KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/1129
- Karar No
- 2025/860
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2025
Karar Metni
1.176 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/1129 Esas
KARAR NO: 2025/860
DAVA
Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/12/2019
KARAR TARİHİ: 20/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafından müvekkil şirket aleyhine; ----- meblağlı çek için ---- sayılı dosyası ile kambiyo senetlerine özgü haciz yolu ile icra takibi başlatılmıştır. ------- sayılı dosya konu çek için de ceza davası açılmıştır. Takibe konu çek, müvekkil tarafından keşide edilmemiştir. Söz konusu çekte bulunan imza müvekkile ait değildir.
Müvekkil hakkında imzası kendine ait olmayan bir kısım çekler sebebiyle bir dizi icra takibi başlatılmış, ayrıca icra ceza mahkemelerinde "karşılıksız çek düzenleme" suçu sebebiyle davalar açılmıştır. Huzurdaki davaya konu çek sebebiyle de şikayet edilen müvekkil hakkında; -------- sayılı dosyası ile "Çekle ilgili karşılıksızdır işlemi yapılmasına sebebiyet verme" suçundan dava açılmıştır.
Ancak, sayın mahkemenizce imza incelemesi yapıldığı taktirde çekteki imzalanın müvekkile ait olmadığı ortaya çıkacaktır.
Yukarıda sunduğumuz, duruşmada anlatacağımız ve mahkemenizce gözetilecek nedenlerle; davaya konu çeklerin üzerindeki imzanın müvekkile ait olmadığının tespiti ile çeklerin ve icra takibinin iptal edilmesine ve müvekkilin davalı şirkete borçlu olmadığının tespitine, haksız takip sebebiyle davalının % 20 den az olmamak üzere haksız takip tazminatı ile %10 dan az olmamak üzere para cezasına mahkum edilmesi ve ayrıca yargılama gideri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkil tarafından davacı/borçlu aleyhine, kambiyo senetlerine özgü icra takibi olarak başlatılan ---- Sayılı dosyasındaki ------ seri numaralı, ------- tarihli çek için davacı imza itirazında bulunarak kötü niyetli bir şekilde işbu dava açılmıştır.
Kötü niyetli davacının iddiaları gerçek dışı olup Sayın Mahkeme'yi yanıltmaya yöneliktir. dava konusu çekin tahsili için ------sayılı dosyası ile başlatılan kambiyo senetlerine özgü icra takibindeki ödeme emrini kötü niyetli davacı ---- tarihinde,-------- sayılı dosyasındaki ödeme emri ise ------- tarihinde tebliğ etmesine rağmen 5 günlük süresi içerisinde iki dosyada da imzaya veya borca itiraz etmemiş;
diğer bir ifade ile davacı imzasını ve borcunu kabul etmiştir. kaldı ki dava konusu çeklerin üzerinde davacı şirketin kendi kaşesi bulunmaktadır. davacı kaşelerini de inkar etmemektedir, kötüniyetli davacının yaklaşık 9 ay sonra borcunu ödemeyi erteletmek ve karşılıksız çek ceza davalarını uzatmak için açtığı işbu dava tamamen kötüniyetlidir ve reddedilmelidir.
Çekin ibraz tarihi ----kötü niyetli davacı, karşılıksız çek ceza dosyasında duruşma günü ------ tarihinde kendisini bildirildikten sonra, ceza aldığı karar duruşmasından ise sadece 4 gün önce, ------- tarihinde, yani çeklerin yazılmasından yaklaşık 9 ay sonra, yargılamayı uzatmak amacıyla, işbu menfi tespit davasını açmıştır. ancak davacının kötü niyetli olduğunun anlaşılması sebebiyle davacı, karşılıksız çek suçundan cezalandırılmıştır.
Çeklerdeki imzaların kendisine ait olmadığını iddia eden davacı, çeklerin neden piyasada olduğunu açıklama yoluna dahi gitmediği gibi, çalındığı vb bir iddiada da bulunmamış olup bu yönde herhangi bir yasal başvuru da yapmamıştır. bu durum dahi davacının iddialarının hakikate aykırılığının ve kötüniyetli olduğunun bir ispatıdır.
Davaya konu çekler müvekkil şirket'e ciro silsilesi yoluyla, dava harici hayatım mobilya ltd. şti vasıtasıyla geçmiştir. müvekkil ile dava harici hayatım mobilya ltd. şti arasında ticari alım satım ilişkisi bulunmakta olup anılan çekler dava dışı hayatım mobilya şirketi'ne ise bizzat davacı/borçlu tarafından aralarındaki ticari münasebet dolayısıyla keşide edilerek verilmiştir. buna karşın, davacı, çeki keşide ettiği hayatım mobilya şirketi'ne borçlu olmadığını hiçbir zaman iddia etmemiştir. dolayısıyla davacının müvekkil şirket'e borçlu olduğuna şüphe yoktur. zaten ticari defter ve kayıtlarımız da bu durumu ispatlamaktadır.
Haksız ve mesnetsiz, hukuki dayanaktan yoksun açılan davada, davacının tüm talepleri yönünden önce usulden sonra esastan DAVANIN REDDİNE, İşbu dava konusu alacağımızın % 20’ sinden az olmamak üzere davacının tazminata mahkum edilmesine, işbu dava konusu alacağımızın % 10’ undan az olmamak üzere iik md 170/3 uyarınca davacının para cezasına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Dosyanın uyuşmazlık konularında imza incelemesine esas olmak üzere ---- biriminden rapor düzenletildiği,---birimi raporunda ----kaşesi üzerine atılı imzalar ile ------mukayese imzaları arasında biçimsel benzerlik görülmekle birlikte; söz konusu imzaların basit tersimli olması nedeniyle ----- eli ürünü olup olmadığı yönünde daha ileri bir tespite gidilemediği" hususlarında rapor düzenletildiği görüldü. Dosyanın uyuşmazlık konularında 3 kişilik grafoloji uzmanı olan bilirkişi heyetine tevdi edilerek uyuşmazlık konularında imza ve yazı incelemesine dair rapor düzenletildiği, teknik bilirkişi heyeti raporu sonuç kısmında:
" 1) İnceleme konusu ------- seri nolu çekin ön yüzünde davacı şirkete atfen atılmış imzaların davacı şirket yetkilisi ----- eli ürünü olduğu kanaatine varıldığını bildirir " hususlarında rapor tanzim edilmiştir. Raporun taraflara tebliğe çıkartıldığı görüldü.
Deliller: - Dosya kapsamı, - Bilirkişi raporu, - İcra dosyası,
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, İKK' nun 72. Maddesi uyarınca açılan Menfi Tespit (KambiyoSenetlerinden Kaynaklanan) davasıdır. Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; Davacının -----esas sayılı dosyasında takibe konu ----- bedelli çek nedeniyle davalıya borçlu olup olmadığı , çek üzerinde yer alan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı, yine ----- bedelli çek yönünden davacının davalıya borçlu olup olmadığı, çek üzerinde yer alan imzanın davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususlarında uyuşmazlık olduğu anlaşılmaktadır.Dava, kambiyo senetlerine dayalı icra takibine konu çekler nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, takip dayanağı çeklerde bulunan imzaların davacı şirket yetkilisine ait olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkememizce imza aidiyetinin belirlenmesi amacıyla bilirkişi incelemesi yaptırılmış, alınan uzman raporunda; inceleme konusu -----keşide tarihli çeklerin ön yüzünde davacı şirkete atfen atılmış imzaların, davacı şirket yetkilisi ---- eli ürünü olduğu kanaatine varıldığı açıkça belirtilmiştir.Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu, alanında uzman kişilerce düzenlenmiş olup, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir.
Tarafların rapora yönelik itirazlarının, raporu kusurlandırıacak veya yeniden inceleme yapılmasını gerektirecek mahiyette olmadığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında alınan bilirkişi raporu, alanında uzman kişilerce düzenlenmiş olup, denetime ve hüküm kurmaya elverişli niteliktedir. Tarafların rapora yönelik itirazlarının, raporu kusurlandıracak veya yeniden inceleme yapılmasını gerektirecek mahiyette olmadığı anlaşılmıştır. 6100 sayılı HMK nun 190.
Maddesi uyarınca ispat yükü, iddia edilen vakıadan kendi lehine sonuç çıkarmak isteyen tarafa aittir. Takibe konu çeklerdeki imzanın kendisine ait olmadığını ileri süren davacı, bu iddiasını somut ve inandırıcı delillerle ispat edememiştir.
Menfi tespit davaları, gerçekte mevcut olmayan bir borçtan kurtulmayı sağlamak amacıyla düzenlenmiş olup, borcun varlığını gösteren kambiyo senetlerine rağmen soyut iddialarla açılan davaların kabulü, ticari hayatın gerektirdiği güven ilkesini zedeleyecektir. Somut olayda borç ilişkisini ortadan kaldıracak nitelikte bir delil ortaya konulamadığı anlaşılmaktadır. Kötüniyet tazminat taleplerinin kötüniyet şartının oluşmadığı anlaşılmakla talebin reddine karar vermek gerekmiştir.
Kambiyo senetleri, şekil şartlarına tabi olup, imzanın borç doğuran asli unsur olduğu tartışmasızdır. İmzanın davacı şirket yetkilisine ait olduğunun bilirkişi raporu ile ortaya konulması karşısında, davacının takip konusu çeklerden dolayı borçlu olmadığının kabulü mümkün görülmemiştir.Bu itibarla davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/1129, K. 2025/860, 20 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama