KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/43
- Karar No
- 2024/875
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2024
Karar Metni
1.936 kelime·10 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/43
KARAR NO : 2024/875
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 17/01/2024
KARAR TARİHİ : 14/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkil şirket davalı şirkete değişik tarihlerde nakliye işi yapmıştır. Bu nakliye işlerinden kaynaklı alacakları için davalı şirkete 7 adet fatura kesilmiş ve bu alacaklar ödenmediği için 12.06.2023 tarihinde ----. İcra Müdürlüğünün -----. Sayılı dosyası ile icra takibine girişilmiş davalı tarafça yetkiye itiraz edilmiştir.
İtiraz üzerine Yetkili ---- İcra Müdürlüğünün---- Esas sayılı dosyasından gönderilen ödeme emrine böyle bir borçları olmadığına dair itiraz edilmiştir.
Müvekkilimin davalıdan, yapmış olduğu nakliye işlerinden kaynaklı 05.04.2023 tarihli 9.724,00 TL'lik, 17.04.2023 tarihli 9.724,00 TL'lik, 17.04.2023 tarihli 9.724,00 TL'lik, 19.04.2023 tarihli 9.724,00 TL'lik, 27.04.2023 tarihli 9.724,00 TL'lik, 30.04.2023 tarihli 9.724,00 TL'lik, 06.05.2023 tarihli 8.923,20 TL'lik 7 faturadan toplam 67.267,20 TL alacağı bulunmaktadır.
Gerek müvekkilimin gerekse davalının ticari defterlerinde bu durum açıkça görülmesine rağmen; davalı şirket takibe kötüniyetli olarak itiraz etmiştir. Bu faturalar davalıya gönderilmiş ve davalının muhasebe kayıtlarına da işlenmiştir. Alacak net ve likittir. Davalı borca konu fatura kendisine tebliğ edilip muhasebe kayıtlarına işlemiş olmasına rağmen kötü niyetli olarak takibe itiraz etmiştir.
İki tarafın ticari defterleri ve muhasebe kayıtları incelendiğinde bu husus açıkça ortaya çıkacaktır. İki tarafta tacir olduğundan ticari avans faizi istenmesinde bir hukuka aykırılık yoktur. Dolayısıyla karşı tarafın faizin oranına yaptığı itiraz da yersizdir. Ayrıca takip öncesi faiz talep edilmediğinden işlemiş faize itiraz da yersizdir.
Yukarıda belirtilen nedenlerden dolayı, davalının kötü niyetli ve hukuki dayanaktan yoksun itirazları karşısında iş bu davayı açma zarureti hasıl olmuştur.
Yukarıda arz ve izah ettiğimiz sebeplerden dolayı fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı dosyası ile yapılan takipte 67.267,20 TL'lik ALACAĞA vaki itirazın iptaline, takibin 67.267,20 TL üzerinden devamına, devamına karar verilecek 67.267,20 TL'nin %20' sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
Arabuluculuk görüşmeleri vekalet ücreti, yargılama masrafları ve ücreti vekaletin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.Davacı vekiline usulüne uygun tensip zaptı ekli duruşma gününün, davalıya tensip zabtı, dava dilekçesi ve duruşma günü bildirir tebligatın usulüne uygun tebliğ edildiği görüldü
Taraf teşkilinin usulüne uygun sağlandığı görüldü.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Öncelikle aleyhe olan hususları kabul etmediğimizi ve açıklamalarımızın herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla yaptığımızı bildiririz. İşbu dava; davacı-----Şirketi'nin müvekkil şirket adına nakliye hizmeti gerçekleştirdiği ve fatura düzenlediği ancak müvekkil şirketin fatura bedelini ödemediği gerekçesiyle----. İcra Dairesi nezdindeki itirazın iptali için ikame edilmiştir.
Ancak haksız ve kötü niyetle ikame edilen işbu davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Şöyle ki. (Herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla) Davacı taraf; davaya konu faturalara istinaden müvekkilin borcu olduğunu iddia etmektedir.
Yalnızca faturanın mevcudiyeti borcun varlığını ispat etmemektedir. faturaya 8 gün içerisinde itiraz edilmemesi fatura konusu alacağın kesin bir alacak olduğu anlamına gelmemektedir. bu nedenle faturaya süresinde itiraz edilmemiş olsa dahi fatura konusu hizmetin verilip verilmediğinin araştırılması gereklidir.
Davaya dayanak gösterilen faturalar, davacı tarafça verildiği iddia edilen hizmet bedelinin talep edilen miktar kadar olduğuna ve dahası var olduğuna delil teşkil etmemektedir. Bu nedenle Yargıtay Kararı ile de açıklandığı üzere 8 gün içerisinde faturalara itiraz edilmemiş olsa dahi bu durum tek başına müvekkil şirketin davacı tarafa borçlu olduğu anlamına gelmemektedir.
Haksız ve kötü niyetli olarak fatura düzenlenip müvekkilden alacak talep edilmesi hukuka aykırıdır. kaldı ki faturada sevk irsaliyesine ilişkin bilgiler dahi yer almamakta olup varlığı dahi davacı tarafça ispat edilememiş bir alacaktan kaynaklı dava ikame edilmiştir.
Yargıtay kararı doğrultusunda alacak dayanağı icra dosyasına sunulan fatura alacağından kaynaklanmakta ise de, fatura düzenlenmiş olması tek başına alacağın varlığını ispat için yeterli olmadığından, davacı tarafça faturaya konu hizmetin yerine getirilip getirilmediğinin ispatı gerekir. davacı vekili tarafından taşımacılık hizmetinin yerine getirildiğine dair herhangi bir irsaliye veya benzer belge de sunulmadığından ve yargılamanın bu aşamasından sonra sunulacak belgelere muvafakatimizin de bulunmaması sebebiyle söz konusu ispat faaliyeti yerine getirilmediği için işbu davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir.
Ayrıca davacının peşi sıra tarihlerle fatura düzenlemesi de işbu faturaları kötü niyetli olarak düzenlendiğini göstermektedir. Bu sebeple de davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Davacı vekili tarafından dava dilekçesinde; davacının müvekkil şirket adına nakliye hizmeti gerçekleştirdiği belirtilmiştir.
Ancak davacı tarafından, taraflar arasında yük taşımacılığına ilişkin bir anlaşma yapıldığına dair belge veya sözleşme sunulmamıştır. yargılamanın bu aşamasından sonra da sunulmasına muvafakatimiz olmadığı gerekçesiyle ispat olunamayan davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. (Herhangi bir kabul anlamına gelmemek kaydıyla) Davacı vekili tarafından faturaların onaylı suretleri dosyaya ibraz edilmemiştir.
Dosyaya bilgisayar ekran fotoğrafı sunulmuş olup söz konusu belgelerin dosyada delil olarak kabul edilmesi hukuken mümkün değildir. Davacı için delil ikame etme süresi tamamlanmış olduğundan teksif ilkesi de gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekmektedir. Yukarıda açıklanan ve Mahkemenizce re'sen dikkate alınacak nedenlerle.
Davacı tarafça haksız ve kötü niyetli olarak açılan işbu davanın müvekkil yönünden reddine, Dayanaktan yoksun, haksız ve hukuka açıkça aykırı olarak başlatılan icra takibi nedeniyle davacı taraf aleyhine %20 den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini saygılarımızla talep ederim.
Tarafların uhdesinde olan tüm delilleri ibraz ettikleri, getirtilmesi gereken delilleri ilgili yerlerden getirtilerek dosya içine alınmıştır.
Taraflar ticari defterlerinin incelenmesi için gün verildiği, davacı tarafın yerinde inceleme talebinde bulunduğu davalının yerinde inceleme talebinde bulunmadığı ve inceleme günü defterlerinin ibraz etmediği görüldü.
Teknik bilirkişi ayrıntılı raporu sonuç kısmında;
" Yukarıda yapmış olduğum inceleme ve tespitlerime istinaden, hukuki durumun
değerlendirilmesi ve nihai takdir Sayın Mahkeme'ye ait olmak üzere;
İcra takibine konu edilen faturaların tamamı davalının yasal defterlerinde kayıtlı
durumdadır. Söz konusu faturalar nedeniyle, icra takip tarihi itibariyle davacının
davalıdan 67.267,20 TL alacağı bulunmaktadır. Söz konusu alacak tutarı icra takibinde
yer alan alacak tutarıyla uyumludur.
Tarafların mal ve hizmet alım satımlarına ilişkin vergi dairelerine yapmış oldukları
beyanların uyumlu olduğu görülmüştür. Bununla birlikte, söz konusu beyanlarda yer alan
tutarlar ile davacının yasal defter kayıtlarında yer alan tutarlar da uyumludur.
" görüşünü bildirir rapor düzenlenmiştir.
Bilirkişi raporunun taraflara usulüne uygun tebliğ edildiği görüldü.
Deliller;
*----İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosya uyap kayıtları,
*Tarafların BA BS formu, *Davacı şirketin ticari defterleri, *Bilirkişi raporu,
*Dosya kapsamı, İnceleme ve Gerekçesi:
Dava; İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) istemine ilişkindir. Davaya konu uyuşmazlığın tespiti; Taraflar arasında yer alan taşıma ilişkisinden kaynaklanan fatura alacağı istemine ilişkindir.
----İcra Müdürlüğü ----- esas sayılı icra dosyası kayıtları celp edilerek incelenmiştir.
Taraflara ticari defterlerini sunmak üzere ihtaratlı kesin süre verilmiş, davacı ticari defter ve kayıtlarının incelenmesi için yerinde inceleme talebinde bulunduğu defterlerini ibraz ettiği, davalı şirketin ticari defterlerini bilirkişiye ibraz etmediği ve yerinde inceleme talebinde bulunmadığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu/ Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil Olması - Madde 222 - (1): "Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir."
(2):"Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır."
(3):"İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle: 22/7/2020 - 7251 sayılı Kanun md. 23) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4):"Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur."
(5):"Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır."Türk Ticaret Kanunu madde 64- (1): "(Değişik fıkra: 26/06/2012-6335 S.K./8.md.) Her tacir, ticari defterleri tutmak ve defterlerinde, ticari işlemleriyle ticari işletmesinin iktisadi ve mali durumunu, borç ve alacak ilişkilerini ve her hesap dönemi içinde elde edilen neticeleri, bu Kanuna göre açıkça görülebilir bir şekilde ortaya koymak zorundadır.
Defterler, üçüncü kişi uzmanlara, makul bir süre içinde yapacakları incelemede işletmenin faaliyetleri ve finansal durumu hakkında fikir verebilecek şekilde tutulur. İşletme faaliyetlerinin oluşumu ve gelişmesi defterlerden izlenebilmelidir."
(2):"Tacir, işletmesiyle ilgili olarak gönderilmiş bulunan her türlü belgenin, fotokopi, karbonlu kopya, mikrofiş, bilgisayar kaydı veya benzer şekildeki bir kopyasını, yazılı, görsel veya elektronik ortamda saklamakla yükümlüdür."
Madde 83- (1): "Ticari uyuşmazlıklarda mahkeme, yabancı gerçek veya tüzel kişi bile olsalar, tarafların ticari defterlerinin ibrazına, resen veya taraflardan birinin istemi üzerine karar verebilir.
"Ticari defterler, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 222 ve devamı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 64 ve devamında açıkça düzenlenmiştir.Ticari defterlere anılan Kanun'larda delil olarak hüküm ve sonuç bağlanmıştır.
Tacirle, Türk Ticaret Kanunu'nun amir hükmü uyarınca ticari defter tutmak zorundadır.
Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK. m. 222/1).YineTürk Ticaret Kanunu madde 83/1'de ticari uyuşmazlıklarda Mahkemenin ticari defterlerin re'sen ibrazına karar verebileceği, Mahkeme re'sen ticari defterlerin ibrazına karar vermese dahi taraflardan birinin istemi üzerine ticari defterlerin ibrazına Mahkemece karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Ticari defterler, bazı şartların varlığı durumunda sahibi lehine delil olarak kullanılabilir. Şöyle ki: Uyuşmazlık ticari bir işten kaynaklanmalıdır. Bu iş, her iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmelidir. Taraflardan yalnızca biri için ticari iş niteliğinde olan uyuşmazlıklarda, arada sözleşme olsa bile defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Uyuşmazlığın her iki tarafı da tacir sıfatını haiz olmalıdır.
Taraflardan birinin ya da her ikisinin tacir olmaması halinde ticari defterler lehe delil olarak kullanılamaz. Öte yandan ticari defterler Kanun’a uygun tutulmuş olmalıdır. Tutulması zorunlu defterler eksiksiz, usulüne uygun tutulmalı, açılış kapanış onayları yapılmış olmalıdır.
(TTK. m. 64) Ayrıca, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (HMK. m. 222/3)Davacı taraf bir ticaret şirketidir. Davalı taraf da bir ticaret şirketi olup tacirdir. Uyuşmazlık tarafların ticari işletmesinden ve ticari bir işten kaynaklanmaktadır.
Dosya tüm delillerin ibrazından sonra konusunda uzman teknik bilirkişilere tevdi edilmiş, bilirkişi raporu alınmıştır.Somut olayda davacı ve davalı arasında ticari ilişki bulunduğu, davacı tarafın ticari defter ve kayıtları bilirkişi marifetiyle incelettirilerek rapor alınmış, davacı şirketin ticari defter ve dayanaklarına göre davacı şirketin davalı şirketten kaydi 67.267,20 -TL alacaklı olduğu, davalının verilen kesin süre ve ihtara rağmen inceleme gününde ticari defterlerinin sunmaması,davalının ödemeye ilişkin herhangi bir delil sunmadığı,
davalının icra takibine itirazının haksız olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Alacağın likit (bilinebilir) mahiyette bulunduğu gözetilerek İcra İflas Kanunu madde 67/2 uyarınca asıl alacak üzerinden %20 icra inkar tazminatının davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesi kararlaştırılmış olup aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜK Ü M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜ İLE, 2-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin 67.267,20 -TL asıl alacak ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar işleyecek değişen oranlarda avans faiziyle DEVAMINA,
3-Hükmedilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 4-Karar tarihinde alınması gerekli 4.595,02-TL harcın davacı tarafça peşin olarak yatırılan 812,42- TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 3.782,60-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
5-Davacı tarafından yapılan tebligat gideri, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 4.240,00-TL yargılama gideri ile davacı tarafından yatırılan 1.300,82-TL harç giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı taraf ödenmesine, 6-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
7-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.600,00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 8-Davalı tarafından yapılan masrafları üzerinde bırakılmasına,
9-Dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran tarafa iadesine,Dair, davacı vekilinin yüzene karşı davalı vekili yokluğunda davalı vekilinin yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/43, K. 2024/875, 14 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama