KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/984
- Karar No
- 2024/1047
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
Karar Metni
1.210 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/984
KARAR NO : 2024/1047
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 21/12/2022
KARAR TARİHİ : 24/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili davacıya ait alacağın tahsili için ---- İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine takip başlatıldığını, takibe haksız ve kötü niyetle itiraz edildiğini, davacının yaptığı servis hizmeti için davalı tarafa her ay verdiği hizmetin karşılığında fatura kestiğini, 30/08/2022 tarihinde ilgili ayın hizmet karşılığı olarak 18.682,60-TL, 30.09.2022 tarihinde ise yine o ayın hizmet karşılığı olarak 13.352,50 TL fatura kesildiğini ancak davalı tarafından faturalara itiraz edilmemesine rağmen davacıya ödemesi yapılmadığını,
daha sonra davalı tarafından ödeme hususunun davalıya ihtar edilmiş ise de halen davacının alacağının ödenmediğini, ödemesi yapılmayan 2 adet fatura için davalı şirket aleyhine ---- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine takibin durduğun, arabuluculuk yoluna gidildiğini ancak anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek,
ihtiyati haciz taleplerinin ve davanın kabulüne, borçlunun icra takibine yaptığı itirazının iptali ile takibin devamına, borçlunun takip konusu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek takip dosyasında belirtilen faiziyle ödemeye ve takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere icra-inkar tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı tarafından davaya cevap verilmemiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava; İcra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.----İcra Dairesinin ---- Esas sayılı dosyası UYAP sisteminden celp edilmiştir. Davacı vekili dava dilekçesinde ihtiyati haciz talebinde bulunmuş, Mahkememizin 26/12/2022tarihli ara kararı ile talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı tanığı ---- Mahkememizin 16/04/2024 tarihli celsede alınan beyanında:'' davacı benim ağabeyim olmaktadır, ben davalı ---- şirketinde 2022 yılında 1.ay ile 4.-5.aya kadar ben, benden sonrada diğer bir şöför arkadaş çalıştı, davalı firmasında davacıya ait aracı ben şöför olarak kullandım, araç ile davalının anlaşması olduğu yerlere personel götürdük, ----- şirketinin personellerini taşıdık, personelleri sabah ve akşam olarak taşıdık, sabah 7.30'da personeller işte olacak şekilde ve akşam saat 17:00 de personellerin iş çıkışı servis hizmetlerini yapmak üzere bizzat ben şoför olarak çalıştım, sonra --- Bey'i işe aldık, 6.ay 7.ay,
8.ay ve 9.ay 20'sine kadar taşıma gerçekleşti ancak taşıma bedeli ödenmedi, bilgim görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim bulunmamaktadır.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
Davacı tanığı ---- Mahkememizin 16/04/2024 tarihli celsede alınan beyanında:'' ben 2022 yılının 7.ayın 1'i ile 8.ayın 31'e kadar ---- şirketinde şoför olarak çalıştım, araç ---- marka idi, --- -- aitti, ---- ilçesinden başlayarak --- ve --- Üniversite'sinde ---- şirketinin personellerini bıraktım, iki bölüm halinde bırakıyordum, ben iki ay çalıştıktan sonra ayrıldım, ayrılırken yerime işe devam edecek şoförü bularak ayrıldım, bilgim görgüm bundan ibarettir, tanıklık ücreti talebim bulunmamaktadır.'' şeklinde beyanda bulunmuştur.
6100 sayılı HMK Madde 222- 1)Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2)Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3)İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
(Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4)Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5)Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır.Ticari defterler ve sahibi lehine delil olabilme koşulları, 6100 sayılı HMK madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı TTK madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir. Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
6100 sayılı HMK. 222/1. Maddesi ve 6102 sayılı TTK 83/1. Madde uyarıca ticari uyuşmazlıklarda Mahkeme re'sen ya da taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Anılan hükümler çerçevesinde değerlendirme yapıldığında. Tarafların tacir sıfatını taşıdıkları, uyuşmazlığın iki tarafın ticari işletmesinden kaynaklandığı, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizin 16/04/2024 tarihli duruşma ara kararı ile 6100 sayılı HMK 222.
Madde kapsamında taraflara yılına yıllarına ait ticari defterlerini sunmaları için iki haftalık kesin süre verilmiş, SMMM bilirkişi tarafından tarafların iddia ve savunmaları kapsamında alacak ve borç kalemlerinin tespiti ve hesaplanması hususlarında rapor tanzim etmek üzere dosya bilirkişiye tevdiine karar verilmiş, davalı tarafa yapılan usulüne uygun tebligata rağmen davalı tarafça ticari defter ve kayıtlar sunulmamıştır.SMMM bilirkişi ---- tarafından tanzim edilen raporda özetle;''...Davacı Firmanın, 32.035,10 TL ASIL ve 476,85 TL İşlemiş Faiz olmak üzere TOPLAM 32.511,95 TL Alacak Talebi üzerinden harçlandırarak,
İtirazın İptali/Takibin Devamı istemli olarak Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu İTİRAZIN İPTALİ Davasında.
Davacı Firmanın Davalı Şirketten Takip Dayanağı yaptığı 2 Adet Faturadan Bakiye Alacağının 24.949,28 TL Asıl Alacak olabileceği, Davacı Şirketin Takip öncesine ilişkin Talep edebileceği İşlemiş Faizin 105,03 TL olabileceği, ..' belirtilmiştir.Tanzim edilen rapor taraflara tebliğ edilmiş, davacı tarafça rapora karşı beyan dilekçesi sunulmuştur.Davalı adına 29/05/2024 tarihinde UYAP sisteminden vekaletname sunulmuştur.İddia, savunma, celp edilen belgeler, tanzim edilen bilirkişi raporu birlikte incelenip değerlendirildiğinde.
Huzurdaki dava icra takibine yapılan itirazın iptali istemiyle açıldığı, usulüne uygun şekilde yapılan tebliğe karşın davalı tarafından davaya cevap dilekçesi sunulmadığından davalı tarafından iddianın tümden inkar edildiğinin varsayıldığı, davacı tarafından "Şoförlü Servis Hizmet Alım /Satımı" konusunda taraflar arasında ticari ilişki bulunuduğu iddia edilerek bu hususta tanzim edilen faturalara dayanılarak icra takibi yapılmış olduğunun anlaşıldığı, 6100 sayılı HMK 222.
Madde kapsamında tarafların ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği, bu kapsamda tanzim edilen bilirkişi raporu dosyaya sunulduğu, Davalı vekili tarafından UYAP sisteminden Mahkememize sunulan 27/11/2024 tarihli dilekçesi ile tarafların sulh olduğu ve ödemeler yapıldığına yönelik beyanda bulunduğu, davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesini talep ettikleri ve dilekçe ekinde sunulan ''Protokol'' başlıklı belgede tarflarca yargılama gideri ile vekalet ücreti talep edilemeyeceğinin düzenlendiği,
Davacı vekili UYAP sisteminden Mahkememize sunmuş olduğu 29/11/2024 tarihli dilekçesi ile taraflar arasında imzalanan protokol kapsamında tarafların sulh olduğunun bildirildiği, Davacı vekili tarafından Mahkememizin 24/12/2024 tarihli celsesinde Sulh talepleri doğrultusunda karar verilmesini talep ettikleri, yargılama gideri ile vekalet ücreti taleplerinin bulunmadığının ve arabuluculuk ücretinin haklılık durumuna göre değerlendirilmesini talep ettikleri görüldüğü,
bu kapsamda konusu kalmadığı anlaşılan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği, alınan tanık beyanları, sunulu bilirkişi raporu kapsamında davada haklılık durumu dikkate alınarak harç ve arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmakla aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuşltur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/984, K. 2024/1047, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama