KÜNYE
T.C.
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/574
- Karar No
- 2024/524
- Karar tarihi
- 10 Temmuz 2024
Karar Metni
2.008 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/574
KARAR NO : 2024/524
DAVA
Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 14/09/2021
KARAR TARİHİ : 10/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;
Müvekkilinin taşımacılık ve lojistik hizmetleri sunan bir şirket olduğunu, yurt içinde, yurt dışında ve devletler arasında kara yoluyla, her türlü motorlu taşıtlarla her çeşit eşyanın uluslararası taşımacılığı görevini üstlendiğini, müvekkili şirket ile davalı şirket yetkililerinin davalı şirketin ihracat ve transit taşımacılıkla ülkemize gelen mallarının ---- taşınması konusunda anlaştıklarını, şirkete ait araçların 14/01/2020 tarihinde ----Gümrüğü'ne vardığını ve burada yapılan kontrollerde 12 palet ve 869 kap yüklendiğini ve 869 kabın ---- numarasının yanlış yazıldığının tespit edildiğini,
transit eşyalar 869 kap olup beyannamede --- --- numaralı olduğunu, şirkete ait --- plakalı dorse ile ----- plakalı araç çekicisi gümrükten geçerek 14/01/2020 tarihinde ----Gümrüğü'ne vardığını ve burada yapılan kontroller neticesinde transit beyannamesinde -- olarak beyan edilmiş olan malların Avrupa Birliği'ne girmesi yasak olan klima gazı olduğunun ortaya çıktığını, müvekkili şirkete ait aracın sürücüsünün gözaltına alındığını, malzemenin tamamına, müvekkiline ait araca el konulduğunu, davalı şirketin müvekkilinin uğramış olduğu zararları tazmin etmediğini,
toplam 89.980 Euro'nun ihtarnamenin tebliğ edildiği 03/07/2020 tarihinden itibaren kamu bankalarınca dövize uygulanan %4,5 ve değişen oranlarda en yüksek faizi, tediye tarihindeki kur farkı ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini, noter ve tercüme ücretleri toplamı olan 6.846,37 TL'nin, manevi tazminat talebi olan 100.000,00 TL olmak üzere TL cinsinden taleplerin toplamı olan 106.846,37 TL'nin de 03/07/2020 tarihinden itibaren ticari temerrüt avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
davacı tarafın basiretli iş adamı gibi davranma yükümlülüğünün bulunduğunu, eğer bahsi geçen bromür şeklinde belirtme terimi müvekkili tarafından yapılmış olsa idi basiretli iş adamı gibi davranarak bahsi geçen malları taşımaması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Tazminat (Kara Taşımacılığı Kaynaklı) davasıdır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlığın.
Davacı taşıyan ile davalı taşıtan arasında yapılmış bulunan taşıma sözleşmesi gereğince, araç yükleme ve boşaltma denetiminin kime ait olduğu, uluslararası taşıma kurallarına göre malın niteliği ve ambalaj şekli (paletlenmiş ve kab içerisinde ambalajlanmış ve yerleştirilen kabinin ---- numaralarının yazılması) itibariyle belirtilen hususlarda taşınan mal üzerine yazılacak nitelik ve taşıma irsaliyelerine yazılacak ibarelerinin kime ait olduğunun belirlenmesi, araca ---- Makamlarınca yapılan denetimde el konulmasında kusurun kime ait olduğunun tespiti ve davacının mütefarrik kusurunun bulunup bulunmadığının belirlenmesi,
davacının aracına ---- Makamlarınca el konulması sebebiyle oluşan zararın miktarının nitelik ve özellikleri ile tespiti, tespit edilecek zararlardan kimin ne sebeple sorumlu olduğu ve davacı yanın davalıdan kusur ve sorumluluk ilkelerine göre talep edebileceği alacak ve tazminat miktarının dava tarihi ve olay tarihi itibariyle belirlenmesi, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre davacı yanın dava konusu olayın niteliğine göre manevi şahsiyetinin ve itibarının zedelenip zedelenmediği,
manevi tazminat talep koşullarının oluşması halinde tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına göre talep edilebilecek manevi tazminat miktarının tespiti noktalarında toplandığı anlaşıldı.
Mahkememiz dosyasının 06/07/2022 tarihli duruşma tutanağının ---- no'lu ara kararı uyarınca bir mali müşavir bir CMR hukukunda uzman bilirkişiden oluşan heyete dosyanın kusur ve zarar tespiti hususunda rapor alınması için bilirkişi kuruluna tevdine karar verilmiş olup, 13/06/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...
Dava konusu olayda, ---- makamlarının sınır kapısında yapmış olduğu denetimde transit refakat belgesinde adı, ---- numarası ve fatura numarası hatalı yazıldığı anlaşılan ve belgelerin aksine gerçekte ----kodlu ---- isimli ürün olduğu, ancak bu ürünün Avrupa Birliği'nde tek kullanımlık kaplarda (tüplerde) üretim, satış, Birliğe giriş ve dolaşımına izin verilmeyen sekilde olmasından dolayı alıkonularak girişine izin verilmediği,
bu konuda faaliyet gösteren davalı firmanın söz konusu ürünün taşınan (tek kullanımlık tüpler) haliyle Avrupa Birliğine girişinin yasak olduğunu bilmemesinin sektör teamülleri ile uyuşmayacağı, dava konusu taşıma işinde davacının akdi taşıyan, davalının taşıtan/gönderici konumunda bulunduğu, dosyadaki beyanlardan, yüklemenin davalı tarafından yapıldığının anlaşıldığı, taşınan ürünün ambalaj ve etiketlemesinin, Gümrük otoritelerine sunulacak belgelerin hazırlanmasının, bu belgelerdeki yer alan bilgilerin doğruluğunun davalı gönderenin sorumluluğunda olduğu,
taşındığı şekliyle Avrupa Birliğine girişi yasak olan ürüne ve ürünün taşındığı davacıya ait araca ---- makamlarınca el konulmasında kusurun tamamıyla davalı ---- ait olduğu, davacı akdi taşıyıcı---- müterafik kusur atfının mümkün olamayacağı, Yukarıda detayları verildiği şekliyle CMR Konvansiyonu 11'inci madde 2.paragraf hükmünce, davalının kusuru nedeniyle oluşan, aracın bekleme ücreti (79.740,00Euro), ----- geri geti e gideri (400.006uro) olmak üzere toplamda 80.140,00€uro ve yapmış olduğunu belgelediği noter harcamaları nedeniyle 6.846.37TL zarar tutarını, davacı---- davalı ---- talep edebileceği,
Sayın Mahkeme Heyetinin davacı lehine hüküm kurması halinde, davacının yukarıda hesaplanan 80.140,00Euro tazminat alacağı için, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi hükmünce; dava tarihinden itibaren, Kamu Bankalarının Euro cinsinden 1 yıl vadeli mevduata fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranında, 6.846,37TL alacağı ---- 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı değişen oranlardaki avans faizi talep edebileceği, davalının manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesinin münhasıran Sayın Mahkeme Heyetine ait olacağı..." şeklinde rapor düzenlendiği görüldü.
Mahkememiz dosyasının 01/11/2023 tarihli duruşma tutanağının ---- no'lu ara kararı uyarınca dosyanın rapor sunan bilirkişi heyetine tevdi ile, taraf vekillerinin rapora itirazları ayrıntılı olarak değerlendirilerek, ek rapor oluşturulmasına karar verilmiş olup, 20/02/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Dava konusu olayda, ---- makamlarının sınır kapısında yapmış olduğu denetimde transit refakat belgesinde adı, ---- numarası ve fatura numarası hatalı yazıldığı anlaşılan ve belgelerin aksine gerçekte ---kodlu ---- isimli ürün olduğu,
ancak bu ürünün Avrupa Birliği'nde tek kullanımlık kaplarda (tüplerde) üretim, satış, Birliğe giriş ve dolaşımına izin verilmeyen şekilde olmasından dolayı alıkonularak girişine izin verilmediği, bu konuda faaliyet gösteren davalı firmanın söz konusu ürünün taşınan (tek kullanımlık tüpler) haliyle Avrupa Birliği'ne girişinin yasak olduğunu bilmemesinin sektör teamülleri ile uyuşmayacağı, dava konusu taşıma işinde davacının akdi taşıyan davalının taşıtan/gönderici konumunda bulunduğu, dosyadaki beyanlardan, yüklemenin davalı tarafından yapıldığının anlaşıldığı,
taşınan ürünün ambalaj ve etiketlemesinin, Gümrük otoritelerine sunulacak belgelerin hazırlanmasının, bu belgelerdeki yer alan bilgilerin doğruluğunun davalı gönderenin sorumluluğunda olduğu, taşındığı şekliyle Avrupa Birliği'ne girişi yasak olan ürüne ve ürünün taşındığı davacıya ait araca ---- makamlarınca el konulmasında kusurun tamamıyla davalı --- ait olduğu,
davacı akdi taşıyıcı ---- müterafik kusur atfının mümkün olamayacağı, yukarıda detayları verildiği şekliyle CMR Konvansiyonu 11'inci madde 2.paragraf hükmünce, davalının kusuru nedeniyle oluşan, aracın bekleme ücreti (79.740,00Euro), ----- geri getirilme gideri (400,00€uro) olmak üzere toplamda 80.140,00€uro ve yapmış olduğunu belgelediği noter harcamaları nedeniyle 6.846,37TL zarar tutarını, davacı ----talep edebileceği; sayın Mahkeme Heyetinin davacı lehine hüküm kurması halinde, davacının yukarıda hesaplanan 80.140,00 Euro tazminat alacağı için, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi hükmünce;
dava tarihinden itibaren, Kamu Bankalarının Euro cinsinden 1 yıl vadeli mevduata fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranında 6.846,37TL alacağı için ise aynı kanunun 2/2 maddesi ---- 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı değişen oranlardaki avans faizi oranında faiz talep edebileceği, davalının manevi tazminat taleplerinin değerlendirilmesinin münhasıran Sayın Mahkeme Heyetine ait olacağı seklinde ulaşılan sonuç ve görüşlerimizi değiştirecek bir unsur bulunmadığı..." şeklinde rapor düzenlendiği,
bilirkişi raporlarının dosya kapsamına uygun ve hüküm kurmaya elverişli olduğu görülmüştür.Dava konusu olayda, ---- makamlarının sınır kapısında yapmış olduğu denetimde transit refakat belgesinde adı, ----- numarası ve fatura numarası hatalı yazıldığı anlaşılan ve belgelerin aksine gerçekte ---- kodlu ---- isimli ürün olduğu, ancak bu ürünün Avrupa Birliği'nde tek kullanımlık kaplarda (tüplerde) üretim, satış, Birliğe giriş ve dolaşımına izin verilmeyen şekilde olmasından dolayı alıkonularak girişine izin verilmediği,
bu konuda faaliyet gösteren davalı firmanın söz konusu ürünün taşınan (tek kullanımlık tüpler) haliyle Avrupa Birliği ülkelerine girişinin yasak olduğunu bilmemesinin sektör teamülleri ile uyuşmayacağı, dava konusu taşıma işinde davacının akdi taşıyan, davalının taşıtan/gönderici konumunda bulunduğu, dosyadaki beyanlardan, yüklemenin davalı tarafından yapıldığının anlaşıldığı, taşınan ürünün ambalaj ve etiketlemesinin, gümrük otoritelerine sunulacak belgelerin hazırlanmasının, bu belgelerdeki yer alan bilgilerin doğruluğunun davalı gönderenin sorumluluğunda olduğu,
taşındığı şekliyle Avrupa Birliğine girişi yasak olan ürüne ve ürünün taşındığı davacıya ait araca ---- makamlarınca el konulmasında kusurun tamamıyla davalı ----ait olduğu, davacı akdi taşıyıcı ---- müterafik kusur atfının mümkün olamayacağı, yukarıda detayları verildiği şekliyle CMR Konvansiyonu 11'inci madde 2.paragraf hükmünce, davalının kusuru nedeniyle oluşan, aracın bekleme ücreti (79.740,00Euro), ----- geri geti e gideri (400.006uro) olmak üzere toplamda 80.140,00€uro ve yapmış olduğunu belgelediği noter harcamaları nedeniyle 6.846.37TL zarar tutarını, davacı---- davalı ---- talep edebileceği,
davacının yukarıda hesaplanan 80.140,00Euro tazminat alacağı için, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi hükmünce; dava tarihinden itibaren, Kamu Bankalarının Euro cinsinden 1 yıl vadeli mevduata fiilen uyguladığı en yüksek faiz oranında, 6.846,37TL alacağı ---- 1 yıl vadeli mevduata uyguladığı değişen oranlardaki avans faizi talep edebileceği anlaşılmaktadır.
Davacı talebi olan kalemler arasında, bu olay nedeniyle, olay sonrası tarihlerdeki
taşımalarında ------ gümrük kapısındaki Xray kontrolü için ödediği toplam 7.660,00EURO bedelinin bulunduğu, ancak, bilirkişi tespitine göre bu kontrollerin rutin olup, rastgele gümrük otoritesinin inisiyatifi ile olmakta olduğundan,davacının ödediği bu kontrol bedellerinin buna
bağlanmasının doğru olamayacağı, bu nedenle bu zarar kalemi yönünden kesin bir ispat söz konusu olmadığından talebinin yerinde
olamayacağı görüşüne ulaşılmıştır.
Davacının bir diğer talebinin ise 2.000,00Euro tutarında olan ----- almış
olduğu avukatlık ücretine aittir. Ancak dosya kapsamında davacı tarafından bu ödemenin yapıldığına dair bir ödeme belgesi sunulmadığı, varlığı sübuta ermeyen bu alacak
iddiasının somut delillerle kanıtlanamaması nedeniyle davacının bir talepte bulunamayacağı, fakat diğer talebi olan, davacı aracının -----’dan geri getirilmesini temin için sürücüye 400,00Euro
ödediğinin belgeyle sabit olduğu anlaşılmış olup, bu zarar kaleminin talep edebileceği sonucuna ulaşılmıştır.Manevi tazminat talebi yönünden ise, “borcun gereği gibi ifa edilmemesi ve sözleşmenin
ihlal edilmesi” halinde manevi tazminat talebine ilişkin TBK m. 114/II “Haksız fiil sorumluluğuna ilişkin hükümler, kıyas yoluyla sözleşmeye aykırılık hâllerine de uygulanır.” hükmünce bu halde kusurun derecesinin önemli olmadığı; hükmün atfı dolayısıyla “kıyasen” uygulama alanı bulacak düzenlemenin TBK m. 58/I hükmü olduğu; bu hükmün ise “Kişilik hakkının zedelenmesinden zarar gören, uğradığı manevi zarara karşılık manevi tazminat adı altında bir miktar para ödenmesini isteyebilir.” şeklinde olduğu; manevi
zararın talep edilebilmesi için bir kimsenin kişilik hakkına hukuka aykırı bir tecavüz (saldırı) bulunması gerektiği; açık kanun hükmü bulunmadıkça kişilik hakkı tecavüze uğrayan ile zarar görenin aynı kişi olması gerektiği (yansıma yoluyla zarar olmamalıdır);
bir manevi zararın bulunması gerektiği; kişilik hakkına hukuka aykırı tecavüzle manevi zarar arasında illiyet (nedensellik) bağının olması gerektiği; davalının sorumlu olmasını gerektiren kusurlu veya kusursuz sorumluluk halinin mevcut olması gerektiği; dolayısıyla
bir sözleşmede üstlenilen borcun ifa edilememesi/sözleşmeye aykırılık/sözleşmeyi ihlal halinde TBK m. 114/II hükmünün TBK m. 58/I hükmüne atfı dolayısıyla manevi zararın tazmininin talep edilebileceği, ancak Yargıtay kararlarında da kabul edildiği üzere sözleşmenin ihlalinin, manevi tazminatı gerektirebilmesi için, zararın “kişilik hakkının ihlali sonucunda” oluşması gerektiği;
üzüntü, acı, ızdırap, vb. duyguların kişilik hakkının ihlali sonucu değil, “malvarlığı hakkının ihlali sonucu” doğması sebebiyle TBK m. 58/I hükmünde sayılan manevi tazminat koşullarının olayda gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesi gerektiği, bu açıdan bakıldığında somut olayda dosya kapsamına sunulan deliller uyarınca TBK m. 114/II, TBK m. 58/I hükümleri uyarınca aranan şartların bulunmadığı bu nedenle manevi tazminat talebinin yerinde olmadığına kanaat getirilmiştir.
Sonuç olarak yukarıda yapılan açıklamalar ışığında aşağıda ayrıntılı olarak gösterildiği üzere davanın kısmen kabulüne, fazlaya ilişkin taleplerin ise reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/574, K. 2024/524, 10 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama