KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/911
- Karar No
- 2024/947
- Karar tarihi
- 5 Aralık 2024
Karar Metni
1.428 kelime·7 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/911
KARAR NO : 2024/947
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 05/12/2019
KARAR TARİHİ : 05/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müteveffa ---- yaklaşık 10 yıldır davalı işveren ---- Köyü'nde bulunan ve büyükbaş ticareti yapılan çiftliğinde çalışmaktadır. Kaza günü olan 06/12/2017 Çarşamba günü mesai saatleri içinde işverenin kendisini “rakı alması” için en yakın market olan ----- Market'e göndermesi sonucu olay meydana gelmiştir. ----- işverenin bu isteğini yerine getirmek için motosikletle yola çıkmıştır. Kullandığı motosiklet ---- aittir. Davalı işveren de bunu çok iyi bilmektedir.
Müteveffa-----markete gitmiş, alışverişini tamamlamış ve eve dönerken “----” yolu ---- İstikametine doğru ışıklardan ---- Köyü'ne dönmek üzereyken ----- yönetimindeki ----plakalı servis minibüsünün “aşırı derecede süratle” arkadan çarpması sonucu hayatını kaybetmiştir.
Bu arada işveren ---- Köyü Muhtarı ---- haber verilmiş ve kendisi kaza mahalline giderek yanındakilerle kaza mahallini düzenlemiş, müteveffanın elbisesinin arasına bir adet kırılmamış ve açılmamış “rakı şişesi” koyulmuş telefonu derhal olay yerinden alınmış ve sonrasında da polise ve ambulansa haber verilmiştir. Müteveffa 10 yıldır bu şahsın yanında aralıksız şekilde “kaçak” olarak çalıştırılmaktadır.
Aylık maaşı 2500.-, 3000.- TL arası olup büyükbaş hayvan bakıcılığı ve üretim ile satış işini işveren adına yıllardır tek başına yürütmektedir. Ancak bu şahsın köyün muhtarı olması sebebiyle tüm köy halkı tarafından bilinmesine rağmen kimse aleyhine gerçeği söylememektedir. Bir şekilde çekinmektedirler. Oysa müteveffayı köyde herkes çok iyi tanımaktadır.31.08.1985 doğumlu olan ---- ölüm tarihi olan 06.12.2017 tarihinde sadece 30 yaşındadır.
Müteveffa son olarak davalı işveren ----- Köyü'ndeki büyükbaş çiftliğinde yaklaşık 10 yıldır “kaçak” olarak çalıştırılmakta olup aylık net maaşı 2500.—3.000.- TL arası (özellikle kurban bayramlarında bu maaşa ek olarak ayrıca ikramiye almaktadır) olup günde 1 öğün yemek imkanından da faydalanarak yatılı olarak çalıştırılmıştır. Mesai saatleri sabah 7.00 akşam ise 22.00'dir. Haftada sadece Pazar günü izni vardır.
Müteveffa'nın desteğine muhtaç kişiler ----; müteveffanın 07/11/2016 doğumlu küçük oğludur. -----; müteveffanın öldüğünde beraber yaşadığı kadından olan diğer oğludur. ---- doğmuştur. Annesi bu bebeğe 5 aylık hamileyken bu elim kaza meydana gelmiş ve ----- babasının vefatından sonra dünyaya gelmiş olup henüz 1,5 yaşındadır. Bu çocukların annesi müteveffa ile Türkiye'de birlikte yaşamış olan bir kadındır. Ancak resmi nikahı olmadığı için yasal mirasçısı da değildir.
Ayrıca daha önceki evliliğinden 3 yetişkin çocuğu vardır. Müteveffanın ölümünden sonra bu kadar küçük olan çocukların sorumluluğunu üstlenmek istemediğini, babaanne ----- defalarca sözlü olarak hem kendisine hem de ailedeki başka bireylere söylemiştir. Bu nedenle babaanne bu çocukların velayetini üstlenmek istemektedir, ----; müteveffanın annesidir. Müteveffa ----- tek erkek evladıdır.
Müteveffa çok küçük iken anne ve babası ayrılmış ve anne çok zor şartlarda çocuğunu büyütmüştür. Müteveffanın annesi davacı -----Asliye Ceza Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasının 31/07/2018 tarihli duruşmasında da; suçtan zarar gören olarak davaya katılımına karar verilmiştir.
Öncelikle ihtiyati tedbir talebimizin kabul edilerek davalıların yeteri kadar menkul ve gayrimenkul malları ile 3.kişilerdeki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz niteliğinde ihtiyati tedbir konulmasına, Ön ödeme talebimizin kabul edilerek mağduriyetin bir an önce giderilmesi amacıyla ileride manevi tazminattan mahsup edilmek üzere sigorta şirketi haricindeki diğer davalıların davacı yana 50.000,00.- TL (ELLİBİN) ön ödemede bulunulmasına karar verilmesine,
Davalı sigorta şirketinin zorunlu mali trafik sigorta poliçesinde manevi tazminat sorumluluk limitleri de var ise bu hususun tespiti halinde sigorta şirketinden manevi tazminat hak ve taleplerimizin saklı tutulmasına, Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kayıt ve şartıyla, davacı için şimdilik 1.000,00.-TL. maddi tazminat (destekten yoksun kalma tazminatı), 100.000,00.-TL manevi tazminat olmak üzere , toplamda 101.000,00.-TL (yüzbirbin Türk Lirası) tazminatın, ölümlü trafik-iş kazası tarihi olan 06/12/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline ,
davalı sigorta şirketinin şimdilik yalnızca maddi tazminat miktarından poliçe limitleri dahilinde ve yapmış olduğu 13.834, 10.-TL düşülmek suretiyle sorumlu tutulmasına ayrıca yasal faizden temerrüd tarihi itibariyle de sorumlu olmasına, Yargılama giderlerinin davalılara yükletilmesine, karşı taraf vekalet ücretinin avukat olarak adımıza hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü. Davalı ---- Şirket vekili cevap dilekçesinde özetle; Haksız ve mesnetsiz davanın usulden ve esastan reddine, Davanın İhbarına, Yargılama masrafları ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalı ----. Vekili cevap dilekçesinde özetle;Davanın reddi ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yan üzerinde bırakılmasın karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle;
İşbu dava, Davacı anne tarafından açılmışsa da bildiğimiz kadarıyla başka hak sahipleri de mevcuttur. Zira müteveffanın evli ve 2 çocuk sahibi olduğu köyde bilinen bir husus olup sadece davacı annenin hak sahipliği oranında karar verilmesini veya infaz aşamasında Davacı annenin sadece hak sahipliği oranı ile orantılı tahsilat talebinde bulunmasına dair karar tesis edilmesini talep ederiz.
Yukarıda arz ettiğimiz üzere işbu dava, Davacı anne tarafından açılmışsa da bildiğimiz kadarıyla başka hak sahipleri de mevcuttur. Zira müteveffanın evli ve 2 çocuk sahibi olduğu köyde bilinen bir husustur. Bu nedenle davanın tüm mirasçılar tarafından açılması gerekir. Müteveffanın vatandaşı olduğu ülke kurallarınca tespit edilecek mirasçılara dava dilekçesinin tebliği ile davanın ihbar edilmesini talep ederiz.
İşbu dava, Müvekkilimize işveren sıfatıyla açılmışsa da bu husus bir iftiradan ibarettir. Zira müteveffa köyde gündelik işlerde çalışan ve bazen de tavuk satan bir kişidir. Kendisi aynı zamanda köy muhtarı olan Müvekkilin bir müştemilatında kiracı olarak kalmıştır. Bu nedenle nede taraflar arasında işçi-işveren değil kiracı-kiralayan ilişkisi vardır. Aşağıda bu husus detaylı olarak açıklanacaktır.
Bu nedenle işveren sıfatı olmayan Müvekkile karşı davanın pasif husumet ehliyeti yokluğundan reddini talep ederiz. Kiracı Müteveffa ile Müvekkilimiz kira ilişkisi dışında bir ilişki yoktur. Bu nedenle davacının haksız kazanç talebinin de reddini talep ederiz. Kaldı ki Kiracı Müteveffanın Müvekkil nezdinde yapacağı bir iş de yoktur. Müvekkil köyde muhtar olup köyün en çok bilinen insanıdır. Ayrıca köye gelen çok sayıdaki insana da yardımcı olmuştur.
Kiracı Müteveffa da köye geldiğinde yardım talep etmiş olup Müvekkil kendisine yardım etmiş ve taşınmazını kiraya vermiştir. Bugün ise vefatı nedeniyle kendisine dava açılması haksızlıktır. Müvekkile atfedilebilecek hiçbir kusur veya özensizlik bulunmamaktadır. Müvekkilimiz sadece kiraya veren olup olayla ilgisi veya dahiliyeti de yoktur. Davacının iyiniyetli olmadığı aşikar olup bu durumun da kanun tarafından korunmaması gerekir.
Bu nedenle Davacının haksız taleplerinin reddi gerekmektedir. Yukarıda da arz ve izah ettiğimiz nedenlerle haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
Davalı ---- tarafından cevap dilekçesi sunulmadığı görüldü. Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
DELİLLER
*İhtiyati arabuluculuk tutanağı, *Gelen giden müzekkere cevapları, *Tüm dosya kapsamı
DELİLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Huzurdaki dava, Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) istemine ilişkindir.Davaya konu uyuşmazlığın tespiti.
06/12/2017 tarihinde davacının desteği olan ---- sevk ve idaresindeki motosiklet ile davalı ---- ait , Davalı sigorta şirketine sigortalı, ---- sevk ve idaresinde olan ---- PLAKALI ARAÇ, trafik kazasına karıştıkları, davacının desteği davadışı ---- ettiği trafik kazasında kazaya karışanların kusur durumu, davacıların destek paylarının ve tazminat miktarının ne olduğu, davalıların destekten yoksun kalma ve manevi tazminatından sorumlu olup olmadığı, faizin başlangıcı ve davacının yabancılık teminatından muaf olup olmadığı hususlarına ilişkin olduğu anlaşılmaktadır.Mahkememizce sigorta şirketine, ----- Başkonsolosluğuna müzekkereler yazıldığı,
müzekkerelere yanıt verildiği görüldü.
Davacı vekiline mahkememiz 29/09/2022 tarihli celse ----- nolu ara kararı ile " -Müteveffanın annesinin teyidi durumunun belirlenmesi adına müteveffanın anne ve babasının gösterildiği, doğum belgesi nüfus kağıdı, nüfus kayıt örneği alt soy üst soy gösterir evrak asıllarını apostilli hali ile dosyaya sunulması için davacı vekiline 8 hafta kesin süre verilmesine, sunulmadığı takdirde dosya durumuna göre bir karar verileceğinin davacı vekiline ihtar edildiği, görüldü. "Davacı vekili mahkememiz belge talebine ilişkin duruşmalardaki beyanlarında özetle; " Dava dilekçemizi tekrar ederiz, sigorta şirketi dosyasında müvekkilimin müteveffanın annesi olduğuna dair doğum belgesi vardır, sigorta şirketi asıl evrakları göndermiyor, " hususlarında beyanda bulunduğu görüldü.
Bu sebeple bu eksikliklerin giderilmesi için davacı vekiline elden takip yetkisi verilerek, davacı vekiline ihtar edildiği, tebligat yolu ile de tebliğ edildiği görüldü.Davacı vekilince 17/10/2024 tarihli dilekçesi ile müzekkere cevaplarını sunduğuna dair dilekçe sunduğu görüldü, okundu dosyasına kondu.Sunulan belgelerde davacının müteveffanın annesi olduğuna dair resmi belge bulunmadığı, sunulan belgeler arasında muhtar onaylı belge bulunduğu, ancak muhtar onaylı belge incelendiğinde belgede isimleri geçen kişilerin davacı olup olmadığı da anlaşılmadığı, davacının müteveffanın desteği yani annesi olduğunu ispat edemediği anlaşılmakla açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/911, K. 2024/947, 5 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama