KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/430
- Karar No
- 2024/897
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
Karar Metni
5.844 kelime·29 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/430
KARAR NO : 2024/897
DAVA
İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 16/10/2019
KARAR TARİHİ : 19/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı tarafın ---- Belediyesi ----- İnşaat işi kapsamında ve muhtelif mahallelerde İzolasyon İşlerinin malzemeli olarak yapım işleri konusunda davacı ile 27/03/2017 tarihinde anlaştıklarını, davacının söz konusu bu sözleşmeye istinaden davalının işlerini yapmaya başladığını ve ayrıca davalı tarafın davacıdan çeşitli inşaat malzemesi de satın aldığını, fakat işler devam ederken davalı tarafın davacıya ne hak ediş bedelini ne de almış olduğu malzeme bedellerini ödemediğini, davacının da --- İcra Müdürlüğünün --- Esas sayılı dosyası ile 29/12/2018 tarih ve ----- sıra nolu, 21.752,12TL bedelli ürün alım faturası’na,
29/12/2018 tarih ve ----- sıra nolu,12.137,85TL bedelli ürün alım faturası’na, 29/12/2018 tarih ve ---- sıra nolu, 88.403,49TL bedelli ------Nolu Hakediş bedeli belirtilen fatura ve 29/12/2018 tarih ve ----- sıra nolu 38.417,26 TL bedelli ----Nolu Hakediş bedeli belirtilen faturalara ilişkin ve dilekçe ekinde sunulan futuralara ilişkin İcra takibi başlatmışsa da davalı firmanın borca haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir şekilde itiraz ettiğinden takibin durduğunu, davacının,
davalı ile yapmış olduğu sözleşmeye istinaden işlerini yaptığını ve yine davalı tarafa ürün satmasına rağmen ve faturaları da davalı tarafa iletmesine rağmen bedellerini alamadığından davalının işyerinde çalıştırdığı işçilerin maaşlarını ödemekte zorluk çekip onları da mağdur etmemek adına çeşitli bankalardan kredi çekip işçileri mağdur emmemek için büyük ödemelerin altına girmek zorunda kaldığını, davalının ise bu hususları görmezden gelerek davacıya bu güne kadar herhangi bir ödeme yapmadığını, davacıyı mağdur duruma getirdiğini,
arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek borçlunun haksız olan itirazının iptaline, yetkili icra müdürlüğü olan ---- İcra Müdürlüğünde takibin devamına devamına, % 20 icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine, 1136 Sayılı Avukatlık Kanununun 4667 Sayılı Kanunla değişik 164/son fıkrası uyarınca karşı taraf vekalet ücretinin Avukat olarak adımıza hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı firma ile 27/03/2017 tarihli ---- İzolasyon İşlerinin Malzemeli Olarak Yapımına dair sözleşme imzalandığını, davalının davacıyla yaptığı sözleşme gereği işin doğal seyrinde hak ediş ve ödemeler devam ederken davacının ---- No’lu hak edişinden sonra sözleşme kapsamında kalan işleri devam ettirmek istemediğini davalıya bildirmiş olması sebebiyle mutabakat arayışı gündeme geldiğini, davacının bu isteği doğrultusunda alacaklarının tümünü (teminat kesintileri dahil) talep etmesi sonucunda sıralı ---- No’lu hak ediş altında yapılan iş ve hizmetlerin sözleşme şartlarının doğal sonucu olarak karşılıklı oluşan yükümlülükler,
cezai işlemler ve dokümanlarla birlikte kesin hak ediş olarak revize edilmesi gereğini ortaya çıkardığını, davalının davacıyla vardığı mutabakat sonucunda başarılı geçici kabulün sağlanması için süreci derhal başlattığını ve mali alacaklar, cezaya tabi unsurlar, davacının sorumluluğu altında bulunan SGK işlemleriyle alakalı tüm dokümanları ve belgeleri talep ettiğini, davacı tarafın icra takibinde 160.715,72 TL asıl alacak talep etmişken dava dilekçesinde talep ettiği bedelin 121.471,07 TL olduğunu,
davacı tarafın 49.500,00 TL teminat bedelini davaya konu etmediğini söylese de bu teminat bedeli dahil toplam alacak miktarı 121.471,07-TL olduğunu, bu alacağın teminat bedellerini de içerdiğini, davalının 160.715,72 TL lik bir borcu bulunmadığını , kaldı ki 121.471,07 TL’nin ödenmesi için davacının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmesi gerektiğini, yerine getirmediğinden bu alacak miktarlarının sözleşmeye göre davacıya ödenecek tutardan düşülmesi zarureti olduğunu, 27.03.2017 tarihli sözleşme madde 4.3 ‘’ YÜKLENİCİ hak edişlerinden, İŞVEREN hak ediş tutarının YÜKLENİCİ ye isabet eden kısmı üzerinden %5 oranındaki kısmı,
nakdi teminat olarak İŞVEREN’ce tutulur ve bu miktar SSK İlişiksizlik belgesinin İŞVERENE sunulması ile, işlerin başarılı geçici kabulünün yapılması ve ancak İŞVERENİN yazılı izni sonrası YÜKLENİCİye iade edilir’’ gereği muhataptan talep edilen SGK İlişiksizlik belgesinin davalıya ulaştırılmamış olup, bu durumun teminatların iadesini mümkün kılmamakta ve buna bağlı olarak muhataba ödeme yapılmasına mani olduğunu, davacının söz konusu hak edişlerinden, sözleşmenin 4.maddesi gereği her hak edişte %5 miktarında yapılan teminat kesintilerinden çok cüzi bir miktar alacağı kaldığını, (8.671,07 TL) ,
bu alacağının ödenmesi de yine aynı sözleşme maddesi (madde 4) gereği muhatabın SGK ilişiksizlik belgesini İşveren konumundaki davalıya sunmasıyla mümkün olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 15. maddesinde “ yüklenici tarafından çalıştırılan elemanların 506 sayılı SSK , 4857 sayılı İŞ KANUNU ve diğer ilgili mevzuattan doğan hukuki ve cezai sorumlulukları, her türlü ücretleri ile SSK prim ödemeleri ile vergileri YÜKLENİCİ ye aittir.” dendiğini, davacının bu maddeden doğan edimlerini tam olarak yerine getirmediğini,
davalı tarafından davacıya karşı yazılan 13/02/2019 tarihli yazıda “ ----- sigorta sicile bağlı olarak tahakkuk eden tutarların SGK işveren payı olan %7 nin altında olduğu görülmektedir.
İşbu konu ile tarafımıza yansıyacak olan cezai işlem sonucunda tahakkuk eden hak ediş bedelinizden kesinti sağlanarak ödeneceğini belirtiriz.” Denilerek kanuni edimlerini yerine getirmesinin ihtar edildiğini, davacının 14/02/2019 tarihinde cevabi yazısında “… taleplerimizi kabul etmediklerini…..” beyan ettiklerini, davalı tarafından davacıya ---- Noterliğinden 08/04/2019 tarih ve ---- yevmiye numaralı ihtarname çekildiğini, davacının ise ----.
Noterliği 19/04/2019 tarihli ----- yevmiye numaralı cevabi ihtarnamesi İle “…. iddia ve talepleri reddettiğini, ----- Sosyalgüvenlik Merkezi tarafından davalıya gönderilen 11/07/2019 TARİH VE----sayılı yazıda “….. bu yazıda tablodaki işçilere ait prim belgelerinin verilmesi aksi halde gecikme zammı ve gecikme cezası , ek belgelerle idari para cezası ve 2018 yılı asgari destek tutarlarının iptal edileceği….” ihtar edildiğini, ihtarda sözü edilen işçilerin davaya konu iş sözleşmesi kapsamında ...’NİN çalışanları olup SGK’ca yazı asıl işveren olarak davalıya tebliğ edildiğini,
davacının edimlerini eksik yerine getirmesi nedeniyle davalıya kesilecek olan ceza tutarlarının sözleşme gereği davacının alacaklarından düşülmesi gerektiğini, 27.03.2017 tarihinde imzalanan sözleşmenin 6. maddesi gereği iş yerinde devamlı bulundurulması gereken ve bildirimi yapılmayan 1 adet - Teknik Personeli için, 30.03.2018 yer teslimi tarihinden söz konusu ait işin sigorta kapanış tarihi 10.04.2019 kadar geçen 376 güne, günlük 300,00 TL (Üç yüz Türk Lirası) cezaya mukabil 112.800,00 TL (Yüz on İki bin sekiz yüz Türk Lirası) ceza,
aynı maddenin gereği olarak muhatabın tahakkuk etmiş alacaklarından 12/04/2019 tarihli tutanakla birlikte kesildiğini, TBK md. 97’e göre karşılıklı borç yükleyen bir sözleşmenin ifası isteminde bulunan tarafın öncelikle kendi borcunu ifa etmiş olması gerektiğin, Davacı tarafın kendi yükümlülüklerini yerine getirmediğinden davalıdan davaya konu alacağı talep edemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.---. İcra Dairesinin -----Esas sayılı dosyası celp edilmiştir. Arabuluculuk son tutanağı dosya içerisindedir.Taraflar arasındaki ticari ilişkiyi gösterir 2018-2019 yıllarına ait BA/BS formları celp edilmiştir.
6100 sayılı HMK Madde 222- "1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur. (5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."Mahkememizin 30/06/2020 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222.
Madde kapsamında taraflara 2018 ve 2019 yıllarına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, SMMM bilirkişinin tarafların iddia ve savunmaları kapsamında varsa alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmesine dair karar verilmiştir.
SMMM bilirkişi ---- tarafından tanzim edilen raporda özetle;''...Rapor içerisinde de detaylandırıldığı üzere; ----Alacak : 121.471,07 TL (muhasebe hs.da görülen bakiye) Yukarıda Hesaplanan Tutarlar : 112.800 (cezai alacak Sözi. Md. 6.1.) 23.523,90 (eksik beyan edilen SGK asgari işçilik)- 136.323,90 TL Yapılan hesaplamalar sonucunda ...'nin eksik beyan edilen işçilik ve sözleşmeye göre çalıştırılmayan nitelikli personel nedeniyle davalı şirketi gecikme zammı ve diğer yasal alacakları hariç (136.323,90 - 121.471,07 ) =14.852,83 TL tutarında zarara uğrattığı hesaplandığı...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizin 17/11/2020 tarihli celse ara kararı ile dosya Yeminli Mali Müşavir ve bir SGK hesaplamaları alanında uzman bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişiler ---- ve ----- tarafından tanzim edilen raporda özetle;''.. Davacı şirketin 2018-2019 yıllarına ait yasal defterlerinin noter açılış ve kapanış tasdikleri yasal süresi içerisinde yapılmıştır.
2018-2019 yıllarına ait yasal defterlerin tümü birbirleriyle uyumlu olup, yasal defterlerindeki kayıtlar ile dayanağı belgeler birbirini teyit etmektedir. 2018-2019 yıllarına ait yasal defterlerinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu 64 ve müteakip hükümlerine göre; yevmiye defterinin kapanış tasdikinin yapılmış olması ile belirli kanuni şartları taşıdığı sabit olmakla, ibraz edilmiş olan ticari defterlerinin delil olma ve ispat kuvvetine sahip bulunduğu anlaşılmıştır.
Dosyada bulunan BA-BS formları incelendiğinde. Davacı şirketin davalı adına düzenlediği 136.199 TL'lik faturaların, davalı tarafından ----- Vergi Dairesinden gönderilen 2018 yılı BA formuna 6. Sıra numarasıyla kaydedildiği tespit edildiği, Davacı şirketin davalı adına düzenlediği 136.199 TL'lik faturaların, davacı tarafından ----- Vergi Dairesinden gönderilen 2018 yılı BS formuna ----.
Sıra numarasıyla kaydedildiği tespit edildiği, Davacı ile davalının 14.10.2020 tarihli bilirkişi raporuna itirazlarının incelenmesinde; davalının rapora itiraz etmediği, davacının ise; bilirkişinin sigorta tarafından herhangi bir tespit yapılmamasına rağmen, böyle bir tespit varmış gibi yapmış olduğu sigorta yönünden prim ve ceza hesaplamalarını davacının itiraz ettiği hususlar rapor içeriğinde ayrıntılı olarak belirtilmiştir.
Bu itirazlar mahkeme kararı doğrultusunda düzenlenen raporda cari hesap yönünden davacı ve davalının mutabık olduğu, 2018 yılı itibariyle davacının 121.471,06TL alacaklı davalının aynı tutar kadar borçlu olduğu, ayrıca; davacının teminat mektubundan 49.500,00TL alacağını, cari hesap ekstresine aktardığı, böylece.
31.12.2019 tarih itibariyle teminat mektubu dahil davacının 170.971,06TL alacaklı davalının ise borçlu olduğu '' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.
Mahkememiz 01/06/2021 tarihli celse ara kararı ile dosya yeni bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, tanzim edilen 05/04/2022 tarihli raporda özetle;''... Davacı yüklenici firma tarafından Madde 4.3 “SSK İlişiksizlik belgesi” hususu hakkında. Sayın Mahkeme davacının iddiası olan “İlgili her iki tarihte” davacının SGK'ya borcu bulunmadığı görülmektedir.
Davacı Yüklenici firma tarafından “Borcu yoktur ilişik belgelerin” sözleşmesel edimlerin yapıldığı süreden sonra SSK'dan alındığı ve sözleşme süresini de içerdiği kanaat edilerek belirlenen sözleşmesel dönemde (30.03.2018-30.10.2018) davacı firmanın SSK'ya borcunun bulunmadığı anlaşılmıştır.
Öte yandan davacı yüklenici firmanın 27.03.2017 tarihli sözleşmenin 4.3 maddesini İspat hususu olarak davalı işveren tarafa iletip iletilmediği hakkında bir belgenin dosyada yer almadığına dair kanaatimizin oluştuğunu hukuki karar ve takdirin mahkemenize ait olduğunu arz ederim Davacı yüklenici firma tarafından 27.03.2017 tarihli sözleşmenin 6,1 maddesine göre işe başlama tarihinden itibaren 1 ---- teknik personeli pozisyonunda inşaat teknikeri ya da kalfa bulundurulması hususu.
Davacı yüklenici firma SGK Sigorta Hizmet bildirimlerinde düzenli olarak--- aydan ---- aya kadar bildirim yaptığı, aylarda çalışma sürelerinin 30 gün gösterilmediği 5 gün ile 23 gün arasında gösterildiği, ay ay hizmet bildirim listelerinde çalışan personelin 1 ve 1 den fazla olduğu ve meslek gruplarının “ inşaat işçisi ve inşaat beden işçisi olarak bildirildiği” tespit edildiği,
öte yandan sözleşmesel edim başlangıç aralığının ise 30.03.2018 olduğu iş bitim süresinin ise 210 gün olduğu ve 30.10.2018 olduğu (davacı iddiası ise 12.04.2019 olduğu) , sözleşmesel edim süresi içerisinde davacı firmanın her ay SSK Hizmetli bildirimi yapıldığı tespit edildiği, 27.03.2017 tarihli sözleşmede belirtilen gerekli iş için çalıştırılacak personelin ayda kaç gün çalıştırılacağına dair bir düzenleme yer almadığı,
davacı yüklenici firma ise işin gereği olarak ayda süreli günler 5,10,15 gün işçi çalıştırabildiğini beyan ettiği görüldü SGK Hizmet Bildirgelerinde hizmetli listesinin meslek gruplarının “---- İnşaat işçisi ve ----- Beden inşaat işçisi olarak bildirildiği,
27.03.2017 tarihli sözleşmede “İ adet saha teknik personeli pozisyonunda inşaat teknikeri ya da kalfa bulundurulması” gerekli olduğu BU UPOZİYON VE UNVANDA ÇALIŞAN BİR PERSONELİN DAVACI YÜKLENİCİ FİRMA TARAFINDAN SSK'ya bildirilmediği tespit edildi Davacı yüklenici firma hizmet listesinin MEB Kurs Yeterlilik Belgelerini dosyaya sunduğu ve ---- “Geçici Ustalık Yetki Belgeli Yapı Yüzey Kaplama Eğitimi” programını başarı ile tamamladığı, ---- “Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde Yapı Yüzey Kaplama Programını” başarı ile tamamladığı, ---- “Yapı Yalıtımcısı” programını başarı ile tamamladığı,
--- -- “- “Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde Yapı Yüzey Kaplama Programını” başarı ile tamamladığı, -----Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde Yapı Yüzey Kaplama Programını” başarı ile tamamladığı tespit edilmiştir.
MEB Kurs Yeterlilik belgesi ve geçici görevlendirme formlarında yer alan “-----” adlı personelden yalnızca “----- davacı yüklenici firma SSK'ya bildirildiği kurum kayıtlarından tespit edildi, Ayrıca Davacı Yüklenici firma tarafından 2018 4.aydan itibaren 2018 12.aya kadar ay ay Geçici Görevlendirme Formlarını sunduğu ve formlarda “---- görevi mühendis olduğu,
görev yeri ve gidilen iş yeri---- altı otopark ... olduğu ve ay ay 6 gün ile 10 gün arası geçici görevlendirmelerde çalıştığı” tespit edildi, ----- davacı ve yüklenici firmanın SGK Hizmet Listesinde yer almadığı ayrıca tespit edildi , gelinen aşamada her ne kadar SSK Hizmetli listesinde yer almasa da ------ sözleşmede belirtili 6.3 madde27.03.2017 tarihli sözleşmede belirtilen gerekli iş için çalıştırılacak personelin ayda kaç gün çalıştırılacağına dair bir düzenleme yer almadığı,
davacı yüklenici firma ise işin gereği olarak ayda süreli günler 5,10,15 gün işçi çalıştırabildiğini beyan ettiği görüldü SGK Hizmet Bildirgelerinde hizmetli listesinin meslek gruplarının “9313.02 İnşaat işçisi ve ---- Beden inşaat işçisi olarak bildirildiği,
27.03.2017 tarihli sözleşmede “İ adet saha teknik personeli pozisyonunda inşaat teknikeri ya da kalfa bulundurulması” gerekli olduğu bu upoziyon ve unvanda çalışan bir personelin davacı yüklenici firma tarafından SSK'ya bildirilmediği tespit edildi Davacı yüklenici firma hizmet listesinin MEB Kurs Yeterlilik Belgelerini dosyaya sunduğu ve -----“Geçici Ustalık Yetki Belgeli Yapı Yüzey Kaplama Eğitimi” programını başarı ile tamamladığı, ----- “Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde Yapı Yüzey Kaplama Programını” başarı ile tamamladığı, ------“Yapı Yalıtımcısı” programını başarı ile tamamladığı,
--- “Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde Yapı Yüzey Kaplama Programını” başarı ile tamamladığı, -----Tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde Yapı Yüzey Kaplama Programını” başarı ile tamamladığı tespit edilmiştir.
MEB Kurs Yeterlilik belgesi ve geçici görevlendirme formlarında yer alan ---- adlı personelden yalnızca “--- ve ----davacı yüklenici firma SSK'ya bildirildiği kurum kayıtlarından tespit edildi, Ayrıca Davacı Yüklenici firma tarafından 2018 4.aydan itibaren 2018 12.aya kadar ay ay Geçici Görevlendirme Formlarını sunduğu ve formlarda “----- görevi mühendis olduğu,
görev yeri ve gidilen iş yeri---- zemin altı otopark ... olduğu ve ay ay 6 gün ile 10 gün arası geçici görevlendirmelerde çalıştığı” tespit edildi, ---- davacı ve yüklenici firmanın SGK Hizmet Listesinde yer almadığı ayrıca tespit edildi , gelinen aşamada her ne kadar SSK Hizmetli listesinde yer almasa da ----- sözleşmede belirtili 6.3 maddesinde yer alan 1 adet saha teknik personeli pozisyonunda inşaat teknikeri olarak istihdam edildiğine dair kanaatimizin oluştuğunu ancak hukuki karar ve takdirin mahkemenize ait olduğunu arz ederim,
SSK tarafından davacı yüklenici firma nezdinde yapılan inceleme ile 2018 5 ve 6 aylarda ----- bildirilen sürelerden daha fazla ve 20 günden fazla çalışma süreleri olduğunu ve bu eksikliğin giderilmesini talep ettiği ve davacı yüklenici firma tarafından ek bildirge ile eksikliğin giderildiği tespit edilmiştir.
SSK tarafından 03.12.2019 tarihli yazı ile davacı yüklenici firma nezdinde yapılan inceleme ile davacıya ait diğer personel bildirim sürelerin “2018 /03 -2019/4 ay aralığı” için doğru bildirildiğine dair kanaatimizin oluştuğunu, takdirin mahkemenize ait olduğunu, Davalı işveren firma tarafından ----- sigorta sicile bağlı olarak tahakkuk eden tutarların SGK İşveren payı olan %7 'nin altında olduğu hususu.
Taraflar arasında akdedilen 27.03.2017 tarihli sözleşmede “ iddia edilen SGK İşveren Payı %7 ile ilgili bir düzenleme yer almadığı tespit edilmiştir, anılan sözleşmede SGK primlerinin davacı yüklenici firma tarafından düzenleneceği 6 ve 15 maddelerde davacı yüklenici firmaya ait olduğu açıkça belirtilmiştir.
Sözleşmede davalı işveren yükümlüğü olarak SGK'yı ilgilendiren tek husus ve yükümlüğün 6.3 maddesinde yer alan “İşveren işin kuralları ile iş ve işçi güvenliği tedbirleri almak ve gerekli güvenlik malzemelerini kullanmak” düzenlemesi olduğuna tespit ve kanaat edilmiş olup hukuki kararın mahkemenize ait olduğunu arz ederim SGK'nın Mükellefler olan İşveren ----- 2018-2019 takvim yılı içerisinde Mal ve Hizmet alımlarına ilişkin olarak SGK'ya yapılan BA BS bildirimlerine dair karşılıklı beyanlarının birbiri ile uyumlu olduğu tespit ve kanaat edilmiş olup hukuki takdir ve kararın mahkemenize ait olduğu...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor
taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.Mahkememizin 21/06/2022 tarihli celse ara kararı ile dosya daha önce rapor sunan bilirkişilere heyet olarak tevdi edilmiş, tanzim edilen raporda özetle;''...
Davacı Yüklenici firma tarafından “Borcu yoktur ilişik belgelerin” sözleşmesel edimlerin yapıldığı süreden sonra SSK’dan alındığı ve sözleşme süresini de içerdiği kanaat edilerek belirlenen sözleşmesel dönemde (30.03.2018-30.10.2018 tarihleri ve 30.03.2018-10.04.2019 tarihleri arası için ) davacı firmanın SSK’ya borcunun bulunmadığı kanaatine ulaşılmıştır.
27.03.2017 tarihli sözleşmenin Madde 4.3 “SSK İlişiksizlik belgesinin İşverene sunulması” düzenlemesine yer verildiği, davacı yüklenici firmanın “SSK İlişiksizlik Belgesinin” davalı işverene “tebliğ-tebellüğ belgesine haiz belge ile sunduğu, iadeli taahhüt ile sunduğu, noter kanalı ile sunduğu ya da davalı işveren tarafına iletildiğine dair bir belge” dosyada yer almamaktadır.
Öte yandan davacı yüklenici firmanın bu belgeleri mahkemeniz dosyasına ise cevap dilekçesi ve bilirkişi itiraz dilekçeleri ekinde sunduğu görülmüş ancak davalı işverene sunduğuna ilişkin bir belgeyi dosyayı dosyayı sunduğu tespit edilemediği, SGK Hizmet Bildirgelerinde hizmetli listesinin meslek gruplarının “---- İnşaat işçisi ve ------ Beden inşaat işçisi olarak bildirildiği, 27.03.2017 tarihli sözleşmede ise davacı yüklenici firmaya “1 adet -- teknik personeli pozisyonunda inşaat teknikeri ya da kalfa bulundurulması” gerekli olduğu,
SSK Bildirimleri incelendiğinde, çalışan işçilerin meslek kodları incelendiğinde 1 adet - teknik personeli pozisyonunda inşaat teknikeri ya da kalfa’nın çalışan eleman bildirimi yapılmadığı tespit edildiAyrıca Davacı Yüklenici firma tarafından 2018 4.aydan itibaren 2018 12.aya kadar ay ay Geçici Görevlendirme Formlarını sunduğu ve formlarda “----görevi mühendis olduğu,
görev yeri ve gidilen iş yeri -----zemin altı otopark ... olduğu ve ay ay 6 gün ile 10 gün arası geçici görevlendirmelerde çalıştığı” tespit edildi, ----- davacı yüklenici firma tarafından SGK Hizmet Listesinde yer almadığı ayrıca tespit edildi,
gelinen aşamada Geçici Görevlendirme formları ile göre verile----27.03.2017 tarihli sözleşmede belirtili 6.3 maddesinde yer alan 1 adet saha teknik personeli pozisyonunda inşaat teknikeri olup olmadığı hususunun mahkemeniz takdirinde olduğunuz arz ederiz Taraflar arasında akdedilen 27.03.2017 tarihli sözleşmede “ iddia edilen SGK İşveren Payı %7 ile ilgili bir düzenleme yer almadığı tespit edilmiştir, anılan sözleşmede SGK primlerinin davacı yüklenici firma tarafından düzenleneceği 6 ve 15 maddelerde davacı yüklenici firmaya ait olduğu belirtilmiştir.
Sözleşmede davalı işveren yükümlüğü olarak SGK’yı ilgilendiren tek husus ve yükümlüğün 6.3 maddesinde yer alan “İşveren işin kuralları ile iş ve işçi güvenliği tedbirleri almak ve gerekli güvenlik malzemelerini kullanmak” düzenlemesi olduğu tespit edilmiştir. Öte yandan.
26.05.2017 tarih ve --- sayılı ---- yayımlanan “Sosyal Güvenlik Kurumu Asgari İşçilik Tespit Komisyonunca Belirlenen Çeşitli İş Kollarına Ait Asgari İşçilik Oranlarını Gösterir Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” deİzolasyon işleri için işçilik oranının ; ---- nolu tebliğin ----- sıra no İzolasyon İşleri başlıklı kısmında asgari işçilik oranı su yalıtımı, kauçuk, pestil, polimer, bitümü örtü, asfalt, bitümlü karton) %7 olarak belirtilmiştir.Davacı alt işveren ile Davalı asıl işveren arasında imzalanan 27.03.2017 tarihli sözleşmede ise işin “izolasyon işi” olduğu tespit edilmiştir.
Mahkemenize Konu 14.02.2019 Takip Tarihli itibariyle -----İcra Dairesi ------Esas nolu İlamsız Takipte Ödeme Emrine konu olarak davacının Alacakları. Davacı -----Ticaret - ... tarafından ibraz edilen yasal defterlerin incelenmesi ile 2018 yılı sonunda davacı ...’ye muhasebe kayıtlarına göre davalı ----- Şirketi’nin 121.471,06 TL borçlu olduğuna dair SMMM bilirkişi----- 13.10.2020 tarihli raporunda 8. sahifesinde tespitlerine dair kanaatlerimizi koruduğumuzu arz ederiz.
Davacı ----- - ... 14.02.2019 İcra takip tarihi itibari ile “asıl alacağa” Yıllık %19,50 Ticari değişen oranlarda faiz ödemesini talep ettiği icra dosyasından tespit edilmiştir. Davacı “asıl alacak” olarak fatura toplamının icra takibine yansıttığı, fatura tarihlerinden icra takip tarihine kadar her bir alacak kalemine ilişkin faizi icra dosyasında talep etmediği tespit edilmiştir .5.
SMMM bilirkişi -----tarafından tanzim edilen 13.10.2020 tarihli raporda yer alan tespitlere göre, 26.05.2017 tarih ve ---- sayılı ---- Gazetede yayımlanan “Sosyal Güvenlik Kurumu Asgari İşçilik Tespit Komisyonunca Belirlenen Çeşitli İş Kollarına Ait Asgari İşçilik Oranlarını Gösterir Tebliğde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ” de İzolasyon işleri için işçilik oranının ; (--- nolu tebliğin ------ sıra no İzolasyon İşleri başlıklı kısmında asgari işçilik oranı su yalıtımı, kauçuk, pestil, polimer, bitümü örtü, asfalt, bitümlü karton) %7 olarak belirtildiği dikkate alınarak.
Taraflar arasında.
Yapılan işin : İzolasyon İşleri olduğu, Asgari İşçilik Tutarı: %7 (Sosyal Güvenlik Kurumu Asgari İşçilik Tespit Komisyonunca belirlenen) yapılan İşin Tutarı Toplam:1.117.007,49 TL Davacı alt yüklenici Davacı----- – ... tarafından Asgari İşçilik Tutarına (%7) karşılık gelen vermesi gerekir beyannamenin: 1.117.007,49x7/100 = 78.190,52 TL olduğunu, Davacı Yanca SGK’ya Beyan edilen işçilik tutarının ise = 19.923,95 TL olduğunu, Davacı yanca SGK’ya Eksik Beyan Edilen İşçilik fark tutarının ise= 78.190,52 TL - 19.923,95 TL = 58.266,57 TL olduğunu ,
Eksik Beyana göre SGK tarafından tanzim edilecek ceza tutarı: 23.523,90 TL olduğu ve diğer yaptırımlar olan “gecikme zammı vs” hesaplanmadığına dair SMMM bilirkişi - - --- 13.10.2020 tarihli raporunda 9,12 ve 13.sahifelerde tespitlerine dair kanaatimizi koruduğumuzu arz ederiz. 6. Davalının 27.03.2017 Tarihli Sözleşmenin.
Madde 6 Yüklenicinin Yükümlülükleri: 6.1 “Yüklenici işe başlama tarihinden itibaren 1 adet --- Teknik Personeli pozisyonunda, İnşaat Teknikeri veya İnşaat Kalfası olarak 1 kişi bulundurmak zorundadır.” Yüklenici teknik personeli iş başında bulundurmadığı takdirde taahhüt edilen teknik personelin her biri için günlük 300 TL (üçyüz türk lirası) ceza ödemeyi taahhüt eder, iş bu maddede belirtilen cezalar düzenlenerek ilk hak edişte Yüklenicinin alacağından kesilir” sözleşmesel düzenlemenin bulunduğu görülmüştür.
Davacı alt yüklenici ------- Ticaret – ...’ye davalı asıl işveren -----Şirketi tarafından “izolasyon işleri” için yer teslim tarihinin 30.03.2018 tarihi olduğu ve davacı alt yüklenici tarafından sigorta kapanış tarihinin 10.04.2019 tarihi olduğu tespiti ile işin toplam süresinin 376 gün olduğu SMMM bilirkişi ----- 13.10.2020 tarihli raporunda 7.sahifede tespit edilmiş ve Sayın Bilirkişi devamında ise ;Sözleşmeden Kaynaklanan Cezai İşlem Tutarı: 376 gün x 300 TL = 112.800,00 TL olduğunu tespit ettiğine dair kanaatimizi koruduğumuzu arz ederiz.
7.Davalının uğrayacağı zararın ise “gecikme zammı vd yasal alacaklar hariç” 112.800,00 TL + 23.523,90 TL = 136.323,90 TL olduğu, bu tutarın davacının alacağı olarak tespit edilen 121.471,07 TL Tenzil edilmesi ile 14.852,83 TL zarara uğrattığına dair SMMM bilirkişi ------ 13.10.2020 tarihli raporunun 13.sahifesinde tespite dair kanaatimizi koruduğumuzu arz ederiz. Nihai Karar Mahkemenize ait olmak üzere, İcra İnkâr Tazminatı %20 Yönünden Tutar Hesaplaması.
Davacı ---- tarafından ----İcra Dairesi ----- Nolu dosyada alacak taleplerinin 14.02.2019 Takip Tarihi İtibariyle.
21.752,12 TL 29.12.2018 tarihli ------ sıra nolu Fatura alacağı,12.137,85 TL 29.12.2018 tarihli ----- sıra nolu Fatura alacağı, 88.408,49 TL 29.12.2018 tarihli ------ sıra nolu Fatura alacağı, 38.417,26 TL 29.12.2018 tarihli ----- sıra nolu Fatura alacağı olmak üzere toplam 160.715,72 TL olduğu görülmekle;160.715,72 x20 /100 = 32.143,14 TL %20 İcra İnkâr Tazminat Bedeli olduğu..'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizin 07/02/2023 tarihli celse ara kararı ile dosyanın 1 SMMM, 1 inşaat mühendisi ile 1 nitelikli hesaplamalar alanında uzman yeni bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş olup, bilirkişiler ---- ve ---- tarafından tanzim edilen raporda özetle;''Davacı yanın dosyaya sunduğu ticari defterlerlerden çıkartıldığı iddia olunan, ancak defterlerin incelenmek için mahkemenizce yetkilendirilmediğimizden mevcudiyeti teyit edilmeyen fotokopiler üzerinden yapılan inceleme neticesinde, davacı yanın, davalı yandan 29.12.2019 tarihi itibarı ile 170.971,07 TL alacaklı göründüğü tespit edildiği,
inşaat mühendisi bilirkişi tarafından ayrık rapor sunularak;''Dava konusu alacak, eser sözleşme kapsamında yapılan işler karşılığı, hak ediş alacağı niteliğinde bulunmaktadır. Raporun Teknik İnceleme bölümünde, Davacı - Yükleniciye ait Kesin Hak Ediş Tutarı. KDV dahil, 1.009.336,78 TL olarak hesaplanmıştır.
Ancak mali inceleme tamamlanamadığı için, anılan hak edişler karşılığında, Davacı - Yükleniciye ne kadar ödeme yapıldığı veya başka bir deyişle Davacı - Yüklenicinin; bakiye hak ediş alacağının bulunup bulunmadığı tespit edilememiştir. Bu durumda, takdiri Sn. Mahkemeye ait olmak üzere; öncelikle mali bilirkişi tarafından, Sn.
Mahkemeden alınacak yetki ile tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması ve Davacı - Yükleniciye yapılan toplam ödeme tutarının belirlenmesi gerektiği değerlendirilmiştir. Sonuç olarak, tespit edilen ödeme tutarı ( avanslar dahil ).
Teknik Bölümde hesaplanan Kesin Hak Ediş Tutarından düşülerek, öncelikle Davacı - Yüklenicinin bakiye hak ediş alacağının bulunup bulunmadığı hususunun tespit edilmesi ve bakiye kesin hesap alacağı var ise tespit edilecek bakiye olarak raporun sonuçlandırılması gerektiği kesin hesap alacağının ise takip tutarı ile karşılaştı kanaatine varıldığı...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.
Mahkememizin 02/07/2024 tarihli celse ara kararı ile daha önce rapor sunan bilirkişi heyetine dosya yeniden tevdi edilmiş, tanzim edilen ek raporda özetle;''...1. Davacı yanın sunduğu ticari defterlerin TTK hükümlerine göre gerekli açılış ve kapanış onayına sahip olduğu, davacı defterlerinin HMK 222'ye göre delil niteliğinde olup olmadığı hususunun Sayın Mahkemenizin takdirinde bulunduğu,2.
Davacı yanın ticari defterlerinde yapılan inceleme neticesinde, davalı yandan 29.12.2019 tarihi itibarı ile 170.971,06 TL alacaklı göründüğü, 3. Dosyadaki diğer raporlar arasındaki çelişkinin temelinde taraflardan birisinin elindeki diğer tarafa ait teminat mektubunu nakde çevirmesiyle ortaya çıkan alacak borç farkından kaynaklandığı, ancak somut olaya ait inceleme ve değerlendirme ilişkin eksik olan mali veriler de tamamlandığından mali yönden davacı yanın davalı yandan defter kayıtlarına göre 170.971,06 TL alacağının olduğu, B- TEKNİK İNCELEME SONUÇLARI BI.
27.03.2024 tarihli Kök Raporda. Davacı - Yükleniciye ait Kesin Hak Ediş Tutarı, KDV dahil 1.009.336,78 TL olarak hesaplanmış olup, iş bu Ek Rapordaki Mali Bilirkişi tespitlerinden ise Davalı - İş Sahibi tarafından Davacı - Yükleniciye toplam 995.536,43 TL tutarında ödeme yapıldığı anlaşılmakla, takdiri Sn.
Mahkemeye ait olmak üzere, Davacı - Yüklenicinin, 13.800,35 TL - 1.009,336,78 TL = 995,536,43 TL tutarında bakiye hak ediş alacağı bulunduğu ( nakte çevrilen teminat mektubu hesaplamalara dahil edilmemiştir ), ancak bu bedelden varsa SGK prim borçlarının düşülmesi gerektiği ve B2. Nakte çevrilen 49,500 TL tutarındaki teminat mektubu tutarı da hesaplamalara dahil edildiğinde, bu kez takdiri Sn.
Mahkemeye ait olmak üzere, Davacı - Yüklenicinin, 63.300,35 TL - 13.800,35 TL = 49.500 TL tutarında bakiye hak ediş alacağı bulunduğu ve bu bedelden varsa SGK prim borçlarının düşülmesi gerektiği ...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen ek rapor taraflara tebliğ edilmiş, ek rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri dosyaya sunulmuştur.
İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde.
Davacı tarafından; ----Otopark İnşaat işi kapsamında ve muhtelif mahallelerde İzolasyon İşlerinin malzemeli olarak yapım işleri konusunda tarafların 27/03/2017 tarihinde anlaştıklarını,sözleşme gereği davacının edimlerini ifa ettiğini, davalı tarafından hakediş bedeli ile davacıdan sayın alınan inşaat malzeme bedellerinin ödenmediği ileri sürülerek hakediş ve malzeme bedeline ilişkin fatura bedellerinin konu edildiği icra takibine yapılan itirazın iptali huzurdaki dava açılmıştır.İcra dosyasının incelenmesinden.
21.752,12-TL fatura alacağı, 12.137,85-TL fatura alacağı, 88.408,49-TL fatura alacağı, 38.417,26-TL fatura alacağı olmak üzere toplam 160.715,72-TL alacak üzerinden icra takibi başlatıldığı, borçlu tarafından itiraz edilerek takibin durdurulduğu, huzurdaki davanın yasal süresi içerisinde 121.471,07-TL üzerinden harçlandırılmak suretiyle açıldığı anlaşılmıştır.Takibe konu faturaların.
29/12/2018 tarih 21.752,12TL bedelli ürün alım faturası, 29/12/2018 tarih 12.137,85TL bedelli ürün alım faturası, 29/12/2018 tarih 88.403,49TL bedelli ----Nolu Hakediş bedeli faturası ve 29/12/2018 tarih 38.417,26 TL bedelli ---- Nolu Hakediş bedeli faturalar olduğu görülmüştür.
Davalı tarafından savunma dilekçesi ile, taraflar arasındaki sözleşmesel ilişki inkar edilmemiş, davalı tarafından taraflar arasındaki sözleşmesel edimlerin davacı tarfaından yerine getirilmediği, talep edilen alacak içerisinde teminat mektup bedelinin de bulunduğunu, sözleşmenin 4.3.
Maddesine göre hakediş ödemelerinde %5 'inin nakdi teminat olarak işveren nezdinde tıtulacağı, SGK'dan ilişiksizlik belgesi sunulmadığı, hakediş ödemelerinden nakdi teminat olarak davalı nezdinde tutulan 8.671,07-TL bulunduğunu,i bunun da SGK ilişiksizlik belgesi sunulmadığından ödenemeyeceğini, sözleşmenin 15. Maddesinde göre işçilerin SGK prim borçlarından ve SGK tarfaından tahakkuk ettirilecek ceza tutarlarından davcaının mesul olduğunu ve bunların hakediş bedellerinden mahsup edilmesi gerektiği,
sözleşmenin 6. Maddesine göre sahada bulundurulması gereken teknik personel için ceza tahakkuk ettirildiğini savunduğu anlaşılmıştır.İzolasyon İşleri Sözleşmesi” incelendiğinde. Sözleşme konusunun 2. maddede;"Bu sözleşme ile işverenin işin sahibine (-----Belediyesi) yapımını taahhüt etmiş olduğu, ----- kapsamında “Muhtelif Mahallerde İzolasyon İşlerinin Malzemeli Olarak Yapımı İşidir.” Taşeron tarafından imalat esaslarını tayin ve tespit maksadı ile tanzim olunmuştur.
Madde 4 : Ödeme Planı ve Teminatlar başlığında;" 4.1 İmalatlar etapta yapılacağı için Avans Ödemeleri de 3 dönemde, her biri sözleşme toplam bedelinin Ye10 tutarında ve 3 parça halinde avans olarak( 90-120-150 günlük, çek ) verilecektir. 4.2 Hakediş bedelleri, İŞVERENİN YÜKLENİCİ hakedişini onaylaması, hakediş faturasının kesilmesi taşerona karşılıklı anlaşmalara göre ödeme 90-120-150 gün vadeli çekler ile yapılacaktır.4.
3. YÜKLENİCİ hakedişlerinden, İŞVEREN hakediş tutarının YÜKLENİCİ ye isabet eden kısmı üzerinden %5 oranındaki kısmı, nakti teminat olarak İşveren” ce tutulur ve bu miktar SSK ilişiksizlik belgesinin işverene sunulması ile, işlerin başarılı geçici kabulünün yapılması ve ancak işverenin yazılı izni sonrası yüklenici ye iade edilir. madde 6: yüklenicinin yükümlülükleri başlığında.
"6 .1. yükümlülüğün esası; yüklenici, işbu sözleşme hükümlerine göre ifa edeceği iş leri işbu sözleşmenin ayrılmaz parçası olan şartname ve projelere uygun olarak ayrıca; onaylı proje ve detaylarına, çevre ve şehircilik bakanlığı poz tarifi ve şartnamelerine, fen ve sanat kurallarına, işveren'in mukavele kapsamı içindeki arzu ve direktiflerine, uygun şekilde ifa ve ikmal ile sözlşeme konusu işi süresi içinde kusursuz ve noksansız olarak teslim etmeyi kabul ve taahhüt eder. bu maksatla yüklenici,
işe başlama tarihinden itibaren aşağıda adet ve unvanları belirtilen teknik personeli iş yerinde devamlı olarak bulundurmak zorundadır. pozisyonu - mesleki unvanı - kişi sayısı : ---- teknik personeli-inşaat teknikeri/ kalfa-1 kişi.yüklenici yukarıda adet ve unvanları belirtilen teknik personeli iş başında bulundurmadığı takdirde taahhüt edilen teknik personelin her biri için günlük 300 tl (üçyüz türklirası) ceza ödemeyi taahhüt eder, iş bu maddede belirtilen cezalar düzenlenerek ilk hakkediş ve yüklenicinin alacağından kesilir.” şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
----. tarafından 13.02.2019 tarihinde ----- ... adına gönderilen yazıda. 13.02.2019 tarihli yazı ile davalı -----alt taşeronu olarak çalışmanız süresinde ---- sigorta sicile bağlı olarak tahakkuk eden tutarların SGK işveren payı olan %7 nin altında olduğu görülmektedir.
İş bu konu ile tarafımıza yansıyacak olan cezai işlem sonucunda tahakkuk eden hakediş bedelinizden kesinti sağlanarak ödeneceğini belirtiriz.” Şeklinde ihtarda bulunulduğu,-----tarafından 14.02.2019 tarihinde ---- gönderilen yazı ile;14.02.2019 tarihli yazı ile davacı -----«... alt taşeron olarak yaptığımız sözleşmede SGK işveren payı olan ----- ibaresi geçmediğinden bunu kabul etmiyoruz. Sözleşmeye mütakip ait yüklenicinin sigorta pirim doldurma zorunluğu bulunmamaktadır.
Kendiniz imalata devam ettiğiniz için firmamızın garanti kapsamı dışına çıkmıştır, Bu sebepten hakkedişlerimizin ve teminatlarımızın ivedi şekilde verilmesi rica ederiz” denildiği, 08.04.2019 tarihinde ise davalı ---- Noterliği'nin ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile, “27/03/2017 tarihinde yapmış olduğumuz iş sözleşmesinin Madde 6.1 gereğince iş yerinde bulundurmanız gereken SGK'lı inşaat Teknikeri (-) bulundurmadığınız tespit edilmiş olup, sözleşme gereği kesin hesabınızdan sözleşmede belirtilen cezai yaptırım tarafınıza uygulacaktır ve yine; işbu sözleşmenin Madde 15: "S.S.K.
Yüklenici tarafından çalıştırılan elemanların, 506 sayılı SSK, 4857 sayılı İş Kanunu ve diğer ilgili mevzuattan doğan hukuki ve cezai sorumlulukları, her türlü ücretleri ile SSK prim ödemeleri ile vergileri YÜKLENİCİ'yi aittir." denildiğinden yapılan tetkik ve incelemeden SSK sorumlulukları yerine getirilmediği tespit edilmiştir. Söz konusu teknik personel bildirimi ve SGK sorumluluklarına uygulanacak cezai işlemler tahakkuk etmiş alacaklarınızdan tahsil edilecektir.
Şayet alacaklarınız yetersiz kalırsa baki alacaklar hukuki olarak tarafınızdan tahsil edileceğini ihtaren tarafınıza bildiririm.” şeklinde düzenlendiği görülmüştür.
Sunulu 12/04/2019 tarihli tutanakta;"12.04.2019 tarihinde “Yüklenici; ---- - ... 27.03.2018 tarihinde İmzalanan '---- işi' kapsamında ' Muhtelif mahallerde İzolasyon İşlerinin Malzemeli Olarak Yapımı İşi' sözleşmesinin 6. maddesi "Yüklenici'nin Yükümlülükleri" gereği işe başlama tarihinden itibaren sahada devamlı bulunması gereken 1 adet ---- teknik personelinin (İnşaat Teknikeri/Kalfa) bulundurulmaması sebebiyle aynı madde gereği yükleniciye günlük 300.-TL cezai işlem uygulanmıştır." şeklinde belirtildiği görülmüştür.
19/04/2019 tarihinde ---- tarafından keşide edilen --- -. noterliğinin ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile;“İhtarnamenizde belirtmiş olduğunuz 27.03.2017 tarihli sözleşmenin 6.1 maddesi gereğince sözleşme süresi ve işin devamı süresince işyerinde 1 adet saha tekniker personeli bulundurulması zorunlu olduğu ve müvekkil firmanın söz konusu bu personeli bulundurulmadığına ilişkin tespitiniz gerçeği yansıtmamaktadır. Şöyle ki.
Sözleşme süresi ve müvekkil firmanın yüklendiği ışı yapılması aşamasında Mühendisi -----sözleşmede belirtilen işyerinde ve işin yapılması ıçin müvekkil firma tarafından bizzat görevlendirilmişlerdir. Gerek görüldüğü taktirde görevlendirme evraklarını da sunabiliriz. Yine ihtarnamenizde belirtmiş olduğunuz sözleşmenin 18. Maddesinde belirten SGK sorumluluklarını müvekkil firma yerine getirerek borcu ve ilişiği yoktur yazısı alıp tarafınıza da iletmiştir.
Müvekkil firmaya olan borcunuzu ödemek yerine hukuka aykırı ve gerçeği yansıtmayan müvekkile gönderilen ihtarnamede belirtilen tüm hususlara karşı cevabımızı ihtaren bildiririz.
---- Sosyal Güvenlik Merkezi 11.07.2019 tarih ve ---- sayılı yazısında; "---- Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından ---- adına gönderilen 11/07/2019 tarih ve ----sayılı yazıda “tablodaki işçilere ait prim belgelerinin verilmesi aksi halde gecikme zammı ve gecikme cezası , ek belgelerle idari para cezası ve 2018 yılı asgari destek tutarlarının iptal edileceği...” ihtar edildiği anlaşılmıştır.Yapılan yargılama ile Mahkememizce taraflara 6100 sayılı HMK 222.
Madde kapsamında ihtar ile sunulan ticari defterlerin incelenmesinden taraflarca tutulan ticari defterlerin usulüne uygun şekilde tutulduğu, ticari defterler ve taraflarca vergi dairelerine bildirimi yapılan Ba/Bs formları dikkate alındığında; taraf defterleri arasında mutabakatsızlık bulunmadığı, 2018 yılı itibariyle davacı şirketin davalı şirketten 121.471,06TL alacaklı bulunduğu, davalı şirketin de aynı tutar kadar borçlu olduğu, davacının teminat mektubundan 49.500,00-TL alacağını cari hesap ekstresine aktardığı, böylece.
31.12.2019 tarih itibariyle teminat mektubu dahil davacının 170.971,06TL alacaklı olduğunun görüldüğü, bu kapsamda davalı tarafından ileri sürülen dava dilekçesinde gösterilen harca esas değer (121.471,06-TL içerisinde teminat mektup bedelinin de bulunduğuna yönelik savunmasına itibar edilemeyeceği, davalı tarafından ileri sürülen diğer savunmalar yönünden yapılan incelemede davacı tarafından 14/01/2019 tarihli “Borcu yoktur belgesinin" dosyaya sunulduğu, bilirkişi tarafından yapılan inceleme ile sunulu 14/01/2019 ve diğer belgelerin sözleşmesel edimlerin yapıldığı süreden sonra SSK'dan alındığı ve sözleşme süresini de içerdiği,
sözleşmesel dönemde (30/03/2018-30/10/2018) davacı firmanın SSK'ya borcunun bulunmadığının tespit edildiği, davalı tarafından her ne kadar belgenin taraflarına sunulmaması nedeniyle sözleşmenin 4.3.
Maddesine göre ödeme yükümlülüğünün doğmadığı ileri sürülmüş ise de dosya kapsamında yer alan ihtarnamede de belgenin davalı tarafa sunulduğunun beyan edildiği gibi ilişiksizlik belgesinin takip tarihinden öncesine ilişkin olduğu görülmekle aksi savunmanın hayatın olağanına aykırı olduğundan itibar edilemeyeceği, yapılan bilirkişi incelemesi ile davacı tarafından SGK Sigorta Hizmet bildirimlerinde düzenli olarak 2018/3 aydan 2019/4 aya kadar bildirim yaptığı aylarda çalışma sürelerinin 30 gün gösterilmediği 5 gün ile 23 gün arasında gösterildiği,
ay ay hizmet bildirim listelerinde çalışan personelin 1 ve 1 den fazla olduğu ve meslek gruplarının “ inşaat işçisi" ve "inşaat beden işçisi" olarak bildirildiği, 27/03/2017 tarihli sözleşmede belirtilen gerekli iş için çalıştırılacak personelin ayda kaç gün çalıştırılacağına dair bir düzenlemenin yer almadığı, davacı firmanın işin gereği olarak ayda süreli günler 5,10,15 gün işçi çalıştırabildiğini beyan ettiği, SGK Hizmet Bildirgelerinde hizmetli listesinin meslek gruplarının "İnşaat işçisi" ve "Beden inşaat işçisi" olarak bildirildiği,
sözleşmede bir adet saha teknik personeli pozisyonunda inşaat teknikeri ya da kalfa bulundurulmasının gerekli olduğu, bu poziyon ve ünvanda çalışan bir personel davacı tarafından SSK'ya bildirilmemiş ise de 2018 4. aydan itibaren 2018 12. aya kadar ay ay Geçici Görevlendirme Formlarında ---- görevi mühendis olduğu, görev yeri ve gidilen iş yeri ---- zemin altı otopark ... olduğu ve ay ay 6 gün ile 10 gün arası geçici görevlendirmelerde çalıştığının tespit edildiği,
her ne kadar SSK Hizmetli listesinde yer almasa da -----sözleşme 6.3 maddesinde yer alan 1 adet ---- teknik personeli pozisyonunda inşaat teknikeri olarak istihdam edildiğine dair kanaat oluştuğunun belirtildiği, SSK tarafından davacı yüklenici firma nezdinde yapılan inceleme ile 2018 yılı 5. ve 6. aylarda ----- bildirilen sürelerden daha fazla ve 20 günden fazla çalışma süreleri olduğunu ve bu eksikliğin giderilmesini talep ettiği ve davacı yüklenici firma tarafından ek bildirge ile eksikliğin giderildiğinin tespit edildiği, bu kapsamda SSK tarafaından tahakkuk ettirilen bir ceza tutarının dosya kapsamında bulunmadığı,
SSK tarafından 03/12/2019 tarihli yazı ile davacı yüklenici firma nezdinde yapılan inceleme ile davacıya ait diğer personel bildirim sürelerin “2018 /03 -2019/4 ay aralığı” için doğru bildirildiği, taraflar arasında akdedile sözleşmede SGK İşveren Payı %7 ile ilgili bir düzenleme yer almadığı, anılan sözleşmede SGK primlerinin davacı yüklenici firma tarafından düzenleneceği 6. ve 15. maddelerde davacıya ait olduğu açıkça belirtildiği,
Sözleşmede davalı işveren yükümlüğü olarak SGK'yı ilgilendiren tek husus ve yükümlüğün 6.3 maddesinde yer alan “İşveren işin kuralları ile iş ve işçi güvenliği tedbirleri almak ve gerekli güvenlik malzemelerini kullanmak” düzenlemesi olduğu anlaşıldığı, sunulu 05/04/2022 tarihli bilirkişi heyet raporunun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsendiği,
alınan diğer mali bilirkişi raporunda mahsup yapılmak suretiyle değerlendirme yapıldığı görülmüş ise de taraflar arasında hakediş ve malzeme miktar ile bedelleri yönünden ihtilaf bulunmadığı gibi mahsup işlemine dayanak verilerin somut belgelerle ispatlanmadığı, usulüne uygun şekilde tutulduğu anlaşılan ticari defter kayıtları, taraflar yönünden tam mutabakat halindeki Ba-Bs formları kapsamında takip konusu borcun bulunduğu, davalı tarafından savunmaya dayanak ileri sürülen hususların ispatlanmadığı, icra takibinin faturaya dayalı olarak başlatıldığı,
alacağın likid ve belirlenebilir olduğu görülmekle icra inkar tazminatı talebinin kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/430, K. 2024/897, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama