KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/766
- Karar No
- 2025/534
- Karar tarihi
- 12 Haziran 2025
Karar Metni
1.314 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/766
KARAR NO : 2025/534
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/10/2024
KARAR TARİHİ : 12/06/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkil ile davalı arasındaki ticari ilişkiden kaynaklı davalının cari hesaptan doğan 116.107,80 TL borcu olduğunu, borç bakiyesinin ödenmemesi nedeniyle takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirket ile davacı şirket arasında hizmet alımına ilişkin görüşme sağlandığını, davacının Proforma Fatura düzenlediğini, bu kapsamda davacıya 510.268,00 TL ödeme yapıldığını, ayrıca 100.000,00 TL tutarlı çek düzenlenerek teslim edildiğini, sonrasında davacı şirketçe proformada yer alan ürünlere nazaran daha düşük kalitede malzeme sevk edildiğini, yapılan görüşmeler sonrasında gerekli düzeltmelerin yapılarak bu ürünlerle ilgili iade faturası düzenlendiğini, müvekkilin güncel rakamlardan ödemesini yapmasına rağmen fiyat farkından bahisle tekrar fatura kesildiğini,
davacının düzenlediği faturaya konu ürünlerin anlaşılan ürünler olmadığını, müvekkile herhangi bir hizmet verilmediğini, eksik ürünlerin tamamlanmadığını, yanmaz kablo yerine normal kablo gönderildiği, elektrik saatlerinin anlaşılan marka olarak gönderilmediği,
megafonların ise hiç teslim edilmediğini, bu nedenlerle ----- numaralı ve 27/12/2023 tarihli, ----- numaralı ve 24/05/2023 tarihli, ----- numaralı iade faturaları düzenlendiğini, davacının düzenlediği faturalara itiraz edilmemesinin borç doğuracağı anlamına gelmeyeceğini ileri sürerek davanın reddi ile davacı aleyhine %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini savunmuştur.
DELİLLER
Ticari defter ve belgeler, vergi dairelerinden gelen ba/bs formları, ----- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyası, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı. 27.02.2025 tarihli ara karar ile dosyanın bir mali müşavir bilirkişisine tevdi edilerek bilirkişi raporu alınması yönünde ara karar kurulmuş ve 09.05.2025 tarihli bilirkişi raporu mahkememize teslim edilmiştir.
Bilirkişi ------ raporunda özetle.
Mahkeme salonunda yapılan incelemede sunulan belgelere göre davacıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davalıya ait Yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği,
Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış tasdikleri ile GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu, Davacı ticari defter incelemesine göre; davacının davalı adına 47 adet karşılığı toplamda 766.541,00 TL tutarlı satış faturası düzenleyerek davalıyı borçlandırdığı, 2022 yılında devreden 502.407,76TL tutar ile davalının alacaklandırıldığı, Kredi kartı fişi aracılığıyla 2.676,54 TL tahsilat yaparak davalıyı alacaklandırdığı,
Davalıdan 4 adet karşılığı 45.348,32 TL tutarlı iade faturası alarak davalıyı alacaklandırdığı, davalıdan 100.000,00 TL tutarlı çek alarak davalıyı alacaklandırdığı, tüm bu işlemlere göre 11.09.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 116.108,38 TL borçlu olarak göründüğü, Davacının 2022 yılından devreden borcu olan 502.407,73 TL ile borçlandırıldığı, Davacıya 100.000,00 TL tutarlı çek ile ödeme yapılarak borçlandırıldığı, davacı adına 4 adet karşılığı 45.348,32 TL tutarlı iade faturası düzenleyerek borçlandırıldığı, Kredi Kartı Masraf dekontu aracılığıyla davacıya 2.676,54 TL ödeme yapılarak borçlandırıldığı,
davacıdan 47 adet karşılığı 766.540,39 TL tutarlı alış faturası alınarak alacaklandırıldığı, bu işlemlere göre 11.09.2024 takip tarihi itibariyle davalı nezdinde davacının 116.107,80 TL alacaklı olarak göründüğü, İşbu raporda yer verilen tespitlere göre takip konusu alacak iddiası ile ilgili taraf ticari defterleri arasında mutabakat sağlandığı, bu hususu destekler nitelikteki mutabakat mektubunun dava dilekçesi ekinde mübrez olduğu,
Davalının ürün teslim edilmediği ya da eksik kusurlu ürün teslim edildiği savunmasını destekler nitelikte, davacının kabulünde olan iade faturaları dışında, davalının ayrıca 8 günlük süre içerisinde düzenlediği başkaca bir iade faturasının bulunmadığı veya eksik-kusurlu ürünlere dair gerçekleştirilen yazılı bir itirazın dosya kapsamında görülemediği, İşbu raporda yer verilen tespitlere göre Sayın Mahkemenizin davacı lehinde hüküm kurması halinde, 11.09.2024 takip tarihi itibariyle davalıdan istenebilir tutarın 116.108,38 TL olacağı sonucuna gidildiği, Takip ile 7.243,25 TL birikmiş faiz talep edildiği,
muaccel bir borcun borçlusunun alacaklının ihtarıyla mütemerrit olduğu (TBK.m.117/1): bu yönde temerrüt ihtarına dosya içeriğinde rastlanılmadığı, dolayısıyla temerrüt tarihinin belli olmaması nedeniyle birikmiş faiz hesaplamasının yapılamadığı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir.
İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir. İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf ,bedeli ödenmeyen faturalara dayalı alacak talebinde bulunmaktadır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''.
TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir. Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır.
Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----- İcra Dairesinin ------ esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde tarafların ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı,
davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü, davacının davacı kayıtlarında 116.108,38 TL alacaklı, davalı kayıtlarında da 116.107,80 TL alacaklı göründüğünün bildirildiği, davalı yanca cevap dilekçesinde anlaşılan marka ve kalitede ürün gönderilmediği ve hizmetin sunulmadığı savunarak iade faturası düzenlendiği savunduğu, davalının süresinde iade faturası veya fatura itiraz ettiğine ilişkin delil sunulmadığı,
HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 116.107,80 TL alacaklı olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 116.107,80 TL alacaklı olduğu, ticari defterlerin kesin delil niteliğinde olduğu, form BA-BS beyannamelerinden davalının davacıdan fatura alarak kayıtlarına intikal ettirmesi karşısında artık ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından -----. İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 116.107,80 TL asıl alacak üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren reeskont avans faiz işletilmesine,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 23.221,56 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
4-Davalı yanın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE,
5-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 7.931,32 TL harçtan, peşin yatırılan 1.366,08 TL harcın düşümü ile geri kalan 6.565,24 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 1.366,08 TL peşin harç, 6.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 75,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 8.368,68 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
9-3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,
Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davacı ve davalı vekilinin yüzüne verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/766, K. 2025/534, 12 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama