KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/824
- Karar No
- 2024/517
- Karar tarihi
- 9 Temmuz 2024
Karar Metni
2.344 kelime·12 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2021/824 Esas
KARAR NO: 2024/517
DAVA
İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 27/12/2021
KARAR TARİHİ: 09/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili olan davacı ------ davalılardan ----- iş sahibi olduğu ve davalı---- yüklenicisi olduğu------adresinde inşa edilen -------iklimlendirme işlerinde alt yüklenici olarak ifada bulunduğunu, davacının bir kısım hakedişlerinin davalılar tarafından ödendiğini, son döneme ilişkin bir kısım hakedişlerinin ise alt yüklenici davacıya ödenmediğini, davacının hakediş alacakları için -----çeklerin keşide edildiğini, yüklenici--------- yetkililerince yüklenicinin ödeme güçlüğü yaşadığı, işbu çekin bankaya ibraz edilmesi, çek düzenleme ve çek hesabı açma yasağı uygulanması halinde yüklenicinin kredibilitesinin olumsuz etkileneceği;
yüklenicinin borçlarını ödemek için finansman bulamayacağı, muaccel olan alacağın hakediş tarihinden itibaren ticari temerrüt faiziyle birlikte ödeneceği taahhüdünde bulunularak davacının çekleri bankaya ibraz etmemesinin talep edilmesi üzerine,
davacı tarafından çeklerin bankaya ibraz edilmediğini, davacının alacağının ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesini defaatle talep ettiği halde davalılarca davacının alacağının ödenmediğini, Bunun üzerine davacının ---------sayılı dosyasıyla takip başlatılmış olup, davalıların işbu takibe itiraz ederek borçlu olduklarını inkar ettiklerini ve takibi durdurduklarını, davalıların "Yapılan takibe, asıl borca, fer'ilerine, faize, ödeme emrine ve sair tüm takip taleplerine itiraz ediyoruz." şeklinde itirazda bulunmuşlarsa da.
Taraflar arasındaki Çekler, Faturalar, İrasliyeler, Sözleşmeler, Teslim Tutanakları, İnşaat Dosyası, Hakediş Raporları, Elektronik Posta yazışmaları, Personel, Yemek Listeleri, ---- Sicil Dosyası,----- Kayıtları, Vergi Kayıtları, Banka Kayıtları, ------- Kayıtları, Her türlü Sesli, Görüntülü, Yazılı kayıtlar ile TTK, 6098 sayılı TBK'ya ve 6100 sayılı HMK'ya göre aradaki akdi ilişkinin, alacağın varlığı ve karşı tarafça keşide edilen çekler ile dava konusu alacağın tutarının tartışmasız olduğunu, yüklenici ----ödeme güçlüğü yaşadığı dönemde ise ----eser borcunu ifa etmeye devam etmesine rağmen hakedişlerine haciz konmaması için,
--- olan hak ve alacakları inkar edilerek, hakedişlerin ---- tarafından şantiyeye getirilen ----- üzerinden muvazaalı biçimde yüklenici ----- ödendiğini, Sözleşme konusu iş ----------- inşaatı olup, ------ inşaat firması olmadığını, yalnızca elektrik taahhüt işleri yaptığını, İşbu firmanın ----- gibi bir inşaatın asıl yüklenici olarak inşa edecek iş deneyimi, iş bitirmesi,
ekipman ve personel kapasitesi bulunmadığını, ----adına yapılan hakediş ödemeleri döneminde eser ---- tarafından inşa edilmeye devam edilmekte olup, tüm iş ve işlemler ---- namıyla ile yürütüldüğünü, Her iki dönemde de tüm ekipman, makine parkı ve personelin ----- ait olduğunu, tarafların aralarında hukuki ve fiili hiçbir bağ bulunmağı iddiasında bulunduklarını, O dönem ---- ait bir kısım borçların ----tarafından ödendiğini---- hakediş ödemeleri döneminde ---- olarak göstermiş olup, hakediş ödemelerinden sonra ------ adresi olduğunu,
davalıların haksız şekilde icra takibine itirazda bulunduklarını ileri sürerek Davalılar aleyhinde--------sayılı dosyasıyla başlatılan icra takibine davalılarca yapılan haksız İtirazlarının İptaliyle, Fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla ve davacının alacaklarının ticari temerrüt faiziyle birlikte ödenmesine, Davalıların davacının haklı alacaklarını inkar etmeleri sebebiyle alacağın %20'sinden az olmamak üzere İcra İnkar Tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ---------vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili olan davalı şirketin, davacı şirket ve diğer davalı şirketler arasında her ne ad altında olursa herhangi bir ilişki bulunmaması, üstelik davacı Şirketin asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacağın sebebi olarak gösterdiği kambiyo senedinde borçlular arasında davalı şirketin yer almaması hususları göz önünde bulundurulduğunda hukuki dayanaktan yoksun ve haksız olduğunu, davacı şirketin alacağına dayanak olarak gösterdiği çekin ciro zincirinde yer almaya davalı şirketin borçlu sıfatı bulunmadığını,
davacı şirket ve hatta diğer davalı şirketler ile müvekkili olan davalı şirket arasında her ne nam altında olursa olsun herhangi bir ilişki bulunmadığından huzurdaki davanın müvekkil şirket yönünden husumet yokluğu nedeniyle reddi gerektiğini, davacı şirketin işbu davadaki taleplerinin tek dayanağının diğer davalı ---- tarafından keşide edilmiş olan bir kambiyo senedi olduğunu, davacı şirketin işbu senedin dayanağının ----- arasındaki sözleşmeye dayalı olarak gerçekleştirdiğini iddia ettiği bir kısım işler olduğunu da iddia etmekte ve fakat bu iddiasına dayanak herhangi bir bilgi ve belge sunamadığını,
davacı şirketin kabul anlamına gelmemek kaydıyla----------- herhangi bir iş yaptığını ve/veya bu iş sebebiyle bir alacağı olduğunu ispatlayamadığını, davalı şirketin davacı şirket ve hatta diğer davalı şirketler arasında, davacı Şirketin iddia ettiği şekilde herhangi bir hukuki, ticari ilişkinin bulunmadığının sabit olduğun savunarak, hukuki dayanaktan yoksun ve haksız davanın davacı şirketin taleplerinin tamamı yönünden esastan reddine, davacı Şirketin icra inkar tazminatı talebinin reddine, davaya konu alacak tutarının %20sinden az olmayacak kötü niyet tazminatının davacı Şirketten alınarak müvekkil Şirkete ödenmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı Şirket üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ------Şirketinin davaya cevaplarının süresinde olmadığı ve davacı vekili tarafından ön inceleme aşamasında duruşmaya katılıp süresinde sunulmayan cevaplara muvafakat edilmediğine ilişkin beyanda bulunulduğu anlaşılmakla, işbu davalının iddiayı inkâr ettiği varsayılmıştır. Davalı -----şirketine dava dilekçesi ile duruşma günü tebliğ edilmesine karşın davaya cevap vermediği anlaşıldığından işbu davalının iddiayı inkâr ettiği varsayılmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İtirazın İptali istemine ilişkindir.----- sayılı dosyası celp edilmiştir.---- Başkanlığı, --- yazılan müzekkere cevapları dosya içerisindedir.Mahkememizin 26/04/2022 tarihli celsesinde Davalı ----- vekili itirazda bulunmasıyla 1 numaralı ara karar ile;"1-)Vekil kaydının sehven yanlış yapıldığı, süre uzatım ara kararında ----sistemi üzerinden öğrenilmesine karar verildiği,
6100 sayılı HMK.nın 127.maddesinde ek cevap verme süresi talebi hakkında verilen kararın taraflara derhal bildirileceği yönündeki düzenleme ve davalı vekilinin süre uzatım kararının içeriğini 25/04/2022 tarihinde öğrenmiş olduğu dikkate alınarak davalı ------- Vekiline davaya ilişkin cevaplarını sunmak, delillerini bildirmek ve tensip zaptı ara kararlarını yerine getirmek üzere 25/04/2022 tarihinden itibaren başlamak üzere 2 haftalık kesin süre verilmesine,
süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmaması halinde davaya cevap veremeyeceği ve inkar boyutunda değerlendirileceği ayrıca yine verilen kesin süre içerisinde delillerini ve delillerinin celp edilecek yerlerini bildirmemesi halinde ilgili delillere dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına (ihtarat huzurda bulunan davalı vekiline yapıldı),..." karar verilmiştir.Mahkememizin 06/06/2022 tarihli celsesine katılan davacı vekilince önceki celse ara kararı gereği davalı ------ hafta olmak üzere cevap verme süresi verildiği,
davalının davaya cevapları süresinde olmadığı ve davaya cevapların ileri sürülmesine muvafakat etmedikleri yönünde beyanda bulunduğu görülmüş Mahkememizce aynı tarihli celse 2 numaralı ara kararı ile;" 2-)Davalı----- davaya cevaplarının süresinde olmadığı ve davacı vekili tarafından ön inceleme aşamasında duruşmaya katılıp süresinde sunulmayan cevaplara muvafakat edilmediğine ilişkin beyanda bulunulduğu anlaşılmakla, işbu davalının iddiayı inkâr ettiğinin tespitine,..." karar verilmiştir.
Mahkememizin 06/06/2022 tarihli celse ara kararı ile;"3-)Davalı---- dava dilekçesi ile duruşma günü tebliğ edilmesine karşın davaya cevap vermediği anlaşıldığından işbu davalının iddiayı inkâr ettiğinin tespitine,.." karar verilmiştir.Mahkememizce tanıkların dinlenilmesine karar verilmiştir.Mahkememizin 28/11/2022 tarihli celsesinde dinlenen Davacı tanığı----- beyanında: ''ben davacı şirkette mekanik tesisatçı olarak çalışmakta idim, ancak çalışmaya başladığım tarihi tam hatırlayamıyorum, hastanenin karşısında bir ---- var, orada iş yapıyorduk.
Orada da tesisat işi yaptım. Orada kazan dairesi yaptık, yangın hatlarını çektim, ----- mekanik tesisatını biz yaptık, en son ayrılan ekip bizdik. Ben çalıştığımız yeri ------olarak biliyorum, biz çalışma devam ederken ---- başladı eksik birkaç iş kalmıştı onları da tamamlayıp ayrıldık. Ben şuanda davacı şirkette çalışmıyorum başka bir işte çalışyorum. bilgim görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talebim yoktur.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı Tanığı -----beyanında: ''Ben davalı ------bünyesinde 2014 yılından beri çalışmaktayım. Karşıdaki-----mekanik ve elektrik tesisatı işini------ ortaklığı ------firmasına verdi. Bildiğim kadarı ile davacı da----- alt taşeronu olarak çalıştı, bilgim görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talebim yoktur'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda: ''davaya konu işler yanlış hatırlamıyorsam 2018 yılı sonunda bitmişti.
Benim 2018 yılında bordrom yine yanlış hatırlamıyorsam ----idi, bizim bordrolarımız işe göre değişiyor ancak ben 2014 yılından itibaren ---- bünyesindeki ---- çalışmaktayım. ---- şirket adresi ------------adresleri aynıdır. Bana gösterdiğiniz çıktıda ---- internet adresidir. Site ------------- ait olabilir ancak bilemem.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davalı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda: '----- davaya konu iş ile ilgili sözleşmesel ilişki olarak kimse ile bir bağı yoktur. İş sahibi adi ortaklıktır.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememizin 21/02/2023 tarihli celsesinde dinlenen Davacı tanığı ---beyanında: ''Ben önce davalı --- daha sonra ---- şirketinde çalıştım, bunlar ---- taşeronu idi,------- firmalarından biridir.
Ben toplam olarak 2017 yılının 10. ayından 2019 yılının ilk aylarına kadar bu yerlerde çalıştım. Bu şirketlerde ben gece herhangi bir aksaklık olmaması için işleri kontrol ediyordum, bir nevi formen denilebilir. İşin işleyişi ile ilgili bazı işler gece yapılabiliyordu çünkü orası bir ----- olduğu için gündüz yapılamayan işler vardı, örneğin sistemin kapatılması gibi ben o işleri yapıyordum. O iş ----------- idi.
Benim davalı şirketler ile ilgili herhangi bir husumetim veya davam yoktur, hatta çalışma süreme karşı tazminatın --------tarafından ödenmiştir. Tanıklık ücreti talebim yoktur.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Davacı vekilinin talebi üzerine tanıktan sorulduğunda: '' personellerin hepsi ---- idi akabinde yönetim kadrosu ile birlikte tüm işçiler ekipmanlarda dahil ---- geçti.
Ben bütçesini bilemiyorum ama ----- taahhüt firması değildir. --- adına işi tamamlamak için orada idi. ---- getirdikten sonra yine işin idaresi ------- personelinde idi.
Şantiye şefi ilk başta--------- geçti, yerin sahibi ------------, zaten tabelasında da ----- yazmaktadır.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.Mahkememizin 14/11/2023 tarihli ara kararı ile; ''1-)Davalı -----vekilince cevap dilekçesinde; müvekkili olan davalı şirket ile ----- dahil olduğu adi ortaklık arasında sözleşme akdedildiği yönünde savunmada bulunduğu anlaşılmakla; davalı ---- cevap dilekçesinde bildirdiği bahsi geçen sözleşmelerin asıllarını sunmak üzere 2 haftalık KESİN SÜRE verilmesine,
aksi halde ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacağının ihtarına (ihtaratın işbu ara kararın davalı vekiline tebliği ile yapılmış sayılmasına),2-)HMK. madde 222 uyarınca; taraflara 2017, 2018, 2019 ve 2020 yıllarına ait ticari defterleri sunmak veya bulunduğu yeri bildirmeleri için iki (2) haftalık KESİN SÜRE süre verilmesine;
aksi halde ilgili delile dayanmaktan vazgeçmiş sayılacaklarının ve mevcut duruma göre yargılamaya devam edilip değerlendirme yapılacağının ihtarına,( ihtaratın işbu ara kararın taraf vekillerine tebliği ile yapılmış sayılmasına),3-)1 ve 2 nolu ara karar yerine geldikten yahut verilen sürelerin tamamlanmasından sonra: 1 SMMM, 1 makine mühendisi bilirkişi tarafından iddia ve savunma kapsamında varsa alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim edilmesinin istenilmesine,
taraflarca talep edilmesi veya bilirkişi tarafından gerek görülmesi halinde HMK M.278/3 HUSUSLARI DİKKATE ALINARAK HER İKİ TARAF VEKİLİ HAZIR BULUNMAK KAYDIYLA YERİNDE İNCELEME YAPILMASI husunda bilirkişilere yetki verilmesine,, bilirkişilerin emek ve mesaisine karşılık ayrı ayrı 3.000,00-TL ücret takdirine, bu aşamada 6.000,00-TL delil avansının İŞBU ARA KARARIN TEBLİĞİNDEN İTİBAREN BAŞLAMAK ÜZERE DAVACI TARAFINDAN İKİ (2) HAFTALIK KESİN SÜRE içerisinde Mahkeme veznesine yatırılmasına;
aksi takdirde davacı tarafın bilirkişi deliline dayanmaktan vazgeçmiş sayılmasına karar verileceğinin ve mevcut delil durumuna göre yargılamaya devam edilip değerlendirme yapılacağının ihtarına (ihtaratın işbu ara kararın tebliği ile yapılmış sayılmasına), 4-)Ticari defter ve kayıtlar üzerinde incelemenin 18/12/2023 günü saat 11:30'de yapılmasına,'' şeklinde karar verildiği, ara kararın taraf vekillerine 19/11/2023 tarihinde ----yolu ile tebliğ edildiği, davalı --- ve davalı --------ara karar gereği ticari defter ve kayıtların bulunduğu adresin bildirildiği,
davacı tarafça verilen kesin süre içerisinde bilirkişi delil avansının dosyaya yatırılmadığı gibi ticari defter ve kayıtların da sunulmadığı görülmüş ve dosya bilirkişiye tevdi edilememiştir.Davacı adına ---- tarafından vekaletname ile ekinde önceki vekilin azledildiğine ilişkin azilname sunulmuştur.İddia, savunma, sunulu deliller ile tüm dosya kapsamından.
Davacı tarafından davalı --- iş sahibi ve davalı ----- yüklenicisi olduğu -----adresinde inşa edilen ----- iklimlendirme işlerinde alt yüklenici olarak ifada bulunduğunu, bir kısım hizmet bedelinin ödendiğini, bir kısım hakedişlerinin ise ödenmediği iddiasıyla bakiye hizmet alacağının konu edildiği icra takibine vaki davalılar itirazının iptaline karar verilmesi istemiyle huzurdaki dava açılmıştır.İcra dosyasının incelenmesinden.
Davacı tarafından davalılar aleyhine 83.867,28-TL hakediş alacağı, 30.137,00-TL işlemiş faiz alacağı olmak üzere toplam 114.004,28-TL alacak üzerinden takip başlatıldığı, davalıların takibe, borca, faize, faiz miktarına ve tüm ferilerine itiraz edilerek takibin durduğunu, huzurdaki davanın 114.237,33-TL üzerinden harçlandırılmak üzere açıldığı anlaşılmıştır.Davacı vekili tarafından ----- çeklerin bakiye hakediş alacağına ilişkin olarak verildiği, çek bedellerinin ödenmediğini, yüklenicinin kredibiletisinin olumsuz etkilenmemesi için çeklerin bankaya ibraz edilmediği ileri sürülmüştür.Dosyada mübrez ------Sözleşmesinde.
"Geliştirme/İhale Makamı: ----- Sözleşme'nin konusu; -------mülkiyeti uhdesinde bulunan, -------- kapsamında iş bu sözleşme ve ek'lerinde belirtilen ----------- olarak düzenlendiği, Sunulu çek suretinden. Keşidecinin ------ Keşide tarihinin ------------ tarihli olup, çek bedelinin 83.867,00-TL olduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamından.
Davacı tarafından ------ işlerinde alt yüklenici olarak ifada bulunduğunu, davalı ----- iş sahibi olduğunu, davalı ----- şirketinin yüklenici firma olduğu, bakiye hakediş alacağının ödenmediği, hakedişlerin ----------- üzerinden muvazaalı biçimde davalı -----ödendiğini, davalı ------ şirketinin inşaat firması olmayıp yalnızca elektrik taahhüt işleri yaptığını, dava konusu işi asıl yüklenici olarak inşa edecek iş deneyimi, ekipman ve personel kapasitesi bulunmadığını,---- şirketine ait it bir kısım borçların ---- tarafından ödendiğini,
------- tarafından verilen çekin kredibilitesini düşürmemek adına bankaya ibraz edilmediğini ileri sürerek huzurdaki davanın açıldığı, davalı ... tarafından öncelikle husumete ilişkin itirazda bulunulduğu, diğer davalılar tarafından usulüne uygun şekilde yapılan tebligata karşın yasal süre içinde cevap dilekçesi sunulmadığından Mahkememizce davanın tümden inkar edildiği varsayıldığı, davalı ---- şirket vekili tarafından sunulan 10/05/2022 tarihli dilekçenin Mahkememizce beyan dilekçesi olarak dikkate alındığı,
bu kapsamda iddia ve savunma karşısında taraflar arasındaki uyuşmalığın davalı ------- öncelikle husumet itirazı ve muvazaa iddiası üzerinde toplandığı, davalı ---- vekilince sunulan dilekçede her ne kadar davalı ----davacı arasındaki taşeron ilişkisi kabul edilmiş ise de davalı ----- arasındaki sözleşmenin süresinden önce 11/07/2018 tarihinde fesih edildiği ve projenin kalan kısmının diğer davalı ------ tarafından tamamlandığı,
davaya konu çekin sözleşmelerin feshi öncesi teminat amaçlı düzenlendiği ve ileri tarihli olarak verildiği ve neticede davacı tarafa borcu bulunmadığını savunduğu görülmekle, davacı ile adı geçen davalı arasında uyuşmazlığın ise alacağın bulunup bulunmadığı ile var ise miktarı noktalarına ilişkin olduğunun anlaşıldığı,
davacı tarafından her ne kadar çek suretine dayalı olarak davanın ispat edildiği ileri sürülmüş ise de davacı tarafça dayanılan ve dosyaya celp edilen ------------işyeri sicil kayıtları başta olmak üzere hakediş evrakları ile ticari defter ve kayıtların bilirkişi marifetiyle incelenmesine yönelik Mahkememizin 14/11/2023 tarihli ara kararı davacı vekiline usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesine karşın davacı tarafından ticari defterlerin sunulmadığı gibi bilirkişi ücretinin de Mahkeme veznesine ikmal edilmediği,
bu kapsamda davacı tarafından ticari defterlerin ibrazından kaçınıldığı ile bilirkişi incelemesi deliline dayanmaktan vazgeçilmiş sayılması gerektiği, Mahkememizin 09/07/2024 tarihli celsesine katılan ve yeni vekaletname aldıklarını beyan eden davacı vekili tarafından her ne kadar yeniden bilirkişi incelemesi yapılması ve dosyanın esası hakkında beyanda bulunmak üzere süre verilmesini talep etmiş ise de Mahkememizin 14/11/2023 tarihli ara kararı ile defter incelemesi yapılması yönünden neticesi de ihtar edilmek üzere davacı tarafa kesin süre verildiği, verilen kesin süre nedeni ile davalılar yönünden kazanılmış hak doğduğu,
davacı vekilinin talebine celseye katılan davalı vekili tarafından muvaffakat edilmediği anlaşılmakla talebin reddine karar verildiği, yine davacı vekilinin vekaletnamesini 22/05/2024 tarihinde dosyaya sunduğu ve uyuşmazlığın basit yargılama usulüne tabi olduğu anlaşılmakla davacı vekilinin dosyanın genel esası yönünden beyanda bulunmak üzere süre verilmesi talebinin reddine karar verildiği,
yapılan yargılama ile taraflar arasında tespit edilen uyuşmazlık noktaları yönünden sunulu delillerin ileri sürülen iddianın ispatına elverişli olmadığı anlaşılmakla ispat edilemeyen davanın reddine karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/824, K. 2024/517, 9 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama