İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/416 K.2026/89

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2025/416Karar2026/89Tarih28 Ocak 2026Okuma15 dk · 2.942 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/416
Karar No
2026/89
Karar tarihi
28 Ocak 2026
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.942 kelime·15 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2025/416 Esas

KARAR NO: 2026/89

DAVA

İtirazın İptali (Banka Kredi sözleşmesinden kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 26/12/2018

KARAR TARİHİ: 28/01/2026

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan ) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile -----imzalandığını, borçluların imzaladıkları kredi sözleşmesine aykırı davranarak müvekkili bankadan kullandıkları kredi borcunu geri ödemediklerini, bu nedenle -----yevmiye nolu ihtarnamesinin keşide edilerek ihtarnamedeki yazılı tutarların ödenmesi ve depo edilmesini talep ettiklerini, ihtarnamelere rağmen borçluların müvekkili bankaya olan borçlarını ödememeleri üzerine ----- Esas sayılı dosyasından taksitli ticari kredi borcundan kaynaklı alacaklarının genel haciz yolu ile takibe geçildiğini, ancak davalı tarafından söz konusu takibe itirazda bulunulduğu,

itirazların haksız, hukuka aykırı ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğundan itirazların iptalini talep ettiklerini; alacağa ilişkin mükerrer takip başlatılmış olduğu iddia edilmekte ise de söz konusu konu iddiaların da tamamen genel geçer ve hukuki mesnetten yoksun iddialar olduğu, aynı alacağa ilişkin başlatılmış olan takiplerin ipotek takibi olduğu,

ipoteğin aşan kısmı için borçlu firma ve kefillerine ayrı bir takip açmakta hukuki bir engel bulunmamakla birlikte takiplerin tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile açıldığını, ---------Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine vaki tüm itirazların iptali ile takibin devamını, davalıların %20 den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin de karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; alacaklı ---- müvekkili aleyhine ----------- Esas nolu dosya ile takip açtıkları ve müvekkillerine ödeme emri tebliğ edildiğini; davacının müvekkillerine göndermiş olduğu kredi hesaplarının kat edilmesine ve rehin ve ipoteklerin paraya çevrilmesine ilişkin ihtarnamelerin yasanın ve yerleşik yargı kararlarının aradığı unsurları taşımadığı, kredi sözleşmelerinin neden kat edildiği, hangi borçların ödenmediği ve cari hesabın ne olduğu, rehinlerin paraya çevrilebileceğine dair uyarıların açık ve ayrıntılı olarak ihtarnamede bulunmadığı,

bu sebeple yasal şartları taşımayan ve geçersiz ihtarname ve bu ihtarnameye dayanılarak yapılan kat işlemleri ve diğer işlemlerin yasal ve geçerli olmadığı, ihtarnamelerin müvekkillerine yapılan tebliğlerin usulsuz olduğu, özellikle ------ yapılan tebliğin yasa ve usule aykırı bulunduğunu; müvekkili ---- ikamet adresinin ----- olmasına rağmen başka bir adrese tebligat gönderildiği, müvekkili ------- ise bu ihtarnamenin hiç tebliğ edilmediği, bu nedenle yapılan tebligatların haksız ve yasaya aykırı olduğunu; müvekkillerinin borçlarının haksız ve hukuka aykırı bir şekilde kat edildiği,

davacı tarafından haksız ve hukuka aykırı faiz oranları, vade farkı ve ------- oranları uygulandığı ve haksız ve hukuka aykırı masrafların tahsil edilmeye çalışıldığı, müvekkili -------- yönünden kefalet sözleşmelerine itiraz etiklerini, sözleşme içeriklerinde haksız şartların mevcut olduğu, kefalet sözleşmesinin usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiği, bu sözleşmelere dayanarak müvekkiline karşı icra takibi başlatılamayacağı ve yasal olarak sorumlu tutulamayacağını: takibe dayanak yapan rehin ve ipotek sözleşmelerine, sözleşmedeki imzalara ve teminat mektuplarına itiraz ettiklerini, sözleşme içeriklerinde haksız şartların mevcut olduğunu;

sözleşmelerdeki alacakların, imzaları, içeriklerini yasal unsurları taşımaması sebebi ile kabul etmediklerini, bu sözleşmelerdeki kefaletler, kefalet sözleşmeleri, kefalete ilişkin muvafakatlerin de usul ve yasaya aykırı olarak düzenlendiği bu kefaletlere ve eş rızasına ilişkin beyanları da kabul etmediklerini, davacının aynı alacağı mükerrer olarak tahsil etmek amacı ile ------------- nolu icra takiplerini açtığı, dolayısıyla iş bu takip talebinin mükerrer olup haksız olduğunu;

davacının haksız davasının reddini, müvekkili lehine davacı aleyhine %20 kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava genel nakdi ve gayrınakdi kredi sözleşmelerinden kaynaklı icra takibinden dolayı davalılar aleyhinde başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.

Mahkememizin ------------sayılı ilamı ile iş bu davadaki uyuşmazlık hakkında ------ Sayılı ilamında "...Ne var ki ------ uygulamasında bankaların------ bildirdikleri ancak müşterilerine uygulamadıkları akdi faizlerin temerrüt faizinin tespitinde esas alınmayacağı kabul edilmekte olup sözleşmede ayrıca bir temerrüt faiz oranı da belirlenmemiştir.O hâlde, davacı bankanın kayıtları üzerinde konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla inceleme yapılarak hesabın kapatıldığı tarih itibariyle davalının kullandığı ticari krediye uygulanan akdi faiz belirlendikten sonra temerrüt tarihine kadar bulunan alacağa akdi faiz işletilip,

temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar sözleşmenin 45. maddesindeki anlaşma uyarınca akdi faizin %50 fazlası temerrüt faizi olarak uygulanıp takip tarihi itibariyle alacak tespit edilmeli ve takipten sonra da belirlenen temerrüt faizinin asıl alacağa uygulanmasını sağlayacak şekilde takibin devamına imkân sağlanması gerekmektedir." şeklindeki ilamı ile temerrüt faizinin belirlenmesindeki izlenmesi gereken yolu belirtmiştir.---- Sayılı ilamında -------karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak

suretiyle hesaplanması gerekmektedir.

İspat yükü kendisinde olan davacı bankaya gönderilen muhtıra ile talep edilmesine ve bildirmediği takdirde dosyanın mevcut halindeki bilgi ve belgelere göre karar verileceği belirtilmesine rağmen temerrüt tarihi itibarıyle fiilen uygulanan en yüksek ticari faiz oranını (kredi verdiği firmaların ismi gizlenmek suretiyle) belgelendirmediğinden sözleşme hükümlerindeki temerrüt faizinin hesaplanmasının mümkün olmadığı .." belirtmiştir.------ Sayılı ilamında "... dava konusu genel kredi sözleşmesine dayalı kredi borcunun hesaplanmasında, bankanın hesap kat tarihine kadar ve kat tarihinden temerrüde kadarki sürede anaparaya akdi faiz işletip,

bulunan toplamın asıl alacağı oluşturacağı ve temerrütten itibaren de bu asıl alacağı oluşturan toplam tutara temerrüt faizi işletilebileceğinin dikkate alınması.----------- Sayılı ilamında "... hesabın kat edildiği tarih itibariyle alacağın ulaştığı miktar belirlenerek temerrüt tarihine kadar akdi faiz hesaplanıp bulunan akdi faiz kapitalize edilerek temerrüt tarihi itibariyle asıl alacak bulunmalı ve bu alacağa temerrüt tarihinden takip tarihine kadar olan dönem için temerrüt faizi ve bunun gider vergisi uygulanarak bankanın asıl borçludan isteyebileceği miktar saptanmalı " gerekçeleri ile asıl alacağın ne şekilde hesaplanması gerektiğini

belirtmiştir.Davacı bankaca her ne kadar takip talebinde %74 oranında temerrüt faizi talep edilmişse de müşterinin kullandığı krediler için uygulanan en yüksek faiz oranı olan %19,50 olup 2 katı %39 olarak hesaplanmaktadır. Bilirkişinin bu tespiti yukarıda atıf yapılan ----- kararına uygundur. Davacı bankaca kredi borcunun ödenmemesi üzerine hesap kat edilerek icra takibine girişilmiştir.

Mahkememizce deliller toplanmış alanında uzman bilirkişiden rapor alınmıştır. ----tarihli raporlar denetime uygun olmadığından mahkememizce ----tarihli rapor alınmış, teminat mektupları yönünden yapılan değerlendirme yeterli olmadığından --- tarihli ek rapor alınmıştır.

Daha evvel rapor alınan bilirkişi ve denetime uygun bulunan ----- tarihli raporlarda teminat mektupları yönünden sadece kefiller yönünden değerlendirme yapıldığından bu hususta eksiklik bulunmaktadır. ------ Sayılı ilamında " Mahkemece davacı banka alacağına teminat mektubunun nakde dönüştüğü tarihten itibaren faiz yürütülmesi gerekirken takip tarihinden itibaren faiz yürütülmesi doğru olmadığı gibi anılan tarihte teminat mektubunun nakde dönüştürüldüğü dikkate alınıp nisbi harca tabi olduğu gözetilerek, dolayısıyla noksan harcın tamamlatılması gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan karar verilmesi isabetsizdir. " belirtmiştir.

İcra takip tarihinden sonra nakde dönüşen ----- teminat mektupları bedelleri üzerinden davacıya eksik harç ikmal ettirilmiş söz konusu teminat mektuplarının hangi tarihlerde nakde dönüştüğüne dair yazılı deliller davacıdan temin edilerek dosyaya kazandırılmıştır. ------ Sayılı ilamında "...Ancak yargılama sırasında bazı teminat mektuplarının tazmin edildiği ve böylece tazmin edilen kısım yönünden davacı bankanın talep hakkı bulunduğu görülmektedir.

Bu durumda mahkemece tazmin edilen teminat mektubu belirlenerek takibin bu alacak için tazmin tarihinden itibaren faiz işletilmek suretiyle devamına karar verilmesi gerekirken.." belirtmiştir. Söz konusu 3 teminat mektubu takip tarihinden sonra nakde dönüştüğünden nakde dönüştükleri tarihlerden itibaren tespit edilen temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.

Kredi asıl borçlusu şirket haricinde diğer davalıların teminat mektubu depo talebinden sorumlu olmadıkları bilirkişi tarafından doğru bir şekilde tespit edilmiştir.

Zira kredi sözleşmesinde kefillerin teminat mektubu yönünden sorumlu olduklarına dair açık bir hüküm bulunmamaktadır. ------- ilamında "....Taraflar arasında düzenlenen kredi sözleşmesinde davacının gayri nakdi krediler için ilave teminat gösterilmesi amacıyla kefillerden depo isteme hakkı bulunmadığı anlaşılmaktadır.İtirazın iptali davalarında haklılık durumu takip tarihine göre belirlenir.

Bu durumda takip tarihi itibariyle kefil olan davalı borçludan teminat mektubu bedelinin depo edilmesi talep edilemeyeceği gibi takipten sonra dava sırasında dava konusu teminat mektubunun bir bölümünün tazmin edilerek nakde dönüştürülmüş olması bu takip ve itirazın iptali davası bakımından davalı borçlunun sorumluluğunu doğurmayacaktır." belirtilmiştir.

Kredi asıl borçlusu şirket hariç diğer davalılar teminat mektuplarının deposundan sorumlu olmadıklarından, takip tarihinden sonra nakde dönüşen bu mektupların tazmin edilmesinden kaynaklı olarak da sorumlu tutulmaları mümkün değildir.

Bu nedenle davacının bu davalılara yönelttiği talep yönünden red kararı verilmiştir. ----- Karar sayılı ilamında "...Uyuşmazlık, nakdi ve gayrinakdi alacak yönünden ret edilen miktar yönünden davalı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yerinde olup olmadığı noktasındadır.

Dava, ---- kaynaklı itirazın iptali davası olup davacı ------ gayrinakit alacak yönünden itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiş olup mahkemece, ------ gayrinakit alacak yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği, -------- KARAR SAYILI İÇTİHADINDA BELİRTİLDİĞİ ÜZERE, red edilen ----nakdi alacak üzerinden nisbi ve ret edilen -----gayrinakdi alacak yönünden de karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT. göre maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde davalı lehine fazla vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamış davacı vekilinin bu yöndeki istinaf talebi yerinde görülmüştür. " belirtmiştir.

Davacı yanca icra takibinde söz konusu teminat mektupları için depo talebi tüm davalılara yöneltilmiş olup, kredi asıl borçlusu hariç kefillerin bundan sorumlu olmadıkları anlaşılmıştır. Bu nedenle yukarıdaki emsal mahkeme kararlarına da uygun olarak red edilen gayrınakit alacak yönünden kefiller lehine maktu vekalet ücreti takdir olunmuştur.

Davalılarca kredi sözleşmesindeki imzalar inkar edilmiş mahkememizce kredi sözleşme asılları celp edilmiş isticvap edilmelerine karar verilmiştir. Davalılardan ------ usule uygun isticvap ihtarlı davetiyeyi tebliğ almasına rağmen duruşmaya gelmemiş imzanın kendisinden sadır olduğunu kabul etmiştir. Diğer davalı gerçek kişiler ise ----- tarihli duruşmada kredi sözleşmelerindeki imzaların kendilerine ait olduğunu ikrar etmişlerdir.

Denetime uygun bulunmayan bilirkişi raporlarında kefillerin ödeme planlarında imzası olmaması nedeni ile bir kısım hatalı hukuki değerlendirmeler yapılmıştır.Yine bu raporda bankanın makbuz aslını ibraz etmediği için bu alacağı talep edemeyeceği yolunda hatalı bir yorum yapılmıştır. Davacının masraf alacağını talep etmesi için belge aslını ibraz zorunluluğu yoktur.

Taraflar arasında imzalanan sözleşmelerin ilgili maddeleri taksitli ticari kredi kullandırımına ait olup ödeme planında imza alınması zorunlu olduğuna dair her hangi bir hüküm yoktur. Kefalet limiti dahilinde kefillerin borçtan sorumlu oldukları anlaşılmıştır. Yine kefillerin imza tarihinde şirket ortağı oldukları ticaret sicil kayıtlarından anlaşılmıştır. Eş rızasına gerek olmayıp kefaletin şekil şartlarının da yerinde olduğu anlaşılmıştır.

Yine denetime uygun bulunmayan asıl ve ek raporlarda davacı bankanın takip talebinde akdi faiz talep etmediği bu nedenle hesaplama yapılmadığı yolunda hatalı bir değerlendirme yapılmıştır.------ "...Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna göre....... icra takibinde akdi faiz talep edilmediğinden akdi faizin hesaplamaya katılamayacağı, yapılan hesaplama sonucu asıl alacağa konu borcun ---- asıl alacak, --- temerrüt tarihi ile takip tarihi arası işlemiş faizin ---- ihtarname masrafı ---- olmak üzere toplam alacağın ----- olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş,

hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

Hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar olan döneme ilişkin akdi faiz hesaplanarak bu miktarın asıl alacağa kapitalize edilmesi gerekirken asıl alacağa dahil edilmemesi doğru görülmemiştir. " gerekçesi ile bozma kararı verdiği görülmüştür.

Bu nedenle icra takibinde ayrıca açıkça akdi faiz talep edilmemiş olsa dahi Hesap kat tarihinden temerrüt tarihine kadar olan döneme ilişkin akdi faiz hesaplanarak bu miktarın asıl alacağa kapitalize edilmesi sureti ile belirlenecek olan asıl alacağa temerrüt faizi işletilmesi gerektiğinden bilirkişinin bu değerlendirmesi de yerinde değildir.

Denetime uygun bulunan ---- tarihli rapordan davacı bankanın davalı asıl borçlu şirket ve kefil -----asıl alacak, --- işlemiş faiz, ----masraf olmak üzere toplam ---- alacaklı olduğu, diğer kefillerin ise ----- işlemiş faiz --- masraf olmak üzere ---- alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Bilirkişinin hesap yöntemi ve raporunun içeriği denetime uygun bulunmuştur.

Takipten sonra nakde dönüşen teminat mektupları için de nakde dönüştükleri tarihten itibaren faizi ile birlikte tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.Davalılar ne kadar borcu olduğunu bilecek durumdadır.Alacak likit olup davalılar itirazında haksızdır.

Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, likit alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile davalılar icra inkar tazminatına mahkum edilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. .." gerekçeleri ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiş verilen kararın davacı yanca istinaf edilmesi üzerine --- Karar sayılı ilamı ile "....Dosyanın incelenmesinde, ilk derece mahkemesince hükme esas alındığı anlaşılan ----- tarihli bilirkişi raporuna karşı davacı vekilince ----- tarihinde itiraz edilerek,

bilirkişi raporunda temerrüt faizi tespiti başlığı altında yapılan açıklamalara ve hesaplamada uygulanan temerrüt faiz oranına itiraz edilmiş, itiraz dilekçesine ekli olarak bankaca cari hesap hareketlerine uygulanan faiz oranının %37 oranı olduğuna dair bir kısım belgeler sunulmuştur.

İlk derce mahkemesince bundan sonra alındığı anlaşılan ------ tarihli bilirkişi ek raporunda davacının bu itirazı ve ekinde sunduğu belgeler değerlendirilmeksizin, aynen kök rapordaki temerrüt faizi tespiti başlığı altında yapılan açıklamalar yenilenerek, bu konuda kök raporda değişiklik yapılmaksızın rapor düzenlendiği anlaşılmıştır.

Davacı vekilince iş bu ek rapora karşı da aynı gerekçe ve belge ekleri ile itiraz edilmiş, ancak ilk derece mahkemesince ---- tarihli duruşmada bilirkişi raporlarının hesap yöntemi itibariyle denetime uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekillerinin bu yöndeki itirazları reddedilerek karar verildiği anlaşılmıştır.Yukarıdaki açıklamalar ışığında, ilk derece mahkemesince hükme esas alındığı anlaşılan ---- tarihli ek raporlarında, temerrüt faizi oran ve hesaplaması yönünden davacı vekilinin sunmuş olduğu itiraz ve ekindeki belgeler değerlendirilmediği anlaşıldığı gibi,

bu itirazların neden yerinde görülmediği hususunun ilk derece mahkemesince gerekçelendirilmeksizin hüküm kurulması doğru olmamıştır. Bu durumda ilk derece mahkemesince davacı vekillerinin temerrüt faiz oranına ilişkin rapora itiraz dilekçesi ekinde sunduğu belgeler de bilirkişiye inceletilmek suretiyle ve gerekli görülürse bilirkişiye banka kayıtlarında yerinde inceleme yetkisi de verilerek,

sözleşmenin 10.5 maddesi kapsamında davacı bankanın talep edebileceği temerrüt faiz oranı ile miktarı değerlendirilmek suretiyle ek rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, işin esası incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir..." gerekçeleri ile verilen kararı kaldırmıştır.

Mahkememizce bozma ilamı doğrultusunda davacı yanın temerrüt faiz oranına dair itirazlarının karşılanması amacı ile yeniden bilirkişi görevlendirilmiş, bilirkişi ---tarihli raporunda özetle taraflar arasında imzalanmış genel kredi sözleşmesinin 10.maddesinde yer alan 10.5.bendine göre, banka alacağı muaccel hale geldiğinde ,alacağın muaccel hale geldiği tarihten itibaren bankaca banka cari hesabı şeklinde çalışan kredilere uygulanan en yüksek cari faiz oranının 2 katı oranında gecikme faizi ödeyeceği kabul ve taahhüt edildiği,

Öte yandan,---- karar sayılı emsal içtihadı ve diğer emsal içtihatları gereğince davacı bankanın alacağına uygulanacak temerrüt faiz oranının davacı bankaca fiilen uygulanan faiz dikkate alınmak suretiyle hesaplanması gerektiği, Davacı Bankanın dava Dosyasına sunduğu --- tarihli yazı ekinde yer alan kredi kullandırım belgesine göre;

davalıların mütemerrit olduğu ------- tarihinde ,alacaklı bankanın ticari kredilere fiilen uyguladığı akdi faiz oranını gösteren uygulama belgesi (%37) dikkate alındığında dava konusu olayda uygulanması gereken temerrüt faiz oranı %37 nin iki katı olan %74 oranını vermekte olduğunu, buna göre davacı bankanın fiilen uyguladığı %37 akdi faizin iki katı olan %74 oranında temerrüt faizini ----- talep edilebileceği sonucuna varılmıştır.

Bilirkişi ---- tarihli raporunda kefiller yönünden maddi hata yapmıştır. Şöyle ki kefiller ---- yönünden davacı bankanın icra takibinde bu davalılar yönünden kefalet limiti olan ---- temerrüt tarihinden itibaren işleyecek faiz ve ferileri yönünden talepte bulunduğu göz ardı edilmiş bilirkişi söz konusu hatasını fark ederek ---- tarihli maddi hatanın düzeltilmesine dair rapor ibraz etmiştir.

Buna göre davacı bankanın bozma öncesi rapora itirazlarının yerinde olduğu, uygulanması gereken temerrüt faizi oranının ---- Maddesi ve fiilen uygulanan faize dair sunulan deliller nazara alındığında %74 olduğu sonucuna varılmıştır. Bilirkişi raporu bozma kapsamına uygun ve denetime uygun bulunmuştur.

Takipten sonra nakde dönüşen teminat mektupları için de nakde dönüştükleri tarihten itibaren faizi ile birlikte tahsili yönünde hüküm kurulmuştur.Kefillerin teminat mektuplarının deposundan sorumlu olduklarına dair hüküm bulunmadığı dolayısı ile nakde dönüşmelerinden de mesul olmadıkları anlaşılmış önceki gibi kefiller yönünden bu istem red edilmiştir.Davalılar ne kadar borcu olduğunu bilecek durumdadır.Alacak likit olup davalılar itirazında haksızdır.

Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, likit alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile davalılar icra inkar tazminatına mahkum edilmiş buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-TAHSİLDE TEKERRÜR OLMAMAK KAYDI İLE DAVANIN KISMEN KABULÜ İLE;

A-Davalıların ------- Sayılı dosyasına vaki itirazlarının KISMEN İPTALİ İLE; Takibin 14.654.827,06-TL asıl alacak, 963.961,95-TL işlemiş faiz, 48.198,10-TL bsmv ve 754,01-TL masraf olmak üzere toplam 15.667.741,12-TL üzerinden devamına,( Davalılar ----- sorumluluğu 10.684.419,01-TL ile sınırlı olmak üzere)

Asıl alacağa takip tarihinden itibaren alacak tamamen ödeninceye kadar %74 Temerrüt faizi ve bu faiz üzerinden %5 gider vergisi işletilmesine,

B-Likit alacağa vaki haksız itiraz nedeni ile asıl alacak 14.654.827,06 TL üzerinden hesaplanan %20 oranındaki 2.930.965,41 TL icra inkar tazminatının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine( Davalılar --------- sorumluluğu 10.000.000 TL x %20= 2.000.000 TL ile sınırlı olmak üzere)

C- Davalılar ------ teminat mektupları yönünden sorumlulukları olmadığından bu talebin bu davalılar yönünden REDDİNE,

D-Takip tarihinden sonra tazmin edilerek nakde dönüşen 47.500 TL teminat mektubu bedelleri alacağının işleyecek faizleri ile birlikte (alacağın 15.000 TL'lik kısmının 08.03.2019 tarihinden, 12.500 TL'lik kısmının 20.12.2018 tarihinden, 20.000 TL lik kısmının 24.12.2018 tarihinden itibaren alacak tamamen ödeninceye kadar %74 oranında temerrüt faizi ile birlikte) davalı ------- alınarak davacıya ödenmesine, )

Fazlaya dair istemin reddine,

2-Alınması gerekli 1.073.508,12 TL nispi harçtan dava açılırken peşin alınan 194.322,80-TL ile 811,18 TL tamamlama harcının toplamı olan 195.133,98 TL'den mahsubu ile bakiye 878.374,14 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye irat kaydına, ( Davalı ----- sorumluluğu 679.995,44 TL ile diğer davalılar------- sorumluluğu 534.718,68 tl ile sınırlı olmak üzere )

3-Davacı yanca yatırılan 35,90 TL başvuru harcı ve 194.322,80 TL nispi harç ve 811,18 TL tamamlama harcının toplamı olan 195.169,88TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine,

4-Davacı yanca yapılan 10.000,00 TL bilirkişi ücreti, 656,60 TL posta ve diğer yargılama gideri toplamı 10.656,60 TL yargılama giderinin kabul red oranına göre hesaplanan 10.377,97 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, ( Davalılardan ---- sorumluluğu 10.346,60 TL diğer davalılar ------- sorumluluğu 7.055,73 TL ile sınırlı olmak üzere)

5-Davacı vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan Avukatlık Asgari Ücret tarifesi hükümleri gereği 1.184.304,82 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, ( Davalı --- sorumluluğu 1.183.354,82 TL ile diğer Davalılar ------ sorumluluğu 1.044.220,95 TL ile sınırlı olmak üzere)

6- Davalılar vekille temsil edildiğinden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri gereği red edilen miktar üzerinden hesaplanan 75.106,09 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,

7-Davalılardan -------- teminat mektuplarının deposundan sorumlu olmadıkları anlaşılmakla red edilen gayrınakit alacak yönünden yürürlükte olan Avukatlık asgari ücret tarifesi hükümleri gereği maktu 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalılara ödenmesine,

8-Davalı yanca yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

9-Taraflarca yatırlan avanstan artan gider/delil avansının taraflara veya ahzu kabza yetkili vekillerine iadesine,

Dair karar, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun İstinafa ilişkin hükümleri doğrultusunda, kararın tebliğ tarihinden itibaren iki (2) haftalık süre içerisinde (HMK'nın 345. maddesi), mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak (HMK'nın 343. maddesi) ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamen ödemek (HMK'nın 344. maddesi) suretiyle, ------- Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf yolu açık olmak üzere, davacı vekili ile davalı asil ------- yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda verilen karar, oy birliği ile açıkça okunup usulen anlatıldı..28/01/2026

İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/416, K. 2026/89, 28 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2026/89
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 26/12/2018
  7. Karar Tarihi: 28/01/2026
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Dava
  10. Cevap
  11. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2025/416
Karar No
2026/89
Tarih
28 Ocak 2026

İlgili Kararlar

  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/416 K.2026/62
  • Bakırköy 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/417 K.2026/65
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/417 K.2026/9
  • Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/417 K.2026/19
  • Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/417 K.2025/1264
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2025/417 K.2026/68

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.