KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/98
- Karar No
- 2025/555
- Karar tarihi
- 19 Haziran 2025
Karar Metni
817 kelime·4 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/98
KARAR NO : 2025/555
DAVA
İtirazın İptali (Havale Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2023
KARAR TARİHİ : 19/06/2025
Mahkememize tevzi edilen dava dilekçesi mahkememiz esasının yukarıda belirtilen sırasına kaydedilip incelendi
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özet ile, davalıya yönelik olarak ---- İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalı tarafından takip konusu borca faize ve takibin feri'lerine itiraz edildiğini, davalı borçlu tarafından öne sürülen itirazların haksız olup, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın kabulü ile davalının ----- İcra Müdürlüğü ------ Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptaline, davalının icra takibine kötüniyetli olarak itiraz etmiş olması ve alacaklarının likit olması nedeniyle, alacağın %20' sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet ile, taraflar arasındaki uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanununu hükümleri uyarınca çözümlenmesi gerektiğinin açıkça ortada olduğunu, davacı tarafından davaya konu iddiaların davacının ticari işi dolayısı ile yapıldığının açıkça ifade edildiğini, huzurdaki uyuşmazlığa bakmakla görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu , dosyanın görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmesi , davacı ile müvekkilinin de arkadaşı olan dava dışı ------ arasında gayrimenkul satışı hususunda anlaşma sağlandığını, yapılan anlaşma uyarınca davacı tarafından 200.000,00.TL.
Cayma bedeli ödenmesinin kabul edildiğini, davacının talep ve istemi doğrultusunda cayma bedelinin dava dışı ----- gönderilmek üzere müvekkilinin hesabına havale edildiğini, akabinde taraflar arasında uyuşmazlık çıktığını ve davacı tarafından satın alma işleminden vazgeçildiğini, davacı tarafından ileri sürülen iddia ve taleplerin dayanaksız olduğunu, müvekkilinin dava dışı ----- ile davacı arasında gayrimenkul satışı anlaşması uyarınca belirlenen cayma bedelinin ödenmesi hususunda her hangi bir yükümlülüğünün bulunmadığını, evvel emirde huzurdaki davanın usulden reddine, haksız ve kötü niyetli ve mesnetsiz davanın esastan reddine,
icra takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı yanın takip konusu alacağın % 20 sinden az olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, aksi kanaate olunması halinde davanın dava dışı----- ihbarına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
------Asliye Hukuk Mahkemesinin 28/12/2023 Tarih ve ----- Esas ----- Karar sayılı görevsizlik kararı ile dosyanın mahkememize tevzi edildiği görüldü. Dava itirazın iptali talebine ilişkindir.
19.12.2018 günlü ----- Gazetede yayımlanarak, yürürlüğüne giren 7155 Sayılı Kanunun 20. maddesi ile 6102 Sayılı TTK. 'nın ( 5. ) maddesine eklenen 5/A maddesi gereğince ticari davalarda konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmasından önce arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak düzenlenmiş olması ve 7155 Sayılı Kanunun ( 23. ) maddesi ile 6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununa eklenen 18/A ( 2 ) maddesi ile "Arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması hlinde herhangi bir işlem yapılmakszın davanın dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar
verilir'' hükmü getirilmiştir.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 114/(2). maddesine göre, ''Diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümler saklıdır'' hükmü yer almaktadır.6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 115. maddesi gereğince. Mahkeme, dava şartlarının mevcut olup olmadığını, davanın her aşamasında kendiliğinden araştırır. Taraflar da dava şartı noksanlığını her zaman ileri sürebilirler.
Mahkeme dava şartı noksanlığını tespit ederse davanın usulden reddine karar verir.
Arabuluculuk tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde değildir. Uygulamada görevsiz mahkemede dava açılması durumunda yargılama aşamasında dava şartının tamamlanması durumunda yargılamaya devam edilmesi gerektiğine dair bazı kararlar varsa da aksi yönde kararlar da vardır.
Esasen davanın konusunu ilgilendirmemekte olup dava görevsiz bir mahkemeden mahkememize tevdi edilmemiş doğrudan mahkememizde açılmıştır. ( Görevsiz mahkemede dava açılması durumunda yargılama aşamasında tamamlanması durumunda davaya bakılmaya devam edilmesi gerektiğine dair kararlar için------ Ticari davalarda Zorunlu arabuluculuk 2021 baskı sayfa 358 vd, Görevsiz mahkemede de açılsa davanın ticari niteliğinin görevsiz mahkemede dava açılması ile ortadan kalkmayacağı ve zorunlu arabuluculuk dava şartını ortadan kaldırmayacağına dair kararlar için bkz. ----
---- BAM -----. HD. 30.01.2020 Tarih ------Sayılı kararında "....Arabuluculuk, tamamlanabilir nitelikte bir dava şartı olmayıp ilk derece mahkemesince tefrik edilen maddi, manevi tazminat istemleri yönünden dava tarihinden sonra arabuluculuğa başvurulmuş olması nedeni ile davanın usulden reddine karar verilmesi yerindedir..." belirtmiştir. ( Arabuluculuğun tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde olmadığına dair diğer kararlar için bkz. ----- BAM -----HD. 26.04.2019 T. ----. Sayılı ilamı, ----- BAM -----. HD. 23.02.2021 T, -----Sayılı ilamı, ----- BAM ---- HD. ---- Sayılı ilamı, ---- BAM ----- HD. 21.01.2021 T.,-----Sayılı ilamı, ---- BAM ----- HD.----- sayılı kararları)
Somut olayda davacının istemi zorunlu arabulucuya tabi olup davacı yanca görevsizlik kararı sonrası dava tarihinden evvel arabulucuya başvurulmadığı anlaşılmıştır. Dava tarihinden sonra arabulucuya başvurulması durumu değiştirmeyecek olup arabuluculuk tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde değildir. Arabuluculuğun tamamlanabilir dava şartı mahiyetinde olmaması nazara alındığında davanın dava şartı noksanlığı nedeni ile usulden reddine karar verilmesi gerektiği sonucuna varılmış buna dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Hüküm; Ayrıntısı ve yasal gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın dava şartı yokluğundan USULDEN REDDİNE,
2- Peşin alınan 2.489,36 TL harçtan, alınması gerekli 615,40 TL peşin harcın düşümü ile geri kalan 1.873,96 TL harcın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
3-Yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına ,
4-Davacı tarafça peşin yatırılmış olan gider avansından artan kısmın, karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,
5-Davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T'ye göre 30.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair; Gerekçeli mahkeme kararının taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde istinaf yolu açık olduğuna dair davalı vekilinin yüzüne karşı, davacı tarafın yokluğunda verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/98, K. 2025/555, 19 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama