İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/642 K.2024/525

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2020/642Karar2024/525Tarih10 Temmuz 2024Okuma15 dk · 2.906 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/642
Karar No
2024/525
Karar tarihi
10 Temmuz 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.906 kelime·15 dk okuma·6 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO

2020/642 Esas

KARAR NO: 2024/525

DAVA

Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ: 21/08/2020

KARAR TARİHİ: 10/07/2024

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ve davalıların---- şirketi olarak birlikte kurdukları ------ hissedarları olduğunu davalıların aynı zamanda şirketin temsile yetkili sorumlu müdürleri olduklarını, müvekkilinin şirket yönetiminden ayrılması sonrası, şirket zarar eden borçlarını ödemediği için aleyhine birçok icra takibi başlatılan ve bu takipler nedeniyle tüm mal varlığına haciz konulan bir duruma düştüğünü,

davalıların müştereken şirket müdürlüğünü yürüttükleri 2014 yılından bu zamana kadar geçen sürede birçok bankadan kredi kullanmak suretiyle şirketi borçlandırdıklarını, şirketin borçlarını ödemekten aciz hale gelmesi, şirket borçlarından dolayı şahsi mal varlığına hacizler konulması ve hak ettiği kar payının kendisine ödenmemesi üzerine müvekkilinin davalılardan şirket hesaplarını inceleme üzere defter ve kayıtlarının kendisine teslimini istediğini ancak bu talebin şirket yöneticisi olan davalılar tarafından reddedildiğini,

davalılar tarafından usulsüz bir şekilde kendilerinin veya yakın çevrelerinin şahsi hesaplarına paraların aktarıldığını haricen öğrendiğini, müvekkilinin şahsi kefalet sonucu aleyhine başlatılan icra takipleri nedeniyle mal varlığına konulan hacizlerden dolayı maddi ve manevi olarak mağdur olduğunu belirterek ------ Hesabına ödenecek bedelden şimdilik 5.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalılardan tahsiline,

şirket adına bankalardan kullanılan kredilere müvekkilinin vermiş olduğu şahsi kefaletler nedeniyle müvekkilinin uğradığı maddi zarar ile kendisine ödenmemiş olan kar paylarına karşılık şimdilik 5.000,00 TL tazminatın zararların oluştuğu tarihlerden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte müşterek ve müteselsilen davalılardan tahsiline, 300.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

müvekkiller ile davacının kardeş olduğunu, kendilerinin ---- ortakları olduğunu, 2014 yılına kadar şirket müdürlüğünü davacı ile müvekkili------ birlikte götürdüğünü, 2014 yılında diğer ortakların haberi olmaksızın davacı tarafından şirket adına ------kredi kullanıldığını ve bu kredinin şirket hesabından davacının imzası ile kendi şahsi hesabına aktarıldığını, bunu öğrenen müvekkillerinin genel kurul yaparak davacının imza yetkisini kaldırdıklarını, davacı ile müvekkillerinin sulh olduklarını 2014-2018 yılları arasında taraflar arasında herhangi bir problem çıkmadığını,

firmanın bankalardan kullandıkları bütün kredilere davacı ve müvekkilerinin birlikte onay vererek krediye kefil olduklarını, akaryakıt firmaları ile yapılan 4-5 yıllık sözleşmeler karşılığında bayrak parası adı altında yüklü miktarda ödeme alınmakta olduğunu, 2018 yılına kadar bayrak parası adı altında yüklü miktarda ödeme alınmakta olduğunu, 2018 yılına kadar firmanın bankalardan kredi kullanmakta olduğunu kullandığı bu kredilerle şirketin ayakta kaldığını, bayrak parası alamaması sebebi ile borçlarını ödeyemediğini ve ekonomik kriz yaşadığını,

borçların ödenebilmesi için iki yıl ödemesiz 30.000,00 TL kredi için davacının da imzaladığı protokolü imzaladıklarını, borçlardan dolayı halen istasyonun çalışmadığını, şirket yönetiminde ve hesaplarda herhangi bir usulsüzlük olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Dava, Tazminat (Şirket Yöneticilerinin Sorumluluğundan Kaynaklanan) davasına ilişkindir.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın.

Davalıların dava dışı ---------adına hangi çektiği krediler nedeniyle şirketi zarara uğrattığı, bu kredileri nasıl ve ne şekilde nereye kullandığına ilişkin iddiaların değerlendirilerek davalıların eylem ve işlemleriyle şirketi zarara uğratıp- uğratmadığının belirlenmesine, davalıların eylem ve işlemleri nedeniyle şirket borçlarından ötürü davacının hangi icra takiplerine maruz kaldığı, bu nedenle oluşan bir maddi zararının bulunup- bulunmadığının belirlenmesi,

davalının kefaleti nedeniyle oluşan zararlarının tespit ve bu zararlardan davalıların sorumlu olup -olmadığının tespiti ile dava tarihi itibariyle davalılardan kimden ve ne sebeple ne miktarda maddi tazminat talep edebileceğinin belirlenmesi, davalıların eylem ve işlemleri sonucu davacının kişiliğine ve manevi hayatına yönelik haksız bir saldırının bulunup -bulunmadığının belirlenmesi,

varsa tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre dava tarihi itibariyle davacının davalı yandan talep edebileceği manevi tazminatın belirlenmesi dava dışı şirkete kayyım atanması talebi koşullarının oluşup- oluşmadığı ve bu konuda mahkememizin görevli olup- olmadığının tespiti noktalarında toplandığı anlaşıldı.

Mahkememizin 28/09/2021 tarihli ara karar gereği uyuşmazlık noktalarında inceleme yapılmasına karar verilmiş olup, 23/05/2022 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Dava dışı şirketin incelemeye sunulan -------- dönemine ait kanuni defter kayıtlarına göre şirketin öteden beri kredi kullanan bir yapıda olduğu, sunulan belgelerden kredinin gerekli olarak mı kullanıldığı yoksa ihtiyaç olmadığı halde mi kredi kullanıldığı sorusunu cevaplayacak yeterli bilgi edinilmesinin mümkün olmadığı,

kullanılan kredilerin brüt satışlara oranına bakıldığında satışların % 20-30 kadar kısmının dış kaynaktan sağlanmış olması karşısında prensip olarak şirketin işletme sermayesi ihtiyacını dış kaynaktan sağlamakta olduğunun söylenebileceği, şirketin faaliyet gösterdiği sektörde kredi kullanımının normal olduğu, toplam kredi hacminin yıllar itibariyle düzenli olarak yükseldiği, işletme sermayesi ihtiyacını kredi kullanarak tamamlayan firmalarda tipik durumda satış tutarlarının artmasının kredi ihtiyacını da artırmasına karşın kredilerdeki artış oranları ile brüt satış hasılatı artış oranları arasında paralellik bulunmadığı,

kullanılan krediler ile kredilere ödenen faiz giderleri arasındaki benzerliğin zayıf olduğu, faiz giderlerindeki tutarsızlığın nedeninin ödemelerin ötelenmiş olarak yapılması ile son yıllarda kredilerin donmuş ve faizlerinin bile ödenemez hale getmiş olması ihtimali çerçevesinde değerlendirilebileceği, kullanılan krediler şirket hesaplarına geçtikten sonra kredi hesaplarından izlenemeyecek olup, yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda işlem hacimlerinin çok fazla olması nedeniyle bilgiler bilgisayar ortamında incelenmiş,

binlerce işlemden oluşan kayıtlar arasında defter kayıtlarının incelendiği 2016 yılı öncesine ait olanların her hangi bir karşılaştırmaya esas alınmasının mümkün olmadığı, 2016, 2017, 2018 ve 2019 yıllarına ait yılsonu hesap mutabakatlarının yapılmamış olduğu, hesap hareketlerinin muhasebe kayıtlarına yansıtılmadığı, davalı ------- hesapları ile şirket hesapları arasında çok fazla sayıda (yüzlerce) havale gidiş ve gelişleri bulunduğu, şirket ortaklarının şirket ile yapmış olduğu para ile temsil edilen her tür işlemin kayıtlara alınması gerektiği, şirket kayıtlarında ise 2016 ve 2017 yıllarında bu hususta herhangi bir kayıt bulunmadığı,

buna karşın aynı dönemlerde şirket cari hesaplarında ortaklara gönderilen (veya alınan) yüzlerce işlemin bulunduğu, yardımcı defter kayıtlarının birer örneği dosya içerisine alınmakla birlikte tek tek mutabakatların yapılabilmesinin bilirkişi kurulumuzun çalışma şartlarının üzerinde ve rapor kapsamına alınamayacak düzeyde fazla olduğu (cari hasap hareket cetvellerinde ------ ait renkli kalemle işaretlenmiştir), davalıların kendi adına yapılan işlemlerin kanuni defterlere kayıtlı olmamasının şirketi zarara uğratacağı, işlemlerin sorumlusunun 2014 yılından sonra şirket yetkilisi olan ------olduğu,

akaryakıt istasyonu işletmeciliğinin alış ve satış fiyatlarının önceden ve afişe olarak belirlenmesi, organize piyasa olması sebebiyle, genel işletme giderlerinin kar marjını silebileceği ölçüde küçük ölçekli olması haricinde faaliyet zararı oluşturmaması gerektiği, dava dışı --------netice hesaplarına göre Brüt Satış Zararı raporladığı, bunun satırı alınan ürünlerin alış fiyatının altında satılmış olması gibi bir durumu gösterdiği, ancak ürünün petrol ürünü olduğu dikkate alındığında izaha muhtaç bir durumun bulunduğu, brüt satış zararının bayrak parası ile izahının mümkün olmadığı, şirketin yönetilmesi zafiyetlerinin bulunduğu,

2018 ve 2019 yıllarında münhasıran mülkiyeti şirkete ait olan ticaret yerinde akaryakıt bayi işletmeciliği ile iştigal ederken zarar raporlamış olmasının şirketin kötü yönetilmiş olması sonucu olabileceği, şirketin zarara uğratılmasının ortağın da dolaylı zarara uğramasına yol açacağı, şirket banka hesaplarındaki işlemlerin tamamının kanuni defter kayıtlarına yansıtılmamış olması nedeniyle defter kayıtları üzerinden bir sonuç alınmasının mümkün olmadığı, banka hesap hareketlerinin ise muhtelif tutarlardan oluşan yüzlerce işlem olduğu,

şirket ortaklarının kişisel hesaplarına gidiş gelişler olduğu gibi diğer üçüncü şahıslar üzerinde de çok sayıda işlem bulunduğu, ödemelerin şirket borcu olup olmadığı hakkında bilirkişi kurulumuzun bir hüküm vermesinin imkânsız olduğu,

hesap hareket cetvelleri üzerinden listeleme yapılarak bir tutar tespitinin mümkün görünmediği..." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.Mahkememizin 05/10/2022 tarihli duruşma tutanağının 1 no'lu ara kararı uyarınca davalılar vekili tarafından sunulan ödeme belgeleri ile --------- gelen kayıtlar incelenerek 2014 öncesi döneme ilişkin şirket işleyişide dikkate alınarak yapılan itirazları karşılar mahiyette ek rapor düzenlenmesi için ayın bilirkişi heyetine tevdine karar verilmiş olup, 04/04/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Kök rapordaki tespitlerimize ilave edilebilecek bir görüşün oluşmadığı yönünde mutabık olunduğu,

kanaatine varılarak..." şeklinde rapor düzenlendiği görülmüştür.Mahkememizin 12/07/2023 tarihli duruşma tutanağının 1 no'lu ara kararı uyarınca alınan bilirkişi raporlarında hesaplama yapılamadığı görülmekle davacının talebinin kabulü ile dosyanın 1 yeminli mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek davacının da yönetici olduğu dönemde dahil edilerek şirket yöneticileri tarafından kullanılan kredilerin nasıl harcandığı, yapılan harcama yöntemleri, bu harcama yöntemlerin- den dolayı şirketin ve davacının zarara uğrayıp uğramadığı, ayrıca şirketin faal olup olmadığı, faal değilse ne zaman faaliyetinin durduğu,

davacının kullanılan kredilere olan kefaletinden dolayı herhangi bir zararın oluşup oluşmadığı, bu zararın oluşmasında davacı şirket yöneticilerinin ihmal veya kasıtlı işlem ve kararlarının etkili olup olmadığı hususlarında rapor düzenlemesine karar verilmiş olup, 15/04/2024 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Dosya içerisinde bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi ve yukarıda yapılan tespitler ve yürürlükteki mevzuat hükümleri çerçevesinde yapılan değerlendirmeler sonucunda.

Dava Dışı Şirketin--------------rapor içinde detayları verilen 8 (sekiz) ayrı bankadan olmak üzere, 2014-2020 yılları arasında Toplam: 37.139.146,86 TL tutarında kredi kullanılmış olduğunun tespit edildiği ve kredi kullanılan bankalar temelinde aşağıya çıkarıldığı,

------: 918.500,00 TL, ---------- 2.641.500,00 TL, ---------: 3.754.500,00 TL, ------: 5.888.957,12 TL-------- 2.191.637,20 TL, ------------: 1.060.390,00 TL, --------- 19.783.665,54 TL, -------------- 900.000,00 TL, söz konusu bankalardan alınan krediler toplamına ilave olarak şirketin,------------- tesisinden bayrak parası altında yaklaşık 5 Milyon TL ve ------- 3 Milyon TL aldığı ve toplamda şirkete 8 Milyon TL tutarında ilave kaynak girişinin sağlandığı ve bu kaynak girişleriyle birlikte toplam olarak şirketin 45 Milyon TL'nin üzerinde bir kaynak sağladığının dosyadaki bilgi ve belgelerden tespit edildiği, yukarıdaki tespitlerden sonra,

davacının da yönetici olarak yer aldığı 2014 yılı da dâhil olmak üzere, şirket yöneticileri tarafından kullanılan kredilerin nasıl harcandıkları konusunun incelenmesiyle ilgili, hangi ortağın kendi hesabına ne kadar para aktardığının dosya evrakı üzerinden tespitiyle ilgili aşağıdaki sonuçlara ulaşıldığı,

-----------------, yönetici olduğu dönem de dâhil olmak üzere, söz konusu bankalardan kendi hesabına yapmış olduğu aktarmaların toplam tutarının: 1.179.645 TL olarak hesaplandığı,------------------ yönetici olduğu dönem de dâhil olmak üzere, söz konusu bankalardan kendi hesabına yapmış olduğu aktarmaların toplam tutarının: 6.083.819 TL olarak hesaplandığı, -----------------yönetici olduğu dönem de dâhil olmak üzere, kendi hesabına yapmış olduğu aktarmaların toplam tutarı: 7.018.275 TL olarak hesaplandığı ve bu rakama ulaşmada detayların yukarıda verilmiş olduğu,

davacının da Yönetici Olduğu Dönemde, Şirket Yöneticileri Tarafından Kullanılan Kredilerin Nasıl Harcandıklarıyla İlgili: alınan kredilere ait harcama yöntemlerinin esas itibariyle aşağıdaki gibi tespit edildiği ve bunların.

Genel Amaçlı Ödemeler: Şirket personeline ait maaş ödemeleri, genel giderlere ait ödemeler, şirketin mal (akaryakıt) alışlarına ait ödemeler vb. Gibi Kredi Geri Ödemeleri: Alınan kredilerin faiz ve anapara taksitlerin kapatmaları, banka komisyonları ödemeleri vb. Gibi çek Ödemeleri Dâhil Ticari ve Diğer Borç Ödemeleri kredi Kartları Ödemeleri: Şirket veya kişisel kredi kartlarının şirket hesaplarından ödettirilmesi, yönetici Ortakların Kendi Hesaplarına Yaptığı Para Aktarmaları, şekillerinde harcandıklarının tespit ve kanaatine ulaşıldığı, şirket için alınan kredilerin bir kısmının şirket amaçlarına dönük harcanması söz konusu olsa bile,

ortakların bu kaynakları kendi hesaplarına aktararak, şahsi amaçları için de kullanmalarının mümkün olabileceği, ancak aktarılan paraların ortakların hesaplarına geçtikten sonra, bunların akıbetlerinin tespitinin nerdeyse hiç mümkün olamadıkları ve aktarılan tutarların tamamen kayıt dışı kalmakta oldukları, bu Harcama Yöntemlerinden Dolayı Şirketin ve Davacının Zarara Uğrayıp Uğramadığıyla İlgili: Şirket Açısından: Dava dışı şirket --------------- dosyaya sunulan 2016-2019 yıllarına ait ----------------- zarara uğrayıp uğramadığının tespiti açısından incelemeye tabi tutulduğu,

yapılan incelemelere göre şirketin son yıllarda önemli ölçülerde zarar ettiğinin tespit edildiği, yapılan analitik çalışma incelemeler sonucunda elde edilen sonuçlara göre, şirketin özellikle 2017 yılından sonra kullanmış olduğu banka kredilerinde iki katına varan artışların görüldüğü, buna paralel olarak finansman (faiz) giderlerinde de % 2000'e (20 kata yakın) varan artışların görüldüğü, 2018 ve 2019 yıllarında ise şirketin daha brüt kârlılık aşamasında iken, kâr etmek yerine daha işin hemen başında zarar eder hale dönüştüğünün görüldüğü,

mali tabloları okuyup anlayabilenlerce şirketin iyi yönetilemediği kanaatine yol açabileceği, şirketin borçluluk durumu dikkate alındığında ise, şirketin “Borca Batık” bir şirket haline geldiği ve 2019 yılına gelindiğinde ise, sırf bu nedenle şirketin hiçbir bankadan kredi temin edemediği ve yabancı kaynakların sıfır bakiye vermesinden durumun anlaşıldığı,

netice itibariyle, şirket ortaklarının harcama yöntemleri açısından olaya bakıldığında, 2014 yılından sonra yönetimi devralan şirket yönetici ortaklarının şirketi zor durumda bırakarak şirkete zarar verdikleri ve bunu da sık olarak yaptıkları kendi hesaplarına para aktarmaları yoluyla yapmış olduklarının ortaya çıkan inceleme sonuçlarından tespit edildiği,

davacı şirket ortağının zarara uğrayıp uğramadığı açısından: Şirket için alınan kredilerin, davalı ortaklarca kendi hesaplarına aktarılmak suretiyle harcanması yoluna gidilmesinin şirketin işletme sermayesine olan ihtiyacını artırdığı ve bunun sonucu olarak da şirketçe yeni kredi arayışlarına gidildiği ve bu durumun bir kısır döngü olarak tekrar edilegeldiği,

alınan krediler için ödenen faiz yüklerinin de giderek artmasının şirketin borçlarını ödeyebilme gücünün azalmasına yol açtığı gibi, şirket kârlılığının da giderek azalmasına yol açtığı, doğal olarak bu durum, davacı konumundaki diğer ortağın şirketten kâr payı almasına engel oluşturarak kâr payı alamama gibi davacı ortak aleyhine olan bir durumun ortaya çıkmasına neden olduğu,

bu durumun şirketin mali tablolarından da görülebileceği, netice itibariyle, davacı ortağın, ilk iki yıldan sonra karlılığın zarar dönüşmesi nedeniyle, ilgili dönemlerde yönetimde bulunan davalı ortaklarca, kendisinin zarara uğratılmış olduğu ve bunun da şirket kayıtlarından anlaşılmakta olduğu, ancak davacı ortağın bu zararının ne kadar olacağının tespitinin ise, bu konuda elde kesin veya net verilerin olmaması dolayısıyla tam olarak kestirilemediği, Şirketin Faal Olup Olmadığı,

Faal Değilse Ne Zaman Faal Hakkındaki İncelemeler: Dava dışı şirketin ---------------- bağlı bulunduğu --------- incelendiğinde,---------------- akaryakıt istasyonu açılışı kararının tescilinin bulunduğu ancak bundan başka -------- yayınlanmış herhangi bir şirket kararının olmadığının tespit edildiği, dolayısıyla ------- ticaret sicil kayıtlarından dava dışı şirket olan --------- tasfiyesine veya faaliyetlerine son verdiğine dair herhangi bir karar metnine ulaşılamadığından; resmi sicil kayıtları üzerinden; (i) söz konusu şirketin faaliyetine devam etmediği ya da faal olup olmadığı,

(ii) faal değilse, ne zaman faaliyetini durdurduğuna dair bilgilere ulaşılamadığı, ancak durum böyle olsa da --------- tutanağında, “... adreste yer alan------ ofisinin faaliyette olmadığı tespit edildi...” şeklinde şirketin faal olmadığına dair bir ifadenin yer aldığının tespit edildiğinden, şirketin bu tarihten itibaren (15.11.2019) faal olmadığı ve faaliyetine devam etmediği sonucuna varıldığı,

davacının kullanılan kredilere olan kefaletinden dolayı herhangi bir zararın oluşup oluşmadığı hakkındaki incelemede, davacı ortağın ------------ kendisinin de yönetici olduğu yıl olan 2014 yılı da dahil, 2014 ve 2015 yıllarında şirket adına alınan kredilerin neredeyse tamamı için kefalette bulunduğunun tespit edildiği, ancak 2018 yılına kadar devam eden diğer kredi sözleşmelerinde ise, davacı ortağın daha az sayıda alınan kredilere kefil olduğunun tespit edildiği, davacı ortağın kullanılan kredilere olan kefaletinden dolayı herhangi bir zararın oluşup oluşmadığıyla ilgili olarak yapılan inceleme sonuçlarına göre ise;

davacı ortağın şirketin alıp da ödeyemediği banka kredi borçları ile alınan söz konusu kredilere şahsi kefaletinin de bulunmasından dolayı şahsen büyük zararlara uğramış olduğunun, gerek şirketin mal varlıklarının elden çıkarılması ve gerekse kendi şahsi mal varlığına gelen hacizler ve akabinde satış işlemleri sürecinde oluşan zararlar dolayısıyla oldukça mağdur olduğunun, davacı vekilinin dosyaya sunduğu beyanlardan anlaşılmakta olduğu, bu gibi durumlara örnek olarak.

Davacının, şirket malvarlığına gelen icra takipleri ve hacizler dolayısıyla şirket varlıklarının satışa konu edilerek elden çıkarılması sonucunda oluşan zararlardan, şirket ortağı olarak diğer ortaklarla birlikte bu durumdan oldukça etkilenerek zarar ederek mağdur duruma düştüğü ve bu söz konusu zararın ise, şirket aktifindeki akaryakıt istasyonun satışından ortak olarak kendi payına düşen zarar şeklinde gerçekleştiği, davacı ortağın ----------- şirket adına kullanılan kredilere olan kefaleti nedeniyle,

gerek ortak olarak ve gerekse ortağı bulunduğu şirketin mal varlığının elden çıkarılmasından dolayı ve gerekse de kendi şahsi mal varlığına gelen hacizler sonucunda mal varlığının eksilmesinden dolayı, kendi aleyhine önemli zararlar oluştuğu ve bu zararlar dolayısıyla da oldukça mağdur olduğu, davacı vekilinin dosyaya sunulan beyanları ile bu konuyla ilgili dosyaya delil olarak sunulan birtakım belgelerden (icra takip dosyalarından) anlaşılabilir olduğu..." şeklinde rapor düzenlendiği, raporların dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür.Bilirkişi raporlarında şirketin davalılarca kötü yönetildiği,

şirketin özellikle ortakların şirket paralarını kişisel hesaplarına aktarmaları ve bu paranın nasıl harcandığının tespit edilememesi nedeniyle hem şirketin, hem de davacının kişisel olarak zarara uğratıldığının tespit edildiği, bu tespitlerin dosya kapsamına uygun olduğu, davacı vekilinin 10.06.2024 tarihli değer artırım dilekçesi verdiği,

bu dilekçede davacının uğradığı zararlara ilişkin talebini 4.000.000,00 TL'ye yükselttiği, bilirkişi raporlarına göre her ne kadar davacınında kişisel zararının bulunduğu belirtilmişse de, davacının zarar miktarı tespit edilemediği gibi, dosya kapsamına göre davacınında şirket hesabından şahsi hesabı için para kullandığı ve diğer ortaklarında zarar ettikleri, bu nedenle öncelikli olarak TTK 555 maddesi gereğince, şirketin bilirkişi raporunda belirlenmiş zararının giderilmesi gerektiği, raporda davalılardan ------ hesabına yapılan aktarmalarla ilgili olarak--------, yönetici olduğu dönem de dâhil olmak üzere,

söz konusu bankalardan kendi hesabına yapmış olduğu aktarmaların toplam tutarının 6.083.819 TL olarak hesaplandığı, ------ hesabına yapılan aktarmalarla ilgili olarak ortak ---------, yönetici olduğu dönem de dâhil olmak üzere, kendi hesabına yapmış olduğu aktarmaların toplam tutarı 7.018.275 TL olarak hesaplandığı, bu tutarların şirket zararı olarak değerlendirilmesi gerektiği, davacının dava dilekçesinde şirket zararının şirkete ödenmesine yönelik talebinin 5.000,00 TL olduğu, bu miktarın davacı tarafça artırılmadığı, bu durumda, davacının dolaysız zararının miktarının tespit edilememesi, tarafların kardeş olması,

davacının 2014 yılından önce şirketin müdürü olması ve genel olarak şirketin aynı şekilde yönetilmesi, sonrasında alınan kredilerde davacı dahil tüm ortakların kefil olmaları birlikte değerlendirildiğinde davanın kısmen kabulüyle, şirketin uğradığı zararın şirkete ödenmesi talebinin kabulüne, davacının TTK 553 maddesinde tanımlanan kişisel zararına ilişkin talebin ise kanıtlanamaması nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1-Davanın KISMEN KABULÜYLE,

-5.000 TL nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiliyle uğradığı zarardan dolayı dava dışı ----------ödenmesine,

-Şartları oluşmayan manevi tazminat talebiyle kişisel zarara ilişkin talebin kanıtlanamaması nedeniyle REDDİNE,

2-Alınması gereken 341,55 TL harcın, 5.294,03 TL peşin harç ve 68.225,00 TL ıslah harcından mahsubu ile artan 73.177,48 TL harcın talep halinde davacıya iadesine,

3-Maddi tazminat talebi yönünden; Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

4-Maddi tazminat talebi yönünden; Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 330.850,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,

5-Davacı tarafça yatırılan 5.294,03 TL peşin harç ve 68.225,00 TL ıslah harcı ve 16.318,60-TL bilirkişi, posta, tebligat gideri olmak üzere toplam 89.837,63-TL yargılama giderinden, %0,12 kabul - %99,88 ret oranına göre hesaplanan 104,46 TL'nin davalılardan alınarak davacıya ödenmesine,

6-Davalılar tarafından yatırılan 4.500,00 TL yargılama giderinin %0,12 kabul - %99,88 ret oranına göre hesaplanan 4.494,77 TL'nin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,

7-Manevi tazminat talebi yönünden; Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT'ye göre takdir olunan 47.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara ödenmesine,

8-Taraflarca yatırılan gider avansından kullanılmayan kısmın kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde taraflara iadesine,

9-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ---- bütçesinden ödenen 1,53 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan, 1.318,47 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Dair; Taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde----------Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.10/07/2024

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/642, K. 2024/525, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No
  4. Karar No: 2024/525
  5. Dava
  6. Dava Tarihi: 21/08/2020
  7. Karar Tarihi: 10/07/2024
  8. Delillerin Değerlendirilmesi Ve Gerekçe
  9. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/642
Karar No
2024/525
Tarih
10 Temmuz 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/642 K.2024/569
  • İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/661 K.2024/578
  • Ankara Batı Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/671 K.2024/765
  • İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/674 K.2024/634
  • İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/675 K.2024/580
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/675 K.2024/559

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.