KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/924
- Karar No
- 2025/437
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2025
Karar Metni
1.796 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/924
KARAR NO : 2025/437
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/12/2020
KARAR TARİHİ : 20/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
13.09.2018 tarihinde, ---- İli , ----- İlçesi, ---- köyü , ----- Mahalle yolunda meydana gelen yaralamalı trafik kazasında, şöför -----sevk ve idaresinde bulunan ve malikinin ----- olduğunu sonradan öğrendikleri ----- plakalı üzüm yüklü kamyon ile kontrolü kaybederek , kamyonun yolun dışına çıkarak devrilmesi neticesinde meydana gelen trafik kazasında davacının kamyonun ön tarafında oturmakla devrilmenin etkisiyle çeşitli zedelenme ve yaralanmalara maruz kaldığını, sağ omzunun üzerine düştüğünü , omuz kısmındaki kemiklerinde kalıcı hasar meydana geldiğini,
Kaza mahallinde tutulan 13.09.2018 tarih ve ----kaza sayılı Trafik Kazası Tespit Tutanağı’nda kazanın, kontrolünü kaybeden sürücü ------ sevk ve idaresindeki kamyonun, yol kenarına devrilmesi sonucunda meydana geldiğinin tespit edildiğini ve davacıya herhangi bir kusur atfedilmediğini, meydana gelen kazada davacının kusuru bulunmadığının sabit olduğunu, kazaya karışan aracın sigortacısı davalı sigorta şirketinin, araç sürücüsü olarak davalı ----- davacıyı işçi olarak temin eden iş sahibi tüccar -----,
araç sahibi ------ve davacıyı işçi olarak temin eden ve tüccar ile aracılık eden kişi olarak ----- söz konusu kazada gerek kusurlu ve gerekse de sorumlulukları olduğunun açık olduğunu, bu nedenle meydana gelen maddi zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını, kaza neticesinde ----- Ağır Ceza Mahkemesi'nce ----.
Sayılı dosyada yapılan yargılama neticesinde , davalı şahısların sorumlu oldukları gerekçesiyle cezalandırılmalarına da karar verildiğini,davacının kaza yerinde kendi acılarıyla birlikte , aynı kazada vefat eden iki şahsın başında saatlerce beklemesi neticesinde de davacının psikolojik olarak aşırı derecede yıprandığını, Bu kazadan sonra , yukarıda anlatılan durumlar neticesinde uyuşturucu ve alkol kullanmaya başladığını ve hatta yakalandığını,-----Asliye Ceza Mahkemesi'nin -----Sayılı dosyasında yargılanarak ceza aldığını, davacının buradaki ifadesinde de neden uyuşturucu kullanmaya başladığını da açıkça anlattığını,
kazadan sonra davacının omzunda oluşan çatlaklar nedeniyle halen ağrıları devam ettiğini, işbu kaza neticesinde davacının geçici iş göremezlik ve maluliyetten doğan sürekli iş gücü kaybına istinaden maddi tazminatı doğduğunu, davacının kazaya karışan kamyonda bulunma nedeni açıklamadan da anlaşılacağı üzere üzüm işçiliği olup, davacının gerek o dönemde ve gerekse de halen tarım işçisi olduğunu, yaptığı işin gereği günlük takribi 150 TL yevmiye ile çalıştığını, tarım işçiliği yapmadığı dönemlerde ise yine yaklaşık aynı yevmiye ile pazarlarda çalıştığını ileri sürerek,
geçici ve sürekli iş göremezlik (sürekli maluliyet) tazminatı olarak hesaplanacak maddi tazminat tutarı için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen kaza tarihinden itibaren (haksız fiillerde haksız fiil tarihinden itibaren faiz işletileceğinden) işleyecek avans faizi ile birlikte tahsili ile davacıya ödenmesine, davacının söz konusu kazadan dolayı duyduğu elem ve acılar nedeniyle 30.000 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şahıslardan alınarak (Sigorta şirketi hariç olmak üzere) davacıya ödenmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, ------plakalı kazaya karışan aracın davacı şirkete 27.08.2018–27.08.2019 tarihleri arasında geçerli olmak üzere----- numaralı Karayolu Zorunlu Mali Mesuliyet Poliçesi ile sigortalıd olduğunu, İşbu poliçeden dolayı sorumluluklarının sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda şahıs başına azami 360.000 TL ile sınırlı olup poliçe limitini bildirmelerinin davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, huzurdaki başvurunun “dava şartı eksikliği” sebebiyle usulden reddi gerektiğini,
meydana gelen kaza nedeniyle geçici iş göremezlik tazminatından davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle. Davanın haksız olup, yetkisiz Mahkemede açıldığını, ceza yargılamasının halen devam edip derdest olduğunu, bu dosyanın kesinleşmesinin beklenilmesini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, davacının bu olaydan dolayı haksız fiil sorumluluğu olduğu kabul edilse bile,
dava dilekçesinde istenen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, bilindiği üzere manevi tazminatın bir zenginleşme aracı olmadığını, mahkemelerin manevi tazminat hakkında karar verirken tarafların sosyal durumunu dikkate almaları gerektiğini, dava dilekçesi ile talep edilen manevi tazminat miktarının çok yüksek olduğu ve reddine karar verilmesi gerektiğinin anlaşılacağını, davacının bu olay nedeniyle uyuşturucu madde kullanmaya başladığına yönelik iddianın hukuk düzeni tarafından kabul görmesinin mümkün olmadığını, davacının çevresinde zaten geçmişten beri bu tür zararlı maddeler kullanan birisi olarak bilindiğini,
uyuşturucuya başlamasının kaza olayı ile ilgisi bulunmadığını davacının işsiz olduğunu, İş bulursa arada sırada çalışan birisi olduğunu, düzenli bir geliri alan ve düzenli bir hayata sahip birisi de olmadığını, bu kaza olayı nedeniyle herhangi bir maluliyeti de söz konusu olmadığını, bu hususun dava sırasında alınacak raporlar neticesinde ortaya çıkacağını, kalıcı maluliyet bir yana, davacının, kazada hafif şekilde yaralandığı için geçici iş göremezlik zararına da uğramadığını, kamu davasının sonucunun beklenmesine,
davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- tarafından davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Haksız Fiilden Kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Hasar dosyası, Sed araştırmaları, SGK kayıtları, trafik tescil kayıtları, ceza dosyası kayıtları celp edilmiştir.Mahkememiz ön inceleme duruşması ara kararı ile Kusur durum ve oranının tespiti yönünden dosya ----- ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, ATK tarafından tanzim edilen raporda özetle;''...A) Davalı sürücü ------ %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, B) Kazaya karışan kamyonu kullanmak üzere davalı sürücü idaresine vermekle sorumlu kişi ya da kişilerin %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
Kaza tarihi de dikkate alınarak davacının maluliyet durum ve oranının tespiti bakımından rapor tanzim edilmek üzere dosya ------ ATK'na gönderilmiş, tanzim edilen raporda özetle;''...1. Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, 2. İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1 (bir) haftaya kadar uzayabileceği...'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden Mahkememize sunmuş olduğu 22/05/2024 tarihli dilekçesi ile özetle ;Daha önce talepleri ile belirtilen 500 TL'lik geçici iş göremezlik ile ilgili taleplerini 1.722,23 TL daha arttırarak toplam 2.222,23 TL'ye yükselttiklerini beyan ederek taleplerinin kabulü ile bu miktarın davalı sigorta şirketi hariç olmak üzere davalılardan müştereken ve müteselsilen faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, sunulu dilekçe davalılara tebliğ edilmiştir.
Mahkememiz 20/05/2025 tarihli celsesinde davalılar ------- yönünden davanın ayrı bir esasa kaydedilmesine karar verilmiştir.
İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde; Huzurdaki dava, 13/09/2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile davacı nezdinde geçici ve sürekli maluliyet yönünden maddi ve manevi zarar meydana geldiği iddiasına dayalı tazminat davasıdır.
Davalılar tarafından her ne kadar Mahkememiz yetkisine itiraz edildiği görülmüş ise de; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 110. maddesinden sigortacının merkez veya şubesinin bulunduğu yer mahkemesinde dava açılabileceği, davalı sigorta şirketinin dava tarihinde "------" adresinde yerleşik olduğu ve uyuşmazlıkta Mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmış, yetki itirazının reddine karar verilmiştir.
Olay nedeniyle yapılan kovuşturmada ---- Ağır Ceza Mahkemesinin ---- Esas ----- Kararından.
İşbu dosya davalıları -------aleyhinde ceza kararı verildiği, sunulan 20/03/2023 tarihli ATK raporu ile davaya konu kaza nedeniyle davacıda sürekli maluliyet meydana gelmediği, iyileşme süresinin 1 hafta olduğu ve Maluliyet tayininin kaza tarihinde yürürlükte olan 30/03/2013 tarih ve ---- sayılı ----- gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe göre yapıldığı, ----- Bölge Adliye Mahkemesi ----- Esas ve ------ sayılı Kararı dikkate alınarak Mahkememizce SGK'na müzekkere yazıldığı,
yazılan müzekkereye verilen 03/03/2025 tarihli cevapta olay nedeniyle iş kazası müracaatı bulunmadığının bildirildiği, davalılar------- aleyhinde işveren sorumluluğu çerçevesinde iddianın ileri sürüldüğü ve Mahkememizce bu davalılar yönünden dosyanın tefrikine karar verildiği, ------ ATK Trafik İhtisas Dairesince tanzim edilen 22/10/2021 tarihli raporda davalı sürücü------ %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu, kazaya karışan kamyonu kullanmak üzere davalı sürücü idaresine vermekle sorumlu kişi ya da kişilerin %50 (yüzde elli) oranında kusurlu olduğu belirtildiği,
sunulu poliçeden ------ plakalı aracın 27/08/2018-2019 tarihleri arasında geçerli ZMMS poliçesi ile davalı sigorta şirketi nezdinde sigortalı olduğu, sakatlık/ölüm teminatının kaza tarihinde kişi başı 360.000,00-TL olduğu, davaya konu kaza nedeniyle davacı nezdinde 1 hafta süre ile geçici maluliyet meydana geldiği, Mahkememizce yapılan hesaplama ile kaza tarihinde 1 aylık asgari net ücretin 773,01 TL olduğu, bu kapsamda tespit edilen 1 haftalık geçici iş göremezlik zararının 193,25 TL olduğu,
ceza dosyasında alınan davacı ve olaya karışanların beyanlarından olay sırasında aracın taşıma sınırı aşılmış şekilde, emniyet kemeri olmaksızın, araçta sorun olduğunu ve muayenesiz şekilde kullanıldığından haberdar olarak kullanıldığının davacı tarafından biliniyor olması nedeniyle %20 müterafik kusur indirim yapılması sonrasında talep edilebilecek geçici iş göremezlik zararının (193,25 TL X %20) = 38,65 TL, (193,25 TL - 38,65 TL) = 154,60 TL olduğu,
davacı vekili tarafından sunulan 22/05/2024 tarihli ıslah dilekçesinde geçici maluliyet talebinin davalı sigorta şirketi hariç olmak üzere diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili talep ettiklerini bildirmesi karşısında taleple bağlı kalınarak değerlendirme yapılması gerektiği, davalı ----- araç sürücüsü olduğu ve haksız fiil hükümleri kapsamında kaza tarihinde temerrüde düştüğü, davalı ------kaza tarihinde araç maliki olduğu anlaşılmakla meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları,
davalılar nezdinde kaza tarihinde temerrüd meydana geldiği anlaşılmakla tespit edilen geçici iş göremezlik tazminatı yönünden aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Mahkememizce yapılan sosyal ekonomik durum araştırmaları, kazaya karışanların kusur durumları, olayda davacının yaralandığı dikkate alınarak davacı nezdinde meydana gelen manevi zarardan kusurlu araç sürücüsü ve malikin haksız fiil hükümleri çerçevesinde sorumlu olduğu sonuç ve kanaatine varılmakla takdir edilen manevi tazminata ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/924, K. 2025/437, 20 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama