KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/727
- Karar No
- 2024/654
- Karar tarihi
- 20 Eylül 2024
Karar Metni
2.066 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/727
KARAR NO: 2024/654
DAVA: İTİRAZIN İPTALİ
DAVA TARİHİ: 25/10/2023
KARAR TARİHİ: 20/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı ile davalı şirket arasındaki ticari ilişkiden doğan 45.959,72-TL tutarındaki faturadan kaynaklanan cari hesap alacağının davalı şirket tarafından vadesinde ödenmemesi sebebiyle taraflarınca ---------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlatıldığını, davalı tarafın işbu takibe haksız ve hukuka aykırı olarak itirazda bulunmuş olması nedeniyle takibin durmasına karar verildiğini, taraflarca arabulucuya başvurulmuş ancak 20.10.2023 tarihli toplantıda anlaşmaya varılamadığını, davalı taraf itiraz dilekçesinde "Taraflar arasında hesap mutabakatı sağlanamamıştır.
Cari hesap şeklinde ödemeler yapılmak suretiyle müvekkil ile karşı taraf ticari iş yapmaktadır. Bu nedenle takibe konu borcun tamamına, faize ve fer'i alacaklara itiraz ediyoruz.
Yukarıda izah ettiğimiz sebeplerle, yetkiye, borca, faize ve tüm ferilerine itirazımız dikkate alınarak, takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ediyoruz." gerekçeleri ile takibin durdurulmasını haksız ve hukuka aykırı gerekçelerle talep edildiğini, davalının itirazı hukuki dayanaktan yoksun olduğundan --------- İcra Müdürlüğü ---------- Esas sayılı dosyaya yapılan itirazın iptalini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu beyan ederek ihtiyati haciz talebinin kabulünü, haksız ve hukuka aykırı itirazın iptaline,
takibin devamına karar verilmesini ve alacak miktarının %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
HMK'nın yetkiye ilişkin genel hükümleri ve gerek icra dosyasına gerekse işbu Mahkeme dosyasına sundukları itirazlarının dikkate alınması ile dava --------- Mahkemelerinde görülmesini, öncelikle yetki itirazının dikkate alınmasını dosyanın yetkili Mahkemelere gönderilmesini talep ettiklerini, cari hesap şeklinde ödemeler yapılmak suretiyle davalı ile davacı karşı taraf ticari iş yapıldığını, taraflar arasında hesap mutabakatı sağlamadığını, davacının kendi elinde bulunan belgelere ve makbuzlara dayalı olarak alacağın kesin olduğu,
talep edilen vade farkının yerinde olduğu beyanları doğru olmadığını beyan ederek yetki itirazının kabulüne ve davanın usulden reddine, davacının tüm talepleri yönünden davanın esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasını savunmuştur.Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, teknik bilirkişi ayrıntılı raporunu ibraz etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Huzurdaki dava, icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. Ticari davalarda zorunlu arabuluculuk son tutanak aslı dosyaya sunulmuştur.--------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- Esas sayılı dosyası celp edilmiştir.Davacı tarafa ait ticari defterler üzerinde SMMM bilirkişi tarafından inceleme yapılmıştır.6100 SAYILI HUKUK MUHAKEMELERİ KANUNU /TİCARİ DEFTERLERİN İBRAZI VE DELİL OLMASI - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2): "Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3): "İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz."
(4): "Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5): "Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."
TÜRK TİCARET KANUNU Madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır. Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2): "Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir."Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.
Tİcari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirler, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).
Yine Türk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır.
Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır.
(TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veye diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketi olup tacirdir. Davalı taraf gerçek kişi tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.
Tacirler arasındaki huzurdaki ticari davaya bakmaya Mahkememiz görevlidir.Bu açıklamalar ekseninde değerlendirme yapıldığında; davacı ile davalı tarafın tacir sıfatını taşıdıkları, her iki tarafın da ticari defter tutmak zorunda olduğu anlaşılmıştır.
Her iki taraf da tacir olduğundan ticari defter içerikleri delil vasfı taşımaktadır.Mahkememizce işbu dosyada, tarafların ticari defterleri üzerinde Serbest Muhasebeci Mali Müşavir bilirkişisi tarafından tanzim edilen bilirkişi raporunda özetle.
Davacı şirketin 2023 yılı Haziran ayı BA Formunda, davalı tarafından davacı şirkete 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 122.574,26 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görüldüğü, davalının bağlı bulunduğu ----------- Dairesi 01.04.2024 tarihli yazı cevabından, davacının 2023 yılı BS formunu dosyaya gönderdiği, davalı şirketin 2023 yılı BS Formunda, davacı tarafa 1 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 122.574,26 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görüldüğü, davalı şirketin 2023 yılı BA Formunda, davacı tarafından davalı tarafa 2 adet e.belge/fatura ile KDV hariç 161.828,26 TL tutarında fatura düzenlemiş olduğu görüldüğü,
dava ve takip konusu alacağı oluşturan 04.07.2023 tarihli ----------- nolu 45.959,72 TL bedelli faturanın Ticari Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portali üzerinden davalı tarafa faturaların teslim edildiği, Ticari fatura senaryosunda düzenlenen faturalara, mali mühür ile imzalı elektronik belge üreten ret butonu bulunmakta olduğu, dolayısıyla, ticari e-faturaya ret butonu kullanılarak veya diğer harici yöntemlerle (noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imzayla) itiraz edilebilmekte olduğu, E-faturaya itiraz süresi 8 gün olduğu,
faturayı alan kişi, aldığı tarihten itibaren en geç 8 gün de itiraz talebinde bulunma hakkına sahip olduğu, dosya kapsamında, davalının takip konusu faturaya yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itirazda bulunulduğuna dair dayanak belge bulunmadığı, 04.07.2023 tarihli 45.959,72 TL tutarlı fatura muhteviyatındaki ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğine dair sunulan sevk irsaliyesi aşağıdaki gibi incelenmiştir.Sevk irsaliyeleri üzerinde yapılan incelemede, İrsaliyenin, davalı şirkete e-irsaliye sistemi üzerinden “Temel İrsaliye” olarak düzenlendiği ve GİB portali üzerinden davalı tarafa irsaliyenin teslim edildiği,
elektronik irsaliye düzenlenirken ve alıcının posta kutusuna iletilirken mali mühür veya e-imza sertifikasıyla imzalandığı, dolayısıyla ayrıca imza gerekli olmadığı gibi karşı tarafa iletildiği saatten itibaren 7 gün içerisinde reddedilmediği sürece kabul edilmiş sayılacağı, e-irsaliye düzenlenen mükellefler (alıcı), istemeleri halinde, c-irsaliyeye konu malların ne kadarlık kısmının teslim alındığını/kabul edildiğini, teslim alınmayan mallara ilişkin olarak,
kabul edilmeyen mal miktarını ve nedenini uygulama üzerinden irsaliye yanıtı ile c-irsaliyeyi düzenleyene iletebileceği, dosya kapsamında davalı tarafından irsaliyeye konu malların tamamın red edildiğine veya bir kısmın malların, kabul edildiğine dair belge bulunmadığı, davacı tarafın dava dilekçesi ekinde sunduğu delilleri arasında taraflar arasında 02.10.2023 tarihinde imzalanmış Mutabakat Mektubu örneği bulunmakta olduğu, söz konusu Mutabakat Mektubunda davacının 02.10.2023 tarihi itibariyle davalının 45.959,72 TL borcu olduğunu bildirdiği ve TTK 92 md gereğince mutabakat istediği,
davalının da 02.10.2023 tarihi itibariyle davacıya 45.959,72 TL borçlu bulunduklarını teyit ettiği, yani bakiyede mutabıkız şeklinde kaşe ve imzalı olarak bildirdiği görüldüğü, takip alacaklısı davacı taraf 03.10.2023 tarihli takipte, 45.959,72 TL asıl alacağına işlemiş faiz talep etmemiş, asıl alacağına takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmesini talep ettiği, taraflar arasında akdi faiz yönünden herhangi bir sözleşme bulunmadığına göre uyuşmazlığın 3095 Sayılı Yasa hükümlerine göre çözülmesi gerektiği,
3095 Sayılı Yasanın 4489 Sayılı Yasa ile değişik 2/2 maddesinde ticari işlemde temerrüt faizinin “avans” oranında hesaplanacağı belirtilmiş bulunmakta olduğu, Mahkeme tarafından kısmen veya tamamen davacı lehine hüküm kurulması halinde, hüküm kurulacak asıl alacak için takip sonrasında asıl alacak için yılık %31,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği, davacı şirketin ibraz ettiği, 2023 yılı ilişkin ticari defterlerin. T.T.K m.64,66, V.U.K.
M.220- 226” ve 1 Sıra No'lu Elektronik Defter Genel Tebliğine göre Defteri Kebir ile Yevmiye defterlerini GİB onaylı beratlarını süresinde almış olduğu görüldüğü, davalı taraf incelemeye gelmemiş ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı, davacı tarafından davalı adına yürütülen ---------- kodlu muavin defter kayıtlarına göre davacı şirket tarafından 26.05.2023 tarihinden 04.07.2023 tarihine kadar davalı tarafa 2 adet 190.597,35 TL tutarlı satış yaptığı, bu süreçte davalının 144.637,63 TL tutarlı iade faturasını davalı alacağına kayıt ettiği ve buna göre 03.10.2023 takip tarihi itibariyle davalından olan alacağının 45.959,72 TL olduğu,
iş bu alacağının takibe konu edilen 04.07.2023 tarihli ---------- seri nolu 45.959,72 TL faturadan kaynaklı olduğu görüldüğü, dava ve takip konusu alacağı oluşturan 04.07.2023 tarihli -------- no.lu 959,72 TL bedelli faturanın Ticari Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portali üzerinden davalı tarafa faturaların teslim edildiği, dosya kapsamında, davalının faturaya yasal 8 günlük itiraz süresi içerisinde itirazda bulunulduğuna dair dayanak belge bulunmamakta olduğu, takip konusu alacağı fatura muhteviyatındaki ürünlerin davalı tarafa teslim edildiğine dair sunulan sevk irsaliyesinin e.irsaliye olduğu,
davalı şirkete e-irsaliye sistemi üzerinden “Temel İrsaliye” olarak düzenlendiği ve GİB portali üzerinden davalı tarafa irsaliyenin teslim edildiği, dosya kapsamında, davalı tarafından irsaliyeye konu malların tamamın red edildiğine veya bir kısmın malların, kabul edildiğine dair belge bulunmadığı, taraflar arasında 02.1 0.2023 tarihinde imzalanmış Mutabakat Mektubu örneği bulunduğu, bu mutabakat mektubunda davalı tarafın 03.10.2023 tarihi itibariyle davacı tarafa 45.959,72 TL borcu bulunduğunu teyit ettiği/kabullendiği, takdir Mahkemeye ait olmak üzere, davacının 03.10.2023 takip tarihi itibariyle davalıdan 45.959,72 TL alacaklı olduğu,
takip sonrasında 45.959,72 TL asıl alacak yılık %31,75 oranında ve değişen oranlarda avans faizi yürütülebileceği.Mahkememizce dosyada bulunan bilgi ve belgeler, dosyada alınan rapor, ticari defter kayıtları sonucunda; davanın itirazın iptaline ilişkin olduğu, icra takibinin faturadan kaynaklı alacağın tahsili için başlatılmış olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin incelenmiş olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin usulünce tutulmuş olduğu, davalı tarafın ticari defterlerinin sunulmamış olduğu, bu sebeple 6100 sayılı HMK’nun 222/3.
Maddesi gereğince davacının ticari defterlerin kendisi lehine delil niteliğinde olduğu, davaya konu faturaya ilişkin sevk irsaliyesinin bulunduğu, davalı tarafından verilmiş mutabakat mektubunun bulunduğu ve tüm dosya içeriği bir bütün halinde değerlendirilmiş olup; usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının davalıdan 45.959,72-TL fatura alacağı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.
Ticari defter kayıtlarında yapılan tetkik neticesinde davacının alacağı olduğu, işbu alacağın ticari defterler kapsamında likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/727, K. 2024/654, 20 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama