İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/351 K.2024/1019

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2023/351Karar2024/1019Tarih19 Aralık 2024Okuma12 dk · 2.307 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/351
Karar No
2024/1019
Karar tarihi
19 Aralık 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.307 kelime·12 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2023/351

KARAR NO : 2024/1019

DAVA

Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 22/05/2023

KARAR TARİHİ : 19/12/2024

Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil Şirket ile davalı şirket arasında proje yapım işleri konularında anlaşma sağlanmış ve bu anlaşma gereğince müvekkil şirket davalı şirkete inşaat alanında cam giydirme projeleri çizmekte ve bu proje çizim bedeli olarak da fatura kesmektedir. Bu faturaların bedeli de müvekkil şirkete ödenmektedir.

Bu arada davalı şirket, müvekkil şirkete bir projenin işlerinin kendilerinin yurt dışındaki şirketleri ile yapılacağını bildirmiş ve yapılan işin faturasını o şirkete kesmelerini bildirmiştir. Sonrasında davalı şirket bu yurt dışındaki şirkete kesilmesi istenen fatura kararını değiştirerek faturayı tekrar kendi şirketlerine kesilmesini talep etmişlerdir. Bu arada müvekkil şirket, davalı şirketin yurt dışında faaliyet gösteren şirketine kestiği faturayı iptal etmiştir.

Daha sonra iki şirket 15 ay boyunca çalışmış işler bitirilmiş ve faturalar kesilmiş olmasına rağmen icra takibine konu olan borç miktarı kadar olan faturanın kesilmesi yaşanan karışıklıkta unutulmuştur. Daha sonra da aylık dökümanlarda bu açık görününce hemen ödeme karşılığı olan fatura davalı şirkete kesilmiştir. (EK1).

Dolayısıyla hesaplarda bir açık bulunmamasına rağmen ödemeyi yapan davalı şirket de sonradan kesilen faturayı hesaba almadan sanki müvekkil şirkete fazla ödeme yapıldığı iddiasıyla icra takibi başlatmıştır. Oysa müvekkil şirketin davalı şirkete bir borcu bulunmamaktadır. Ticari defterler incelendiğinde gerçek ortaya çıkacaktır.

Buna rağmen müvekkil şirketin fatura kesmeyi unutmasından kaynaklı olarak davalı şirket tarafından kötü niyetle sanki fazla ödeme yapılmış denilerek icra takibi başlatılmış ve takibin tebligatı da yoğunluktan dolayı gözden kaçırılmış ve takip kesinleşmiştir. Dolayısıyla zaten işi yapan müvekkil şirket olduğu için ödeme yapması gereken taraf da davalı şirket olduğundan müvekkil şirketin kendilerine borçlu olunduğu iddiası zaten haksız ve hukuksuzdur.

Unutulan ama davalı şirketin iddia ettiği ve müvekkil şirketin hakediş bedeli olan miktar üzerinden bu fatura kesilmiş ve davalı şirkete yollanarak ibralaşma gerçekleşmiştir. Bu işlemler sonucu iki şirket arasında bir alacak verecek kalmamasına rağmen davalı şirket kötü niyetle sanki fazla ödeme yapılmış gibi icra takibi başlatmıştır.

Sonuç olarak haksız ve hukuksuz olarak başlatılmış olan bu icra takibi ile alakalı olarak borçlu olmadığımızın tespiti ile ileride telafisi imkansız zararların ortaya çıkması ihtimaline binaen dava konusu icra takibi ile ilgili olarak müvekkil hakkında başlatılan takibin teminatsız dava sonuna kadar durdurulmasına bu talebimiz uygun görülmez ise İcra İflas Kanunu'nun 72. Maddesinin 3. Fıkrası dikkate alınarak, mahkemece tespit olunacak miktarda teminatın dosyaya ibrazı ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini ve yine teminat akabinde hacizlerin kaldırılmasını talep ederiz.

Yukarıda açıklanan ve Sayın Mahkemenizce de re’sen nazara alınacak nedenlerle.

Talebimizin kabulü ile davalı ----ile müvekkil arasında mevcut ve geçerli bir borç ilişkinin bulunmadığının TESPİTİNE, Mahkemenizce takdir edilecek teminat mukabilinde yahut teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilerek icra veznesine girecek paranın davalıya ÖDENMEMESİNE, Neticeten ---- İcra Dairesi Müdürlüğü'nün ---- Esas Sayılı haksız icra takibinin DURDURULMASINA, Fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla, bu dava sebebiyle uğramış olduğumuz zararların yasa gereği alacağın yüzde yirmisinden az olmamak kaydıyla kötü niyetli davalıdan alınarak müvvekile VERİLMESİNE,

Vekâlet ücreti ve sair yargılama giderlerinin davalı şirkete YÜKLETİLMESİNE, Karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Taraflara tebligat yapılarak taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkil şirket, davacı firma ve dava dışı ---- firması ile 15.11.2021 tarihinde üçlü sözleşme akdedilmiştir. Söz konusu sözleşme uyarınca ---- yüklenici, müvekkil firma alt yüklenici ve davacı da tasarım danışmanlığı görevini üstlenmiştir.

Sözleşme kapsamında davacının sorumlulukları: "Zaman çizelgesine ve tasarım çizelgesine uygun olarak tasarımları tamamlamak, uygun tasarımların alt yüklenici tarafından teslim alınmasının ardından fatura ibraz etmek ve tasarımlar bütünü ile yükleniciye devretmek"tir.

Yine bu sözleşme kapsamında; davacının hak edişleri, -müvekkil firma hakkında ---- Asliye Ticaret Mahkemesi ---- Esas sayılı dosya ile konkordato mühlet kararı bulunduğundan- müvekkilin alacağından mahsup edilerek yüklenici firma tarafından müvekkil adına ödenmektedir. Ancak davacı firma sözleşmeden ve Türk Borçlar Kanunu hükümlerinden kaynaklanan yükümlülüklerini yerine getirmemiştir. İmalat projelerindeki tasarımlar ayıplı ifa edilmiştir.

Müvekkil tarafça hatalı imalat projelerinin düzeltilmesi hususunda davacıya bildirimde bulunulmuşsa da bu kapsamda tasarımları düzeltmemiş, sözleşme şartlarına aykırı tutum ve davranışlarına devam etmiş ve müvekkilin proje hakkında bilgi talep etmesine karşın -bilgilendirme yükümlülüğü olmasına rağmen- müvekkile bu hususta yanıt dahi vermemiştir.

Bu durum ise; yüklenici firma ve iş sahibi firmaların doğmuş ve doğacak zararlar neticesinde müvekkil şirkete başvurması sonucunu doğurmuştur. Hali hazırda konkordato sürecinde bulunmakta olan müvekkil için büyük önem arz eden projelerin tamamlanmasını sekteye uğratmanın yanı sıra bu süreçte davacının bu kusur ve ayıplı davranışları nedeni ile müvekkilin maddi zararlara uğratılması da şirketi geri dönülemez noktaya getirme tehlikesi ile karşı karşıya bırakmıştır.

Müvekkil şirket aleyhine doğan bu zararların bir yana, yüklenici firma tarafından davacıya -işin tamamlanmamış ve hak edişin gerçekleşmemesine karşılık- mükerrer ödeme gerçekleştirilmiştir. Ancak bu bedel yukarıda da açıkladığımız üzere; yüklenici tarafça müvekkile yapılacak ödemelerden mahsup edilmektedir. Dolayısıyla sehven mükerrer olarak yapılan bu ödeme neticesinde müvekkilin alacağına kavuşması engellenmiştir.

Davacıya işbu mükerrer ödemenin derhal iade edilmesi ve henüz tamamlanmamış iş ve işlemlerin tamamlanması için 28.02.2023 tarihinde ---Noterliği ---- Yevmiye Numaralı ihtarname ile bir ihtar gönderilmiştir. Buna karşılık davacı mükerrer aldığı bedeli müvekkile ödememiştir.

İhtarnamenin davacıya tebliğinin ve bedelin davacı borçlu tarafından ödenmemesinin ardından 21.03.2023 tarihinde davacı aleyhine ---İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyası ile söz konusu mükerrer ödemenin tahsili için takip başlatılmıştır. 27.03.2023 tarihinde ödeme emri davacı borçlunun ---- adresine tebliğ edilmiş; herhangi bir itiraz yapılmaksızın dosya kesinleşmiş ve haciz işlemleri uygulanmıştır. Ancak müvekkil şirketin alacağı icra dosyasından tahsil edilmemiştir.

Bu hususta davacı her ne kadar dosya kapsamında tatbik edilen haciz işlemlerinin taşkın haciz olduğunu ileri sürmüşse de; bu iddialarının haksız ve mesnetsiz olmasının yanı sıra müvekkilin alacağını tahsil imkanı her gün daha da zayıflamaktadır. Buna karşılık müvekkilin davacıdan alacaklı olduğu sabittir.

Tüm bunların yanı sıra, davacı tarafça tahsil etmiş oldukları mükerrer ödemeyi haklı göstermek için ihtarnamemizin ve başlatmış olduğumuz icra takibinin üzerinden oldukça uzun bir zaman geçtikten sonra, 13.04.2023 tarih ve ---- numara ile Proje Çizim Bedeli adı altında 99.031,50 TL bedeli fatura kesilmiştir. Davacının da dava dilekçesinde belirtmiş olduğu bu fatura, yalnızca mükerrer ödemenin müvekkil tarafça davalıdan tahsil edilmesinin önüne geçmek üzere düzenlenmiştir.

Bu nedenle faturaya ve fatura içeriğine ise müvekkil şirket tarafından ise 18.04.2023 tarihinde ---- Noterliği ----- Yevmiye No.lu ihtarnamesi ile itiraz edilerek iade edilmiştir. Tüm bu açıklamalarımızdan da görüldüğü üzere; müvekkil şirketin davacıdan davacının mükerrer olarak tahsil etmiş olduğu 99.031,50 TL hak edişinin tahsili talepli ----İcra Müdürlüğü----Esas sayılı dosyası ile başlatmış olduğu icra takibinin durdurulması konulu işbu davanın reddi gerekmektedir.

Nitekim davacının müvekkile borçlu olduğu; ----İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı dosyası, 15.11.2021 tarihli sözleşme----Noterliğince 28.02.2023 ve 18.04.2023 tarihinde gönderilen ihtarnameler ve tüm dosya kapsamı ile sabittir. Müvekkilin davacıdan alacaklı olduğu ve bu alacağının tahsili imkanı bulunmadığından başlatılan takip hukuka uygun ve yerindedir. Buna karşılık davacının haksız ve mesnetsiz olarak ikame etmiş olduğu söz konusu davanın reddi gerekmektedir.

Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.

Teknik bilirkişi tarafından hazırlanan bilirkişi raporu sonuç kısmında:

"

Davalının yasal defterlerinde yapılan incelemede;

Yapılan incelemede;

Davalı tarafın envanter defterleri görülememiştir.

 Davalı tarafın ticari defterlerinin (envanter defterleri hariç) Türk Ticaret Kanunu,

Vergi Usul Kanunu ve 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222/2 maddesi

hükümlerine uygun olarak tutulduğu, Vergi Usul Kanunu hükümleri gereğince

muhasebe usul ve tekniğine uygun tutulduğu, açılış ve kapanış tasdiklerinin

süresinde yapıldığı, içerdiği kayıtların birbirini doğruladığı, davalı lehine delil olma

niteliklerini taşıdığı tespit edilmiştir.

 Davalı tarafın 2023 yılında kapanışa ilişkin son berat Haziran-2023 döneminde

alınmıştır. Netice itibariyle, incelememizde 30.06.2023 dönemi sonrası yasal

defter kayıtlarına ilişkin inceleme yapılamamıştır.

Davacının yasal defterlerinin incelenmesi neticesinde

 Davayla ilgili bulunan; --- İcra Dairesi’nin ---- sayılı icra dosyasının takip tarihi itibariyle (21.03.2023) davacının----85.496,90 TL, ------ 13.534,60 TL olmak üzere toplam 99.031,50 TL borcu bulunmaktadır.

 Dava tarihi itibariyle (22.05.2023) davacının --- 85.496,90 TL borcu, ----- 85.496,90 TL alacağı olmak üzere nette borcu veya alacağı bulunmamaktadır. Davalının yasal defterlerinin incelenmesi neticesinde;----İcra Dairesi’nin ----- sayılı icra dosyasının takip tarihi itibariyle (21.03.2023) ve dava tarihi itibariyle (22.05.2023) davalının davacıdan 99.031,50 TL alacağı bulunmaktadır.

Buna göre; icra takip tarihi itibariyle davacı ve davalı defterlerinde yer alan bakiyeler karşılıklı uyumlu olup, her iki deftere göre de icra takip tarihi itibariyle davalının davacıdan 99.031,50 TL alacağı bulunmaktadır.

Dava tarihi itibariyle ise davalının defter kayıtlarına göre davalının davacıdan 99.031,50 TL alacağı bulunurken; davacının defter kayıtlarına göre davacının davalıdan alacağı veya davalıya borcu bulunmamaktadır.

Dava tarihi itibariyle her iki tarafın yasal defterlerinde oluşan fark; davacı tarafından davalıya düzenlenen 13.04.2023 tarih ve ----- no.lu faturanın davacının yasal defter kayıtlarında yer alıp davalının yasal defter kayıtlarında yer almamasından kaynaklanmaktadır.

Davacı ile davalı yasal defterlerinde dava tarihi itibariyle bakiye farkına sebep olan 13.04.2023 tarih ve ----- no.lu faturaya ilişkin dava dosyasında detaylı bir bilgi bulunmamaktadır. Söz konusu faturanın düzenlenmesinin yerindeliği konusunda dosya kapsamında yer alan bilgilerden sonuca ulaşmak mümkün değildir. Ancak; davalı tarafından başlatılan icra takibi öncesinde davalının gönderdiği ihtarname; icra takip tarihi sonrasında davacı tarafından düzenlenen faturaya karşı davalının gönderdiği ihtarname bulunmaktadır.

Davacı tarafından düzenlenen 13.04.2023 tarih ve ----- no.lu fatura davalı tarafından gönderilen ihtarnameyle kabul edilmemiş ve davalı tarafından yasal defter kayıtlarına alınmamıştır. Ancak söz konusu faturanın davalı tarafından vergi dairesi bildirimine konu edildiği tespit edilmiştir. " görüşünü bildirir rapor tanzim edilmiştir.

DELİLLER

*----- İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı icra dosyası uyap kaydı, *Bilirkişi raporu *Tüm dosya kapsamı ve müzekkere cevapları,

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, Menfi tespit (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) hususlarına ilişkindir. --- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı dosyası ve uyap kayıtları celp edilerek incelenmiştir.

Somut olayda.

Davacı ; davalı ile aralarında yer alan proje yapım işleri konusunda anlaşma sağlandığı ve bu anlaşma gereğince davacı şirket davalı şirkete inşaat alanında cam giydirme projeleri çizmekte ve bu proje çizim bedeli olarak da fatura kestiği, bu faturaların bedelini müvekkili şirkete ödendiğini, davalı şirket ile müvekkili şirket arasında yer alan işin kendilerinin nedeniyle yurt dışındaki şirketleri aracılığı ile yapılacağını bildirdiğini ve yapılan işin faturasını o şirkete kesmelerini bildirdiğini,

sonrasında davalı şirket ise yurt dışındaki şirkete kesilmesi istenen fatura kararını değiştirerek faturayı tekrar kendi şirketlerine kesilmesini talep edildiğini ve bu arada müvekkili şirketin, davalı şirketin yurt dışında faaliyet gösteren şirketine kestiği faturayı iptal ettiğini, daha sonra iki şirket 15 ay boyunca çalıştığı işlerin bitirildiğini ve faturaların kesildiğini, davalının icra takibine konu ettiği borç miktarı kadar olan faturanın kesilmesinin yaşanan karışıklıkta unutulduğunu, daha sonra yalık dökümanlarda bu açığı görünce hemen ödeme karşılığı olan faturanın davalı şirkete kesildiğini,

dolayısıyla hesaplarda bir açık bulunmamasına rağmen ödemeyi yapan davalı şirket sonradan kesilen faturayı hesaba almadan müvekkili şirkete fazla ödeme yapıldığıu iddiasıyla icra takibi başlattığını, oysa müvekkili şirketin davalı şirkete bir geri ödeme borcunun bulunmadığını iddia etmektedir.Davalı ise cevap dilekçesinde , davacının borç ilişkisinin kabulünde olduğunu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince hak edişleri müvekkilinin alacağından mahsup edilerek yüklenici dava dışı firma tarafından müvekkilinin alacağından mahsup edilerek yüklenici firma tarafından müvekkili adına ödendiğini,

davacı firmanın imalat projelerini ayıplı teslim ettiğini, davacıya bildirimde bulunulduğunu, müvekkili firma tarafından davacıya işin tamamlanmamış ve hak edişin gerçekleşmemesine karşılık mükerrer ödeme gerçekeleştiğini, bu ödemenin yüklenici tarafça müvekkiline yapılacak ödemelerden mahsup edildiğini, dolayısıyla sehven mükerrer olarak yapılan ödeme olduğunu, davacıya mükerrer ödemenin iadesi için 28.02.2023 tarihinde ---- Noterliği ---- yevmiye nolu ihtarname gönderildiğini, davacı tarafından kendilerine mükerrer ödemeyi haklı göstermek için sonradan 99.031,50 TL bedelli fatura kesildiğini,

müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia etmiş ve davanın reddini talep etmiştir.

Davalı vekiline 14703/2014 günü yapılan ön inceleme duruşmasında mükerrer ödemeye ilişkin delillerini sunmak üzere 2 hafta kesin süre verilmiş, davalı vekili 01.12.2023 tarihli beyan dilekçesi ve ekinde dava dışı ---- tarafından davacıya yapılan ödemelere ilişkin belgeleri sunduğu anlaşılmaktadır.

Mahkememizce tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesine karar verilmiş ve alınan raporda tarafların defterlerindeki kayıtların örtüşmediği, davacının ticari defter ve kayıtlarına göre dava tarihi itibariyle davacının davalıya borcu bulunmadığı,

davalının ticari defterlerinde ise dava tarihi itibariyle davalının davacıdan 99.031,50 TL alacağının bulunduğuna , taraf defterleri arasındaki uyumsuzluğun 13.04.2023 tarih ----- nolu faturaya ilişkin olduğu iş bu faturanın davacının yasal defter ve kayıtlarında yer alıp davalının yasal defter kayıtlarında yer alamamasından kaynaklandığını, sözkonusu faturanın davalı tarafından vergi dairesine bildirimde bulunulduğuna dair görüş bildirdiği anlaşılmaktadır.Somut olayda.

Taraflar arasındaki 15.11.2021 tarihli sözleşme akdedildiği, söz konusu sözleşme uyarınca dava dışı ----- yüklenici, davalı firmanın alt yüklenici ve davacı firmanın tasarım danışmanlığı görevini üstlendiğini, davacıya yapılan ödemelerin yüklenici firma olan ----- tarafından yapıldığı, hak edişlere ilişkin kesilen faturalar ise davacı tarafından davalıya kesildiği,

davalının cevap dilekçesinde mükerrer ödeme nedeniyle alacaklı olduğunu, davacının kestiği 13.04.2023 tarihli ---- nolu faturanın haksız kesildiğini, bu faturanın bir karşılığının olmadığını, ----- tarafından sehven fazla ödeme yapıldığını iddia etmiş , davacı ise sözleşmenin üçlü tarafı olması, ödemelerin davadışı ----- tarafından yapıldığını ancak faturaların davalıya kesilmesinden kaynaklı fatura kesimi sürecinde hata olduğunu, davalıya kesilmesi gereken faturanın unutulduğunu, ancak hakedişe ilişkin ödemenin ---- tarafından kendilerine yapıldığı,

davalının mükerrer ödeme iddiasını kabul etmediğini beyan ettiği, davalının mükerrer ödeme iddiasına ilişkin değerlendirmede, davaya konu ödemenin bizzat davalı tarafından yapılmadığı, mükerrer ödemeye ilişkin ödemeyi yapan dava dışı firma olan ---- bir belge dosyaya sunulmadığı, davalının iade ettiği ve defterine işlemediği faturayı vergi dairesine bildirdiği, tarafların defterlerindeki kayıtların birbirini doğrulamadığı, mahkememizce mükerrer ödeme iddiasını davalının ispat edemediği kanaati hasıl olmakla açılan davanın kabulüne dair karar vermek gerekmiştir.

Davalının davacıya karşı kötü niyetli olduğuna dair kanaat oluşturacak bilgi ve belge bulunmaması sebebiyle davalının kötü niyetli olduğuna dair kanaat oluşmamıştır. Bu nedenle şartları oluşmayan davacının kötü niyet tazminat talebi yerinde görülmemiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davanın KABULÜNE; 2-Davacının----. İcra Müdürlüğü ---- Esas Sayılı esas sayılı takip dosyasında BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE ve ----İcra müdürlüğü ----- esas sayılı icra dosyasının DAVACI YÖNÜNDEN İPTALİNE; 3-Kötü niyet tazminatının şartlar oluşmadığından reddine,

4-Karar ve ilâm harcı olan 8.670,82-TL harçtan peşin alınan 2.167,71-TL harcın mahsubu ile bakiye 6.503,11-TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı vekille temsil olunmakla karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

6-Davacı tarafça yatırılan müzekkere ve posta gideri, b.kişi ücreti olmak üzere toplam 3.544,50-TL ve dava açılışta yatırılan toplam 3.675,50-TL harcın davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

7-Davalı masraflarının üzerinde bırakılmasına,

8-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 9-Kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesini müteakip HMK madde 333/1 uyarınca yatıran tarafa iadesine, Dair, davacı vekilinin ve davalı iflas idaresi vekilinin e duruşma ile yüzüne karşı erilen kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/351, K. 2024/1019, 19 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2023/351
  4. Karar No : 2024/1019
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 22/05/2023
  7. Karar Tarihi : 19/12/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. Deliller
  10. İnceleme Ve Gerekçe
  11. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2023/351
Karar No
2024/1019
Tarih
19 Aralık 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/352 K.2024/1079
  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/353 K.2024/1261
  • Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/353 K.2024/860
  • İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/355 K.2024/899
  • Ankara 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/355 K.2024/780
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2023/356 K.2024/903

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.