güncel hukuki bir menfaatinde bulunmadığından bu sebeple özel denetçi taleplerinin reddi gerektiğini; aile şirketi olarak kurulan -----adresindeki 4 katlı binayı şirketlerin yönetim merkezi olarak ---- sözleşmelerinin tarafı aile şirketlerinin olup bu kez kira sözleşmesi 10.06.2023 tarihinde yenilenmiş ve kiracı olarak yeni kurulan ve şirket müdürlerinin müşterek ortak oldukları -----sözleşmeye taraf oldukları,
ekte sunulan kira sözleşmesinden anlaşılacağı üzere davalılar tarafından kurulan ----- aylık 42.000TL bedel ile sözleşmeye taraf oldukları ve diğer 3 şirketten ----- 28.320.000 TL, ----- 23.600.TL, ------ 4.720.TL aylık kira bedeli ile alt kiracı yapıldıkları,
müvekkilinin ortak olduğu aile şirketlerinden 56.640TL kira bedeli ----- tarafından tahsil edilip kira ödenemeden faaliyetine devam etmekte olup üstüne üstlük her ay 16.640TL haksız kazanç elde ettiğini-----Asliye Ticaret Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyasının huzurdaki dava dosyasına getirtilerek incelenmesi halinde aynı iddianın anılı dava dosyasında da ileri sürüldüğünün görüleceğini,
müvekkili şirketin bağımsız denetime tabi olmasının yanında davacıların özel denetçi tarafından araştırılmasını talep ettikleri hususlar başkaca dava dosyalarına konu edildiği ve iddia edilen hususlar hakkında yargılamaların devam ettiği bununla birlikte özel denetim yapılmasının şartlarının oluşmadığını, davanın reddini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davacılardan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6102 Sayılı TTK'nın 438 ve 439. maddesi uyarınca dava dilekçesinde dile getirilen nedenlerden ötürü davalı şirkete özel denetçi atanmasının hukuken mümkün olup olmadığına ilişkindir. Türk ticaret kanunun 438.
Maddesi " Her pay sahibi, pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olduğu takdirde ve bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, belirli olayların özel bir denetimle açıklığa kavuşturulmasını, gündemde yer almasa bile genel kuruldan isteyebilir.
Genel kurul istemi onaylarsa, şirket veya her bir pay sahibi otuz gün içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden bir özel denetçi atanmasını isteyebilir." hükmünü düzenlemiştir.Kanunun 439.
Maddesi " Genel kurulun özel denetim istemini reddetmesi hâlinde, sermayenin en az onda birini, halka açık anonim şirketlerde yirmide birini oluşturan pay sahipleri veya paylarının itibarî değeri toplamı en az birmilyon Türk Lirası olan pay sahipleri üç ay içinde şirket merkezinin bulunduğu yer asliye ticaret mahkemesinden özel denetçi atamasını isteyebilir.
(2) Dilekçe sahiplerinin, kurucuların veya şirket organlarının, kanunu veya esas sözleşmeyi ihlal ederek, şirketi veya pay sahiplerini zarara uğrattıklarını, ikna edici bir şekilde ortaya koymaları hâlinde özel denetçi atanır. " Kanunun 440. Maddesi " Mahkeme, şirketi ve istem sahiplerini dinledikten sonra kararını verir. (2) Mahkeme istemi yerinde görürse, istem çerçevesinde inceleme konusunu belirleyerek bir veya birden fazla bağımsız uzmanı görevlendirir.
Mahkemenin kararı kesindir " hükümlerini düzenlemiştir.
Özel denetçi tayini talep edebilmek için Pay sahiplerinin genel kuruldan daha önce bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olmaları gerekir. (TTK m.438/1)ikinci olarak Özel denetimin konusunu belirli olaylar oluşturmalıdır. Belirli olaylar,içeriği ve sınırları belirli olan, genel nitelik taşımayan anlamına gelir. Üçüncü Koşul.
Özel denetime müracaat için, “pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli olmalıdır.” Burada pay sahipliği hakkı ile özel denetim konusu arasındaki ilişkinin kanıtlanması, özel denetçi atanması isteminde bulunan pay sahibine aittir.Belirtmek gerekir ki, sadece merak saikiyle özel denetçi atanması istenilemez.Özel denetçi atanması ile bilgilerin doğrulanması denetimi değil, anonim ortaklık faaliyetleri kapsamındaki belirli bir konu hakkında gerçeklerin ortaya çıkarılması amacı doğar.
Diğer yandan özel denetim kurumu, anonim şirketi etkileyecek sonuç veya etki ortaya çıkaran bir müessese olmayıp, pay sahiplerinin başvurabileceği bir araştırma ve inceleme aracıdır.
TTK. m. 348 ile amaçlanan, kurucular ile yönetim kurulu üyeleri ve denetçiler hakkında tazminat ve ceza davaları açılabilmesine olanak sağlayacak işlem ve eylemleri ortaya çıkarmak, bilançonun gerçeklik ve doğruluk ilkesine uygun olarak düzenlenip düzenlenmediğini anlamak, esas sermaye artırımı, azaltılması ve tasfiye gibi işlemlerin kanun ve anasözleşme çerçevesinde yapılıp yapılmadığını saptamak, yolsuz işlemlerin delillerini toplamaktır.
Bilindiği üzere, TTK. m. 363 uyarınca, anonim ortaklıkta pay sahiplerinin ortaklığın defterleri ve hesapları ile diğer belgelerini doğrudan doğruya inceleyebilme yetkileri ve bireysel denetleme hakları bulunmamaktadır. Bu nedenle, TTK. m. 348’in önemi TTK. m. 363 ile birlikte değerlendirildiğinde ortaya çıkmaktadır.
Kurucular ve yöneticiler ile denetçiler aleyhine tazminat davaları ve bu kimselerin işlemleri hakkında da iptal veya hükümsüzlüğün saptanması davalarının açılabilmesi ancak güvenirliğinden şüphe duyulan işlemlerin incelenmesi ve bu suretle bir takım şeylerin su yüzüne çıkması ile mümkündür. TTK. m. 348 ile pay sahiplerine ve azınlığa verilen söz konusu hukuksal yolun kullanılması sonucu atanan özel denetçi, talep edilen faaliyetleri inceleyecektir.
Azınlık pay sahipleri, yolsuz işlemleri ve bunların delillerini bu sayede saptayarak, tazminat ve hükümsüzlüğün tespiti davalarını açabileceklerdir. Böylelikle “azınlığın korunması” nihai amacına ulaşmış olacaktır.TTK. 348/f. 2 hükmüne göre, azınlık pay sahiplerini tarafından özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının, kesin biçimde kanıtlanması şart değildir.
Kanun koyucu özel denetçi tayinine ilişkin olarak öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan delil ve emareleri yeterli saymıştır. Söz konusu madde metninde yer alan hususların olayda var olup olmadığı yönü, özel denetçilerin yapacağı inceleme ve araştırma sonucu ancak ortaya çıkacaktır. Ayrıca özel denetçi tayinine dayanarak yapılacak vakıalar yönünden kesin hüküm de söz konusu edilemeyeceğine göre, kesin delil aranmasının dayanağını bulmak güçtür.” ( Bkz. Yargıtay. -----.
HD. ----- )
Yargıtay ----. Hukuk Dairesi’nin -----. sayılı 03.07.2000 tarihli kararında, Yargıtay -----. Hukuk Dairesi’nin -----sayılı 28.01.2002 tarihli kararında özetle; “azınlık pay sahipleri tarafından özel denetçi tayinine ilişkin nedenlerin varlığının kesin bir biçimde kanıtlanmasının şart olmadığını ve özel denetçi tayinine ilişkin olarak öne sürülen vakıaları az çok doğrulayan delil ve emarelerin yeterli olduğu belirtilmiştir.
Tüm bu açıklamalar kapsamında özel denetçi tayin edilmesini talep edebilmek için;
A) Daha önce bilgi alma ve inceleme hakkı kullanılmış olmalı,
B) belirli olayların açıklığa kavuşturulmasını amaç edinilmiş olmalı
C)özel denetim talebi pay sahipliği haklarının kullanılması için gerekli olmalıdır.
Buna göre özel denetçi talep hakkı ikincil karakterde bir haktır. Çünkü özel denetim isteyebilmek için pay sahibinin daha önce bilgi alma ve inceleme hakkını kullanmış olması gerekir. Özel denetçi atanmasını isteme açık ve anlaşılır olmayan belirli konularda aydınlatılmak amacına yönelik olmakla birlikte kapsamlı bir bilanço incelemesi değildir. Özel denetim yönetici ve denetçilere kaşı açılacak sorumluluk davasına bir hazırlık amacı taşımaktadır. Özel denetim aynı zamanda şirketin sevk ve idaresi hususunda amaca uygunluk veya yerindelik incelemesi de değildir. Yalnızca amaca aykırılıklar değil, kuralsızlıkların da açıklanması gerekir.
Özel denetçi atanmasına ilişkin şekli ve maddi koşullar ise şunlardır;
A) Bilgi alma ve inceleme hakkı daha önce kullanılmış olmalı
B) bilgi isteminin konusu özel denetim konusunun aynı olmalı
C) Mutlaka Özel denetimle ilgili genel kurulun onay veya red kararı olmalı
D) Red halinde sermaye katılım oranı (duruma göre %10 veya %5 ) veya belirli tutarda (1 milyon TL tutarında itibarı değerde) paya sahip olunmalı
E) Dava süresi içinde açılmış olmalıdır.
Kanunda açıkça ifadesini bulan daha önce şartı pay sahibinin soru sorup cevaplarını aldıktan hemen sonra aynı genel kurulda özel denetim istemesi halinde gerçekleşmiş olmaz. Çünkü verilen cevapları değerlendirmeden ve diğer pay sahiplerinin de değerlendirmesine olanak bırakmadan hemen Genel kurulda özel denetim talebini sunmak özel denetim gibi bir önemli bir hukuki kurumun ciddiyeti ile bağdaşmaz. ( -----)
Özel denetçi tayini isteyebilmek için Ticaret kanununun 437/5. Maddesindeki davanın önceden açılmış olmasına gerek bulunmamaktadır. Ancak Yukarıda da zikredildiği üzere özel denetçi ancak somut bir olay, belirli bir olayın aydınlatılması amacı ile istenebilmektedir. Aynı zamanda özel denetçi tayinine karar verebilmek için ikna edici delillerin davacı yanca ibraz edilmesi gerekmektedir. Kurucuların veya şirket organlarının şirkete veya pay sahiplerine zarar verdiğinin inandırıcı şekilde ortaya konması gerekmektedir.Doktrinde aşırı ve ölçüsüz taleplerde bulunulması, 30-40 civarındaki olayın özel denetim ile açıklığa kavuşturulması gibi istemler, şirketin piyasadaki genel durumunun araştırılması gibi muğlak konularda özel denetim istenemeyeceği savunulmaktadır. ( -----)
Dava konusu olayda davacıların genel kurulda toplantı tutanağının 6 ve devamı sayfalarında davacıların sigorta işleri işle ilgili bir takım sorular sordukları, sigorta poliçelerinin tamamının yönetim kurulunun eşine ait ---- aracılık hizmetleri ----- tarafından düzenlendiğini, tek bir sigorta acentesinden tüm sigorta branşları için en uygun fiyat teklifi alınamayacağını, şirketin zarara uğratıldığını iddia ettiği, muhasebe kayıtlarında bu firmanın kaydı olmadığını, sigorta şirketleri adına hesap açılarak kayıtlar yapıldığınıbu yolla ilgili işlemlerin gizlenmek istendiğini, şirket lehine en uygun vade,
fiyat ve koşullarda teklif alınıp alınmadığının muğlak olduğunu bu hususlarda bilgi almak istediklerini belirtmişlerdir. Genel kurulda şirket müdürü 10. Sayfada söz alarak genel kurulda sorulan bu soruları cevaplamasının mümkün olmadığını ancak her hususta bilgi vereceklerini belirtmiştir. Davacılara söz konusu hususlarda yeterli bilgi verildiği ispat edilememiştir.
Öte yandan davalının cevap dilekçesi incelendiğinde sigorta işleri ile ilgili verilen cevapların yeterli düzeyde olmadığı, bahsi geçen ---- aracılık hişzmetleri ---- ile bir ticari ilişkileri olmadığını bu nedenle bu firma adına hesap açılmadığını savunduğu, poliçelere aracılık yapan şirketlere ödeme yapmadıklarını belirtmiş olup verilen bu cevap yeterli düzeyde değildir.
Davacılar sigorta şirketleri ile yapılan anlaşmaların hangi şartlarda yapıldığı, başkaca teklifler alınıup alınmadığı vs gibi birçok soru sormuş olup verilen cevap yeterli değildir. Şayet bahsi geçen firmanın aracılığında yaptırılan poliçeler kaynaklı şirket bir zarara uğratılmış ise bunun sorumluluk davasının konusu teşkil edeceği açıktır. İlgili firmanın aracılığında bu poliçelerin yaptırılması yeterlidir.
Bu firmanın ticari defter ve kayıtlarda görülmemesi bir şey değiştirmez. Yukarıda ifade edildiği üzere bu dava zaten sorumluluk davası öncesi açılan bir davadır. Pay sahiplerinin yönetimde olmadıkları, şirket kayıt ve defterlerine ulaşma imkanlarının da sınırlı olması, davalının da bu hususlarda somut bir delil sunmaması, örnek poliçe ve o dönem fiyatları vs.
Delil sunmaması nazara alındığında bahsi geçen firmanın aracılığında düzenlendiği iddia olunan poliçeler kaynaklı şirketin bir zararı varsa bu hususun sorumluluk davası öncesi özel denetim yolu ile araştırılması yerindedir. Nitekim eğer bu poliçeler kaynaklı bir zarar olmadığı anlaşılır ise boş yere sorumluluk davası açılmasının da önüne geçilmiş olur ki bu da her iki taraf menfaatinedir.
Netice itibarı ile davacıların bu istemleri bakımından davanın kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.Her ne kadar davacı yanca şirketin alt kiracı yapılması ve kira rayiçleri üzerinden de özel denetçi atanması talep edilmiş ise de söz konusu bu iddianın davacılarla aynı yönde hareket eden ortak tarafından da dile getirildiği, bu gerekçeler ile şirket yöneticilerinin azlini ve şirkete kayyıma tanmasını talep ettiği ve bahsi geçen davanın derdest olduğu görülmüştür.
Şayet şirketin bu gayrımenkul kira olayından dolayı uğramış olduğu bir zararı varsa o dosyada zaten tespit edilecektir. Davacıların söz konusu olay kaynaklı bir şirket zararı olduğunu tespit etmeleri halinde zamanaşımı süreleri içinde her zaman sorumluluk davası açma hakları vardır. Netice itibarı ile davacıların özel denetim talep ettikleri bu hususta derdest dava olduğundan sınırlı inceleme yapılan bu davada bu istemleri hakkında red kararı verilmiştir.
Nitekim bu davada bu talebin kabul edilmesi için kanunda aranan diğer şartlar da gerçekleşmemiş, ikna edici bir delil de davacılarca sunulmamıştır. Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kısmen kabulüne karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış buna dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/737, K. 2024/843, 12 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama