KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/139
- Karar No
- 2024/880
- Karar tarihi
- 15 Kasım 2024
Karar Metni
956 kelime·5 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2024/139
KARAR NO: 2024/880
DAVA : TAZMİNAT (HAKSIZ FİİLDEN KAYNAKLANAN)
DAVA TARİHİ : 26/02/2024
KARAR TARİHİ : 15/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 02.08.2014 tarihinde davacıların oğlu olan ----- sevk ve idaresindeki ---- plakalı sayılı araç, ---- bölgesinde seyir halinde iken direksiyon hakimiyetini kaybetmiş, tek araçlı ve yaralanmalı-maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, olayda ---- ağır biçimde yaralandıklarını, söz konusu trafik kazasında her iki davacınında yolcu konumunda olup kazada herhangi bir kusurları olmadıklarını, meydana gelen söz konusu bu kaza davacıların yaralanmasına ve malül kalmasına sebebiyet verildiğini,
davacının maluliyetine sebebiyet veren --- plaka sayılı ---- model, ---- şase numaralı, ---- marka araç, davalı sigorta şirketi --- Şirketi tarafından ----- poliçe numaralı olarak 04.03.2014/04.03.2015 tarihleri arasında Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik Sigortası) Poliçesi kapsamında sigortalandığını, her iki davacıda iş bu kaza sebebiyle hareket etmekte zorlanmakta ve neredeyse yatağa bağımlı hale geldiklerini, ATK'dan alınacak bir rapor ile bu husus netleşeceğini, davacılar ilerleyen aşamalarda defalarca tedavi için hastanalere başvurmuş iseler de herhangi bir olumlu sonuç alamadıklarını,
her iki davacıda da kalıcı iş gücü kaybı mevcut olduğunu, söz konusu sakatlanma nedeniyle aile hastane masrafaları noktasında çok ciddi maddi kayba uğramış ve bu maddi kayıp ailenin geleceğine de sirayet edecek ve kalıcı bir hasar haline geleceğini, dolayısıyla davacılara hem geçici hemde sürekli işgöremezlik ödemesi yapılmasını, kazadan sonra ve halen davacılar bir bakıcının yardımı ile zaruri ihtiyaçlarını karşılamakta olduğunu, bakıcı yardımı olmaksızın davacının banyo, wc, yeme ve içme fonksiyonlarını karşılaması fiziken mümkün olmadığını, ayağa kalkmakta zorlanmakta ve birinin yardımı olmadan ayağa kalkması imkansızlaştığını,
bakıcının davacının ömrünün sonuna kadar davacıya bakması ve onun ihtiyaçlarını karşılaması gerekli ve zorunlu olduğunu, olay tarihinden başlamak üzere mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davacı ---- için şimdilik ( kişi başı 25 TL olmak üzere ) toplam 50 TL Geçici İş Göremezlik Tazminatının olay tarihinden başlamak üzere mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, davacı ---- için şimdilik ( kişi başı 25 TL olmak üzere ) toplam 50 TL Sürekli İş Göremezlik Tazminatının olay tarihinden başlamak üzere mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline,
davacı ----- için şimdilik ( kişi başı 25 TL olmak üzere ) toplam 50 TL bakıcı giderinin olay tarihinden başlamak üzere mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline, yargılama harç ve giderleriyle vekalet ücretinin davalı şirketin üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Alacak zamanaşımına uğradığını, huzurdaki uyuşmazlığın belirsiz alacak olarak ikame edilmesinde hukuki yarar bulunmadığını, davacı sigorta şirketine yaptığı başvuruda sunmuş olduğu bilgi ve belgeler dikkate alındığında, davacının talep ettiği tazminat miktarını bilebilecek, belirleyebilecek veya ispat edebilecek durumda olduğunu, bilindiği üzere hukuki menfaat dava şartlarından olup müracaatçının belirsiz alacak davası açmasında hukuki yararı bulunmadığından davanın reddi gerektiğini, davalı sigorta şirketi sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve teminat limitleri dâhilinde tazminattan sorumlu olduğunu,
kaza tespit tutanağında sigortalıya kusur atfedilmiş ise de atfedilen kusur oranı gerçeği yansıtmadığını, sürekli iş göremezlik tazminatı hesabı yapılması halinde dahi sürekli iş göremezlik tazminatının davacının geçici iş göremezlik süresinin sona erdiği tarihten başlamak üzere yapılması gerektiğini, aksi halde aynı sürenin hem geçici iş göremezlik tazminatı hem sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından dikkate alınması gibi bir sonuç doğmakta olup bu husus davacı lehine haksız sebepsiz zenginleşme teşkil etmekte olduğunu,
teminat kapsamında olduğunu kabul anlamına gelmemekle birlikte bakıcı giderinin belgelendirilmesi halinde brüt asgari ücret, belgelendirilmemesi halinde ise net asgari ücretin tazminat hesaplamasına esas alınması gerektiğini, ayrıca bakıcı ihtiyacının aile bireyleri tarafından karşılanması halinde hesaplanacak tazminattan %50 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasını, davalı şirket hakkında açılan davanın dava şartlığı yokluğundan reddine, esasa girilmesi halinde davanın esastan reddine, aksinin kabulü halinde ise sorumluluğun azami poliçe teminatı ile sorumlu tutulmasına,
temerrüde düşmemiş ve dava açılmasına sebebiyet vermemiş bulunan müvekkil şirket aleyhine vekalet ücreti, yargılama giderleri ve faize karar verilmemesine, kabul anlamına gelmemek üzere aleyhe hüküm kurulması halinde ise poliçe limiti ve sigortalının kusur oranı dikkate alınarak hüküm kurulması gerekliliğine, reddedilen kısım için ise yargılama ücreti ve vekalet ücretinin davacıya yüklenilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkememiz tarafından dosyada bulunan bilgi ve belgeler incelenmiş olup;Dava,
trafik kazasından kaynaklı oluşan maluliyet sebebiyle sürekli ve geçici iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı taleplerine ilişkindir.Uyuşmazlık konusu kazanın 02.08.2014 tarihinde meydana geldiği, arabuluculuk başvuru tarihinin 13/02/2024, dava tarihinin 26/02/2024 olduğu görülmüştür.6098 Sayılı TBK 72 maddesi gereği, haksız fiilden kaynaklı tazminat davalarında zamanaşımı süresi tazminat yükümlüsünü öğrenme tarihinden itibaren 2 yıl ve eylem tarihinden itibaren 10 yıldır.
2918 Sayılı KTK 109 maddesi ile motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin taleplerin zarar görenin zararı ve tazminat yükümlüsünü, öğrendiği tarihten başlayarak 2 yıl ve kaza gününden başlayarak 10 yıl içerisinde zamanaşımına uğrayacağı hüküm altına alınmıştır. Ancak tazminat, ceza kanunlarının daha uzun bir zaman aşımını ön gördüğü bir fiilden kaynaklanıyorsa, ceza zamanaşımı uygulanacaktır.
Tazminat davalarında ceza zamanaşımının uygulanması için fail hakkında ceza davası açılması ya da mahkumiyet kararıyla sonuçlanan ceza davasının varlığı aranmayacaktır. Haksız fiilin, suç niteliğini taşıması yeterli olacaktır (Yargıtay HGK ---- sayılı ilam). Somut olayda, taksirle yaralamaya sebebiyet verme eyleminin 5237 sayılı TCK 66/1-e maddesinde ön görülen 8 yıllık zaman aşımına tabi olduğu, kaza tarihi itibariyle zamanaşımının dolduğu anlaşılmaktadır.
Açıklanan sebeplerle davanın reddine ilişkin aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/139, K. 2024/880, 15 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama