İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/318 K.2025/184

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2020/318Karar2025/184Tarih19 Şubat 2025Okuma17 dk · 3.433 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/318
Karar No
2025/184
Karar tarihi
19 Şubat 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.433 kelime·17 dk okuma·12 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2020/318

KARAR NO:2025/184

DAVA

Tazminat (Haksız Rekabetten Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 16/10/2018

TEVZİ TARİHİ: 05/02/2020

KARAR TARİHİ: 19/02/2025

Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

DAVA

Davacı vekili tarafından ibraz edilen dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ----- göre kurulmuş bir şirket olduğunu, ticaretini yapmış olduğu------ uygun üretimi yapılan ürünleri ilgili resmi kurumların tümünden gerekli izinler alınarak ithal etmekte ve satmakta olduğunu, müvekkilinin, ithal edip satmakta olduğu yüksek protein ve düşük kalorili özel gıda ürünlerinin en bilinçli şekilde tüketilmesini sağlamak adına bu ürünlerin sadece bir diyetisyen önerisi ile satışına imkan ve izin verdiğini, müvekkilinin insan sağlığını en ön planda tutmakta olduğunu, bu hususta sektörün öncülerinden olduğunu,

davalının ise -------- üzerinden bir yılı aşkın süredir muhtelif tarihlerde müvekkili şirket ve satmakta olduğu ürünler aleyhine sistematik bir şekilde müvekkil şirketin saygınlığını ve itibarını zedeleyici nitelikte hatta hakarete varan kötü niyetli paylaşımlarda bulunduğunu, ------- tarihli paylaşımda "malesef kişilerin kilo verme zaaflarından faydalananlar, onları en hızlı ve etkili yöntemin ----- diyeti ile olacağını söylüyorlar.

Ama bugün bu ------- olur, yarın ----- olur, başka zaman ----- tarihli paylaşımda "kaç kez uyardım sizleri şu ---- hakkında. Hiç şaşırmadım bu habere desem. Allah büyük.

Bir gün gelecek bu tip yanlış yapan, insanların sağlığı ile oynayan kişilerin ayaklarına dolanacak tüm yaptıkları." şeklinde paylaşımda bulunduğunu, 01/07/2018 tarihli paylaşımda, müvekkili şirketi ve diğer diyetisyenleri hedef alan ifadeler kullandığını, müvekkil şirket ürünlerini danışanlarının diyet planlarında uygulayan diyetisyenlere hakaret ettiğini, bu kişileri ve müvekkil şirketi insanların zaafları ile oynadığını iddia ederek ----ile suçladığını, müvekkili şirketin ürünlerini kullandıran diyetisyenleri hedef gösterdiğini, bunun gibi -----arihli paylaşımda müvekkili şirket ile akademisyen -----hedef aldığını,

05/07/2018 tarihli paylaşımda "bunların hepsi para tuzakları, kanmayın sakın.

Size söylüyorum ----- getirenler ticari bir kuruluştur ve sağlık ile alakaları yoktur. (...)" iddia etmiş, ------- tarihli paylaşımlarda yine müvekkilini manevi şahsına zarar verecek şekilde paylaşımlarda bulunduğunu, 03/11/2017 tarihli videosunda müvekkil şirket ürününün uyuşturucu madde olan kokaine benzetmekte ve kokainin zayıflatma özelliği olması sebebi ile müvekkil şirket ürünlerinin kokainden farklı olmadığı zemini yaratılmaya çalışıldığını, yine aynı amaçla ---------- tarihli videosunda aynı amacın güdüldüğünü ve müvekkil şirket ürünlerini tercih eden diyetisyenlerin gerizekalı olduğunu iddia ettiğini,

müvekkili şirketin ürünlerini karalamaya çalıştığını, davalı tarafından gerçekleştirilen ve uzun bir süreye yayılan yukarıda açıklanan eylemlerin müvekkil şirketin doğrudan ticari itibarını ve marka hakkını zedelemeyi hedeflediğini, müvekili şirketin ticari itibarını zedelemekle kalmamış, bir çok danışan, davalının bu haksız paylaşımlarına inanarak müvekkil şirketin ürünlerini kullanmaktan vazgeçtiğini, müvekkil şirketin ürünlerini diyet programlarında yer veren diyetisyenlerin de komisyon karşılığında ürünleri tercih ettikleri suçlaması ile sosyal medyada hedef haline getirildiğini,

davalının yapmış olduğu paylaşımlar ile müvekkili şirket ile müşterileri arasındaki ilişkiyi olumsuz yönde etkileyen, müvekkili şirketi müşterileri nezdinde yarattığı güveni sarsıcı dürüstlük kuralına aykırı davranışlarda bulunmak sureti ile kusurlu bir şekilde haksız rekabet yaratan eylemlerde bulunduğunu, davalının eleştiri sınırlarını aşan ve hakarete varan eylemleri ve yine TTK'nun 54 vd. Maddeleri uyarınca haksız rekabet teşkil eden eylemleri dolayısı ile fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 20.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın,

dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; iddiaların doğru olmadığını, davanın zamanaşımı, görev ve aktif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini, davacının hukuki ve maddi dayanağı olmayan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini, müvekkilinin paylaşımlarının yalan, yanlış beyan ve hakaret içermediğini, paylaşımlarda ürünleri satan diyetisyen ve doktorların eleştirildiğini, davacının ürünleri hakkında karalayıcı, yalan , yanlış hiç bir bilginin müvekkili tarafından paylaşılmadığını, TTK'nun 54.maddesindeki haksız rekabet sebebine dayalı tazminat talebi şartlarının bulunmadığını belirterek,

davacının hukuki ve maddi dayanağı olmayan maddi ve manevi tazminat taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili duruşmada da dilekçesini tekrar etmiştir.

SAFAHAT

Huzurdaki davanın öncelikli olarak-------- Esas sayılı dosyası nezdinde ikame edildiği, ancak davacı vekilinin ----- tarihli yazılı beyan dilekçesinde davanın sehven Ticaret Mahkemesinde açıldığını, bu nedenle görevli------ Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmesini talep ettiği, bu talep üzerine gönderme kararı verilerek, dosyanın ----- gönderildiği, ---- Karar sayılı dosyası üzerinden ----- tarihinde mahkemenin görevsizliğine ticaret mahkemelerinin görevli olduğuna yönelik karar tesis edildiği, verilen karara karşı davalı vekilince vekalet ücreti yönüyle istinaf başvurusunda bulunulduğu,

istinaf başvurunun ---- Karar sayılı ilamı ile esastan reddine karar verildiği, akabinde dosyanın mahkememize tevzii edilerek karar başlığında belirtilen esas numarasına kaydedildiği görülmüştür.

DELİLLER

-----kayıtları, Davalı hakkında ---- yazılan müzekkere cevapları, ---- sayılı dosyası, bilirkişi ek ve kök raporları.----- müzekkere cevabının, "...Bilgisayar kayıtlarımızın tetkikinde;----- vergi mükellefiyetinin olmadığı anlaşılmış olup, Dairemizin ---- vergi kimlik numaralı mükellefi olan ----- vergi kimlik numaralı mükellefi olan --------müdürü ve yönetim kurulu üyesi olduğu görülmüştür." şeklinde olduğu görülmüştür.

-----müzekkere cevabının, "...Bilgisayar kayıtlarımızın tetkikinde;----- mükellefiyetinin olmadığı anlaşılmış olup, dairemizin ----- vergi kimlik numaralı mükellefi olan ---- müdürü olduğu görülmüştür." şeklinde olduğu görülmüştür.-----sayılı dosyasının incelenmesinde; müştekinin dosyamız davacısı ----- sanığın dosyamız davalısı -------- tarihleri arası ve suçun 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanununa Muhalefet olduğu, yapılan yargılama neticesinde.

"Her ne kadar sanığın müşteki şirketin adı ile anılan ------- ürünleri ile alakalı ---------isimli instagram hesabından müşteki şirketin adı ile anılan diyet metoduna ve ürünlerine yönelik yaptığı paylaşımlarda "uyuşturucu satmaktan farkı yok", ---- içerdiklerini, sadece katkı maddeleriyle dolu,--- bunlarla kilo vermez ancak hasta olursunuz,...", yine başka bir paylaşımında müşteki şirketin satmış olduğu mercimek çorbasının emsallerinden on kat pahalı olduğunu, zayıflamak için İtalya'dan gelen ürünlere ihtiyaç olmadığını, "yüreğinde insan sevgisi olan diyetisyenler bu ürünleri satmazlar,---- mercimek çorbasını,

kültürümüzün vazgeçilmezini insanlara böyle kazıklamak da ne demek?----- artırıcı ve selülit giderici dedikleri içi katkı dolu ürünün acaba ne gibi bilimsel kaynağı vardır...", "...

Fakat ne kadar doğal da deseler bağırsak problemiyle karşı karşıyasınız aman diyeyim,...," şeklinde ve yine takipçilerinin ------ diyetinden yaşamış oldukları sorunları profilinde paylaşarak 6102 sayılı yasaya muhalefet suçunu işlediğinden bahisle cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de; sanık hakkında Türk Ticaret Kanunu’nun 62/1 maddesinde düzenlenen Haksız rekabet suçu yönünden Kamu davası açıldığı,

atılı suçun oluşabilmesi için sanığın da bir ticari faaliyet yürütmesi ve ticari faaliyetle ilgili hukuka aykırı bir şekilde haksız rekabet eyleminde bulunmasının gerektiği, bu haliyle sanığın mevcut eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmadığı hukuk mahkemelerinde tazminat davasına konu olabileceği tüm dosya kapsamından anlaşıldığından, CMK-223/2-a maddesi uyarınca sanığın atılı suçtan beraatine..." gerekçesi ile sanığın beraatine karar verildiği görülmüştür.SMMM, Beslenme ve Diyetetik Uzmanı ve Doktor bilirkişi tarafından düzenlenen 20/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle.

"Mali Müşavir Bilirkişi Değerlendirmesi :Davacı firma ------ yıllarına ait yasal olarak tutulması zorunlu olan fiziki ve elektronik defterlerine ait, tasdiklerin / beratların yasal süre içerisinde yapıldığı / oluşturulduğu, Davalı---- tarafından tarafıma gönderilen cevap mailinde; “davanın davalının şahsi----” paylaşımları nedeniyle şahsına açılmış bir dava olduğunu, davacı ile davalı arasında bu kapsamda herhangi bir ticari faaliyet olmadığını, dolayısıyla ---- yıllarına ait ticari defter bilgisinin olmadığının belirtilmiş olduğu”, Davacı ve davalı arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı,

dolayısıyla taraflar arasında cari hesap tutulmadığı,---- incelendiğinde, davalı -----çoğunluk hisselerine sahip olduğu, -----Ana sözleşmesindeki faaliyet konusunun davacı firma -----faaliyet konusuyla örtüştüğü alanların (gıda, diyet, beslenme destek maddeleri vs.) olduğu, Davacı firma ------- yılı sonunda zirve yaptığı, 2019 yılında ise Net Satışlarının bir önceki yıla göre ------ azalış gösterdiği, 2020 yılında ise Net Satışlarının bir önceki yılın altında kaldığı,

2018 yılı ile kıyaslandığında ise -1.933.000,56 TL (%14,69076) azalış gösterdiği,Beslenme ve Diyetetik Uzmanı Bilirkişi Değerlendirmesi :Davacı -------- tabi olduğu mevzuatlara uygun şekilde hareket ederek yasal sorumluluklarını yerine getirdiği, ürünlerinde kullanılan gıda katkı maddeleri de dahil olmak üzere tüm maddelerin, mevcut bilimsel veriler ışığında değerlendirildiğinde sağlık açısından riskli bir duruma sebep olmayacağı kanaatinin oluştuğu, Tıp Doktoru Bilirkişi Değerlendirmesi :

- Davalı------ yapmış olduğu sosyal medya paylaşımları vasıtasıyla haksız rekabet teşkil eden eylemlerde bulunduğu,

- Söz konusu sosyal medya paylaşımlarında yer alan iddiaların bilimsel gerçeklerle ve yetkili makamların yaptığı analizlerle, ithalat ve satış onaylarıyla çelişkili olduğu,

- Davacı ---- tabi olduğu mevzuata uygun şekilde ve sorumluluklarını eksiksiz yerine getirdiği,

- Davacı ------ ürünlerinde bulunan maddelerin, mevcut bilimsel bilgiler ışığında tüketici ve kamu sağlığı açısından risk doğurmadığı" tespit edilmiştir.SMMM, Beslenme ve Diyetetik Uzmanı ve Doktor bilirkişi tarafından düzenlenen 29/08/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle;

"Mali Müşavir Bilirkişi Değerlendirmesi :Kök raporda yapılan tespitlere ek olarak davacı tarafın net satış tutarlarının azalmasıyla ilgili davacı tarafın gelirlerinin azalmasında ki sebeplerin ne olduğunun çok kapsamlı bir konu olduğu------------davacı ve davalı tarafın hesaplama talepleri ile ilgili hususta dosyanın Ticaret Mevzuatından Kaynaklı Nitelikli Hesaplamalar Bilirkişisine tevdi edilmesi gerektiği,Tıp Doktoru Bilirkişi Değerlendirmesi :

- Davacı tarafından ithal edilerek piyasaya sunulan ürünlerle ilgili olarak; Davacı şirketin ilgili mevzuat hükümlerine uygun olarak sorumluluklarını yerine getirdiği,

- Ürünlerin gerek piyasaya sunulmadan önce, gerekse her ithalat aşamasında ----- tarafından analize tabi tutulduğu ve katkı maddeleri dahil olmak üzere, ürünlerin içeriklerinin ------ ilgili sair mevzuatta izin verilen limitlere uygun olduğu,

- Dava konusu sosyal medya paylaşımlarında yer alan iddiaların genel kabul görmüş bilimsel gerçeklerle ve yetkili makamların yaptığı analizlerle, ithalat ve satış onaylarıyla çelişkili olduğu,

- Davacı -----ürünlerinde bulunan maddelerin, mevcut bilimsel bilgiler ışığında tüketici ve kamu sağlığı açısından risk doğurmadığı" tespit edilmiştir.

Taraf vekillerinin talep ve itirazları üzerine alınan ve nitelikli hesaplama uzmanı bilirkişi tarafından düzenlenen 22/11/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; Davalı ------ davacı ile cari hesap yönünden bir ilişkisi olmadığı, Davacı firma ------döneminden başlayarak sırasıyla 2018, 2019 ve 2020 yılı satış tutarlarının detayının raporda tablo halinde belirtildiği, işbu tablolarda 2018 yılının baz yıl olarak alındığı, söz konusu satış tutarları tablosunda görüleceği üzere Net Satışların 2018 yılı sonunda zirve yaptığı, 2019 yılında ise Net Satışların bir önceki yıla göre -2.011.142,34 TL (%15,284645) azalış gösterdiği, 2020 yılında ise Net Satışların bir önceki yılın altında kaldığı, 2018 yılı ile kıyaslandığında da -1.933.000,56 TL (%14,69076) azalış gösterdiği tespit edilmiştir.

Davacı vekili tarafından dosyaya ibraz edilen 23/10/2023 tarihli dilekçe ile başlangıçta 20.000,-TL Maddi ve 20.000,-TL Manevi Tazminat talebi ile ikame edilen davanın 20/03/2023 tarihli bilirkişi raporunda yer alan veriler dikkate alınarak "..3.944.142,90 TL Maddi Tazminatın ve 20.000,00 TL Manevi Tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine,.." talebi ile ıslah edildiği görülmüştür. Davalı vekili tarafından ibraz edilen dilekçe ile ıslah talebi yönünden zamanaşımı itirazında bulunulmuştur.Mahkememizin 25/12/2023 tarihli celsesinde 6545 sayılı yasanın 45.maddesi ile değişik 5235 sayılı yasanın 5/2.maddesi uyarınca ıslah ile birlikte dosyaya miktar itibariyle heyetçe bakılması gerektiğinden dosyanın heyete tevdiine karar verildiği görülmüştür.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava; haksız rekabetin tespiti ve önlenmesi ile haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararın tazmini istemine ilişkindir. Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir.

Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir.Buna göre genel ilke belirlenirken haksız rekabetin varlığı için taraflar arasında rekabet ilişkisinin mevcudiyeti, failin yarar sağlamış olması,

failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması şartı aranmamıştır. Failin kusurlu olması ve haksız rekabete uğrayanın zarar görmüş olması, sadece haksız rekabet nedeniyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında rol oynamaktadır. Haksız rekabet sayılan bazı durumlar TTK'nın 55. maddesinde sayılmıştır.

TTK’nın 55/(1)-a-1 maddesinde “Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek” haksız rekabet olarak düzenlenmiştir.

Madde kapsamında kötülemeden bahsedilebilmesi için; ortada başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında sözlü, yazılı veya resimli şekilde bir açıklama bulunması, nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir.

TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini,

TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir."Yanlış açıklama, içeriği gerçekle bağdaşmayan, belirli bir vakıa veya olay ya da durum hakkında içeriği objektif olarak yanlış olan açıklamalardır.

Yanıltıcı beyan, mahiyeti, tarzı ve içeriği birlikte değerlendirildiğinde açıklamanın muhatabının hataya düşmesine sebep olabilecek, yanlış izlenim bırakabilecek açıklamalardır. ---------Gerçeğe uygun olmayan açıklamalar objektif olarak doğruluğu ve yanlışlığı tespit edilebilen açıklamalardır. Olaylar/olgular hakkındaki her türlü kötüleyici nitelikteki yanlış açıklamalar haksız rekabet olarak değerlendirilecektir. Açıklama gerçek ise bu durumda haksız rekabetten bahsedilemez.

Yanıltıcı açıklamadan kastedilen ise; açıklamanın takdim ediliş tarzının, seçilen sözcüklerin resimlerin veya yapılan karşılaştırmanın hedef kitlede veya kişilerde bıraktığı genel izlenim neticesinde açıklama konusunun olduğundan değişik ve olumsuz algılanmasıdır. ...

Somut olayın özelliklerine göre genel olarak toplumda ve özellikle hedef alınan muhatabın algılama seviyesi dikkate alındığında, gerçek dahi olsa teamülün kabul ettiği tolerans sınırının aşılması halinde açıklama, TTK’nin 55/(1)-a-1 maddesi gereğince haksız rekabet teşkil edecektir.

"Bir açıklamanın yanlış olup olmadığı tespit edilirken yegâne ölçüt gerçekle bağdaşıp bağdaşmadığı iken, yanıltıcı olup olmadığı veya gereksiz yere incitici olup olmadığı tespit edilirken kullanılacak ölçüt, açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabıdır.

Bir açıklamanın belirli kişi veya kişiler tarafından ne şekilde algılandığı değil, açıklamanın orta yetenekteki olağan muhatabının algılama şekli önemlidir"----Somut olayda; davacı şirket tarafından yüksek protein ve düşük kalorili özel gıda ürünlerinin satıldığı, davalı ... tarafından sosyal paylaşım sitesi olan -------- hesabı üzerinden muhtelif tarihlerde davacı şirket ve satmakta olduğu ürünler aleyhine paylaşımlarda bulunulduğu, bu paylaşımlara ilişkin delillerin dayanak ceza dosyası ve dosyamız kapsamında yer aldığı,

davacı tarafça davalının sosyal medyada davacı şirket aleyhine ileri sürdüğü beyanları nedeniyle birçok diyetisyenin davacı şirket ürünlerini diyet planlarında kullanmayacaklarını illetikleri, davalının davacı şirket ve ürünlerini hedef alan paylaşımları sebebiyle davacı şirket nezdinde maddi ve manevi zararların oluştuğu iddiasıyla huzurdaki davanın ikame edildiği görülmüştür.Dava konusu davalı tarafça gerçekleştirilen eylemlerin TTK m. 54-55-56 kapsamında haksız rekabet teşkil edip etmediğinin tespiti bakımından yapılan değerlendirmede;Davalı tarafın instagram hesabı üzerinden davacı aleyhine muhtelif tarihlerde "uyuşturucu satmaktan farkı

yok", ------ içerdiklerini, sadece katkı maddeleriyle dolu,..., bunlarla kilo vermez ancak hasta olursunuz,...", "yüreğinde insan sevgisi olan diyetisyenler bu ürünleri satmazlar,...", "... Hele hele mercimek çorbasını, kültürümüzün vazgeçilmezini insanlara böyle kazıklamak da ne demek?------14 ödem artırıcı ve selülit giderici dedikleri içi katkı dolu ürünün acaba ne gibi bilimsel kaynağı vardır...", "...

Fakat ne kadar doğal da deseler bağırsak problemiyle karşı karşıyasınız aman diyeyim,...," şeklinde ve yine bunlara benzer sair paylaşımlarla davacı şirket aleyhine iddilarda bulunulduğu, beslenme ve diyetetik uzmanı ile doktor bilirkişi tarafından yapılan tespitlerde davacı tarafından ithal edilerek piyasaya sunulan ürünlerin gerek piyasaya sunulmadan önce, gerekse her ithalat aşamasında ----- tarafından analize tabi tutulduğu ve katkı maddeleri dahil olmak üzere, ürünlerin içeriklerinin ------ mevzuatta izin verilen limitlere uygun olduğu,

dava konusu sosyal medya paylaşımlarında yer alan iddiaların genel kabul görmüş bilimsel gerçeklerle ve yetkili makamların yaptığı analizlerle, ithalat ve satış onaylarıyla çelişkili olduğu, davacı şirketin ürünlerinde bulunan maddelerin mevcut bilimsel bilgiler ışığında tüketici ve kamu sağlığı açısından risk doğurmadığının belirtildiği, bu haliyle davalı tarafça ileri sürülen iddiaların kötüleme niteliği taşıması,

yanlış ve muhatap kitleyi yanıltıcı beyanlar içermesi nedeniyle rekabet ortamını etkilemeye elverişli olduğu anlaşılmakla davalı tarafın dava konusu eylemlerinin haksız rekabet teşkil ettiğinin kabulü gerekmiştir.Her ne kadar ------- dosyasında davalı hakkında beraat kararı verilmiş ise de beraat kararının gerekçesinin "... atılı suçun oluşabilmesi için sanığın da bir ticari faaliyet yürütmesi ve ticari faaliyetle ilgili hukuka aykırı bir şekilde haksız rekabet eyleminde bulunmasının gerektiği,

bu haliyle sanığın mevcut eyleminin kanunda suç olarak tanımlanmadığı hukuk mahkemelerinde tazminat davasına konu olabileceği..." gerekçesine dayandırıldığı, buna göre davalı tarafça gerçekleştirilen eylemler ceza kanunları kapsamında suç teşkil etmemesi,

işbu eylemerin TTK kapsamında haksız rekabet olarak nitelendirilmesine engel teşkil etmeyecektir.Davalı tarafın haksız rekabet oluşturan eylemlerine bağlı olarak davacı tarafın ileri sürdüğü maddi ve manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesinde;"Türk hukuk sisteminde gerçek zarar ilkesi kabul edilmiş olup, gerçek zararını ispat edenin bu zararın tazminini talep edebileceği kural olarak benimsenmiş, ancak TBK'nın 50. maddesinde uğranılan zararın miktarı tam olarak ispat edilemediği takdirde,

hakimin olayların olağan akışına ve zarar görenin aldığı önlemleri göz önünde tutarak zararın miktarını hakkaniyete uygun olarak belirleyeceği düzenlenmiştir. Somut olayda davalının haksız rekabet eylemi nedeniyle, davacının uğradığı maddi zarar miktarının tespiti mümkün olmadığı gibi, davacının ticari defter kayıtları itibariyle de kazanç kaybına uğradığı tespit edilememiştir.

Davacının kazanç kaybı tespit edilmemiş olsa da, TBK'nın 50. maddesi hükmü doğrultusunda davacı lehine bir miktar maddi tazminata hükmedilmesi gerekmekte olup, mahkemece taleple bağlı kalınarak davacı yararına maddi tazminata hükmedilmesi yerindedir.-------

Somut olayda; mali müşavir bilirkişi ve nitelikli hesap uzmanı bilirkişi tarafından yapılan değerlendirmelerde davacı firma ---------net satışların 2018 yılı sonunda zirve yaptığı, 2019 yılında ise Net Satışların bir önceki yıla göre -2.011.142,34 TL (%15,284645) azalış gösterdiği, 2020 yılında ise net satışlarının bir önceki yılın altında kaldığı, 2018 yılı ile kıyaslandığında da -1.933.000,56 TL (%14,69076) azalış gösterdiğinin tespit edildiği görülmüştür.

Ceza dosyasının incelenmesinde suç tarihi olarak 01/07/2018 tarihinin belirlendiği, 16/10/2018 tarihinde huzurdaki davanın ikame edildiği ve 22/09/2019 tarihinde davalı aleyhine kamu davasının açıldığı görülmüştür. Davacı tarafın satışlarında 2019 yılında meydana gelen azalmanın tek başına davalının eylemlerine bağlanması mümkün değildir.

Zira ticari hayatın gereği olarak her ticari işletmenin satış yüzdelerinin yıllara göre her zaman artması ticari hayatın olağan akışına aykırı bir durum olmakla birlikte belirtilen süreçte tüm dünyayı özellikle ekonomik anlamda sarsan COVİD 19 salgının yaşanmış olması karşısında davacı tarafın uğradığını iddia ettiği maddi zararın yalnızca davalının eylemlerine bağlanması maddi zararın belirlenmesinden benimsenen gerçek zarar ilkesine aykırılık teşkil edecektir.

Bu nedenle TBK m. 50 kapsamında yer verilen düzenleme ve müstakar kararlar ışında yapılan değerlendirmede davacı tarafın 20.000,00 TL maddi tazminat talebinin yerinde olduğu sonuç ve kanaatine oybirliği ile varılmıştır.

Diğer yandan davalının dava konusu eylemleri davacı şirket tüzel kişiliğinin ticari itibarını da zedeleyecek nitelikte olduğundan, dava konusu eylemlerin içeriği, haksız rekabet eyleminin ağırlık derecesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile hakkaniyet kuralları gözetilerek, davacı yararına 20.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesine yine oybirliği ile karar verilmiştir.

Davacı tarafın ıslah ile ileri sürdüğü talepleri ile davalı tarafın zamanaşımına ilişkin itirazlarının değerlendirilmesinde;TTK m. 60; " 56 ncı maddede yazılı davalar, davaya hakkı olan tarafın bu hakların doğumunu öğrendiği günden itibaren bir yıl ve her hâlde bunların doğumundan itibaren üç yıl geçmekle zamanaşımına uğrar.

Şu kadar ki, haksız rekabet fiili aynı zamanda 26/9/2004 tarihli ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu gereğince daha uzun dava zamanaşımı süresine tabi olan cezayı gerektiren bir fiil niteliğinde ise, bu süre hukuk davaları için de geçerli olur."Her ne kadar mahkememizce 15/05/2024 tarihli duruşmada davalı tarafın zamanaşımına ilişkin itirazının reddine karar verilmiş ise de------ Esas sayılı dosyasında da açıkça karar bağlandığı üzere davalı tarafça gerçekleştirilen dava konusu eylemlerin TCK kapsamında suç teşkil etmemesi nedeniyle somut olay bakımından TTK m. 60 gereği bir yıl ve her halde üç yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği

sonuç ve kanaatine varılarak işbu ara karardan esas hükümle birlikte rücu edilmesine karar verilmiştir.

Huzurdaki davanın ---- tarihinde --- maddi ve --- manevi tazminat talebi ile ikame edildiği, ---- tarihli dilekçe ile "..3.944.142,90 TL Maddi Tazminatın ve 20.000,00 TL Manevi Tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte ödenmesine,.." talebi ile ıslah edildiği, bu haliyle ıslah edilen miktar bakımından davanın zamanaşımına uğradığı anlaşılmakla ıslah edilen kısım bakımından zamanaşımı nedeniyle davanın reddine oybirliği ile karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis olunmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-Islah edilmiş davanın kısmen kabulü ile;

İlk talebi konu maddi tazminat talebinin kabulü ile 20.000 TL maddi tazminatın 16/10/2018 dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

İlk talebe konu manevi tazminat talebinin kabulü ile 20.000 TL manevi tazminatın 16/10/2018 dava tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Islah talebine konu maddi tazminat talebi yönünden 15/05/2024 tarihli duruşmada alınan zaman aşımı itirazının reddine ilişkin ara karardan dönülmek suretiyle bu talep yönünden zaman aşımı itirazının kabulü ile bu talebi ilişkin ıslahın zaman aşımı nedeniyle reddine,

2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 2.732,40 TL karar ve ilam harcının baştan alınan 683,10 TL peşin harç ve 67.015,00 TL ıslah harcı toplamı olan 67.698,10 TL den mahsubuyla fazladan yatırıldığı anlaşılan 64.965,70 TL karar ve ilam harcının kararın kesinleşmesi ile birlikte davacı tarafa iadesine,

3-Davacı tarafından yatırılan 35,90 TL başvurma harcı ve 2.732,40 TL karar ve ilam harcı toplamı olan 2.768,30 TL nin HMK m. 323 ve 326 maddeleri uyarınca davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

4-Davacı tarafından harç dışında yargılama gideri olarak yapılan 7.320,80 TL nin kabul red oranına göre 74,24 TL lik kısmının HMK m. 323 ve 326 maddeleri uyarınca davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, bakiye kısmın davacı taraf üzerinden bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 3.159,00 TL nin red kabul oranına göre 3.126,96 TL lik kısmının HMK m. 323 ve 326 maddeleri uyarınca davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine, bakiye kısmın davalı taraf üzerinden bırakılmasına,

6-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebinin kabul edilen kısmı bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 20.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

7-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden maddi tazminat talebinin red edilen kısmı bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 10/4 ve 13/3 maddeleri uyarınca hesaplanan 20.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,

8-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden manevi tazminat talebi bakımından karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 10/4 ve 13/2 maddesi uyarınca hesaplanan 20.000,00 TL nispi vekalet ücretinın davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

9-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan gider avansının yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına,)

İlişkin olmak üzere taraf vekillerinin yüzlerine karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde---------Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. 19/02/2025

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/318, K. 2025/184, 19 Şubat 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No:2020/318
  4. Karar No:2025/184
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 16/10/2018
  7. Tevzi Tarihi: 05/02/2020
  8. Karar Tarihi: 19/02/2025
  9. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  10. Dava
  11. Cevap
  12. Safahat
  13. Deliller
  14. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  15. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/318
Karar No
2025/184
Tarih
19 Şubat 2025

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/335 K.2025/125
  • Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/347 K.2025/92
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/358 K.2025/86
  • Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/364 K.2025/123
  • İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/364 K.2025/149
  • İstanbul 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2020/384 K.2025/43

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.