KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/860
- Karar No
- 2025/983
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2025
Karar Metni
1.048 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/860
KARAR NO : 2025/983
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 12/05/2025
KARAR TARİHİ : 26/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; müvekkilin 15/01/2007-27/11/2007 , 10/12/2007-27/05/2009 , 05/06/2009-15/08/2014 tarihleri arasında ihyası talep edilen --- ait '-----' ve '-----' markalarının tanıtım ve pazarlama faaliyetlerinde görev aldığını, tanıtım ve pazarlama uzmanı olarak görev aldığını, müvekkilin ------ ofisinde istihdamı devam ederken ofisin kapatılması sonucunda iş akdinin sona erdiğini, dava konusu şirkette uzun yıllara dayalı fiili olarak çalıştığını ancak sadece 28/04/2010-14/06/2010 ve 14/12/2010-30/09/2011 tarihleri arasında sigortalı olarak bildirildiği,
bu dönemler dışında ise sigortasız olarak çalıştırıldığının anlaşıldığını, bu nedenle müvekkil tarafından 19/10/2017 tarihinde --- İş Mahkemesinde ------ esas numaralı dosya ile dava açıldığını, yargılamanın hala devam ettiğini, yargılama sürecinde yapılan araştırmalarda davalı şirketin ticaret sicilinden 2012 yılında terkin edildiğini, faaliyetlerine ------ ile devam ettiğini, söz konusu şirketlere husumet yöneltilmek istenildiğinde ise iki şirketin de ticaret sicilden terkin edildiğinin anlaşıldığını, söz konusu iki şirketin ticaret sicilinden terkin edilmeden önceki merkez adreslerinin ------- olduğunu,
dava konusu şirketlerde müvekkilin fiili çalışması bulunmasına rağmen şirketlerin t erkin edilmiş olması nedeniyle mevcut hizmet tespit davasında husumetin yöneltileceği taraf kalmadığından davaya devam edilemediğini, her ne kadar dava konusu şirketler terkin edilmiş olsa da müvekkilin açmış olduğu hizmet tespit davası ile bu şirketlerin çalıştırma yükümlülüklerini usulüne uygun şekilde yerine getirmediğini, müvekkilin sosyal güvenlik haklarını ihlal ettiklerinin ortaya konulduğunu,
bu durumun müvekkil dava konusu şirketlerin yeniden tüzel kişilik kazanmasına yönelik olarak ihya talebinde bulunmasında hukuki yarar ve menfaatinin bulunduğunu gösterdiğini, müvekkilin ----.
İş Mahkemesinde derdest bulunan ----- esas sayılı hizmet tespit davasının usulüne uygun olarak sürdürülebilmesi için taraf teşkilinin sağlanması gerektiğini, ancak terkin nedeniyle dava konusu şirketlerin herhangi bir temsilcisi bulunmadığını, davanın yürütülmesinin mümkün olamadığını, TMK 42.maddesi ve TTK hükümleri uyarınca tüzel kişilerin ancak yasal temsilcileri aracılığıyla hukuki işlemlerde bulunabileceğini, bu nedenle ilgili mahkemece müvekkile bu davayı açmak üzere mehil verildiğini, hizmet tespit davasının esasına girebilmesi için önce ihya kararı verilmesi gerektiğini izah ederek, dava konusu ----...
İsimli anonim şirketlerinin -----. Mahkemesi ------ esas sayılı dosyada taraf teşkilinin sağlanabilmesi amacıyla ihya edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin adli yardımdan karşılanmasına, mahkeme aksi kanaatte ise karşı taraf üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; dava konusu olan ----....
İsimli şirketin -------- ticaret sicil numarası ile sicil kayıtlarının aktif olduğunu, şirketin re'sen terkin kapsamında olmadığı gibi TTK m. 529 vd. kapsamında da herhangi bir işlem tesis edilmediğini, şirketin en son tescilinin genel kurul kararıyla sözleşme değişikliği yaptığını ve bu kararın da 31/12/2015 tarihinde tescil edildiğini, şirketin o tarihten bu zamana kadar faal olduğunu ve şirketin sicil kaydının kapatılmadığını, şirketin hakkında herhangi bir işlem tesis edilmediğini, bu itibarla dava konusu şirketin tüzel kişiliği sona ermediğinden davacının hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmesi gerektiğini,
müvekkilin davanın açılmasına sebep olmaması hasebiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını, davacının ek tasfiyesini talep ettiği şirketin, devrolma suretiyle sona erdiğini bir diğer ifade ile tasfiyesiz bir şekilde infisah ettiğini, dava konusu şirketin dosyası incelendiğinde;-----ticaret sicil numaralı -- ...
İsimli şirket ile birleştiğinin anlaşıldığını, birleşme/devrolma/devralma işlemi bir tasfiyesiz sona erme hali olduğunu, devrolunan davalı şirketin sona ermesine rağmen mal varlıklarının tasfiye edilmediğini, devrolan davalı şirketin mal varlığı külli halefiye ilkesine göre miras hukukunda olduğu gibi tasfiye edilmeksizin birleşen/devrolunan/devralan şirkete bir bütün olarak kendiliğinden geçtiğini, bu sebeple davanın reddedilmesinin mümkün olmadığını, tasfiye işlemleri uygulanmayan ve TTK Geçici 7. Madde kapsamında da yer almayan dava konusu şirketin ek tasfiyesine karar verilemeyeceğini,
kanunda düzenlenmiş bulunan tasfiyesiz infisah hallerinden birleşme işlemi sonucunda ticaret sicilinden terkin şirketin ek tasfiyesi talebinin reddedilmesi gerektiğini, benzer uyuşmazlıklarda başka mahkemelerde de red kararı verildiğini, huzurdaki davada müvekkil Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün herhangi bir kusuru ya da sorumluluğu olmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini, izah edilen nedenlerle haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddini yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekili yukarıda izah edilen sebeplerle davaya konu -----.. İsimli şirketin teşkilinin sağlanması amacı ile ihyasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davacının ihyasını talep ettiği ----- şirketinin ticaret sicil kayıtları incelendiğinde---- şirketi ile birleştiği, tasfiyesiz şekilde infisah ettiği, devralan şirket olan -----.. Şirketinin ise sicil kaydının aktif olduğu yani hakkında bir terkin kararı olmadığı görülmüştür.
------ Sayılı ilamında "..İhyası istenen şirketin başka bir şirketle ile birleştiği ve bu birleşmenin tescili ile 6102 sayılı TTK'nın 153. maddesi uyarınca devir olunan şirketin bütün aktif ve pasifinin devir alan şirkete geçtiği, bu nedenle davacının devir alan ve halen faal olan şirkete karşı davasını yöneltmesi gerekirken devredilen şirketin ihyasını talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı anlaşılmakla Mahkemece bu gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebebi yerinde görülmemiştir.... " gerekçesi ile verdiği kararda sicil kaydının birleşme nedeni ile kapatılan şirkete karşı açılan ihya davasında hukuki yarar olmadığını belirtmiştir.
Davacının ihyasını talep ettiği diğer şirketin de sicil kaydının aktif olduğu görülmüştür. ---- BAM------- HD. -----. Sayılı ilamında "...Dosya kapsamına, ilk derece mahkemesi karar içeriğine göre ve davacının da kabulünde olduğu üzere, ihyası istenilen şirketin ticaret sicilinden her hangi bir şekilde terkin edilmediği, tüzel kişiliğinin ve faaliyetlerinin devam ettiği anlaşılmaktadır. .... Somut olayda şirket tüzel kişiliği devam ettiğine göre, davacının ihya davası açmakta hukuki yararı bulunmamaktadır. Bu nedenle davacı vekilinin istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir..." gerekçesi ile verdiği kararda belirtildiği üzere sicil kaydı aktif olan şirketin ihyasını talep etmekte davacının hukuki yararı yoktur. Bu şirkete karşı zaten dava açabilir.
Tüm bu anlatılan nedenlerden ötürü davacının ihyasını talep ettiği bir şirketin birleşme yolu ile tasfiyesiz infisah etmiş olması birleştiği şirketin de ticaret sicil kaydının aktif olması, faal olması nedeni ile yukarıda emsal olarak alıntılanan istinaf dairesi kararları gereği davanın usulden reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/860, K. 2025/983, 26 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama