KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/985
- Karar No
- 2025/852
- Karar tarihi
- 14 Ekim 2025
Karar Metni
1.139 kelime·6 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/985
KARAR NO : 2025/852
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 24/12/2024
KARAR TARİHİ : 14/10/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dilekçesinde özetle; Müvekkilin şirket yemek ve yemek servis hizmetleri verdiğini, bu kapsamda davalıdan ticari alacak bulunduğunu, borcun ödenmemesi takip başlatıldığını ancak davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini, anılan nedenlerle itirazın iptali ile takibin devamını, davalının %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini iddia ve talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilin davalıya borcu bulunmadığını, davacının haksız kazanç elde etmeye çalıştığını ileri sürerek davanın reddi ile davacının %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini savunmuştur.
DELİLLER
-----. İcra Dairesinin ----- esas sayılı dosyası, vergi dairelerinden gelen ba/bs formları, bilirkişi raporu ve tüm dosta kapsamı.Mali Müşavir Bilirkişi raporunda özetle.
Davacıya ait 2019-2020-2021-2022-2023 ve 2024 yıllarına ait yasal defterlerin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak noter açılış kapanış tasdiklerinin yasal süresi içerisinde alındığı, dolayısıyla ticari defterlerin delil niteliğine haiz olduğu,
Mahkeme salonunda ibraz edilen davalının 2020-2021-2022-2023-2024 yılları yevmiye kebir defterlerinin Vergi Usul Kanunun 183-184-185 maddeleri ve 6102 Sayılı TTK’nın 64.maddesinde belirtilen usul ve esaslara uygun olarak tutulduğu, kayıtların usulüne uygun olarak gerçekleştirildiği, Vergi Usul Kanunu 223-224-225 maddeleri ile TTK’nın ilgili hükümlerine uygun olarak GIB onaylı e-beratların yasal süresi içerisinde alındığı, aynı yıllara ait envanter defteri noter açılış tasdiklerinin ise ibraz edilmediği, 2019 yılı defterlerinin ibrazının ayrıca istendiği, ancak taleple ilgili herhangi bir veri sunulmadığı,
Davacının davalı adına 2019 yılında düzenlediği 8 adet karşılığı Kdv hariç 116.033,00 TL tutarlı satış faturalarından 5 adedine tekabül eden 62.000,00 TL tutarlık kısmının davalının 2019 yılı BA formlarında kayıtlı bulunduğu, ancak fatura suretlerinin ibraz edilmemesine göre hangi faturaların davalıya ait BA formlarında kayıtlı bulunduğunun tespit edilemediği, bu hususun davacı tarafından sunulan cari hesap ekstresinde de anlaşılamadığı, Davacının takibinde ticari defter deliline dayandığı,
buna göre ticari defterlerde kayıtlı bulunan tüm faturaların davalıya teslim edildiğini gösterir herhangi bir belgenin mahkeme salonunda yapılan incelemede ibrazının istendiği, ancak taleple ilgili tespite elverişli herhangi bir belgenin sunulmadığı, Davacının 2019 yılında davalı adına 135.319,33 TL tutarlı fatura düzenlediği, karşılığında davalıdan 104.816,00 TL banka havalesi ve çek yoluyla tahsilat yaptığı, bu işlemlere göre 17.09.2024 takip tarihi itibariyle davacı nezdinde davalının 30.503,33 TL borçlu olarak göründüğü,
Sayın Mahkemenizin ticari defter deliline göre davacı lehinde hüküm kurması halinde takiple istenebilir tutarın 30.503,33 TL olacağı şeklinde tespitte bulunduğu görülmüştür.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, açık hesaba dayalı genel haciz yolu ile başlatılan takibe vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatı istemine ilişkindir. İtirazın iptali davası İcra İflas Kanunun 67. Maddesinde düzenlenmiştir.
İcra dosyası celp edilmiş, borçlunun ödeme emrine süresi içerisinde itiraz ederek takibi durdurduğu tespit edilmiştir.Ticari defterlerin sahibi lehine olması için HMK m. 222/2’de öngörülen şartlar; defterlerin kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olması, defterlerin açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış olması ve ticari defterlerin birbirini doğrulamış olması gerekmektedir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanununun (TMK) 6. maddesi uyarınca kural olarak, aksi kanunca belirlenmedikçe iki taraftan her biri iddiasını ispata mecburdur. Bu hüküm, kaynak İsviçre Medeni Kanunu’ndaki şekli gibi, “bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran taraf, o vakıayı ispat etmelidir” şeklinde anlaşılmalıdır.
Davacı taraf , takip talebinde ticari defter kayıtlarına dayanan alacak olarak alacak talebinde bulunmaktadır. Davacının ticari defterleri incelendiğinde ise alacağın bedeli ödenmeyen faturalara dayalı olduğu anlaşılmıştır. Buna göre öncelikli incelenmesi gerek husus faturanın ispat gücüdür.
6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddesi şu şekildedir: ''Bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır''. TTK'nın 21/2.(6762 sayılı TTK'nın 23/2.) maddesi ile faturanın tacirler arasında ifaya yönelik ispat aracı olduğu, süresinde itiraz edilmemekle münderecatından sayılan hususlar yönünden düzenleyen lehine, adına fatura düzenlenen aleyhine bir karine getirilmiştir.
Bu karine faturanın ispat gücünü ortaya koymaktadır. Fatura düzenleyen tacirin anılan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması, faturanın akdin ifasıyla ilgili düzenlenmesi gerekir. Fatura sözleşmenin kurulma safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir.
Somut olayda; davacı davalıdan olan alacağının tahsili amacıyla ----.
İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takip dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığı, davalının itirazı ile icra takibinin durmuş olduğu, davacı tarafın asıl alacağına yönelik itirazın iptali talebiyle mahkememizde süresi içerisinde huzurdaki davayı ikame etmiş olduğu, yapılan yargılama sırasında tarafların ticari defter ve kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelenmesinde davalı tarafın kayıtlarını eksiksiz olarak sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerin açılış ve kapanış onaylarının usulüne uygun olarak yapıldığı,
davacı şirketin davalı şirkete mal veya hizmet satışı yaptığı bağlı bulundukları vergi dairelerine beyan ettikleri BA-BS formların birbiri ile örtüştüğü fakat bilirkişi tarafından fatura ve tebliğine ilişkin belgelerin davacı yanca sunulmadığından beyan edilen beyannamelerin hangi faturaya ilişkin olduğunun tespit edilemediğinin bildirildiği, davacı kayıtlarında 30.503,33 TL alacaklı göründüğü,
HMK 222.maddesi uyarınca ticari defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği kanaatine varılarak davacının davalıdan takip tarihi itibariyle 30.503,33 TL alacaklı olduğunu anlaşılmıştır. mali müşavir bilirkişi tarafından tanzim edilen rapor hükme esas almaya elverişli olduğundan davalı vekilinin yeni bir rapor alınmasın talebinin yerinde görülmemiştir.Davalı yanca cevap dilekçesinde zamanaşımı definde bulunduğu görülmüştür.
Davacı yanca takibin 17/09/2024 tarihinde başlatıldığı, alacak faturaya dayalı olduğu için 5 yıllık zamanaşımı süresinin bulunduğu, davacı nezdindeki davalı hesap hareketleri incelendiğinde yapılan ödemelerin önce muaccel olan borçla yönünden yapıldığından davacı alacağının zamanaşımına uğramadığı anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra takip tarihi itibariyle davalıdan 30.503,33 TL alacaklı olduğu, defter ve kayıtların davalı tarafından eksiksiz sunulmadığı görülerek davacı kayıtlarının davacı lehine delil teşkil ettiği, ispat yükünün davalı tarafa geçmiş olduğu ve aksinin dosya kapsamı itibariyle ispat edilemediği, faturaya dayalı ve likit olması nedeniyle davacının ayrıca icra inkar tazminatına yasal şartları bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE; davalı tarafından ---- İcra Dairesinin ----- esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın 30.503,33 TL üzerinden iptali ile takibin bu miktar üzerinden DEVAMINA,
2-Asıl alacağa takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faiz işletilmesine,
3-Asıl alacak üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 6.100,66 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
4-Harçlar yasası uyarınca alınması gereken 2.083,68 TL harçtan, peşin yatırılan 520,93 TL harcın düşümü ile geri kalan 1.562,75 TL harcın davalıdan alınarak hazineye İRAD KAYDINA,
5-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL başvuru harcı, 520,93 TL peşin harç, 95,00 TL posta gideri ve 7.000 TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 8.043,53 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya İADESİNE,
8- 3.600,00 TL Arabulucu ücretinin davalıdan tahsiliyle hazineye İRAD KAYDINA,Dair;6100 Sayılı HMK'nın 341/2. Maddesi uyarınca kesin olarak verilen karar davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/985, K. 2025/852, 14 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama