İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/294 K.2025/202

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2020/294Karar2025/202Tarih26 Şubat 2025Okuma21 dk · 4.161 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/294
Karar No
2025/202
Karar tarihi
26 Şubat 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.161 kelime·21 dk okuma·7 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/294

KARAR NO : 2025/202

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 03/02/2020

KARAR TARİHİ : 26/02/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;

Müvekkili şirketin ana

faaliyet alanı aktüatör ve valf aksesuarları başta olmak üzere akış kontrol sistemlerinin üretimi, satışı

ve dağıtımı olduğunu, davalı ---- şirketi ise müvekkil şirketin eski çalışanları olan----- tarafından Ağustos 2018 tarihinde kurulmuş olup ticaret sicil

kayıtlarından tespit edilebileceği üzere müvekkili ile birebir aynı faaliyet alanları ile iştigal eden bir

şirket ----- davalı şirkette her biri %33,33 pay oranı ile hissedar

ve şirket yetkilisi olduğunu, davalı şirket, müvekkil ---- uluslararası piyasadaki rakibi olan ----- şirketinin Türkiye'deki distribütörlüğünü üstlendiğini, davalı şirketin pay sahipleri

ve yöneticileri olan -----müvekkil şirket nezdinde “Satış

Yöneticisi” olarak çalışmışlardır. 2018 yılının Aralık ayında ise; ----- 05.12.2018 tarihinde, diğer kişiler ---- ise 24.12.2018 tarihinde müvekkil -----' nezdindeki

çalışmalarını istifa yolu ile sonlandırdıklarını, davalı şirket ortaklarının işten istifa ettikleri tarihten

uzun bir süre önce zaten işten ayrılmaya karar verdikleri, bu doğrultuda müvekkil şirket ile aynı iştigal

alanında gizlice bir şirket kurdukları, iş sözleşmesi ile bağlı oldukları müvekkil şirket yerine bu şirket

için çalıştıkları

erine tekliflerde bulundukları, müvekkili

şirket nezdindeki işlerini de bu yüzden savsakladıkları, en son dönemde de müvekkili şirketten tazminatlarını alarak işten ayrılmaya çalıştıkları ve bu mümkün olmayınca da işlerinden istifa

ettiklerinin anlaşıldığını, müvekkili şirket nezdinde satış personeli olarak çalışan bu 3 kişinin gizlice

kurdukları şirket huzurdaki davanın davalısı ---- şirketi olduğunu, davalı şirket ortaklarının

müvekkili şirket nezdinde çalıştıkları esnada müvekkili şirket ile aynı iştigal alanında gizlice kurdukları şirketle ilgili veriler tarihlere göre 03.08.2018 tarihinde davalı şirketin internet sitesi satın alındığını, 06.08.2018 tarihinde ise, ----kurularak ticaret siciline

tescil edildiğini, şirketin ilk aşamada-----eşi olan ----- adına kurulduğunu,

davalı şirketin faaliyet alanı müvekkil şirketin faaliyet alanı ile birebir aynı olduğunu, 2018 yılı Aralık ayı içerisinde------ müvekkili şirketteki işlerinden ayrıldıklarını,

işten ayrılmalarından hemen kısa bir süre sonra 09.01.2019 tarihinde ise, ----- eşi olan

----, şirketteki hisselerini------ eşit olacak şekilde

devretmiş ve üçü de imza yetkilisi olduklarını, şirketin internet sitesinden müvekkili şirket tarafından

16.01.2019 tarihinde alınan ekran görüntüsünde de davalı şirketin kurucularının ---- olarak gösterildiğini, davalı şirketin ortakları olan -----iş sözleşmeleri devam ederken sadakat yükümlülüklerine aykırı davranışları,

müvekkili şirketin müşterilerine teklif göndermeleri ve müşteri ziyaretleri yapmaları sebebiyle;

----İş Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası ile müvekkili şirket tarafından davanın ikame edildiğini, söz konusu davanın konusu; davalı şirket ortaklarının müvekkili şirket nezdinde iş

sözleşmeleri devam ederken gerçekleştirdikleri haksız rekabet teşkil eden eylemler olduğunu, ancak

haksız rekabet teşkil eden eylemler yukarıdaki dönem ile sınırlı kalmadığını, ----- kurucusu oldukları davalı ----- şirketi de müvekkili açısından haksız rekabet teşkil eden eylemler içerisine girdiğini, davalı şirket müvekkili şirketin müşteri portföyünü ele geçirmeye yönelik kötüniyetli faaliyetler gerçekleştirdiğini, davalı ---- şirketinin kurucuları

olan kişiler, müvekkil şirket nezdinde çok uzun yıllardır çalışmakta olup müvekkili şirketin

fiyatlandırma politikaları ve müşteri portföyü hakkında tüm bilgilere sahip olduklarını, davalı şirketin

ortakları müvekkili şirket nezdindeki gerçekleştirdikleri çalışmalar neticesinde müvekkilin müşteri

çevresi ile birebir irtibat içerisinde olduklarını, bu kapsamda davalı şirket kurulduğu tarihten itibaren

müvekkil şirketin müşteri portföyüne hakim olmaya çalışmış, müvekkili şirketin müşterilere

bilgilendirme notları ile teklifler göndermiş ve ziyaretler yaptıklarını, söz konusu tekliflerin önemli bir

kısmı siparişe de dönüşmüş olup; ---- isimli şirket müvekkil şirket portföyünden haksız bir

şekilde kazanç elde etmeye başladığını, müvekkilinin ve davalı şirketin ticari kayıtlarının tetkiki

neticesinde müvekkilinin iş kaybı yaşadığı müşterilerinin tespitini talep ettiklerini, davalı şirket

müvekkili şirketin fiyat politikasını ve ürün kalitesini kötülemekte olup bu sayede müşteriye haksız

kazanç elde ettiğini, bu kapsamda davalı şirket müvekkil hakkında asılsız iddiaları ortaya atarak,

distribütörlüğünü yaptığı ve ürünlerini sattığı ---- ait ürünleri ön plana çıkarmaya

çalışmakta ve dolayısıyla kendi satışlarını artırmaya çalıştığını, -----şirketi müvekkili şirketin

müşterileri başta olmak üzere; faaliyet gösterilen piyasada müvekkilinin fiyatlandırma politikaları

hakkında haksız rekabet teşkil eden söylemlerde bulunduğunu, davalı şirket, müvekkil şirketin aynı

kalitede ürünleri kendilerinden çok daha pahalıya sattığını, kendilerinin tabiri ile "müşterilerini

kazıklayan bir firma" olduğunu ifade ettiğini, davalı şirket buna ek olarak son yıllarda müvekkili

şirketin ürün kalitesinde bozulmalar yaşandığını ifade ettiğini, müvekkili şirketin müşterileri müvekkili

şirket ile yaptıkları tüm toplantılarda aktarmakta olup; bu asılsız iddiaların müvekkilinin Türkiye

piyasasındaki itibarını zedelediğini, müvekkili şirketin fiyatlandırma politikasını bilen davalı şirketin

müvekkiline şirkete göre daha düşük teklifler vermek suretiyle haksız menfaat elde etmesi davalı

şirketin ortakları olan -----müvekkili şirkette çalıştıkları dönemde müvekkilinin tüm satış operasyonunu yürüttüklerini dilekçemizde belirttiklerini, bunun doğal bir

sonucu olarak davalı şirket de müvekkilinin satış ve fiyat politikalarından haberdar olup bu bilgiyi

kötüye kullanarak müvekkilinin müşterilerine düşük fiyat içeren teklifler sunmakta ve bu sayede satış yaparak haksız menfaat elde ettiğini, davalı şirketin ortakları müvekkili şirkette çalışırken yukarıdaki

yöntemi hesapladığını, bu sayede menfaat elde edebileceklerini öngörerek hareket ettiklerini, bunun en

somut kanıtı davalı şirket ortağı -----müvekkil şirkette çalışmaya devam ederken;---- Projesi için müvekkilin müşterisi ----- şirketine verdiği teklif olduğunu, söz konusu

teklifte kapakların tork ihtiyaçları düşük olmasına rağmen (80Nm, 52Nm, 3INm, 44Nm vb.), tüm

kapaklar için 250Nm'lik büyük aktüatörler seçilerek teklif verilmiştir. Bu sayede müvekkil aynı iş için

düşük bedelli bir teklif verebilecekken, davalı şirketin ortağı ----- yaptığı usulsüzlük

sebebiyle yüksek bedelli bir teklif ortaya çıktığını, müvekkili daha sonradan aynı iş için davalının daha düşük bir bedelle teklif verdiğini ve işi aldığını tespit ettiğini, aynı şekilde ----

Projesi için ------ firmasına teklif veren müvekkilinin satış fiyatlarını bilen davalı şirket : bu

bilgi dahilinde daha düşük bir fiyatla teklif verdiğini, davalı şirket aynı yöntemi halihazırda da devam

ettirmekte olup ; müvekkilinin teklif verdiği işlere: müvekkilinin fiyat politikasını bilmeleri sayesinde daha düşük bedel ile teklif vermekte ve bu sayede kazanç elde ettiğini, iş sözleşmesi devam ederken

gerçekleştirilen eylemler için ----- İş Mahkemesi'nin ----sayılı dosyası ile dava

açıldığını, huzurdaki dava ise; davalı şirketin ortakları olan -----

iş sözleşmesi sona erdikten sonra----- tarafından gerçekleştirilen ticari haksız söz konusu

teklifte kapakların tork ihtiyaçları düşük olmasına rağmen (80Nm, 52Nm, 3INm, 44Nm vb.), tüm

kapaklar için 250Nm'lik büyük aktüatörler seçilerek teklif verilmiştir. Bu sayede müvekkil aynı iş için

düşük bedelli bir teklif verebilecekken, davalı şirketin ortağı ----- yaptığı usulsüzlük

sebebiyle yüksek bedelli bir teklif ortaya çıktığını, müvekkili daha sonradan aynı iş için davalının daha

düşük bir bedelle teklif verdiğini ve işi aldığını tespit ettiğini, aynı şekilde ----- firmasına teklif veren müvekkilinin satış fiyatlarını bilen davalı şirket bu

bilgi dahilinde daha düşük bir fiyatla teklif verdiğini, davalı şirket aynı yöntemi halihazırda da devam

ettirmekte olup : müvekkilinin teklif verdiği işlere; müvekkilinin fiyat politikasını bilmeleri sayesinde

daha düşük bedel ile teklif vermekte ve bu sayede kazanç elde ettiğini, iş sözleşmesi devam ederken

gerçekleştirilen eylemler için----- İş Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası ile dava

açıldığını, huzurdaki dava ise; davalı şirketin ortakları olan -----

iş sözleşmesi sona erdikten sonra---- tarafından gerçekleştirilen ticari haksız rekabet

eylemlerine istinaden açıldığını, her iki davada taleplerin farklı döneme ilişkin olduğunu davacı

müvekkili nezdinde uzun yıllar çalışan 3 adet satış personeli müvekkili nezdindeki çalışma süresinde

elde ettikleri müşteri bilgilerini kullanarak müvekkili şirketin müşterilerini haksız bir biçimde elde

etmeye çalıştığını, müvekkili şirketin fiyat politikasını ve ürün kalitesini kötülediğini, müvekkilinin

fiyat politikasını bildikleri için indirim sağlamak suretiyle rekabette haksız bir biçimde öne geçmeye

çalıştığını, haksız rekabetin tespit edilmesi. tespit edilen haksız rekabetin ilan edilmesi, haksız rekabet neticesinde, davalıların elde etmesi mümkün görülen menfaat de dikkate alınarak, müvekkili şirketin

maddi zararının tazmini, ticari itibari zedelenen müvekkili şirketin manevi zararının tazmini, talepleri

arasında yer alan maddi tazminat taleplerinin miktarı, uzman bilirkişi aracılığıyla hem davacı hem de

davalı---- şirketinin ticari defterleri ve kayıtları nezdinde yapılacak bilirkişi incelemesi

neticesinde ortaya çıkacağını, bu nedenle söz konusu alacak taleplerinin HMK 107 uyarınca belirsiz.

alacak davası olarak ikame edildiğini ileri sürerek davalı şirket tarafından gerçekleştirilen haksız

rekabetin tespitine ve önlenmesine, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak

niteliğindeki 10.000 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalı

şirketten tahsiline, ticari itibarın zedelenmesi sebebiyle 100.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden

itibaren avans faiziyle birlikte davalı şirketten tahsiline, mahkemece tesis edilecek haksız rekabete

ilişkin hükmün TTK 59 uyarınca ilanına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa

yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle;

Davanın zamanaşımına

uğradığını, haksız rekabet nedeniyle tazminat davasının öğrenme tarihinden itibaren bir yıl ve her

halükarda 3 yıl içinde açılması gerektiğini, davacı tarafın, dava dilekçesinde (kabul anlamına

gelmemekle birlikte) kabul ve ikrar ettiği üzere iddiaları 2019 Ocak ayında öğrendiğini, dava tarihi ise

03/02/2020 olduğunu, bu nedenle eldeki davanın zamanaşımına uğramış olması nedeniyle usulden

reddine karar verilmesini, dava görevli mahkemede açılmadığı için davanın usulden reddine karar

verilmesi gerektiğini, davacı tarafça haksız ve mesnetsiz olarak ikame edilen haksız rekabete dayalı

tazminat davalarında görevli mahkeme Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi olduğunu, bu nedenle

görevsizlik kararı verilerek dosyanın görevli --- Fikri Ve Sinai Haklar Hukuk

Mahkemesi'ne gönderilmesine, müvekkili şirket yöneticileri çalışanları iş sözleşmeleri haklı nedenle sona erdiği için davacı tarafın tazminat talebi dayanaksız kaldığını, müvekkili şirket yöneticisi/çalışanı

----- hak ve alacaklarını alamadığı gerekçesiyle işten ayrılmak istemiş, bu talebini şirket

müdürüne ilettiğinde ise şirket müdürü, " ----, şerefsiz" şeklinde küfür ve hakaretler ile müvekkilini

işten kovduğunu, müvekkili şirket yöneticisi/çalışanı ----- yasal alacaklarını alamadığı için ve aynı zamanda ayağında nüfuz eden hastalık nedeniyle manuel araba kullanamamasına rağmen

kendisine manuel araç verildiğini, kendisinden pozisyon ve kıdem olarak daha düşük diğer bir çalışana

ise otomatik araç verildiğini, tüm bu hususlar müvekkilinin iş akdini haklı ve geçerli olarak

feshetmesine sebep olduğunu, müvekkili şirket yöneticisi/çalışanı ----- yasal alacaklarını

alamadığı gibi iş yerinde sürekli sorunlar yaşadığından dolayı müvekkili de iş akdini haklı ve geçerli nedenle feshettiğini, müvekkili şirket yöneticileri/ çalışanlarının davacı şirketteki iş akitlerinin sona

ermesinden sonra hukuka uygun olarak çalışmaya başlamaları haksız rekabet olarak

nitelendirilemeyeceğini, davacı taraf iş akdi devam ederken müvekkili şirket yöneticileri/çalışanlarının

haksız rekabet hükümlerini ihlal ettiği iddiasıyla ----. İş Mahkemesi ----- Esas

sayılı dosyası ile haksız rekabet davası açtığını, dava dilekçesinde müvekkili şirket

yöneticileri/çalışanlarının iş akitlerinin devamı sırasında gerçekleştiği iddia edilen olaylar haksız

rekabet iddiasına dayanak gösterildiğini, davacı tarafın hem eldeki davada hem de ----İş Mahkemesi ----- esas sayılı dosyada aynı gerekçelerle iki dava ikame etmiş olmasının

kötüniyetli olduğunun açık göstergesi olduğunu, müvekkili şirket yöneticilerinin çalışanlarının işten

ayrılmalarına ilişkin durumlarından doğan ---- İş Mahkemesi ---- Esas.----- İş Mahkemesi---- Esas. ---- İş Mahkemesi---- Esas sayılı dava

dosyaları ile haksız rekabet iddiasına ilişkin ----. İş Mahkemesi ----- Esas sayılı

davası devam ettiğini, işbu dosyalar eldeki davaya doğrudan etki edeceği için hukuk muhakemeleri

kanunu 165. maddesi gereği bekletici mesele yapılmasını, müvekkili şirket yöneticileri çalışanları

davacı şirket nezdinde yıllarca çalışmış oldukları için şirket sırlarını, müşteri portföyünü elde etme

amacından bahsedilemeyeceğini, davacı şirket henüz kurulmamışken bile müvekkili şirket yöneticileri/

çalışanları benzer alanlarda çalışıldığını, davacı şirketin kurulmasıyla birlikte müvekkil şirket

yöneticileri/çalışanları bilgi ve tecrübelerini bu şirkete aktarmaya başladıklarını, somut durum

karşısında müvekkillerinin aktif olarak çalışmasından sonra Türkiye sınırlarında faaliyete geçen bir

firmanın müşterilerinin ve sırlarının müvekkilleri tarafından kullanıldığı iddiaları soyut ve mantığa

aykırı olduğunu, müvekkili şirket ile davacı şirketin faaliyet alanının aynı olması haksız rekabet

yasağını ihlal anlamına gelmeyeceğini, davacı taraf müvekkili şirket yöneticilerinin iş akitlerini haksız

yere sona erdirdikten sonra müvekkili şirket yöneticileri işbu şirketi devralmaya karar verdiklerini,

şirket faaliyet alanının aynı olması başlı başına haksız rekabet olarak nitelendirilemeyeceğini, dava

dilekçesinde internet sitesinde müvekkili şirket yöneticilerinin kurucu ortak olarak yazıldığına ilişkin adi bir çıktı belgesi sunduğunu, işbu belge delil yaratma amacından başka bir şey olmadığını, müvekkili

şirket veya şirket yöneticileri/çalışanları tarafından davacı şirketin ticari itibarını zedeleyecek herhangi

bir eylem veya söylem olmadığını, davacı taraf, dava dilekçesinde müvekkili şirket

yöneticilerinin/çalışanlarının davacı şirketin ticari itibarını zedeleyecek herhangi bir eylem veya

söylemlerde bulunduğunu iddia ettiğini, işbu iddiaların haksız ve mesnetsiz olduğunu, davacı tarafın

işbu mesnetsiz iddialarını somut delillerle ispat etmesi gerektiğini, işbu iddiaların aksine davacı şirket

yöneticisi, piyasada bulunan diğer şirket yöneticileri ve müşterilerine, müvekkili şirket yöneticilerine

çalışanlarına yönelik hem hakaret hem de ticari itibarlarını zedelemeye yönelik söylemlerde

bulunduğunu, davacı tarafın belirtmiş olduğu haksız rekabet işleri müvekkil almadığı için haksız

rekabetten kaynaklı somut bir zarardan söz edilemeyeceğini, davacı taraf dilekçesinde, müvekkili

şirketin yöneticilerinin çalışanlarının, kendilerine ait fiyat politikasını ve müşteri portföyünü

bildiğinden bahisle 2 adet işi kendilerinden aldıklarını iddia ettiklerini, işbu iddiaların gerçekleri

yansıtmadığını, söz konusu faaliyet alanında birim fiyatlar hem müşteriler hem de tedarikçiler

tarafından bilindiğini, ayrıca işler ihale ve teklif usulü olup kar marjı düşük olduğunu, bu nedenle daha

düşük veya daha yüksek bir teklif vermek mümkün olmadığını, ----- projesi için; yüksek tork

değerleriyle verildiği iddia edilen teklif için, ilgili ürünleri kullanan müşteriler ürünlerin teknik

özelliklerine ve piyasa şartlarına hakim olup bu tarz bir durumun oluşması mümkün olmadığını,

projenin akıbeti ile ilgili bilgilerinin olmadığını, ----- projesi için müvekkili şirketin

teklifi verilmiş olup, proje devam ettiğini, müvekkili şirket haricinde bir çok firmada bu işe teklif

verdiğini, bu işi müvekkili şirket almadığı gibi henüz hangi şirketin alacağı da belirsiz olduğunu, işbu

durum bile davacı tarafın iddialarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunun göstergesi

olduğunu, kanun, rekabeti değil haksız rekabeti yasaklamış ve yaptırıma bağladığını, ticaret hayatında

dürüst rekabetin esas olduğunu, müvekkili şirket yöneticileri/çalışanları davacı şirketten yasal

alacaklarını talep ettikleri için, davacı taraf müvekkili şirket yöneticileri/çalışanlarına ile kişisel

husumet beslemiş ve bu nedenle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir çok dava ikame ettiğini,

müvekkili şirket yöneticileri/çalışanları hem çalıştıkları dönem boyunca hem de sonrasında sadakat ve

özen yükümlülüklerini eksiksiz verine getirdiklerini, müvekkili şirket yöneticileri/ çalışanları davacı

şirket kurulmadan öncede benzer alanlarda başarılı şekilde faaliyet yürüttüğünü, davacı şirketin

kurulmasından sonra burada işe başlayarak bilgi ve tecrübelerini buraya aktarmış ve pazarlama,

sevkiyat, gümrükleme ve üretim, eğitim verilmesi, ödeme alınması vs tüm faaliyetler müvekkilleri

tarafından yürütüldüğünü, müvekkili şirket yöneticileri/çalışanları şirketin sırlarına vakıf olma veya

müşterilerini çalması bu bakımdan da akla ve mantığa aykırı olduğunu. müvekkili şirket

yöneticileri/çalışanları davacı şirkette çalıştıkları dönem boyunca veya sonrasında hiçbir şekilde

rekabet yasağına aykırı hareket etmediklerini, davacı tarafından sunulan elektronik posta kaydı adı

altındaki çıktılar adi nitelikte olup bilgisayarda herkes tarafından düzenlenebilecek içeriklere sahip

olduğunu, müvekkili şirket yöneticileri/çalışanları davacı işveren bünyesinde 2015 yılı: 6 milyon TL

(hedef yok). 2016 yılı: 14 milyon TL (10-12 milyon TL arası yıllık hedef), 2017 yılı: 22 milyon TL

(16-18 milyon TL arası yıllık hedef). 2018 yılı: 40 milyon TL üzeri (26 milyon TL yıllık hedef) kazanç sağladıklarını, davacı tarafa ait ticari kayıtlar incelendiğinde bu durumun tespit edileceğini. işbu somut

veriler incelendiğinde davacı tarafın, haksız rekabet sadakat ve özen yükümlülüğünü ihlal ettiği

iddialarının tamamen asılsız, mesnetsiz olduğu görüleceğini, davacı tarafın iddiaları doğru olsaydı

müvekkilleri yukarıda belirtilen hedefleri aşmak yerine bir çok işi müvekkili şirket ad ve hesabına

yaptıklarını, oysa böyle bir durumun hiçbir zaman olmadığını, müvekkili şirket yöneticileri/çalışanları ---- ayrılış tarihinden hemen önce ----- ile sektörün en büyük sözleşmelerinden birini

imzaladığını, davacı tarafın iddia ettiği gibi şirket kurmuş olsaydı bu anlaşmayı kendi şirketi için

yapmaması hiçbir akla mantığa sığmadığını, diğer müvekkillerinde ayrılmadan önce çeşitli firmalarla iş görüşmeleri ve iş anlaşmaları yaptığını, müvekkilleri işten ayrıldıktan sonra bile davacı taraf adına

anlaşma sağlanan ----- şirketlere davacı şirket nam ve hesabına destek vermeye devam ettiklerini, tüm bu hususlar göz önünde bulundurulduğunda davacının, soyut ve aslında varolmayan bir haksız rekabeti ispatlamaya çalıştığı görüleceğini, müvekkili şirketin ticari

kayıtları incelendiğinde, şirketin olağan dışı hiçbir ticari faaliyeti bulunmadığının görüleceğini, davacı müvekkil şirket yöneticileri/çalışanlarının Ağustos ayında bu şirketi kurdukları iddialarının da asılsız olduğu bu dönemde müvekkili şirketin zarar ettiği yine ticari kayıtlar incelendiğinde ortaya çıkacağını ileri sürerek davacı tarafından haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olarak ikame edilen davasının

usulden ve esastan reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE

Dava TTK 54 ve devamı maddeleri uyarıca açılan haksız rekabetin tespiti, zararın tazmini ve mahkeme kararının ilanı davasıdır.

Davacı vekilince, davalı şirketin pay sahipleri ve yöneticileri olan ----- müvekkili şirket nezdinde “Satış

Yöneticisi” olarak çalışırken, ----- 05.12.2018 tarihinde, diğer kişiler -----24.12.2018 tarihinde müvekkili -----nezdindeki

çalışmalarını istifa yolu ile sonlandırdıklarını, davalı şirket ortaklarının işten istifa ettikleri tarihten

uzun bir süre önce zaten işten ayrılmaya karar verdikleri, bu doğrultuda müvekkili şirket ile aynı iştigal

alanında gizlice davalı şirketi kurdukları, iş sözleşmesi ile bağlı oldukları müvekkili şirket yerine bu şirket

için çalıştıkları, bu şirket adına müvekkili şirketin müşterilerine tekliflerde bulundukları, müvekkili

şirket nezdindeki işlerini de bu yüzden savsakladıkları, en son dönemde de müvekkili şirketten tazminatlarını alarak işten ayrılmaya çalıştıkları ve bu mümkün olmayınca da işlerinden istifa

ettiklerinin anlaşıldığını, davalı şirketin, müvekkili şirketin müşteri portföyünü ele geçirmeye yönelik kötüniyetli faaliyetler gerçekleştirdiğini, davacı şirkette uzun yıllar çalışan 3 adet satış personelinin müvekkili nezdindeki çalışma süresinde

elde ettikleri müşteri bilgilerini kullanarak müvekkili şirketin müşterilerini haksız bir biçimde elde

etmeye çalıştığını, müvekkili şirketin fiyat politikasını ve ürün kalitesini kötülediğini, müvekkilinin

fiyat politikasını bildikleri için indirim sağlamak suretiyle rekabette haksız bir biçimde öne geçmeye çalıştığını ileri sürmüş, davalı vekili ise, müvekkili şirket yöneticileri çalışanları iş sözleşmeleri haklı nedenle sona erdiği için davacı tarafın tazminat talebinin dayanaksız kaldığını, müvekkili şirket yöneticilerinin davacı şirketteki iş akitlerinin sona

ermesinden sonra hukuka uygun olarak çalışmaya başlamaları haksız rekabet olarak nitelendirileme- yeceğini, davacı şirketin kurulmasıyla birlikte müvekkil şirket yönetici-çalışanlarının bilgi ve tecrübelerini bu şirkete aktarmaya başladıklarını, somut durum

karşısında müvekkillerinin aktif olarak çalışmasından sonra Türkiye sınırlarında faaliyete geçen bir

firmanın müşterilerinin ve sırlarının müvekkilleri tarafından kullanıldığı iddiaları soyut ve mantığa

aykırı olduğunu, müvekkili

şirket veya şirket yöneticileri/çalışanları tarafından davacı şirketin ticari itibarını zedeleyecek herhangi

bir eylem veya söylem olmadığını, davacı şirketin her hangi bir zararının söz konusu olmadığını savunarak davanın reddini talep etmiştir.

Davacı tarafça, davalı şirketin ortakları olan davalılar ------ karşı, iş sözleşmeleri devam ederken sadakat yükümlülüklerine aykırı davranışları,

müvekkili şirketin müşterilerine teklif göndermeleri ve müşteri ziyaretleri yapmak suretiyle, iş

sözleşmeleri devam ederken gerçekleştirdikleri haksız rekabet teşkil eden eylemler nedeniyle ---- İş Mahkemesi'nin ----- sayılı dosyası ile dava açıldığı, davanın 19.04.2022 tarihli kararıyla reddine karar verildiği ve kararın istinaf aşamasında olduğu, iş bu davada da davalı gerçek kişiler yönünden sözleşmesi sona erdikten sonra şirket ortaklığı ile birlikte gerçekleştirilen ticari faaliyetlerinin dava konusu edildiği görülmektedir.

Dosyada mevcut davacı ----- 18.05.2015 tarihli ----- Ticaret Odası Faaliyet Belgesine göre, işe başlama tarihi:27.10.2014 ve Meslek Grubu: ----- Makine Ve Ekipmanları, Nace Kodu: --- (Başka yerde sınıflandırılmamış diğer özel amaçlı makinelerin imalatı)kodu ile faaliyet gösterdiği, 20.03.2020 tarihli ---- Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne ait belgede: davacı şirketin unvanının-----ana sözleşme tescil tarihinin 27.10.2014, Ortakların ----- münferiden, şirketin son tescil tarihinin 19.10.2017 olduğu,

Davalı şirket ----10.08.2018 Sayı:----- ile ----- Gazetesi'nde özetle, 06.08.2018 tarihinde tescil edildiği, şirket kurucusunun ----- olduğu, davalı şirkete ait 16.01.2019 tarihli ----- Ticaret Odası Firma Sicil Bilgileri'nde, Tescil Tarihi: 06.08.2018, Meslek Grubu: ----- Makina ve Ekipmanları, Nace Kodunun, ----- (Rev.2)-Endüstriyel işlem kontrol ekipmanlarının kurulum hizmetleri kodu ile faaliyet gösterdiği, şirket yetkililerinin -----olduğu,Yetkililer: ------ şirketin son tescil tarihinin 15.01.2019 olduğu görülmektedir.

Mahkememizce uzman bilirkişi heyetinden bila tarihli asıl ve06.06.2023 havale, 19.03.2024 uyap, 23.01.2025 Tarihli ek raporlar alınmış, raporlar genel olarak dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür.

Bilirkişi raporunda 06.04.2020 tarihli ----- Vergi Dairesi Müdürlüğü'nce-----sayılı yazı eki ile mahkemenize sunulan Davacı şirket -----2014-2015-2016-2017-2018-2019 Yıllarına ait olan Kurumlar Vergisi Beyanları incelenmiş olu, taraflar arasındaki ihtilaf dönemi olan 2018 hesap döneminde davacı yanın; Brüt Satış Karı Oranı: Brüt Satış Karı/Net Satışlar: 12.702.828,28/37.120.313,53=0,34

Faaliyet karı oranı'nın Faaliyet Karı / Net Satışlar: 6.602.791,24/37.120.313,53=0,18, brüt satış karının %34, ana faaliyet karının %18 olduğu tespit edildiği, diğer geçmiş yıllardaki ana faaliyet karına göre yüksek olduğu ve verimliliğini artırdığı, kısaca işletmenin ana faaliyet karının( verimliliği) 2018 döneminde en yüksek seviyeye ulaştığı anlaşılmaktadır.

Davalı şirket ----- ait 2018 Yılı Kurumlar Vergisi Beyanı incelendiğinde; Ticari bilanço karının, 271,21-tl, 2018 yılı gelir tablosunda dönem net karının: 211,54-tl, beyannamenin ekinde olan gelir tablosuna göre 2018 yılında;

Brüt Satış Karı Oranı: Brüt Satış Karı/Net Satışlar: 19.323,69 / 125.280,00X—0,15,

Faaliyet Karı Oranı: Faaliyet Karı / Net Satışlar: 271,21 / 125.280,00=0,002,

Davalı şirketin Brüt Satış Karının 9615, Ana Faaliyet Karının %0,2 olduğu Ana Faaliyet Karının( verimliliği) 2018 döneminde düşük olduğu anlaşılmaktadır.

Davalı tarafça her ne kadar zamanaşımı defiinde bulunulmuşsa da, toplanan deliller ışığında davanın öğrenme tarihinden itibaren 1 yıllık süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından, zamanaşımı defii yerinde görülmemiştir.

TTK m. 54/1'e göre, haksız rekabete ilişkin hükümlerin amacı, bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanmasıdır. Kanunun gerekçesinde bu hükmün, haksız rekabete ilişkin iki taşıyıcı kolondan ilki olduğu belirtilmiştir. Bu hükümle bütün katılanların menfaatine dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması gerekliliği ifade edilmektedir. Buradaki "bütün katılanlar" kavramı ile haksız rekabete karşı korunan süjeler kastedilmektedir. Bunlar da, her şeyden önce rekabetin ortaya çıkmasını sağlayan rakipler, rekabetten yararlanan olarak alıcılar, özellikle tedarikçiler ve tüketiciler ile rekabet düzenin dürüst bir şekilde işlemesinden ve bunun sonucunda da piyasadaki işleyişten menfaati olan kamudur.

Haksız rekabeti sadece rakipler değil, aynı zamanda rekabet ilişkisi içinde bulunmayan üçüncü kişiler de işleyebilir. Üçüncü kişiler olarak, ürün testleri veya fiyat karşılaştırmaları yapan listeleri yayınlayan tüketici örgütleri veya benzeri kuruluşlar, finans analistleri, yayınları ile rekabeti etkileyen bilim adamları bu bağlamda saymak mümkündür.

TTK m. 54/1'de vurgulanan bir diğer unsur da koruma objeleridir. Bu da “dürüst ve bozulmamış rekabet” kavramlarıdır. Gerekçeye göre dürüst ve bozulmamış rekabet kavramı ile hukuken tanımlanabilir bir rekabet vurgulanmaktadır.

Haksız rekabetin tanımı ise TTK m. 54/2'de yapılmıştır. Buna göre, rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya diğer şekillerdeki dürüstlük kurallarına aykırı davranışlar veya ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır. TTK m.55'te ise, sayılanlarla sınırlı olmamak üzere başlıca haksız rekabet halleri düzenlenmiştir.

Haksız rekabetin varlığı halinde, haksız rekabete uğrayan kişi, uğradığı zararın tazmini amacı ile, davalının (haksız rekabeti gerçekleştiren kişinin) kusurunun bulunması şartı ile maddi ve manevi zararının giderilmesini talep ve dava edebilir.

Uğranılan zararın miktarının tam olarak ispat edilemediği hallerde, hakime, olayların olağan akışını ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak, zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleme yetkisi veren Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesi hükmü de haksız rekabete ilişkin tazminat davalarında uygulanır.

Davacı yan, TTK m. 56/d'ye göre “Kusur varsa zarar ve ziyanın tazminini” isteyebileceği açık olup haksız rekabetin varlığını iddia eden, özellikle de müşterilerini kaybettiğini ve zarar gördüğünü iddia eden davacının zararın tespiti hakkında somut delilleri sunması gerekmektedir.

Genel olarak davacı tarafın iddiaları değerlendirildiğinde bu iddiaların bir kısmının iş sözleşmesi devam ederken gerçekleştirilen faaliyetler olduğu, iş sözleşmesi devam ederken gerçekleştirilen faaliyetlerle ilgili olarak davacı tarafından -----.İş Mahkemesinin ----- Sayılı dosyasında iş bu dosyada davalı gerçek kişilere karşı dava açtığı, davanı reddine karar verildiği, kararın istinaf aşamasında olduğu,

iş bu dosyada davacı tarafın iş sözleşmesi devam ederken davalıların, davalının müvekkili şirketin fırsat geliştirme amaçlı her türlü çalışmayı yaparak edindiği müşteri fırsatlarına, davalı şirketin daha düşük fiyatlar sunarak satış yaptığı, müvekkil şirketin 2000 yılından beri edindiği müşteri portföyüne daha düşük fiyat önerisi ile gittiği, yine 15.01.2019 tarihli dilekçe ekinde ----- projesi kapsamında davalı şirket yetkililerinden ----- tarafından müvekkili nezdinde çalışmasına rağmen davalı şirket adına da faaliyette bulunduğu dönemde ---- şirketine yapılan fiyat teklifinin sunulduğunu, bahsi geçen fiyat teklifi incelendiğinde,

davalı şirket yetkilisi ----- 08.11.2018 tarihinde müvekkili şirket adına yaptığı teklifin, olması gerekenin iki katından fazla 37.739,80 Euroluk fahiş bir teklif olarak yapıldığının görüleceği, teklifin yapıldığı --- Arıtma şirketine mahkemece yazılan müzekkereye verilen cevapta davalı şirket tarafından aynı iş için 03.12.2018 tarihinde 16.634,25 Euroluk teklif verildiğini ve bahsi geçen ----- şirketinin bunun üzerine davalı şirketten sipariş aldığının görüleceği, tanık beyanlarından da açıkça görüleceği üzere davalı şirketin müvekkili şirketin yapacağı teklifi bilerek kendilerinin daha düşük yaptıkları teklif sayesinde ihaleyi aldığını,

müşteri kitlesine şirketi kötüledikleri, ve bu şekilde haksız rekabete sebebiyet verdiği ileri sürülmüştür.

Öncelikle belirtilmek gerekirki, davacı şirket ile davalı şirket aynı iş kolunda faaliyet gösterdikleri dikkate alındığında davacının kimi müşterilerin davalı taraf ile çalışması doğal olup haksız rekabetten söz edilebilmesi için davalı şirketin müşteri kazanımında dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğinin ispatı gerekmektedir. Müşteri portföyü ile şirketin bir kısım ticari sırlarına vakıf personelin davalı şirkette çalışmaya başlaması tek başına haksız rekabet olarak kabul edilebilecek bir davranış olmayıp, hangi sırların yeni işletmede kullanıldığının, hangi müşterilerin yeni iş yerine geçirildiğinin somut olarak açıklanması gerekmektedir.

Sonuç olarak tüm dosya kapsamına göre, davalının davacı sirketten ayrıldıktan sonra davacı sirketin müsterileri ile ticari iliski kurmaya çalısması, davacı sirket ile rekabet eden bir is yapması tek basına haksız rekabet olamayacağı, Bölge Adliye Mahkemesi -----.

Hukuk Dairesi'nin 25/01/2018 tarih, ----Esas ----- Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere, davalı sirketin davalı ortaklarının, davacı sirkette satış yöneticisi olarak çalışmış olmaları, bu çalısmaları nedeniyle edindikleri bilgilerin, tecrübelerin ticari sır kapsamında değerlendirilemeyeceği, bu süre zarfında davacı sirketin müsteri çevresini tanımalarınn da hayatın normal akısı içerisinde değerlendirilmesi gerektiği, davalıların aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurarak çalısmaya baslamasının da çalısma hürriyetinin bir gereği olduğu,

her ne kadar uzun süre davacı sirkette müdür olarak çalısmaları sebebiyle davacı sirketin müsteri çevresini tanımaları kendilerine avantaj sagladıgı doğru olsa da bu durumun başlı basına haksız rekabet olarak değerlendirilemeyeceği, zira davalı sirket çalısanlarının ya da ortagı ve müdürlerinin davacıyı, müsterilerine haksız bir sekilde kötüledigine dair dinlenen tanıkların davacı şirket çalışanları olup, davacı şirket aleyhine beyanda bulunmaları yada tarafsız ifade vermelerinin beklenemeyeceği gibi tanık beyanlarının görgüye değil duyuma dayalı olduğu, bu iddialara ilişkin başkaca tanık ya da somut delilin dosyada bulunmadığı,

bilirkişilerden alınan asıl ve ek raporlarda davacının uğramış olduğu bir zararının tespit edilemediği, hem davalı hemde davacı şirketin çok sayıda firmayla aynı zamanlarda iş yapmaya devam ettikleri, davacı tarafça bahsi geçen iki teklif arasındaki fiyat farkının sebebinin, ürün markası, kalite seviyesi, özellikleri, satış öncesi ve satış sonrası hizmetler, tedarik süreci vb. etmenlerin de etkili olacağı, bu nedenle yalnızca fiyatlandırma konusu üzerinden haksız rekabetin varlığının söylenemeyeceği, son olarak bilirkişi raporunda taraf şirketlerin gelirleri ve karlılıklarına,

şirketlerin müşteri kitlesine ilişkin yapılan tespitler dikkate alındığında, davacı tarafından, gerek müşterilere karşı davacı şirket ürünlerinin kötülenmesi, gerek verilen fiyat teklifleri hususlarında haksız rekabet olgusunun kanıtlanamadığı kanaatine varılmış olmakla davanın reddine karar vermek gerekmi ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Kanıtlanamayan davanın REDDİNE,

2-Alınması gereken 615,40.-TL harcın peşin alınan 1.878,53.-TL harçtan mahsubu ile fazladan 1 263,13.- TL harcın kararın kesinleşmesini müteakip ve talep halinde davacı tarafa iadesine.

3-Davacı tarafından yapılan tüm yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

4-Dava reddolduğundan. AAÜT'ye göre takdir edilen 30.000.--TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

5-Dava reddolduğundan Ara buluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320.-TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

6-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,Dair; taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/294, K. 2025/202, 26 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2020/294
  4. Karar No : 2025/202
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 03/02/2020
  7. Karar Tarihi : 26/02/2025
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Deliller Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/294
Karar No
2025/202
Tarih
26 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/296 K.2025/97
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/297 K.2025/94
  • Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/310 K.2025/112
  • Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2020/314 K.2025/163
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/318 K.2025/184
  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/335 K.2025/125

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.