KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/761
- Karar No
- 2024/259
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
Karar Metni
1.160 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2022/761 Esas
KARAR NO
2024/259 Karar
DAVA
Tazminat (Rücuen Tazminat)
DAVA TARİHİ: 10/10/2022
KARAR TARİHİ: 28/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Rücuen Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket tarafından yürütülen -----kapsamında davalı ile alt işverenlik sözleşmesi imzalandığını ve sözleşme ile üstlenmiş olduğu edimi ifa ederken çalışanlarından -----kaza geçirdiğini, işbu kaza neticesinde adı geçen çalışan tarafından -----kararı ile görülen maddi ve manevi tazminat davasında davalı olarak yer alan davalının %40 kusurlu bulunduğunu, mahkemece verilen kararın-----Sayılı dosyası üzerinden icra takibine konu edildiğini ve müvekkili şirket tarafından icra tehdidi altında ihtirazı kayıt ile ödenerek dosya borcunun kapatıldığını,
taraflarınca davalının kusur oranına denk gelen tutar kadar kısmının rücuen alacağın tahsili talebi ---- dosyası ile icra takibine konu edildiğini, ancak davalı/borçlu tarafından haksız ve hukuka aykırı olarak işbu takibe itiraz edildiğini, davalının kendi kusuru doğrultusunda ödemesi gereken tutarı müvekkili şirkete ödemediğini ve yapılan
arabuluculuk sürecinde de uzlaşmaya varılamadığını, müvekkili şirket tarafından adı geçen çalışan tarafından açılan icra takibine 286.101,74.TL ödeme yapıldığını, davalının kendi nam ve hesabına düşen tutarın tahsiline yönelik ----- Sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına ve asıl alacağın %20’sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafa usulüne uygun tensip zaptı ekli duruşma gününün, davalıya tensip zabtı, dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir tebligatın usulüne uygun tebliğ edildiği görüldü.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davacıya ait ------ işlerini yürüttüğünü, alt taşeron işlerinin yapımı sırasında davacı tarafın sorumluluk alanında olan merdiven boşluklarında gerekli güvenlik önemlerinin alınmaması nedeniyle gerçekleşen kaza sonucu müvekkili şirket çalışanlarından --------yaralandığını, bahse konu kazada davacının tam ve ağır kusurlu olduğunu,
zira müvekkili şirketin tüm uyarı ve ısrarlarına rağmen şantiye alanında yeterli güvenlik önemlerinin alınmadığını, ----- kazaya ilişkin kayıt ve beyanlar incelendiğinde davacı tarafın tam kusurlu olduğunun kabulü gerekeceğini, sayın mahkemece müvekkili şirketin kusurlu olduğunun tespiti halinde dahi müvekkilinin davacı yana herhangi bir borcu bulunmadığını, zira, müvekkili şirketin davacıya ait -------taşeron olarak yer almış olup davacı taraf bahse konu taşeron ilişkisinden doğan borçlarını müvekkili şirkete ödemediği gibi müvekkili şirketin şantiyede bulunan taşınırlarına da el konulduğunu, taşeron
ilişkisi ve el konulan taşınırlardan dolayı davacı tarafın müvekkili şirkete yüklü miktardan borçlu olup müvekkili şirket alacaklarının davacı tarafın borcunu fazlasıyla karşılamaya yettiğini, bu neden le davacı yana olan borcun alacaklarından mahsup edilmesi gerektiğinden davanın reddini talep ettiklerini beyanla haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu davanın esastan reddine karar verilmesini
talep etmiştir. Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosyanın teknik bilirkişiye tevdi edilerek rapor düzenletildiği, bilirkişi raporu sonuç kısmında: " Davacı tarafça ----------kapsamında verilen kesinleşen hüküm uyarınca -----Esas sayılı dosyası kapsamında yapılan ödeme nispetinde davalının sorumlu olduğu miktara yönelik rücuen tazmin maksadıyla başlatılan -----dosyası kapsamındaki takip tarihi itibariyle 143.050,87.TL asıl alacak, 1.234,55.TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 144.285,42.TL’yi rücu hakkının bulunduğu tespit edilmiş olup, bu miktar üzerinden takibe vaki davalı------ şirketinin itirazının iptali ile takibin devamı gerekeceğine,
İcra-inkâr tazminatı talebi yönünden takdirin sayın mahkemeye ait bulunduğu" görüşlerini bildirir rapor tanzim edilmiştir.Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görüldü.
DELİLLER -------esas sayılı icra dosyası ------sayılı dosya kayıtları, ------esas sayılı dosya kayıtları, *Bilirkişi raporu *Tüm dosya kapsamı
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, rücuen tazminat istemine ilişkindir.Davacı tarafından 3. Kişiye ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptalinin gerekip gerekmediği, icra inkar tazminat şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarına ilişkin olduğu görüldü.Davacı ve davalı arasında alt işveren ve asıl işveren ilişkisi bulunduğu , dava dışı işçi ------- geçirmiş olduğu kaza nedeniyle oluşan zararın davacı tarafından ödendiği, davacının davalı ile aralarında bulunan alt işverenlik sözleşmesi uyarınca davalıdan rücuen tazminat talebinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davalı ise yaşanan kazada kusurun davacıda bulunduğunu, gerekli güvenlik önlemlerini almadığı bu nedenle müvekkilinin kusurunun bulunmadığını iddia etmektedir.6098 sayılı TBK nun 167 ve 168 maddelerinde dış ilişkide birlikte sorumlu olan diğer bir anlatımla müteselsil borçluluk durumunun bulunduğu hallerde müteselsil borçluların iç ilişkide, borçlulardan birisi tarafından yapılan ödeme neticesinde ödemede bulunan borçlu tarafından ödeme yapılan miktar oranında alacaklının haklarına halef olacağı, bu itibarla,
halefiyet ilkesi gereğince yapılan ödemeye dayanak olayda sorumluluğu bulunan müteselsil borçlulara iç ilişkinin niteliği gereği rücu isteminde bulunabileceği sabittir.Bu bağlamda somut olaya gelindiğinde kendi aralarında alt işveren ve asıl işveren ilişkisi bulunan iş bu dosya taraflarının dava dışı işçi ---- uğramış olduğu zarar yönünden müteselsil sorumlu oldukları, ancak iç ilişkide somut olayda olduğu şekikde davacı---- tarafından yapılan ödemenin davalı ------- kusur oranı nazara alınarak,
kusur oranına isabet eden sorumluluğu nispetinde yapılan ödemenin rücu edebileceği görüşüne varılmıştır.Somut olayda, yukarı da açıklandığı üzere davaya dayanak kazada, işbu dosya taraflarının %40 ar oranında , dava dışı işçinin %20 oranında kusur ve sorumluluğu bulunduğu tespit edilmiş olup, ------ sayılı dosyası kapsamında kesinleşen hükümde iş bu dosya taraflarının toplam kusuru olan %80 oranı esas alınarak tespit edilen tazminatlara hükmedilmiştir.
Dvacaı ------- tarafından yapılan ödeme kazadaki %80 oranındaki kusura eşdeğer olup, taraflar arasındaki rücu ilişkisine gelindiğinde tarafların kazada eşit oranda kusurlu oldukları hususu nazara alındığında, yapılan ödemenin de iç ilişkide eşit oranda paylaşılması gerekir.Bu kapsamda yapılan hesaplamada, davacı ---- tarafından 03.08.2022 gözetildiğinde, eşit oranda sorumluluk gereği bu bedelin yarısının davalıya rücu edilebileceği, bu bedelin yarısının da(286.101,74 TL/2) 143.050,87 TL ye tekabül ettiği, davacı tarafça da davaya dayanarak icra takibinde asıl alacak miktarının 143.050,87 TL olduğu anlaşılmaktadır.
Yapılan inceleme sonunda davacı tarafça ---- dosyası kapsamında verilen kesinleşen hüküm uyarınca ------- sayılı dosyası kapsamında yapılan ödeme nispetinde davalının sorumlu olduğu miktara yönelik rücuen tazmin maksadıyla başlatılan ----- sayılı dosyası kapsamındaki takip tarihi itibariyle 143.050,87 TL asıl alacak 1.234,55 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 144.285,42 TL yi rücu hakkının bulunduğu kanaatine varılmakla açılan davanın kısmen kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Alacağın likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının
davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/761, K. 2024/259, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama