KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/563
- Karar No
- 2024/493
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2024
Karar Metni
2.085 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/563
KARAR NO : 2024/493
DAVA
Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
DAVA TARİHİ : 03/04/2019
KARAR TARİHİ : 01/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle:
Davacının, dava değeri olarak 14.600,00 TL gösterdiğini. Davacının göstermiş olduğu harca esas
dava değerinin çok düşük olduğunu gerçek değeri yansıtmadığını, taşınmazın gerçek değerinin belirlenerek, bu değer üzerinden harcın tamamlattırılmasını talep ettiklerini. Kooperatif ile üye arasındaki doğan uyuşmazlıklarda yetkili ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu. Kooperatifler kanunu uyarınca huzurdaki davada görevli mahkemenin
----- Asliye Ticaret Mahkemeleri olduğunu. Mahkemeye görev yönünden itiraz
ettiklerini. Bu nedenle davanın şekil şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini Davacının taleplerini kabul etmemekle birlikte; davacının taleplerinin zaman aşımına uğramış olduğunu, davacının hak düşürücü süre içerisinde iş bu davaya ikame etmediğini. Hak düşürücü
süre yönünden davanın reddini talep ettiklerini. Zamanaşımı itirazının kabulü ile zamanaşımı nedeni ile davanın reddini talep ettiklerini Davacının , kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini, kooperatife karşı
parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ve borcu bulunan davacıya , usulü derecesinde 1.ve 2. İhtar çekilmiş olduğunu ve borcunu ödemeyen davacının 4.11.2001 tarih ve ---- no.lu kararla ihraç edildiğin, davacının kooperatife tekrar başvurarak borcunu ödeyeceğinin taahhüdünde bulunarak yeniden ortaklığa kabul edilmesini talep ettiğini ve 06.02.2002 tarihli dilekçe ile başvuruda
bulunduğunu, Davacı üyenin mağdur olmaması yönünde iyi niyetli davranan kooperatif yönetiminin 09.02.2002 tarih ve ----- no.lu kararla davacıyı tekrar üyeliğe kabul ettiğini davacının taahhüt etmiş olduğu borçlarını ödememiş olduğunu ve devam eden parasal yükümlülüklerini yine
yerine getirmediğini, Bu nedenle davacıya borcunu ödemesi için 1 ve 2 . ihtar çekildiğini ve borcunu ödemeyen davacının 17.07.2011 tarihli ve ----- sayılı kararla kooperatif ortaklığından çıkarıldığını. İlgili karar 10 gün içerisinde noter vasıtasıyla davacıya tebliğe çıktığını, kooperatif
üyeliği sona eren davacının tapu iptal ve tescil davası açma hakkının bulunmadığını. Bu nedenlerle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini , Yapı kooperatiflerinde, kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmeyen ortakların tapu iptal ve tescil isteme haklarının bulunmadığını davacının , kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini ve borçlarını ödemediğini, davacının keşide edilen
ihtarnamede belirtildiği üzere 30.09.2008 tarihi itibari ile 30.000,00 TL ana para ve 152.000,00 TL faizi olmak üzere toplam 182.047,00 TL borcu bulunduğunu , davacının bu tarihten sonra da ihraç edilen tarihe kadarki aidat ve sair borçlarını da ödemediğini. Davacının geçerli üyeliğinin
bulunduğunu var sayılsa dahi kooperatife karşı yüklü bir miktarda borcu bulunduğundan hükmüne tescil isteme hakkının bulunmadığını, bu nedenlerle davacının hükmen tescil talep etme şartları oluşmadığından davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Davacı yönünden hükmen tescil talep etme şartları oluşmadığından ve teslim edilecek bir gayrimenkul veya hak bulunmadığından, herhangi bir zararında oluştuğundan da
bahsedilemeyeceğinden davacının zarar ziyan talebinin de reddi gerektiğini.
Davacının hükmen tescil talep ettiği kısmın ifa imkansızlığı nedeniyle hükmen tescil edilme şartlarının bulunmadığını, aynen ifa için imkansızlık hali söz konusu olduğunu, davanın reddinin gerektiğini. Talep edilen reeskont faizinin de herhangi bir yasal dayanağı bulunmadığını , Davacının, ----- Noterliğinin 01.03.2019 tarihli ve ----- yevmiye no.lu ihtarnamesinin
müvekkiline tebliğ edildiğinden bahsettiğini. Müvekkili kooperatife bahsi geçen ihbarname tebliğ edilmediğini ve böyle bir ihbarnameden haberdar olmadıklarını Beyan etmiş ve; Davanın reddini ve yargılama gideri ile avukatlık ücretinin karşı tarafa yükletilmesini karar verilmesini
talep ve beyan etmiştir.Taraflara tebligat yapılarak taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
Davalı vekili cevap dilekçesi ile kooparatif ve üye arasındaki doğan uyuşmazlıklarda yetkili ve görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunu, davacının kooperatife karşı parasal yükümlülüklerini yerine gitermediğini, davacının toplamda 182,047-TL borcu bulunduğunu, davacı yönünden hükmen tescil talep etme şartları oluşmadığından ve teslim edilecek bir gayrimenkul veya hak bulunmadığını bu nedenle herhangi bir zarardan bahsedemeyeceğini, bu nedenle davanın reddine ve yargılama gideri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Teknik bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporu sonuç kısmında:
" I. Dava dosyasında ... 15.04.1995 tarih ve ---- sayılı karar ile ortaklığa kabul
edilmiş olduğu,Dava dosyasında ...Kooperatifler yasası 27 maddesi ve Anasözleşmesinin 14/2 maddesi uyarınca ortaklıktan çıkarılmasına Yönetimin Kurulunun 04.11.2001 tarih ve ---- karar sayısı ile karar verildiği,
2. Dava dosyasında ... kooperatife 06.02.2002 tarihinde tekrar başvurarak
09.02.2002 tarihinde ---- no.lu kararla tekrar kooperatif üyeliğine kabul edildiği,
Dava dosyasında ... 17.07.2011 tarihli ve -----sayılı kararla yeniden
ortaklıktan çıkarıldığı,
3. Dava dosyasında yer alan davacı ... ve Davalı ---- ve -----
Kooperatifi arasında düzenlenen senetlerin ödemelerinin dava dosyasında 130.000,00 TL ödediği tespit edilmiştir, 2002 yılında davacının tekrar üyeliğinde 8.719,50 TL ödediği,
4. -----Asliye Ticaret Mahkemesi kaleminde yapılan inceleme sonucundaki
davalı ...’nin 2013 yılına ait defter bilgileri tespit edilememiştir,
5. Kooperatif merkezinde yapılan incelemeler sonucunda davalı------Kooperatifi’nin 2014-2020 yılları arasına ait defterlerin incelendiği ve davacı ... ----- adına kayıtlara rastlanmadığı,
6. ----Ağır Ceza kaleminde yapılan inceleme sonucunda davalı---- Kooperatifi’nin 2000-2012 yılları arasındaki defterlerinin incelendiği ve davacı ...’in 2002 yılı sonunda 12.711,80 TL sermaye hisse payla kooperatife
ortak olduğu tespit edilmiştir.
7. Davacının davalıdan talep edebileceği asıl alacak bedelinin 138.719,50 TL, dava tarihine kadar işlemiş yasal faiz alacağının 111.678,70 TL hesap edildiği
8. Mevcutta davacıya ait herhangi bir taşınmaz bulunmadığından rayiç değer tespitinin yapılamadığı, davacının kooperatif üyeliği sona erdiğinden tapu iptali talebinde bulunmayacağı,
9. 1163 Sayılı Yasa’nın 17/2 maddesi uyarınca zamanaşımı itirazının kabulü ya da reddi değerlendirilmesinin mahkemeniz taktirinde bulunduğu,
" görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.Bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edildiği görüldü.
Bilirkişi ek raporu sonuç kısmında:
" 1- Davacının toplam asıl alacak bedelinin 138,72 TL(kök raporda hesaplanan)+ 2.756,60 TL(ek raporda hesaplanan)= 2.895,32 TL hesap edildiği,
2-Davacının dava tarihine kadar işlemiş toplam faiz alacağının 111.68 TL(kök raporda hesaplanan)+2.250,07 TL(ek raporda hesaplanan)= 2.361,74 TL hesap edildiği, " görüşünü bildirir ek rapor tanzim edilmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde özetle: " Asıl alacak ve faiz alacağımızın tahsili : 240.779,46 TL bedel için dava konumuzu ıslah ettiğimizden dolayı bedel artırım talebimizin kabulü ile davamızın 255.379,46 Tl bakımından davamızın kabulüne, dava dilekçemizde belirttiğimiz üzere dava ve ıslah tarihinden itibaren en yüksek reskont faiziyle birlikte, davalıdan tahsiline, Yargılama gideriyle ücreti vekaletin davalı tarafa tahmiline, Karar verilmesini " talep ve dava etmiştir.
DELİLLER
*Bilirkişi kök ve ek raporu, *Tüm dosya kapsamı ve müzekkere cevapları,
İNCELEME VE GEREKÇE
Huzurdaki davada ihtilaf,kooperatif üyesi davacının,kooperatif tarafından adına tahsis edilen bağımsız bölümün adına tesçilini talep edebilip edemeyeceği,tapu iptali şartlarının oluşmaması durumunda bedel talep edebilip edemeyeceği,edecekse miktarı konusunda toplanmaktadır
.1163 Sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 1. maddesinde Kooperatif; “Tüzel kişiliği haiz olmak üzere
ortaklarının belirli ekonomik menfaatlerini ve özellikle meslek veya geçimlerine ait ihtiyaçlarını işgücü ve parasal katkılarıyla karşılıklı yardım, dayanışma ve kefalet suretiyle sağlayıp korumak amacıyla gerçek ve
tüzel kişiler tarafından kurulan değişir ortaklı ve değişir sermayeli ortaklıklara kooperatif denir.” şeklinde tanımlanmıştır.
Kooperatiflerin yaygın kuruluş amaçlarından birisi de ortaklarının konut ihtiyaçlarının karşılanmasıdır. Bu ihtiyacı karşılamak için kurulan konut yapı kooperatifleri, Kanun'un 81. maddesine göre; ana sözleşmede
gösterilen işlerin tamamlanması ve ferdi mülkiyete geçilip konutların ortaklar adına tescil edilmesiyle amacına ulaşmış sayılır ve dağılırlar. Kooperatif ortaklarından her biri ortaklık amacı çerçevesinde borç ve
yükümlülük altına girerler. Kooperatifler kâr amacı gütmeyen kuruluşlardır.
Kooperatifler Kanunu'nun 23. maddesinde; “Ortaklar bu kanunun kabul ettiği esaslar dahilinde hak ve vecibelerde eşittirler” ifadesine yer verilmiştir. Bilindiği üzere, “eşitlik” kavramı mutlak ve nispi eşitlik olmak üzere ikiye ayrılır. Ortaklık statüsünden doğan objektif haklara sahip olma ve bunların korunmasını
isteme hakkı, mutlak eşitlik kapsamındaki haklara örnek gösterilebilecek iken, kooperatif ortaklığına bağlı olarak yararlanma ve maddi menfaat sağlamada ortağın eylemli katkısı ve özverisinin gözetilmesi ise nispi
eşitlik ilkesi gereğidir. Bu itibarla, ortaklıktan kaynaklanan borçlarını yerine getiren bir ortağın, eşit durumda bulunduğu, diğer ortaklara tanınan haklardan kendisinin de yararlandırılmasını istemeye hakkının bulunduğu tabiidir.
Kooperatif hukukunda geçerli olan ve öğretide “açık kapı” ilkesi olarak kabul edilen ilke uyarınca, kural olarak kooperatife girme ve çıkma konusunda ortaklara bir serbesti tanınmış ise de bu kural mutlak olarak
serbestlik anlamına da gelmemektedir. Zira açık kapı ilkesinin bir uzantısı olan “kooperatifin korunması ilkesi” uyarınca ortağın kooperatiften çıkışı kooperatife zarar vermemelidir. Bu ilke Kanun'da birtakım koruyucu hükümleri de beraberinde getirilmiştir. Örneğin; Kooperatifler Kanunu'nun 10. maddesi
uyarınca, çıkmanın Kooperatifin varlığını tehlikeye düşürmesi durumunda ayrılmak isteyen ortağın muhik bir tazminat ödemesine dair hükmün ana sözleşmeye konulabilmesine izin verilmiş; 11. maddesinde ise
çıkma hakkının kullanılmasının ana sözleşme ile en çok beş süreyle sınırlandırılabileceği kabul edilmiştir. Önemle vurgulanmalıdır ki, kooperatifin korunması ilkesi hiçbir şekilde ortağın kooperatiften çıkmasını
önleyemez ve kooperatiften ayrılmayı da haksız bir şekilde güçleştiremez (----- Nitekim, bir ortağın hiçbir suretle kooperatiften çıkamayacağına dair bağlamalar 11. madde uyarınca da hükümsüz kabul edilmiştir.
Kooperatif ortaklığından çıkarılma nedenleri ve esasları ise Kanun'un 16. maddesinde düzenlenmiştir. Kötü amaçlı olarak ortaklıktan çıkarılmaların önüne geçilmesi ve ortaklıktan ihraç kararlarının iptali üzerine
yeniden ortaklığa dönecek olan kişilerin menfaatlerinin korunması ve bu süreçte ortaya çıkabilecek mağduriyetlerin önlenmesi amacıyla son fıkrasında; “Haklarındaki çıkarma kararı kesinleşmeyen ortakların
yerine yeni ortak alınamaz. Bu kişilerin ortaklık hak ve yükümlülükleri, çıkarılma kararı kesinleşinceye
kadar devam eder.” düzenlemesi getirilmiştir. Madde uyarınca çıkan ortağın bu tarihe kadar parasal yükümlülüklerini yerine getirmesi gerekir ise de, bu hüküm esasen sonradan ihraç kararını iptal ettirerek yeniden ortaklığa dönen, diğer bir anlatımla ortaklık ilişkisi ile hak ve yükümlülükleri devam eden ortaklar
için geçerlidir. Ortaklıktan istifası ya da ihracı kesinleşen ve bu nedenle hak ve yükümlülükleri sona eren ortaklar için uygulanması söz konusu olamaz. Zira ortaklık ilişkisi sona eren ortakların, sona ermeden itibaren akçalı yükümlülükleri devam etmeyecektir.Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklarla hesaplaşma yani çıkma payının nasıl belirleneceği
ise Kooperatifler Kanunu'nun 17 ve yapı kooperatifi ana sözleşmesinin 15. Maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; kooperatiften ihraç edilen ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil ihracın kesinleştiği yılın bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra
bakiyesinin iadesini talep hakkına sahiptir. Bilançonun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra bu hak talep edilebilir.( 1163 S.lı Kooperatifler Kanunu MADDE 17 )Kooperatiflerde üyenin edimi, aidat borçlarını yerine getirmek; kooperatifin edimi ise aidatların tam
ödenmesi karşılığında kullanılmaya müsait bir bağımsız bölümün üyeye tahsis edilmesidir. Aidat ödemelerini tam yerine getirmeyen üyenin tapu talep etme hakkı yoktur. Ödenmeyen aidatların depo edilmesi marifetiyle de tapu iptalinin talep edilmesi mümkün değildir.Somut olayda davacı üyenin kooperatif aidat borçlarının bulunduğu, akabinde kooperatif yönetim kurulu
tarafından ihraç edildiği, daha sonra taraflarca uzlaşma sağlanarak davacının tekrar kooperatif üyeliğine kabul edildiği, aidat borçlarının ödenmemesi üzerine davacının 2.kez 05.08.2011 tarihinde üyelikten ihraç
edildiği ve ihraç kararının kesinleştiği anlaşılmaktadır. Kooperatiften çıkan veya çıkarılan ortaklarla hesaplaşma yani çıkma payının nasıl belirleneceği ise Kooperatifler Kanunu'nun 17 ve yapı kooperatifi ana sözleşmesinin 15. maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre; kooperatiften ihraç edilen ortak, ödemiş olduğu aidatın tamamını değil ihracın kesinleştiği yılın
bilançosuna göre hesaplanacak olan masraf hissesi düşüldükten sonra bakiyesinin iadesini talep hakkına sahiptir. Bilançonun genel kurulca kabulü suretiyle kesinleşmesinden itibaren bir ay geçtikten sonra bu
hak talep edilebilir.Mahkemeye konu edilen somut uyuşmazlıkta, davacı üyeye ne kadar masraf düştüğüne dair dosyada genel kurulca kabul edilmiş bir bilanço bulunmamaktadır.Bu durumda,davacının ödemiş olduğu ve mali
inceleme bölümünde tespiti yapılan 130.000,00 TL + 8.719,50 TL=138.719,50 TL alacağa ihraç kararının tebliğ tarihi olan 05.08.2011 tarihinden, dava tarihi olan 13.07.2020 tarihine kadar yasal faiz talep edebileceği değerlendirilmiş olduğu, dava dışı banka tarafından gönderilen cevapta davacının, hesaplanan ödeme haricinde 22.01.1999-01.04.2002 tarihi arasında toplamda 2.756.595,00 TL ödediği tespit edildiği,
Türkiye Cumhuriyeti Devletinin Para Birimi Hakkında Kanun 28/01/2004 tarihinde ---- yayımlandığı ve 95-96 yılları tarihlerinde paradan 6 sıfır atılması gerektiği anlaşılmakla davacının ödemiş olduğu bu bedele dava tarihine kadar işleyecek yasal faiz ve alacağın toplamı 2.895,32 TL asıl alacak ve 2.250,07 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.257,06 TL olduğu anlaşılmakla açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir.Eldeki dava da yapılan ıslahın maddi hatalı olduğuna dair talebin kabul edildiği ve ıslah dilekçesinin paradan 6 sıfır atılarak yapılan hesaplama sonucunda sunulan ıslah dilekçesi olarak esas
alınmıştır.
H ÜKÜM
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE
2-895,32-TL asıl alacak, ve 2.250,07-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 5.257,06-TL nin asıl alacağa dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,
3-Karar ve ilâm harcı olan 359,11-TL harcın peşin harç ve ıslah harcı toplamı olan 4.361,34-TL harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye kalan harcın davacıya iadesine,
4-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 5.257,06- TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
5-Davacı tarafından yapılan toplam 2.770,55- TL yargılama giderinden davanın kabul oranına göre belirlenen 997,60-TL ile davacı tarafça yapılan 359,11TL harç masrafının davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
6-Davalı tarafından yapılan 1000-TL yargılama giderinden davanın kabul-red oranına göre belirlenen 639,93- TL 'nin davacı taraftan tahsili ile davalı tarafa ödenmesine,
7-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve kabul oranına göre belirlenen 5.257,06- TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre ve red oranına göre belirlenen 9.342,94-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,Dair, davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde ---- Bölge Adliye Mahkemesi’ne İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usûlen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/563, K. 2024/493, 1 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama