İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/251 K.2026/71

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2025/251Karar2026/71Tarih22 Ocak 2026Okuma9 dk · 1.891 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/251
Karar No
2026/71
Karar tarihi
22 Ocak 2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.891 kelime·9 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2025/191 Esas

KARAR NO: 2026/57

DAVA

Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 04/03/2025

KARAR TARİHİ: 22/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. "Müvekkil yatırım amacı ile ---- talihinde ------- ile ilk görüşmesini gerçekleştirmiş ve bu görüşmeden sonra taraflar anlaşmaya varmış, sözleşme imzalama noktasına gelinmiştir.

Tarafların arasındaki anlaşmaya göre müvekkil, ilgili şirketten bir karavan satın alacak ve akabinde şirket, bu karavan için kiracı bulma noktasında aracı olacak, elde edilen kira geliri de müvekkil ve şirket arasında, tarafların aralarında kararlaştırdıkları oranda dağıtılacaktır. Bu nedenle taraflar arasında hem bir kira sözleşmesi hem de bir satış sözleşmesi akdedileceği planlamış ve bu kapsamda müvekkile, şirketçe hazırlanan sözleşmeler iletilmiştir.

Müvekkil tarafından kira sözleşmesinde yer alan bir takım muallak ibarelerin düzenlenmesi talep edilmiş ancak bu değişiklik taleplerine karşı ilgili şirket hiçbir dönüş sağlamamıştır. Bunun üzerine müvekkil ile şüphelinin yetkilisi olduğu şirket arasında kira sözleşmesi imza altına alınmamış yalnızca mutabık kalınan satış sözleşmesi imza altına alınmıştır. Müvekkil -------- ödeme yapmıştır.

Kalan borç ise 12 taksit şeklinde senet ile ileri tarihlerde ödenecek şeklinde anlaşılmış ve senetler imzalanmıştır... ödeme yapmıştır. Kalan borç ise 12 taksit şeklinde senet ile ileri tarihlerde ödenecek şeklinde anlaşılmış ve senetler imzalanmıştır...

MÜVEKKİLE PROTOKOL İLE BEYAN VE TAAHHÜT EDİLEN İŞLEMLERİN HİÇBİRİ TARİHİNDE GERÇEKLEŞTİRİLMEMİŞ, AKSAMAYA İLİŞKİN MÜVEKKİL BİLGİLENDİRİLMEMİŞ, DAHASI BU KONUDA BİLGİ ALMAK İSTEYEN MÜVEKKİLİN TELEFONLARI DA SONUÇSUZ BIRAKILMIŞTIR. MÜVEKKİL KARAVANI TESLİM ALAMAMIŞTIR. AYRICA BORÇLUSUNUN MÜVEKKİL OLDUĞU SENETLER MEVCUT DURUMDA ---------- ALTINDADIR.

Bununla birlikte belirtmek gerekir ki davalı şirket yetkilisi tarafından ------ dilekçe verilmiş ve bu dilekçe ile senetlerin müvekkile teslim edilmesine yönelik talimat ve muvafakat verilmiştir. Buna karşın banka, kötü niyetli bir biçimde ilgili senetleri tarafımıza teslim etmemişti.

MÜVEKKİLİN BORÇLU BULUNMADIĞINA İLİŞKİN TESPİTİNİ TALEP ETMİŞ OLDUĞUMUZ TOPLAMDA ------ TUTARINDA SENETLER BİLGİLERİ AŞAĞIDAKİ GİBİDİR; -----tarihinde düzenlenen vadesi ---- olan ---- tutarlı Denizbank senedi,---- tarihinde düzenlenen vadesi ------ senedi, ---- tarihinde düzenlenen vadesi ----- tarihinde düzenlenen vadesi ---- tutarlı ----- tarihinde düzenlenen vadesi ---- tutarlı ---- tarihinde düzenlenen vadesi ----senedi, ------- senedinde yazılı tutarlar değerinde bir ödeme yapma yükümlülüğü olmadığının, borçlu bulunmadığının tespit edilmesini,

yrıca bu doğrultuda mevcut durumda senetler ------ şubesinde bulunduğundan ilgili banka şubesine müzekkere yazılarak senet asıllarının mahkemeye teslim edilmesinin istenilmesine,---- aşağı olmamak üzere davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin davalıya yüklenmesine...” talep etmektedir.

RAPOR

Bilirkişi raporunda özetle.

"Davacının bilirkişi incelemesine sunmuş bulunduğu defterler incelendiğinde; ---- yılları ticari defterlerinin, açılış/kapanış onay beratlarının -------- tarihli ve 28141 sayılı Resmî Gazete 'de yayımlanan Elektronik Defter Genel Tebliğinde belirtilen usul ve esaslar dâhilinde, T.T.K. nun 69 ile 213 sayılı V.LI.K. nun 220 ve 222 nci maddelerinde öngörülmüş hükümlere uygun olarak ---- yasal sürelerinde verildiği, kayıtlama sistemi olarak ----- genel tebliğine ve Muhasebe İlke ve kurallarına riayet edildiği.

Davacının TTK m.12 tarif edildiği üzere 1. Sınıf tacir olduğu. Davacının davalı ile olan ticaretine binaen dava konusu olan ön avans adı altında nakit ve sıra vadeli borç senetleri verdiği muhasebe kayıtlarının mevcut olduğu. Muhasebe kayıtlarına dayanak evrak ve belgelerin mevcut olduğu görülmüştür.

Davacının davalıya ---- nakit olmak üzere------- toplam tutarlı 4 adet senet verdiği ve bu senetleri ödeme vadelerinde davalıya ödediği. ----- toplam tutarlı 8 adet senet verdiği ve bu senetleri ödeme vadelerinde davalıya ödediği. Davacının davalıya ön ödeme adı altında ---- ödeme yaptığı. Davacı tarafında davalıya yapılan ödemelerin dosya içerisinde mevcut sözleşmede (fotokopi) belirtilen ödeme tutarları ile uyumlu olduğu.

Yapılan bu ödemeye karşılık davalının davacıya fatura düzenlemediği. ------- tarihi itibari ile davacının davalıdan --- cari alacaklı olduğu." şeklinde sonuç ve kanaatine varıldığı beyan edilmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava. İ.İ.K'nun 72. Maddesinden kaynaklı borçlu olunmadığının tespiti ve istirdat talebine ilişkindir. Davalı tarafından varlığı iddia edilen bir hukukî ilişkinin mevcut olmadığının (yok olduğunun) tespiti için açılan davaya menfi (olumsuz) tespit davası denir ---------- Menfi tespit davasında ispat yükü, kural olarak davalı alacaklıya düşer.

Davacı (borçlu), davalının (alacaklının) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkiyi (meselâ borcu) sadece inkâr etmekle yetinmekte ise, yani bu hukukî ilişkinin (borcun) hiç doğmadığını ileri sürmekte ise ispat yükü davalıya düşer. Çünkü hukukî ilişkinin (borcun) varlığını iddia eden davalı olduğu için, ispat yükü davalı alacaklıya düşer (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) m. 190. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu (TMK) m.6).

Fakat, menfi tespit davasını açan davacı (borçlu), davalının (alacaklı) varlığını iddia ettiği hukukî ilişkinin hiç doğmadığını iddia etmeyip, bilakis bu ilişkinin doğduğunu bildirerek başka bir nedenle hukukî ilişkinin geçersiz olduğunu veya son bulduğunu ileri sürmekte ise bu iddiayı ispat yükü TMK’nın 6. maddesi gereğince davacıya düşer. Örneğin; alacaklının dayandığı senedin karşılıksız olduğunu ispat yükü, davacıya (borçluya) düşer.

Bunun gibi, davacı (borçlu), davalının (alacaklının) iddia ettiği alacağın ödeme, ibra ve takas gibi bir nedenle son bulduğunu ileri sürerse, bu iddiayı ispat yükü de davacı borçluya düşer ---------6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (TTK) kambiyo senetlerine ilişkin hükümleri poliçe esası üzerine kurulmuştur.

Kanun, kambiyo senetlerinin ortak olan hükümlerine poliçe başlığı altında yer vermiş; bono ve çek hakkında ise ortak hükümlere yollama yapmakla yetinmiştir.Mahkememizce tarafların iddia ve savunmaları doğrultusunda tüm delilleri toplanmış; her biri ---- düzenleme tarihli--- tutarlı olan ve sırasıyla---- vade tarihli toplam 6 adet bono, taraflar arasında düzenlenen satış protokolü, satış sözleşmesi, bilirkişi raporu,----- müzekkere cevapları, davacı taraf iddiaları hep bir arada değerlendirildiğinde;

taraflar arasında karavan satışına ilişkin satış sözleşmesi kapsamında davacının davalıdan karavan almak için anlaştıkları, karavan satış sözleşmesine istinaden davacının davalıya --------ödeme yaptığı, bakiye borç için 12 taksit şeklinde senet ile ileri tarihlerde ödenecek şeklinde anlaşıldığı, senet düzenlendiği ancak taahhüd edilen sürede karavan tesliminin gerçekleşmediği, davacının takipten önce iş bu davayı ikame ederek ihtiyati tedbir talep ettiği, ihtiyati tedbir kararı verildiği, safahatta davacının ticari defter ve kayıtlarının incelendiği,

yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının davalıya toplamda 2.349.992,00 TL ödeme gerçekleştirdiği, yapılan ödemeye karşılık davalının davacıya fatura düzenlemediği, karavan teslimini gerçekleştirdiğine ilişkin bir savunmada bulunmadığı gibi teslime ilişkin her hangi bir bilgi ve belgeyi mahkememize ibraz etmediği anlaşılmıştır.

Davalı ve takibe konu senetlerin lehtarı olan ------ defterlerini dosyaya ibraz etmediği, dava dosyasında ticari defter ve kayıtlarının bulunduğu yer ile inceleme sırasında muhatap alınacak yetkili kişi bildiriminde de bulunmadığı, kayıtlarını ibraz etmeyen tarafın defter ibrazından kaçınmış sayılacakları karşı tarafın delillerini kabul etmiş sayılacakları ve haklarında ----tarihli Resmi Gazetede yayımlanan 7251 sayılı kanunun 23. Maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nın 222.

Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca ticari defterlerin sunulmaması halinde sunan tarafın kayıtlarına delil olarak dayanılacağının kabulü gerekmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.

(HMK 222/1) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).

Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.

Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1).

Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1).

Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür.

Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır. Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir.

Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir. Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur.

Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir. Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir.

Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.

Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.

Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK 220/3. madde gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.

Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'ndaki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır.

Tüm bu genel hukuki açıklamalar ışığında dosyaya bakıldığında; davacı taraf ticari defterlerini sunmuş ancak davalı tebligata rağmen defterlerini sunmamıştır. Mahkememizce, davacının iddiası, HMK m. 220/3 hükmü de dikkate alınarak doğru kabul edilmiştir. Davalı ibraz yükümlülüğünü yerine getirmemiştir. Mahkememizin vicdani kanaatine göre davacının iddiasını ispat ettiği kabul edilmiştir. Aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Açılan davanın kabulüne,

2-----arihinde düzenlenen vadesi ---- tutarlı ---- olan ---- tutarlı --- tarihinde düzenlenen vadesi --- tutarlı ---- olan --- tutarlı ---- tarihinde düzenlenen vadesi ---- tutarlı ----- tarihinde düzenlenen vadesi ---- tutarlı ------ senedi nedeniyle Davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine,

3-Yasal şartları oluşmayan kötü niyet tazminat talebinin reddine,

4-Hüküm altına alınan miktar üzerinden hesaplanan 40.131,85 TL karar ve ilam harcının, dava açılırken peşin olarak alınan 10.032,97 TL harçtan mahsubu ile bakiye 30.098,88 TL karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

5-Davacı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 93.999,36 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

6-Davacı tarafından yatırılan 615,40 TL başvuru harcı, 10.032,97 TL peşin harç toplamı 10.648,37 TL ile 9.717,00 TL ( bilirkişi ücreti, kep reddiyatı, posta masrafı, elektronik posta masrafı) olmak üzere toplam 20.365,37 TL olan yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7-Arabuluculuk ücreti 4.600,00 TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

8-Davalı tarafından dava dosyasına yatırılan gider avansı bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,

9-Davacı tarafından dava dosyasına yatırılan varsa teminat ve gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra talep halinde davacıya iadesine,

Dair, Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içinde-------------Adliye Mahkemesi'nde istinaf yolu açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 22/01/2026

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/251, K. 2026/71, 22 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2026/57
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 04/03/2025
  7. Karar Tarihi: 22/01/2026
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Rapor
  11. İnceleme Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/251
Karar No
2026/71
Tarih
22 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/251 K.2026/22
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/252 K.2026/123
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/252 K.2026/54
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/252 K.2026/1
  • Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/253 K.2026/14
  • Ankara Batı 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/253 K.2026/55

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.