İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/965 K.2023/762

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2019/965Karar2023/762Tarih24 Kasım 2023Okuma12 dk · 2.363 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/965
Karar No
2023/762
Karar tarihi
24 Kasım 2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.363 kelime·12 dk okuma·7 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO: 2019/965

KARAR NO: 2023/762

DAVA: TAZMİNAT (RÜCUEN TAZMİNAT)

DAVA TARİHİ : 24/05/2018

KARAR TARİHİ : 24/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacı kurumun ----olup, kamu ihale kanunu hükümleri çerçevesinde her yıl yapılan ihale sonucu işi üstlenen firma ile birer yıllık sözleşmeler yaparak özel güvenlik hizmeti almakta olduğu, dava dışı ----- Şube Müdürlüğü hinterlandınında yer alan işyerlerinde 25/09/2008-31/12/2013 tarihleri arasında davalı şirketler nezdinde çalıştığını, sözleşmelere göre hangi nedeni ile olursa olsun idare, yüklenici firma çalışanlarına veya üçüncü kişilere ödeme yapmak durumunda kalır ise faizi le birlikte bu ödemeleri rücuen idareye derhal ödemek ile mükellef olduğunu, idarenin belirli dönemlerde ihtiyaca göre güvenlik hizmeti aldığını,

ihtiyaç durumu bittiğinde ise hizmet alımının sonlandığını, dava dışı ---- iş akdi fesih edilmiş ancak kişiye hakları ödenmemiş, kişinin idare aleyhine açtığı davayı kazanması üzerine başlatılan icra takibinin kesinleşmesi ile birlikte 18.983,58 TL 'nin ödendiğini, tüm bu nedenler ile davanın kabulü ile söz konusu alacağın davalılardan tahsiline yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Bir kısım davalılar (----) vekili cevap dilekçesinde özetle.

Söz konusu davanın haksız hukuka aykırı olarak açıldığını, söz konusu alacağa ilişkin davacı kurumun rücu hakkının bulunmadığını, ayrıca iki yıllık zaman aşımı süresinin dolduğunu, öncelikle davanın zaman aşımı nedeni ile reddinin gerektiğini, ayrıca davacı idarenin asıl iş verenin iş sözleşmesinden veya alt iş verinin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinde alt iş veren ile birlikte sorumlu olduğunu, bu sebep ile alt işveren müvekkillerine rücu etmesinin söz konusu olamayacağını, ayrıca müvekkillerinin kurduğu iş ortaklığının 01/01/2012 tarihli başlangıç ile özel güvenlik hizmeti sağladığını,

doğal olarak bu tarihten önce hizmet sağlan firmalar ile iş yeri devrinin de söz konusu olmadığını, tüm bu nedenler ile açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı----vekili cevap dilekçesinde özetle; 6100 Sayılı HMK 'nun 332 Maddesinde hükümden sonraki yargılama giderinin hangi tarafça ödeneceğinin bildirildiği, davacının bu giderleri istemesinin kanunen mümkün olmadığını, kabul anlamına gelmemek ile birlikte dava dışı kişinin çalıştığı süre ile sorumlu olduğunu, müvekkil firmanın sadece bu kısım ile sorumlu tutulabileceğini, 08/02/2015 tarih ve----sayılı ----- yayınlanan yönetmeliğe göre kıdem tazminatının ödenmesi yönünden ilgili kamu kurum veya kuruluşu tarafından ödenir şeklinde düzenleme bulunduğunu, tüm bu nedenler ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, taraflar arasında imzalanan Güvenlik Hizmet Alımı Sözleşmesi kapsamında davalı işverenler nezdinde çalışan dava dışı işçiye ödenen tazminatın rücuen tahsili istemine ilişkindir.İş mevzuatından kaynaklı nitelikli hesaplama alanında uzman bilirkişinden alınan ek ve kök raporda özetle.

Dosya içeriğinden, dava dışı işçinin çalıştığı işyerinin ---- Genel Müdürlüğü'ne ait olduğu, Hizmeti Alımı işinin ihale ile alt işverenlere verilerek hukuki ilişkinin kurulduğu, yönetimin bu kurumda bulunduğu, alt işverenlerin, hatta doğrudan işçilerin, işlerin yürütülmesi ile ilgili olarak tüm talimatları Kurum adına yetkili kişilerden almış oldukları, Sözleşmenin birim fiyat üzerinden yapıldığı, Sözleşmenin 7. maddesinde personel üçretleri sözleşme bedeline dahil edilmesine ve Teknik Şartnamenin 18.5. maddesinde “Yüklenicinin, çalıştırdığı elemanların her türlü özlük haklarını karşılamak ve ödemek zorunda olduğu,

bu konularda İdarenin hiçbir sorumluluğu olmadığı” düzenlemesine karşın, sözleşmeye dahil kalemlerin içinde kıdem ve ihbar tazminatının bulunmadığı ve andlan hükümlerin kıdem ve ihbar tazminatlarını kapsamadığı, sözleşme ve idari şartnamede belirtilen birim fiyatlar içerisinde kıdem tazminatı karşılıklarının bulunmadığı, sözleşme ve şartnamelerde kadrolarda çalışacak işçilerin sayılarının, branşlarının, özelliklerinin Kurum tarafından belirlendiği, çalışanların seçimi, yerleştirilmesi ve değerlendirilmesinin Kurumun onayına tabi olduğu, çalışma şartları ve uyulması gereken kuralların Kurum tarafından belirtendiği,

işin yürütülmesinin takip ve kontrolünün kurumun yetkilendirdiği kontrol birimine verildiği görülmekte olup; davacı asıl işveren ile davalı alt işverenler arasında düzenlenen hizmet sözleşmelerinde işçilerin iş akitlerinden doğacak tazminattan hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğu hususunda bir düzenleme bulunmadığı görüldüğü, Davalılar vekili, 01.01.2016 tarihinden sonra bağıtlanan teknik şartnamelerde, "kıdem tazminatı hariç olmak üzere" ibaresinin yer aldığını belirtmişse de; davaya konu alacakların dayandığı sözleşmeler 01.01.2008-31.12.2013 arasını kapsamakta olup, işbu dava dosyası içeriğiyle ilgisi bulunmadığı,

taraflar arasındaki Hizmet Sözleşmesinin 37.2.5.

Maddesindeki “Hangi nedenle olursa olsun gerek çalışan ücretleri ve bunlarla ilgili prim, vergi ve fon gibi konularda ve keza iş kazası ve meslek hastalıkları gibi nedenlerle İdare yüklenici çalışanlarına ve üçüncü kişilere herhangi bir ödeme yapmak durumunda kalırsa %27 faiz oranı ile, yüklenici firma bu ödemeleri rücuen İdareye derhal ödemekle mükelleftir.” düzenlemesi ücretlerle ilgili olup, ücret niteliğinde bulunmayan kıdem ve ihbar tazminatlarını kapsamayacağı düşünüldüğü, 4857 sayılı İş Kanunu'nun 112.

Maddesine 11.09.2014 tarihinde----- yayınlanarak yürürlüğe giren 6552 Sayılı Kanun'un 8. Maddesi ile eklenen fıkralarda, 04.01.2002 tarihli ve 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu'nun 62. Maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi kapsamında alt işverenler tarafından çalıştırılan işçilerin kıdem tazminatları bakımından;

alt işverenlerinin değişip değişmediğine bakılmaksızın aralıksız olarak aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait iş yerlerinde çalışmış olanların bu şekilde çalışmış oldukları sürelere ilişkin kıdem tazminatına esas hizmet sürelerinin, aynı kamu kurum veya kuruluşuna ait işyerlerinde geçen toplam çalışma süreleri esas alınarak tespit olunacağı,

bunlardan son alt işverenleri ile yapılmış olan iş sözleşmelerinin 4857 Sayılı Kanun'un 120. maddesi uyarınca yürürlüğe devam eden mülga 1475 sayılı İş Kanunu'nun 14. maddesine göre kıdem tazminatı ödenmesini gerektirecek şekilde sona ermiş olanların kıdem tazminatlarının ilgili kamu kurum veya kuruluşları tarafından, işçinin banka hesabına yatırılmak sureti ile ödeneceği bususları düzenlenmiş ise de; davaya konumu atacağın dayandığı hizmet sözleşmeleri anılan Kanunun yürürlüğe girişinden önceki döneme ait olduğu için somut olayda değerlendirilemeyeceği, müteselsil sorumluluk TBK'nun 162.

Maddesinden doğmakta olup, TBK'nun “Paylaşım” başlıklı 167.

Maddesine göre “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça, borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumlu oldukları, kendisine düşen paydan fazla ifada bulunan borçlunun, ödediği fazla miktarı diğer borçlulardan isteme hakkı olduğu, bu durumda borçlu, her bir borçluya ancak payı oranında rücu edebileceği, borçlulardan birinden alınamayan miktarı diğer borçlular eşit olarak üstlenmekle yükümlüdürler” 4857 Sayılı İş Kanunu'nun 2/6.

Maddesinde “...asıl işverenin alt işverenin işçilerine karşı o iş sözleşmesinden veya alt işverenini taraf olduğu toplu sözleşmesinden doğan yükümlülüklerinden alt işveren ile birlikte sorumlu olduğu” düzenlenmiş olup, mali açıdan güçsüz olan alt işverenlerin işçilerini ücret ve diğer hakları yönünden korumaya yönelik bir hüküm olduğu, Yasada belirtilen sorumluluk alt işverenlerin işçilerini ücret ve diğer hakları yönünden korumaya yönelik olup, taraflardan birisi tarafından ödenen kıdem ve ihbar tazminatının nihai olarak hangi tarafça karşılanacağı hususunu kapsamadığından,

nihai elarak hangi tarafça karşılanacağı taraflar arasında bulunan Hizmet Sözleşmesi, Teknik şartname, İdari Şartname vibi belvelerde ver alan düzenlemelere gsöre belirlenmesi gerektiği, Yargıtay ----- -. ve 10.05.2012 tarihli kararına göre de “Davacı bakanlığın çalıştırılacak işçiler ile ilgili işe başlama, çalışma koşullan, denetleme, mali hakların ödenmesi ile ilgili denetim ve kontrolün tamamen elinde bulundurduğu ancak taraflar arasındaki sözleşme hükümlerinde işçilerin iş akitlerinden doğacak tazminattan hangi tarafın ne oranda sorumlu olduğu hususunda bir düzenlemenin bulunmadığı görüldüğü,

dairece aynı nitelikteki sözleşmeden kaynaklanan ve işçilerin İş Mahkemesinde açtığı benzeri davalarda, işveren kurum ile yükleniciler arasında sözleşmelerin asıl işveren-alt işveren ilişkisi olmayıp muvazaa olduğu sonucuna varılmış ve benzeri kararlar derecattan geçerek kesinleştiği, hal böyle olunca tacir olan davalının çalıştırdıkları işçilerin fiili işçilik alacağı dışında tazminat haklarından sorumlu olacaklarını bilebilecek durumda oldukları, ancak davacı bakanlığın da asıl işveren durumunu muhafaza etmesi nazara alındığında doğan zararlardan yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü gerekir. ” benzer Yargıtay kararlarına göre de,

"tacir olan davalıların çalıştırdıkları işçilerin fiili işçilik dışında sair tazminat haklarından sorumlu olacaklarını bilebilecek durumda oldukları, ancak davacı kurumun da asıl işveren olduğu nazara alındığında doğan zararlardan tarafların yarı yarıya sorumlu olduğunun kabulü gerekir” (---HD -----, 1 1.6.2012 tarih; ---- ve-----).

Yargıtay kararları tarafların yarı yarıya sorumlu oldukları bu yönde olduğu gibi TBK'nın "paylaşım" başlığı yer alan m.167. maddesinde, “Aksi kararlaştırılmadıkça veya borçlular arasındaki hukuki ilişkinin niteliğinden anlaşılmadıkça borçlulardan her biri, alacaklıya yapılan ifadan, birbirlerine karşı eşit paylarla sorumludurlar.”

Dosyadaki belge, bilgi ve yukarıdaki açıklamalar ışığında; yerleşik Yargıtay kararları da nazara alınarak, TBK'nun 162. maddesi uyarınca, davacı asil işveren olan ---- davalı alt işverenlerden, dava dışı işçiye---- Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi sıfatıyla) kesinleşen ----- sayılı kararı üzerine, ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyaya ödediği kıdem ve ihbar tazminatı ile yargılama ve vekalet ücretlerinin toplamından oluşan 18.983,58 TL tutarın, oranına denk düşen kısmını alt işverenlerin sorumluluk süreler ile sınırlı olarak rücuen talep edilebileceği, değerlendirilmiştir.

Davacı ------ ile davalı alt işverenler arasındaki Hizmet Alımı Sözleşmesine binaen davalılar nezdinde işçi olarak çalışmış olan dava dışı -----Genel Müdürlüğü'ne karşı açtığı ------Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi sıfatıyla) -----sayılı kararında;1- 7.100,57 TL kıdem tazminatının iş akdinin fesih tarihi olan 31.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-2.136,37 TL ihbar tazminatının yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

3- 519,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,4-1.500,00 L vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş olup;-----22.11.2017 tarihinde dava dışı işçinin açtığı----. İcra Md. -----no.lu dosya borcu olan 18.983,58 TL ödeme yapmıştır.

¸Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;

Taraflar arasındaki farklı bir dosyada benzer olaya ilişkin ----- Bölge Adliye Mahkemesi----- Hukuk Dairesi ---- Esas sayılı----- Karar sayılı kararında; ''Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir. "Hizmet alım sözleşmeleri; ihale şartları ile belirlenen işin sözleşmede kararlaştırılan bedel ile yapılmasının üstlenildiği sözleşmelerdir. Bu sözleşme türünde yüklenicinin edimi, hizmetin kendi işçisi ile yerine getirilmesi, işverenin edimi ise sözleşme bedelinin ödenmesidir.

Sözleşme kapsamında yapılması gereken iş yüklenici işçisi tarafından yerine getirilecektir. İş aktinin yüklenici ile işçi arasında yapıldığı hususu ihtilaflı değildir. ---- kayıtları da bu hususu doğrulamaktadır. Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.

İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.

İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.

Hizmet alım ihaleleri aynı yüklenici tarafından alındığı gibi, değişik yükleniciler tarafından da alınabilmektedir. Bu halde işyeri devri suretiyle işçiler yeni yükleniciye devredildiği için hizmet akitleri kesintiye uğramadan devam etmekte ve işçilik alacakları da bu doğrultuda hesaplanmaktadır.

İşçiye ödenen kıdem tazminatı iş sözleşmesinin feshedildiği tarihteki giydirilmiş ücret üzerinden hesaplanmakta olup bu kıdem tazminatının tamamından işçiyi çalıştırdıkları dönemle orantılı olarak yükleniciler işverene karşı sorumludurlar. Yıllık izinler kullanılmadığı taktirde iş sözleşmesinin feshi ile ücrete dönüşmektedir.

Sözleşmeyi feshedenin son yüklenici olduğu ve yıllık izinlerinde bu fesih ile ücrete dönüştüğü gözönüne alındığında yıllık izin ücretinden son yüklenici sorumlu olacaktır. İhbar tazminatından son işveren sorumludur. Bunların dışında hafta tatil ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti gibi işçiye ödenen tazminatlardan yükleniciler işverene karşı işçiyi çalıştırdıkları dönemle sınırlı olarak sorumlu olacaklardır.

İşveren tarafından bu ödemelerin feri mahiyetinde yapılan ödemeler de aynı esasla ve ve iş davasında taraf olmaları halinde gecikmeden doğan zarardan ayrı bir temerrüt ihtarına gerek olmadan ve ödeme tarihinden itibaren ,davalılar tacir olduğundan ticari faiz işletilerek yüklenicilerden tahsil edilebilecektir.

Yükleniciler aleyhine açılan rücu davalarında ayrı sözleşmelerle hizmet ifa eden yükleniciler mecburi dava arkadaşı olmadığı gibi borçtan müteselsilen sorumlu olacaklarına ilişkin kanun hükmü veya sözleşme bulunmamaktadır. Bu nedenle alacak davalarında her davalı aleyhine ayrı tahsil hükmü kurulmalıdır.

Davanın itirazın iptali şeklinde açılmış olması durumunda ise takibin hangi davalı açısından hangi miktarla devam edeceği ayrı ayrı belirlenmelidir."----HD-----) Somut olayda; yukarıda ayrıntısı ile belirtilen ilkeler uyarınca davalıların davaya konu işçilik alacaklarının tamamından ve ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile sorumlu tutulmaları gereklidir.

İlk derece mahkemesince davaya konu ödemelerin yarısından sorumlu olunduğu kanaati ile hüküm kurulması hatalı olmuştur. Bu itibarla.

Davacı vekilinin istinaf isteminin kübulüne, HMK 353-1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının kaldırarak, davanın kabulüne dosyada mevcut 31/01/2019 tarihli bilirkişi raporunun davalı alt işverenlerin tam sorumluluğuna yönelik hesaplama yöntemi ile yapılan ikinci seçenekteki hesaplaması hükme esas alınarak 16.433,33 TL'nin 19/01/2018 ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan alınarak ödenmesine,...'' şeklinde hüküm kurulmuştur.

Davanın, davacı asil işveren olan ----- davalı alt işverenlerden, dava dışı işçiye -----Asliye Hukuk Mahkemesinin (İş Mahkemesi sıfatıyla) kesinleşen ---- sayılı kararı üzerine, ----- İcra Müdürlüğü -----Esas sayılı dosyaya ödediği kıdem ve ihbar tazminatı ile yargılama ve vekalet ücretlerinin toplamından oluşan 18.983,58 TL tutarın, oranına denk düşen kısmını alt işverenlerin sorumluluk süreler ile sınırlı olarak rücuen talep edip edemeyeceğine ilişkin olduğu,

Davacı ----- ile davalı alt işverenler arasındaki Hizmet Alımı Sözleşmesine binaen davalılar nezdinde işçi olarak çalışmış olan dava dışı ----- Genel Müdürlüğü'ne karşı açtığı----Asliye Hukuk Mahkemesi (İş Mahkemesi sıfatıyla) ------ sayılı kararında.

1- 7.100,57 TL kıdem tazminatının iş akdinin fesih tarihi olan 31.12.2013 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 2-2.136,37 TL ihbar tazminatının yasal faiziyle davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 3- 519,20 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,4-1.500,00 L vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, karar verilmiş olup; ---- 22.11.2017 tarihinde dava dışı işçinin açtığı -----İcra Md. ----- no.lu dosya borcu olan 18.983,58 TL ödeme yapmıştır.

Yukarıda belirtilen ----Bölge Adliye Mahkemesi ----. Hukuk Dairesi ----Esas sayılı ----- Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, Hizmet alımı tip sözleşmelerinde işverenin, yüklenici tarafından çalıştırılan işçinin ücretinin ödenmesi, sosyal haklarının takibi gibi denetim dışında işçiye karşı bir sorumluluğu yoktur.

İşveren ile yüklenicinin İş Kanunu’na göre işçiye karşı müteselsilen sorumlu olmasına rağmen rücu ilişkisinde taraflar arasında imzalanan sözleşmenin uygulanması sözleşme hukukunun en temel ilkelerindendir.

İşçilik alacakları işveren tarafından ödenen işçinin; yüklenici işçisi olması, sözleşme ücretine işçinin ücret ve sosyal haklarının dahil olması, işverenin işçilik alacaklarından sorumlu olacağına dair sözleşmede bir hüküm bulunmaması hususları nazara alındığında davacı işverenin işçiyi çalıştıran yüklenicilerden ödediği bedeli ve ferilerinin tamamını talep etme hakkı bulunduğunun kabulü gerekir.

İşveren tarafından bu ödemeler ödeme tarihinden itibaren davalılar tacir olduğundan ticari faiz işletilerek yüklenicilerden tahsil edilebilecektir. Belirtilen gerekçelerle aşağıdaki şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;

1-Davanın KABULÜ İLE, 18.983,58 TL nin,

-11.777,12 TL sinin davalı-----

-2.402,15 TL sinin davalı ----- Şirketi,

-2.402,15 TL sinin davalı-----

-2.402,15 TL sinin davalı ------ Limited Şirketinden, ödeme tarihi olan 22/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

2-Karar ve ilâm harcı olan 1296,77-TL harçtan peşin alınan 322,66-TL harcın mahsubu ile bakiye 974,11-TL harcın belirtilen miktarlarda davalılardan (604,17-TL ----, 123,31-TL ----, 123,31-TL, 123,31-TL -----) tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,

3-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin belirtilen miktarlarda davalılardan (11.104,64-TL ----, 2265,12-TL ----2265,12-TL, 2265,12-TL ----- tahsili ile davacıya ödenmesine,

4-Davacı tarafça yatırılan 1.500,00 TL bilirkişi ücreti ve 467,50 TL müzekkere ve posta gideri olmak üzere toplam 1.967,50 TL yargılama gideri ve 322,66 TL peşin harç toplamı 2.290,16 TL'nin belirtilen miktarlarda davalıdan (1.420,32-TL ----289,95-TL ----, 289,95-TL, 289,95-TL -----tahsili ile davacıya ödenmesine,

5-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı (e-duruşma), gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde -----Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/965, K. 2023/762, 24 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No: 2019/965
  4. Karar No: 2023/762
  5. Dava: Tazminat (Rücuen Tazminat)
  6. Dava Tarihi : 24/05/2018
  7. Karar Tarihi : 24/11/2023
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/965
Karar No
2023/762
Tarih
24 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/983 K.2023/825
  • Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/1013 K.2023/1177
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2019/1033 K.2023/1893
  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/1034 K.2023/758
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2019/1043 K.2023/1892
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2019/1052 K.2023/1896

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.