KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/760
- Karar No
- 2025/803
- Karar tarihi
- 30 Eylül 2025
Karar Metni
1.276 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/760
KARAR NO : 2025/803
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 18/10/2024
KARAR TARİHİ : 30/09/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Davalının müvekkil firmadan 15.04.2024 ile 02.07.2024 tarihleri arası dönemde ----- Hizmeti satın aldığını, bu kapsamda davalı adına fatura düzenlendiğini, 2024 Haziran ve Temmuz ayı bedelleri hariç olmak üzere fatura bedellerinin ödendiğini ancak kalan kısmın ödenmediğini, bu nedenle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı yetkilisi olan ------ davacı şirketten bağımsız olarak müvekkil şirkette kontratlı olarak proje yönetim ofis müdiresi olarak çalıştığını, bu kapsamda müvekkil müşterisi olan ------ ile olan iş süreçleriyle ilgili olmak üzere ----- hizmeti alındığını, düzenlenen fatura bedellerinin eksiksiz olarak ödendiğini, davacının ne müşteri proje ekibiyle ne de müvekkil şirket nezdindeki ekibiyle iyi ilişkiler kuramadığını müşteriye sunulan hizmet sırasında sık sık ve büyük problemlere neden olduğunu, davacının sunduğu hizmeti ayıplı olarak ifa ettiğini, bu nedenle dava dışı ------ isimli kişiden 2024 yılı Haziran ayından itibaren 1.150.875-TTL tutarlı ayrı bir hizmet alındığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur.
DELİLLER
-----. İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı dava dosyası, ticari defter ve belgeler, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı.03.06.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 31.08.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi raporunda özetle.
Davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Sayın Mahkemenizin 03.06.2025 tarihli celsesinin 1 numaralı ara kararında tarafların 2024 yılı ticari defterlerinin 30.06.2025 günü saat 09:30’da mahkeme salonunda hazır bulundurulması,
yerinde inceleme talep ediliyor ise ticari defterlerin bulunduğu yer ile incelemede muhatap alınacak kişi iletişim bilgilerinin 2 haftalık kesin süre içerisinde yazılı olarak ibraz edilmesini yönünde karar kurulduğu, buna karşın davalının belirtilen gün ve saatte ticari defterlerini hazır bulundurmadığı gibi ayrıca yerinde inceleme de talep etmediği, Davacının davalı adına 30.04.2024 ile 05.07.2024 tarihleri arası dönemde 5 adet karşılığı 1.084.800,00 TL tutarlı e-fatura düzenlediği,
bu faturalardan 30.06.2024 tarih ------ numaralı 326.400,00 TL tutarlı faturanın mutabakat nedeniyle davacı yanca iptal edilerek 2 adet faturada yeniden tanzim edildiği, faturaların Gelir İdaresi Başkanlığının e-fatura sistemi aracılığıyla davalıya teslim edildiğini gösterir nitelikteki e-fatura zarf dökümlerinin ayrıca sunulduğu, Davalının, adına düzenlenen 30.06.2024 tarih ------ numaralı 288.000,00 TL ve 05.07.2024 tarih ------- numaralı 38.400,00 TL tutarlı faturalara 8 günlük itiraz süresini aşar şekilde 09.08.2024 tarihinde iade faturası düzenlediği,
2024 yılında davacının davalı adına 4 adet karşılığı 758,400 TL tutarlı fatura düzenlediği, karşılığında davalıdan 432.000,00 TL toplam tutarlı tahsilat yaptığı, bu işlemlere göre 07.08.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 326.400,00 TL borçlu olarak göründüğü, Sayın Mahkemenizin ticari defter deliline göre davacı lehinde hüküm kurması halinde, davalıdan takiple istenebilir tutarın 326.400,00 TL olacağı sonucuna gidildiği, (Takip: 326.400,00 TL) Takiple birikmiş faiz talebinde bulunulmadığı, şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, faturaya dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir.
İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.
TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.
Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir.
Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----- İcra Dairesi'nin ----- esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını sunmadığı,
davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı, davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davacı kayıtlarında 326.400 TL alacaklı göründüğü, HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği, BA formu ile vergi dairesine bildirilen bu fatura içeriği malın Yargıtay ------.
Hukuk Dairesinin ---- Esas- --- Karar sayılı kararı, Yargıtay ----. Hukuk Dairesinin ---- Esas----- Karar sayılı içtihatlarında da belirtildiği üzere davacı tarafından davalıya teslim edildiğine ilişkin karine teşkil ettiği, davalı tarafın bu karinenin aksini ispat edemediği, davalı yanca iade faturasının yasal süresi içerisinde yapılmadığı,
faturaları alıp faturayı aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmayan davalının faturaların içeriğini kabul etmiş sayılacağı (TTK 21/2). süresi içinde itiraz edilmeyerek kesinleşen ve ticari defterlere de işlenen diğer yandan ilgili vergi dairesine bildirilen faturalardaki alacak miktarı kadar (süresinden sonra) iade faturası düzenlenmesi,
borçtan kurtulmayı sağlayan ve alacağı tartışmalı hale getiren geçerli bir araç olmayacağı, davalı yanca ayıplı olarak ifa edildiğini savunmuş ise de ayıp iddiası nedeniyle taraf tanıkları dinlenilmiş, davacı tanığı hizmetin ayıpsız teslim edildiğini, davalı tanığı ise hizmetten istenilen verimin alınmadığı beyan etmiş olup, davalı ayıp iddiasının varlığına ilişkin tanık beyanı dışında delil sunamamış, bu haliyle hizmetin ayıplı yapıldığını ispatlayamadığı sonucuna varılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 326.400,00 TL alacaklı olduğu, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından -----. İcra Dairesi'nin ------esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 326.400,00-TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilmesine,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 65.280,00-TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 22.296,38 TL harçtan, peşin yatırılan 3.942,10 TL harcın düşümü ile geri kalan 18.354,28TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 3.942,10 TL harç, 427,60 TL başvuru harcı, 8.000,00 TL bilirkişi ücreti ve 497,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 12.867,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 52.224,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE
8-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/760, K. 2025/803, 30 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama