KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/864
- Karar No
- 2024/757
- Karar tarihi
- 15 Ekim 2024
Karar Metni
2.344 kelime·12 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/864
KARAR NO : 2024/757
DAVA
Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 10/11/2022
KARAR TARİHİ : 15/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Trafik Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı --- poliçe numarasıyla sigortalı ---- plakalı aracın, 30/09/2021 tarihinde davacıya ait ----- plakalı aracın arka sol tarafına çarptığını, Kaza sonrasında olay yeri ile ilgili resimler çekildikten sonra tutanak tutulması için araçların kenara çekilmesinin kararlaştırıldığını ancak kazaya sebebiyet veren ---- plakalı araç sürücüsünün olay yerinden kaçarak uzaklaştığını, bunun üzerine davacı ve ---- plakalı araç sürücüsünün gerçekleşen olayı ihtiva eden tutanak tutulduğunu, gerçekleşen kazada ----- plakalı araç sürücüsünün % 100 kusurlu olduğunu,
Kaza nedeniyle davacının aracında gerçekleşen zararların (hasar farkı + değer kaybı) poliçe limitleri dahilinde ödenmesi amacıyla davacı adına Sigorta Tahkim Komisyona başvurulduğunu ve ---- sayılı başvuruya istinaden yapılan yargılamada Uyuşmazlık Hakeminin 05/08/2022 tarih ve -----sayılı kararı ile "Davacı tarafından dosyaya sunulan kaza tespit tutanağı,
kazaya kusuruyla sebebiyet verdiği iddia olunan davalı sigorta kuruluşuna sigortalı araç sürücüsünün olay yerini terk etmesi sebebiyle kazaya ilişkin olarak başvuran araç işleteni ile başvurana ait aracın kaza anındaki sürücüsü tarafından yazılıp imza altına alınmış tutanağın kaza tespit tutanağı olarak sunulduğu görülmüştür.
Yukarıda “Ek:6 Tazminat Ödemelerinde İstenilecek Belgeler başlığı altında belirtili kaza tespit tutanağının şekli ve özellikleri belirtilmiş olup davacı tarafından sunulan tutanağın bu özellikleri taşımadığı görülmüştür.
Hakemliğimce yapılan değerlendirmede, kaza tespit tutanağının, başvurunun yukarıdaki Genel Şart Ek 6 maddesi uyarınca KTK 97' nin atıf yapması suretiyle geçerli bir başvuru sayılabilmesi için kanunen iletilmesi zorunlu belgelerden olması sebebiyle davalı sigorta kuruluşuna yapılan başvurunun KTK 97 uyarınca geçerli bir başvuru olmadığı yargısına ulaşılmıştır” gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verildiğini, Meydana gelen hasara bağlı olarak müvekkile ait araçta değer kaybı oluştuğunu, Söz konusu değer kaybı bedelinin ödenmesi için davalı sigorta şirkeline 27/10/2021 tarihinde başvurulduğunu, başvuru üzerine,
davalının taraflarına cevap vermeyerek ödeme taleplerini reddettiğini, davacıya ait ---- plakalı aracın ---- model -----marka araç olup, kaza tarihindeki ikinci el piyasa bedelinin yüksek olduğunu, Davalı Sigorta şirketi Karayolları Trafik Kanunu 85 ve devamı maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu Md. 49 ve devamı maddeleri gereğince davacının ---- plakalı aracının değer kaybetmesi nedeni ile uğramış olduğu zararları tazmin etmesi gerektiğini, Gerçekleşen kaza neticesinde davacıya ait araçta hasar meydana geldiğini, ancak davalı sigorta şirketi tarafından hasar onarım bedeli olarak taraflarına herhangi bir ödeme yapılmadığını,
Davalı sigorta şirketi hasar bedelinin tamamından sorumlu olduğu gibi, KDV tutarırın da tamamından sorumlu olduğunu, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıylı. HMK 107/1.
Madde gereğince belirsiz alacak davasının kabulü ile kaza neticesinde ---- plakalı aracının uğramış olduğu hasar onarım bedelinin ve aracın değer kaybı. bedelinin bilirkişi atanarak belirlenmesine, 100,00-TL hasar bedeli ve 100,00-TL değer kaybı ücretinin şimdilik toplamda 200,00-TL'nin poliçe limitleri dâhilinde muhalap şirketin temerrüt tarihi olan 09/11/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsiline, yargılama harç ve giderleri ilc vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davanın zamanaşımına uğradığını, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmasının hukuka aykırı olduğunu, davanın kabulü anlamına gelmemek kaydıyla davalı şirketin sorumluluğunun sigortalısının kusuru ve bakiye poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, Kazaya karışan ----- plaka sayılı aracın davalı şirket nezdinde Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası ile sigortalı olduğunu, davalı şirketin bu poliçedeki maddi zararlara ilişkin teminat limitinin ise kaza tarihi itibariyle araç başına 43.000,00-TL olduğunu, huzurdaki uyuşmazlıkta,
sigortalının kazanın oluşumunda kusurlu olduğunu tevsik eden herhangi bir bilgi ve belge mevcut olmadığını, değer kaybı tazminatının tespit edilirken dayanağını doğrudan 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu’ ndan alan Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’ nda belirtilen hesaplama yöntemine göre zarar tespiti yapılması gerektiğini savunarak,
zamanaşımına uğramış davanın reddine, Zarar meblağının belirlendiği iddia edilmesine rağmen belirsiz alacak davası açıldığı müşahede edildiğinden davanın usulden reddine, sigortalı aracın kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığından davanın reddine, aksi halde kusur tespitinde bulunulmasına, Kabul anlamına gelmemek kaydıyla, değer kaybı ve hasar tazminatı taleplerinin esastan reddine, kabul anlamına gelmemek kaydı ile, araç hasarı ve değer kaybı yönünden bilirkişi incelemesi yapılmasına ve tarafların kusur durumu ile bakiye teminat limiti gözetilerek hüküm kurulmasına, Talebin kabulü halinde, dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; Haksız fiil iddiasından kaynaklı hasar onarım bedeli ve değer kaybı talebine ilişkindir.
Hasar dosyası, trafik tescil kayıtları, STK UUH'nin ----- sayılı dosyası celp edilmiştir.
Tanık ... Talimat Mahkemesi aracılığı ile alınan beyanında; "... benim babam olur. Kaza olduğu sırada aracı ben kullanıyordum. Cadde üzerinde yoğun bir trafik içinde seyir halindeyken arkamdan gelen ----- plaka sayılı araç sol arka tampondan babamın arabasına çarptı. Biz fotoğraf çekimi yaptıktan sonra tutanak düzenlemek için araçları kenara alalım diye konuştuk. Fakat o sırada diğer aracın şoförü kaza yerine terk etti. Çarpmadan önce benim şerit değiştirmek gibi bir durum söz konusu olmamıştır. Benim bilgi ve görgüm bundan ibarettir. Tanıklık ücreti talebim yoktur.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Mahkememizin 10/10/2023 tarihli celse ara kararı gereği dosya uyuşmazlık konularında rapor tanzim edilmek üzere makine mühendisi ve sigorta alanında uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, ---- makine mühendisi bilirkişi------ ile sigorta alanında uzman bilirkişi ----- tarafından tanzim edilen 05/02/2024 tarihli raporda özetle;''...
Dava konusu olayın Karayolları Trafik Kanunu Kapsamında maddi hasarlı, TRAFİK KAZASI olduğu, Meydana gelen olayda KAÇINILMAZLIK faktörünün etkisinin OLMADIĞI, önlenebilir bir kaza niteliğinde OLDUĞU, Dava konusu kaza ve hasar durumunun uyumlu olduğu, Dosya muhteviyatına sunulmuş olan bilgi, belge, doküman, fotoğraflar ve davacı vekilinin sunmuş olduğu Ekspertiz raporunun incelenmesi neticesinde dava konusu araçta kaza tarihi itibariyle KDV ve İşçilik dahil 3.653,89 (İskontosuz) hasar meydana gelmiş olduğu,
Dava konusu aracının makul onarım süresinin yetkili servis ve onarım atölyelerinin iş yükü ile doğru orantılı olarak yaklaşık 3 ( üç) iş günü süreceği, Dava konusu kaza kapsamında;----- plaka sayılı araç sürücüsünün %100 oranında Asli ve Tam KUSURLU olduğu, Dava konusu kaza kapsamında aracın maliki ve işleteni yönünden KTK Madde 85 kapsamında müşterek ve müteselsil sorumluluk açısından değerlendirmenin Sn Mahkemenin nihai taktirlerine maruz olduğu, dava konusu kazanın ---- plaka sayılı araç sürücüsünün Asli Kusur sayılan takip mesafesini korumaması,
hatalı manevra ve şerit tecavüzü nedeni ile arkadan çarpma şeklinde meydana gelmiş olduğundan ----- plaka sayılı araç sürücüsünün KUSURSUZ olduğu, değerlendirilmiştir. Her ne kadar Sn.
Mahkemenin ara kararı gereği kusur değerlendirmesi yapılmış olsa da dava konusu kusur durumunun tüm hukuki değerlendirmesi ve takdiri ile, 6754 sayılı bilirkişi kanunu 6. Maddesi kapsamında Bakanlık tarafından 07.09.2020 tarihli bilirkişilerin uyacağı rehber ilkelerin 27. Maddesi gereği (asli kusurlu, tali kusurlu, kusur oranı) tespiti Hakim yetkisinde olduğu belirtilmiştir.
Dava konusu kazalı aracın Ekspertiz Raporuna göre kaza tarihinde 561.765 km de olduğu, Dosya muhteviyatına sunulmuş olan 13.10.2021 tarihli----- hasar Ekspertiz Raporunda yapılan tespitinin kaza tarihinin ve aracın kaza tarihinde 6 (altı) yıllık araç olması ve 6 (altı) adet geçmiş hasar kaydı dikkate alındığında piyasa rayiçlerinin üzerinde tespit yapılmış olduğunun görüldüğü, Dava konulu aracın söz konulu kaza öncesinde.
10.01.2020 ÇARPMA 4.250,00 TL, 07.08.2019 ÇARPMA 1480,00TL , 02.12.2018 ERP ÇARPIŞMA 9.000,00 TL, 19.09.2018 ÇARPMA 1.557,00TL, 16.03.2017 ÇARPMA 1.583,00TL , 21.11.2015 4 ERP ÇARPMA 973,00TL geçmiş hasar kaydının bulunduğu, Dava konusu aracın dosya muhteviyatına sunulmuş olan Ekspertiz Raporları ve kazalı araç fotoğraflarının incelenmesi neticesinde değer kaybı hesaplamasına esas;Arka Tampon (Değişim/Boya) ” Arka Etek Acı (Onarım/Boya) Arka Çamurluk Sol (Onarım/Boya) hasarının bulunduğu,
Yargıtay'ın istikrar bulmuş olan kararları ile Anayasa Mahkemesinin 09.10.2020 tarihli iptal kararı doğrultusunda aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek aracın kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybı zararının belirlenmesi, kararına göre kaza tarihi itibariyle REEL PİYASADA ise.
Dava konusu aracın kazadan önceki kazalı 2. El piyasa rayiç değerinin pandeminin 2. El piyasa rayiçlerinde yaratmış olduğu olumsuz etkinin ve artışında dikkate alınması ile 96.000,00 TL civarında olacağı,( Dava konusu aracın geçmiş 6 (altı) adet kazası değerlendirmede dikkate alınmıştır. ) kazadan sonraki onarılmış hali ile piyasa rayiç değerinin (modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, olay tarihindeki yaşı, km bilgisi (561.765 km de) vb. etkenler baz alınmıştır.) yaklaşık 96.000,00 TL civarında olacağı, bu kapsamda Değer Kaybının 96.000,00 - 91.000,00 TL = 5.000,00 TL civarında olacağı, “Nihai taktirin Sn.
Mahkemeye ait olduğunu, Söz konusu aracın dava konusu kaza öncesinde 6 (altı)adet geçmiş hasar kaydının bulunduğu, (MENFİ) Söz Konusu geçmiş kazalara yönelik eksper raporlarının dosya muhteviyatında bulunmadığı, (MENFİ), Dava konusu aracın geçmiş kazalarındaki hasar gören parçalar ile dava konusu kazada hasar gören parçaların aynı parçalar olması durumunda daha önce değer kaybetmiş parçalar yönünden DEĞER KAYBI OLUŞMAYACAĞINDAN ,
dava konusu aracın geçmiş hasar kayıtlarının dosya muhteviyatına sunulmasına mütcakip fekrar değer kaybı değerlendirmesi yapılması gerektiği ( yukarıda yapılan hesaplama geçmiş kazalarda aynı parçaların hasar görmemiş olması durumunda geçerlidir.) Dosya muhteviyatına sunulmuş olan----- Değer Kaybı Ekspertiz Raporunda dava konusu aracın geçmiş hasar kayıtları ve km bilgisi dikkate alınmadan değerlendirme yapılmış olduğundan değer kaybı hesaplamasına katılmanın mümkün olmadığı, (söz konusu raporda baz alınan rayiç değer tespitine yönelik emsallerde araçların ortalama 250.000 km de olduğu,
ancak dava konusu aracın 561.714 km de olması ve arada % 100 FARK OLMASI nedeni ile değerlendirmeye alınması mümkün olmamıştır.), Yukarıda yapılan açıklama ve değerlendirmeler sonucunda; davacını kusur oranı nispetinde hasar bedelini talep edebileceği sonucuna ulaşıldığı, teknik bilirkişisi tarafından tespit edilen 3.653,89 TL hasar bedelini ----- talep edebileceği, Sigortacının 09.11.2021 tarihi itibarıyla temerrüdünün oluştuğu,'' belirtilmiştir.
Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.
Ek rapor tanzim edilmek üzere dosya daha önce rapor sunan bilirkişilere tevdi edilmiş, tanzim edilen ek raporda özetle;''...
Bu nedenle söz konusu onarım/ değişim görmüş parçalar ile dava konusu kazada hasar gören parçaların aynı parçalar olduğu, bu nedenle Kök Raporda detaylı olarak izah edildiği üzere daha önce hasar gören ve değer kaybına neden olan parçalar için tekrar değer kaybı oluşmasının mümkün olmadığı ( menfi), Bu kapsamda dava konusu araçta hasar gören parçalar yönünden değer kaybı oluşmayacağı,(menfi) Sigorta mevzuatı yönünden Kök Rapor görüş ve kanaatlerin aynen devam ettiği,...'' belirtilmiştir.Tanzim edilen ek rapor taraflara tebliğ edilmiş,
rapora karşı beyan ve itiraz dilekçeleri sunulmuştur.Davacı vekili UYAP sistemi üzerinden sunmuş olduğu 07/06/2024 tarihli dilekçesi ile özetle;'' Huzurdaki davayı fazlaya ilişkin hakları saklı tutarak 100,00 TL hasar farkı, 100,00 TL değer kaybı tazminatı üzerinden açmış bulunduklarını,Bilirkişi raporunda 3.653,89-TL hasar bedelinin davalı taraftan talep edilebileceği sonucuna ulaşıldığı,
Bilirkişi raporu doğrultusunda fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile hasar onarım bedeli yönünden taleplerini 3.553,89 TL daha arttırmak suretiyle toplam 3.653,89 TL'nin davalının temerrüt tarihi olan 09/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini, Dava dilekçesinde temerrüt tarihinin sehven 09/11/2022 şeklinde yazılmıştır.
Bu tarihi 09/11/2021 olarak düzelttiklerini beyan ederek 3.653,89 TL'nin, davalının temerrüt tarihi olan 09/11/2021 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiş, sunulu dilekçe davalı tarafa tebliğ edilmiş, 07/06/2024 tarihinde ıslah harcı Mahkeme veznesine depo edilmiş, davalı tarafça dilekçeye karşı beyan dilekçesi sunulmuştur.İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde.
Huzurdaki dava 30/09/2021 tarihinde meydana gelen kaza neticesinde davacıya ait ----- plaklı araca ilişkin hasar onarım bedeli ile değer kaybı zararının davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Sunulu STK UHHK ----- sayılı karar ile başvurunun usulden reddine karar verildiği anlaşılmıştır.----- plakalı aracın davalı sigorta şirketi nezdinde 24/06/2021-2022 vade tarihleri arasında geçerli olduğu anlaşılan ZMMS sigorta poliçesi ile sigortalı olduğu, poliçede teminat bedelinin 43.000,00-TL olduğu anlaşılmıştır.Mahkememizce re'sen alınan bilirkişi raporu ile.
Davacıya ait araçta kaza tarihinde meydana gelen gerçek zarar miktarının KDV ve işçilik dahil 3.653,89-TL olduğu, kazada ---- plaka sayılı araç sürücüsünün asli ve %100 ve ----- plakalı araç sürücüsünün ise kusursuz olduğu belirtildiği görülmüştür.Yapılan yargılama ile davalı tarafından her ne kadar cevap dilekçesi ile zamanaşımı def'i ileri sürülmüş ise de davaya konu kazanın 30/09/2021 tarihinde meydana geldiği, davalı nezdinde temerrrüdün 09/11/2021 tarihinde meydana geldiği ve huzurdaki davanın 10/11/2022 tarihinde açıldığı anlaşılmakla talebin 2(iki) yıllık zamanaşımı süresi içerisinde dile getirildiği,
kazanın meydana gelmesinde davacıya atfı kabil kusur bulunmadığı, davacının kaza tarihinde gerçek zararının 3.653,89-TL olduğunun bilirkişi incelemesi ile tespit edildiği, davaya konu aracın geçmiş hasar kayıtlarının bilirkişi marifetiyle incelendiği ve değer kaybına esas araç parçalarının önceki tarihli kazalardaki parçalar ile aynı olduğu, bu kapsamda değer kabına ilişkin zarar meydana gelmeyeceği, sunulu raporda yapılan kusur değerlendirmesinin kazanın meydana geliş şekline ve oluşa uygun olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsendiği gibi hasara konu aracın kazadan önce ve kazalı 2. el piyasa rayiç değerinin tespit edildiği,
kaza tarihinde davacı nezdinde meydana gelen "gerçek zararın" raporda tespit edildiği, raporun denetime ve hükme esas almaya elverişli olduğu anlaşılmakla Mahkememizce benimsendiği, zorunlu mali sorumluluk sigortasının motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümü yada yaralanması veya bir şeyin zarara uğraması nedeniyle o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu,
bu kapsamda somut olayda davalı sigorta şirketinin ZMMS poliçesi kapsamında sigortalısının kusuru nispetinde ve teminat limiti olan 43.000,00-TL çerçevesinde meydana gelen hasardan sorumlu olduğu, davacı tarafından hasar onarım bedeli olarak 3.653,89-TL talep edilebileceği, değer kaybı zararına dair alacak talebinin reddi gerektiği, davalı nezdinde temerrüdün 09/11/2021 tarihinde meydana geldiği, aracın niteliği dikkate alındığında temerrüd tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceği anlaşılmakla davanın kısmen kabulü gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/864, K. 2024/757, 15 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama