KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/854
- Karar No
- 2024/745
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2024
Karar Metni
1.327 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/854
KARAR NO : 2024/745
DAVA
Alacak (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/08/2024
KARAR TARİHİ : 15/11/2024
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle. Müvekkil davacı; spor salonu işletmek, kiralamak, kiraya vermek, bu konularda hizmet ve ürünler için danışmanlık yapmak ve kuruluş sözleşmesinde yazılı diğer konularda faaliyet göstermek üzerine kurulmuş bir limited şirkettir.
Müvekkil davacı ile davalı arasında; müvekkil davacıya ait marka, know-how, iş görme ve teknik yöntemleri, iş görme sistemleri dahil olmak üzere, işletme ve pazarlama sistemini oluşturan her türlü fikri ve sınai unsurlar üzerinde davalıya lisans hakkı tanınması, bu kapsamda davalının kendi nam ve hesabına iş yapması ve hizmet sağlaması, bunun karşılığında sözleşme uyarınca belirlendiği şekilde müvekkil davacıya ücret ve sözleşmede belirtilen ödemelerin yapılması ve yükümlülüklerin yerine getirilmesi hususlarına ilişkin olarak 12.12.2022 tarihinde Franchise Sözleşmesi (Sözleşme) akdedilmiştir.
Taraflar arasındaki sözleşme ile sözleşme süresi imza tarihinden itibaren 3 yıl belirlenmiş olup. 12.12.2025 tarihine kadar geçerli olmak üzere sözleşme imzalanmıştır.
Sözleşmenin imzalanması akabinde müvekkil şirket tarafından anılan sözleşme uyarınca tüm yükümlülüklerin yerine getirilmiş olmasına rağmen davalı tarafından müvekkil şirkete hitaben keşide edilmiş olan ---- Noterliği 15/03/2024 tarihli ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile ilgili sözleşme haksız ve hukuka aykırı olarak feshedilmiştir.
Dolayısıyla Sözleşme uyarınca rekabet yasağını ihlal eden davalı tarafın maddede belirtilen cezai şartı müvekkile ödemesi gerekmektedir. Söz konusu ihlal sebebiyle müvekkil davacı tarafından 29/05/2024 tarihli ve ----- numaralı e-arşiv fatura düzenlenmiş olup; işbu madde kapsamında 125.000 TL cezai şart bedeli faturada belirtilmiştir. İşbu fatura ---- Noterliğinin 07.06.2024 tarihli ve ----- yevmiye numaralı ihtarnamesi ile davalı tarafa tebliğ edilmiştir.
Müvekkil şirketin hak ve alacakların geri dönülemez şekilde zayi olmasının engellenmesi amacıyla davalı şireketin malvarlığının devrinin önlenmesi için tedbir uygulanmasına karar verilmesini,davalı tarafın sözleşmeyi ihlal etmesi nedeniyle sözleşme kapsamında düzenlenen yükümlülüklerini ihlal etmesi nedeniyle şimdilik 10.000 TL cezai şart bedelinin dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile davalıdan tahsilini,davalı tarafın sözleşmeyi haksız feshi nedeniyle sözleşmenin 7.2.
Aidat, Reklam ve ---- Bedelleri başlıklı maddesi gereği şimdilik 10.000 TL aidat bedelinin dava tarihinden itibaren reeskont avans faizi ile davalıdan tahsilini,yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Karşı tarafın haksız bir şekilde başlatmış olduğu davanın reddine, vekalet ve yargılama ücretlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına, Fazlaya ilişkin alacaklarımız saklı kalmak kaydıyla, şimdilik 20.000 TL bedel ile müvekkili tarafından haklı bir şekilde fesih edilen sözleşmenin kalan süresine tekabül eden bedelin sözleşmenin kurulduğu andan itibaren uygulanacak avans faizi birlikte müvekkile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, franchise sözleşmesinin feshinden kaynaklı alacak istemine ilişkindir. Davacı yanın dava açmadan önce arabulucuya müracaat etmediği ve arabulucu son tutanağı olmadan dava açtığı anlaşılmıştır. Mahkememizin ---- Esas sayılı davasının ön inceleme duruşmasında iş bu davanın ( karşı davanın) usulden red kararı verilmek üzere tefrikine karar verilmiştir.
Davacı vekili, karşı dava bakımından arabulucuya başvurmadığını beyan ettiği görülmüştür. 19.12.2018 günlü ---- yayımlanarak, yürürlüğüne giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK. 'nın ( 5. ) maddesine eklenen 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olması ve 7155 Sayılı Kanunun ( 23. ) maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A ( 2 ) maddesi ile "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hlinde herhangi bir işlem yapılmakszın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilir'' hükmü getirilmiştir.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/(2). maddesine göre, ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü yer almaktadır.
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesi gereğince; Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler. Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
6100 Sayılı HMK'nın 115/3. Madde ve fıkrası " Dava şartı noksanlığı, mahkemece, davanın esasına girilmesinden önce fark edilmemiş, taraflarca ileri sürülmemiş ve fakat hüküm anında bu noksanlık giderilmişse, başlangıçtaki dava şartı noksanlığından ötürü, dava usulden reddedilemez..." hükmüne haizdir.
Karşı dava ayrı ve bağımsız bir davadır. Bu nedenle de ayrı bir harca tabidir. Dava şartları asıl dava ve karşı dava için ayrı ayrı incelenir. Karşı dava bağımsız bir dava olduğundan hüküm fıkrasında asıl dava ve karşı dava için verilen kararlar ayrı ayrı gösterilir ve ayrı ayrı harç ve vekalet ücretine hükmedilir. Karşı dava asıl dava ile birlikte incelenirse de asıl davadan bağımsız olduğundan bunun sonucu olarak dava şartları asıl ve karşı dava için ayrı ayrı incelenir.
Asıl davanın veya karşı davanın dava şartlarından birinin mevcut olmaması nedeni ile reddedilmesi diğer davayı etkilemez. Bu sebeple TTK m.5/A hükmünde getirilen zorunlu arabuluculuk da dava şartı olduğundan bu hüküm kapsamında açılacak bir karşı dava bakımından da dava şartı arabuluculuk hükümlerinin karşı dava açılmadan önce yerine getirilmesi zorunludur.--- BAM ----HD.
17.05.2021,-----.Dosya kapsamına göre, asıl davanın görülmesi sırasında davalı tarafça karşı dava olarak eldeki alacak davası açılmıştır. Karşı davanın taraflarının her ikisi de ticaret şirketi ve tacir olup, aralarındaki dava da ticari dava niteliğindedir.
01.01.2019 tarihinde yürürlüğe giren 6102 sayılı TTK'nın "Dava şartı olarak arabuluculuk" başlıklı 5/A maddesi gereğince dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olup, karşı dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmayacağına dair bir hukuki düzenleme de bulunmamaktadır. Bu nedenle, karşı davanın TTK'nın 5/A maddesindeki arabuluculuk müessesesinin istisnası olduğu söylenemez.
Karşı davacının da karşı davasını açmadan önce anılan kanun hükümleri gereğince zorunlu arabuluculuğa başvurarak, 6325 sayılı HUAK'ın 18/a maddesi gereğince arabuluculuk son tutanağını dava dilekçesi ile birlikte mahkemeye sunması; son tutanağın sunulmaması halinde bir haftalık kesin süre içerisinde arabuluculuk son tutanağını sunması için davacı tarafa tebligat yapılması gerekmektedir.
Ancak somut olayda, karşı davacı vekilince 22.02.2021 tarihli duruşmada "...Karşı dava yönünden dava açılmadan önce arabulucuğa başvurmadık, son tutanağı sunmak üzere süre talebimiz yoktur" denilmek suretiyle, karşı dava öncesinde zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığı belirtilmiştir.
Bu durumda, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/a maddesi gereğince arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hâlinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden, mahkemece bu yönde verilen karar usul ve yasaya uygun bulunmuştur. " belirtmiştir.
Arabuluculuk tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde değildir. Uygulamada görevsiz mahkemede dava açılması durumunda yargılama aşamasında dava şartının tamamlanması durumunda yargılamaya devam edilmesi gerektiğine dair bazı kararlar varsa da aksi yönde kararlar da vardır. Esasen davanın konusunu ilgilendirmemekte olup dava görevsiz bir mahkemeden mahkememize tevdi edilmemiş doğrudan mahkememizde açılmıştır. ( Görevsiz mahkemede dava açılması durumunda yargılama aşamasında tamamlanması durumunda davaya bakılmaya devam edilmesi gerektiğine dair kararlar için bkz. Dr. ---, Ticari davalarda ---- mahkemede de açılsa davanın ticari niteliğinin görevsiz mahkemede dava açılması ile ortadan kalkmayacağı ve zorunlu arabuluculuk dava şartını ortadan kaldırmayacağına dair kararlar için bkz.---- )
---- BAM ---- HD. 30.01.2020 Tarih -----Sayılı kararında "....Arabuluculuk, tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmayıp ilk derece mahkemesince tefrik edilen maddi, manevi tazminat istemleri yönünden dava tarihinden sonra arabuluculuğa başvurulmuş olması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir..." belirtmiştir. ( Arabuluculuğun tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde olmadığına dair diğer kararlar için bkz. ---- BAM ---HD. ----Sayılı ilamı, --- BAM ---- HD. 23.02.2021 T----Sayılı ilamı, ----- BAM ---HD. --- Sayılı ilamı, ---- BAM ----.
HD. 21.01.2021 T., ---- Sayılı ilamı, ---- BAM ----. HD.---- sayılı kararları)Somut olayda davacının talebi bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olup zorunlu arabulucuya tabi olup davacı yanca dava tarihinden evvel arabulucuya başvurulmadığı anlaşılmıştır.Dava tarihinden sonra arabulucuya başvurulması durumu değiştirmeyecek olup arabuluculuk tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde değildir.
Görevsiz mahkemede dava açılması durumu harici arabuluculuğun tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde olmaması nazara alındığında davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğundan usulden REDDİNE,
2-Alınması gerekli 427,60 TL peşin harç ve 427,60 TL başvuru harcının davacı taraftan tahsili ile hazineye İRAD KAYDINA ,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca (ön inceleme duruşması yapılmadan önce olması nedeniyle dava değeri üzerinden hesaplanan) 10.000,00 TL avukatlık ücretinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/854, K. 2024/745, 15 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama