KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/892
- Karar No
- 2025/34
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2025
Karar Metni
1.134 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/892
KARAR NO:2025/34
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ:27/11/2024
KARAR TARİHİ:15/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından işverenler ------ daha sonra dahili davalı olarak eklenen ----- numarası ile dava açıldığı, daha sonra yeni mahkemeler açılmasıyla dosyalarının ---- dosyası ile devam ettiği ve tespit davasının görüldüğü,
ancak---- dosyasında yapılan yargılama sırasında ------tarihi itibari ile re'sen terkin edildiğinin anlaşıldığını, terkin edilmiş bir şirket hakkında hüküm kurulamayacağından, iş mahkemesince taraf teşkilinin sağlanması için taraflarına iş bu davayı açmak için mehil verildiğini;------ unvanlı şirketin tüzel kişiliğinin ihyasını, şirketin ek tasfiye için yeniden tescilini, bu işlemlerin yapılması için son tasfiye memurunun veya başka (yeni) bir tasfiye memuru atanmasına karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı------ cevap dilekçesinde özetle; ----TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, ------ tescil konusundaki talepleri, ilgili yasanın kendisine verdiği yetki ve görev alanı içinde değerlendirdiği ve sonuca bağladığı, yargı merci gibi hareket edemeyeceğini, yasal şartlar oluşmuşsa yapılan işlemle ilgili tescil kararı verildiği,
aksi halde tescil talebini gerekçe göstererek reddedeceği, müvekkili ----- resen terkin işleminin “6102 sayılı Kanunun Geçici 7’nci maddesi”, “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ’in 5’inci maddesi” “6103 sayılı Türk Ticaret Kanununun Yürürlüğü ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 20/1 maddesi” ve “Anonim ve Limited Şirketlerin Sermayelerini Yeni Asgari Tutarlara Yükseltmelerine ve kuruluşu ve Esas Sözleşme Değişikliği İzne Tabi Anonim Şirketlerin Belirlenmesine İlişkin Tebliğ’in 7. maddesi” kapsamında
olup, tesis edilen işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu Geçici 7'nci Maddenin 15'nci fıkrası, "Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuk menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir." hükmünü haiz olduğu, müvekkili ----- mahkeme hükmü olmaksızın bir şirketi tekrar sicile tescil yükümlülüğünün bulunmadığını, söz konusu şirketin ihyası istenmekte ise.
“Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 16’ncı maddesinin 2’nci fıkrasında yer alan “Bu Tebliğ hükümlerine göre, ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatiflerin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ... mahkemeye başvurarak şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.” hükmü gereğince, bu işlemin madde hükmünde de belirtildiği üzere ancak bu hususta mahkemeye başvurulmak suretiyle gerçekleştirileceğinin açık olduğunu,
müvekkilinin davanın açılmasına sebep olmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, resen terkin işleminin hukuka ve kanuni prosedüre uygun olduğu gibi davacı tarafça resen terkin işleminin eksik ve usulsüz olduğuna dair bir iddianın ileri sürülmediğini; son bir husus olarak da, -----gereğince sermaye artırımı yükümlülüğünü yerine getirmediği için ------- resen terkin edilen şirketin, tekrar ticari faaliyetlerine devam edebilecek şekilde ihyasına (ek tasfiyesine) karar verilmesinin mümkün olmadığından;
taleple bağlı kalınarak sınırlı olarak dava konusu şirketin ihyasını (ek tasfiyesine) karar verilebileceği ve tasfiye memuru atanması gerektiğini; ----- tarihinde resmi gazetede yayımlanıp yürürlüğe giren 7511 sayılı türk ticaret kanunu ile bazı kanunlarda değişiklik yapılmasına dair kanunun konuyla ilgili 16. maddesi gereğince de, müvekkili müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeceğinin belirtilmesi gerektiğini, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununun geçici 7. maddesi gereğince ----- resen terkin sebebiyle terkin edilen şirketin faal olduğunun tespiti ile ihyası istemidir. ---- günlü cevabi yazısıyla ihyası talep edilen şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret kanunun geçici 7. Maddesi uyarınca 31/07/2013 tarihinde resen terkin edildiği bildirilmiştir.İhya istemine dayanak------ dosyası uyap üzerinden celp edilerek incelenmiş davacısının huzurdaki davacı olduğu, dahili davalılarından birinin ihyası istenen şirket olduğu, dava tarihinin ---- olduğu , ilgili mahkemece ---tarihli duruşmada davacıya bu davayı açmak üzere yetki ve süre verildiği görülmüştür.
TTK'nın geçici 7. maddesinin 15. fıkrası “...Ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanlar haklı sebeplere dayanarak ----veya kooperatifin ihyasını isteyebilir.”
İstinaf daireleri önceki kararlarında TTK'nın Geçici 7.maddesine dayılı geçici ihya kararlarında da tasfiye memuru atanmasına gerek olmadığına karar verilmekteydi. Ne var ki emsal ----- ve --- tarihli ilamı; emsal ----ilamı; aynı Dairenin ---- tarihli ilamı; aynı Dairenin ------- ilamında belirtilen gerekçelerle, Daireler eski uygulamalarından dönmüştür.
Anılan------ belirtildiği üzere; ihya kararının bir davanın görülmesi, mal varlığının tasfiyesi gibi geçici amaçla TTK'nın Geçici 7. maddesine dayalı ihya kararının verildiği durumlarda ihya kararına konu işlemlerin yapılması bakımından tasfiye memurunun atanması gerektiği sonucuna varılmıştır.
Zira kanun koyucu 6102 sayılı kanunun geçici 7. maddesinin 15.fıkrasında "ihya" terimini kullanmakla birlikte ayrıntılı düzenlemeye yer vermemiş olup ihya konusunda düzenleme, aynı Kanun'un 547. Maddesinde yapılmıştır. Bu genel düzenlemenin TTK'nın Geçici 7.maddesi uyarınca geçici ihya kararı verildiği durumlar da kıyasen uygulanması gerekir.
Yani TTK'nın Geçici 7. maddesi ihyaya (ek tasfiyeye) karar verilmesi durumunda tasfiye memuru atanması yönünden bir hüküm içermemekle birlikte aynı Kanun'un 547. maddesinde olduğu gibi, mahkemece sınırlı olarak ihyaya karar verildiği durumlarda aynı zamanda tasfiye memuru da atanmalıdır.
Zira geçici 7. maddenin amacı, kapsamına giren ortaklıkların bir an önce ----- silinmesi ve ihtilafların azaltılmasına yöneliktir.Tüm dosya kapsamından ihyası istenen şirketle ilgili derdest dava olduğu bu nedenle davacının ihya isteminde hukuki yararı olduğu sonucuna varılmış davanın kabulüne karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7.maddesinin 15.fıkarasına 23.05.2024 tarihli ve 7511 sayılı Kanun'un 16.maddesi ile eklenen, "Bu maddede öngörülen usule uygun olarak kaydı silinen şirket veya kooperatifin ihyasına ilişkin yapılacak yargılamada ilgili ticaret sicili müdürlüğü aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmolunamaz." hükmünün derhal yürürlüğe girmiş olması ve davalının zaten yasal hasım olması nedeni ile davacı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir.
Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kabulüne şirketin ihyasına ve tasfiye memuru atanmasına dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/892, K. 2025/34, 15 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama