KÜNYE
T.C. Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Karar tarihi
- 11 Kasım 2024
- Esas no
- 2024/44 Esas
- Karar no
- 2024/1101
- Dava
- İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan
- Dava tarihi
- 20/10/2023
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 06/12/2024
Karar Metni
1.892 kelime·9 dk okuma·3 bölüm
Mahkememizde görülmekte olan davanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafça müvekkili şirkete gönderilen 13/05/2023 tarihli teklif formu doğrultusunda taraflar arasında yapılan sözleşme uyarınca taraflar arasında ticari ilişki doğduğunu, bu sözleşme kapsamında müvekkili şirketçe davalı tarafa sözleşmenin başlangıcında 60.000,00- TL ödeme yapıldığını, davalı tarafın sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirmemiş olması üzerine icra takibi başlattıklarını, davalı şirket yetkililerince defaaten görüştüklerini,
görüşmelerde taraflarına ürünlerin biraz gecikmeyle temin edileceği bilgisinin verildiğini ancak ilerleyen süreçte kur artışının bahane gösterilerek müvekkili şirketten fiyat farkı talep edildiğini, bu süreç boyunca üretilen herhangi bir ürün varsa bunu görmek istedikleri yönündeki taleplerinin davalı tarafça defaaten reddedildiğini, üretime halen başlanmamış olmasından dolayı termin süresi aşıldıktan sonra meydana gelen kur artışından yani davalıdan kaynaklanan gecikmeden dolayı oluşan fiyat farkından müvekkili şirketin sorumlu tutulamayacağını,
bu hususun taraflarınca davalı tarafa ifade edilmesinin üzerine ise davalı şirket yetkililerinin sözleşmeden cayma iradelerini ve müvekkili şirketin ödemiş olduğu bedelin iade edileceğinin belirtildiğini, davalı şirket yetkililerinin müvekkili şirketin ödemiş olduğu 60.000,00-TL bedelin iade edileceği yönündeki bildiriminin üzerine 1 ayı aşkın süre geçmiş olmasına ve bu süreçte görüşmeler yapılmasına rağmen halen ödeme yapılmadığını, bunun üzerine ihtarname keşide edildiğini,
ihtarname tebliğ edilene kadar geçen süreçte davalı şirket yetkililerinin her defasında ödemenin bir sonraki hafta yapılacağı yönündeki asılsız beyanlarının basiretli tacir davranışıyla bağdaşmadığını, davalı tarafın sözleşmeden cayma iradesi doğrultusunda ihtarnamenin tebliğinden itibaren 3 iş günü içinde müvekkiline ait belirtilen IBAN numarasına ödenmesinin ihtar edildiğini ve aksi takdirde gerekli tüm yasal yollara başvurulacağının ihbar edildiğini, ihtarnameye herhangi bir yanıt verilmemesi üzerine işbu davaya konu icra takibinin başlatıldığını, davalı tarafça itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu,
arabuluculuk sürecinin anlaşamama olarak sonuçlandığını beyan ederek; davanın kabulü ile davalı şirketin itirazının iptalini, icra takibinin devamını, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama harç ve giderleri ile vekalet ücretinin davalı şirkete yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı usulüne uygun meşruhatlı davetiyeye rağmen davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER
Büyükçekmece .... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyası, faturalar, ticari defterler ve belgeler, muavin defter kayıtları, bilirkişi incelemesi, tüm dosya kapsamında toplanan deliller.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takibine vaki itirazın iptali ve icra inkar tazminatına ilişkindir.
Davalı vekili icra dosyasına yapmış olduğu itirazında; müvekkilleri şirketin alacaklı görünen tarafa herhangi bir borcunun olmadığını, bu nedenle takibe, borca, ödeme emrine, işlemiş ve işleyecek faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini beyan etmiştir.
Büyükçekmece ... İcra Müdürlüğü'nün .... esas sayılı takip dosyası incelendiğinde; davacı şirketin davalı aleyhinde dayanak 60.000,00-TL asıl alacak ile 193,15-TL diğer faiz ile faizi ile birlikte tahsili için faturaya dayalı olarak ilamsız icra takibine geçildiği, borçluya ödeme emrinin tebliği üzerine borçlunun süresinde, borca itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği, İcra Müdürlüğü'nce takibin durdurulmasına karar verildiği, davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Tarafların aktif ve pasif dava ehliyetleri denetlenip uyuşmazlık konuları re'sen belirlenerek taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesinde uzmanlık gerektiren yönler olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmak suretiyle dava sonuçlandırılmıştır.
Bilirkişi .... 16.10.2024 tarihli raporunda. "Davacı şirket tarafından davalı şirket adına gönderildiği anlaşılan Tablo 1 de detayı sunulu banka para transferinin, davacı tarafından ibraz olunan 2023 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, Davacının ticari Defterlerine göre.
Takip tarihi 08.09.2023 tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 60.000, 00 TL Alacağı olduğu, Davalı şirket dosya kapsamında ticari defterlerini dosyamıza sunmamış, dosya kapsamında Davalının ticari defterleri incelemediği, Davacı ve Davalının bağlı bulundukları vergi dairelerine bildirdikleri 2023 birbirleriyle ilgili BS ve BA bildirimlerinde Tablo 2 de ayrıntısı sunulduğu fark olmadığı birbirleriyle uyumlu olduğunun görüldüğü, Davacı tarafından Dosyamıza sunulu, Dava konusu Fiyat Teklif Formunun 13.05.2023 tarihli olduğu, SR Depo /Raf Sistemleri Antetli Kağıdı üzerinde yazılı olduğu,
‘’ ...’’ Firması adına düzenlendiği , Teklif Toplam Tutarının 95.000,00 TL olduğu, 2 Sayfa Teklif ek 2 sayfa Plan dan oluştuğu, Fiyat Teklif Formu üzerinde imza olmadığı, Davacı dosyamıza Teklif Formunun ekinde, 12.Mayıs.2023 ve 17.Mayıs.2023 tarihli 2 adet mail dosyamıza sunulmuştur. Maillerin ....
Raf ile .... -binzel,abicor arasında yapıldığı konusunun Fiyat Teklif Formu olduğu, İlgili Fiyat Teklifi ile e-posta üzerinden mail yazışmaları ve ... yazışmalarının dosyamıza sunulu olduğu ilgili yazışmaların teyidi uzmanlık alanım dışında olduğundan yapılamadığı Takdirinin Mahkememize ait olduğu, Bu bağlamda, Davacı şirket vekili tarafından dava konusu 1 adet Banka para transferi dekont suretinin sunulu olduğu,
davacı şirket tarafından davalı şirket adına 17.05.2023 tarihinde Davacının .... ... bank A.Ş. nezdindeki hesabından , Davalının ... bank T.A.Ş nezdindeki hesabına 60.000,00 TL para transferi yapıldığının anlaşıldığı aynı zamanda ilgili tutarın yapılıp yapılmadığının teyidinin sorulduğu Mahkememiz müzekkeresine, ... bank A.Ş. den gelen 20.01.2024 tarihli cevabı yazısında ilgili para transferinin teyit edildiği görülmüştür.
Tüm bunlar değerlendirildiğinde, Neticeten, Mahkememiz Takdirinde, Takip tarihi 08.09.2023 tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 60.000, 00 TL Asıl Alacağı olduğu değerlendirilmiştir.
Detayı rapor içerisinde izah edilen nedenlerle, dosyaya mübrez belge ve bilgi ile Sınırlı olarak yapılan tespit, inceleme ve değerlendirmeler neticesinde; a) Dava konusu uyuşmazlık kapsamında davacı şirket tarafından incelemeye ibraz olunan 2023,2024 yılı ticari defterlerinin TTK hükümlerine uygun tutuldukları anlaşılmakta, Davacı şirkete ait 2023,2024 yılı ticari defterlerinin lehine delil kabiliyetinin Sayın Mahkemeniz takdirinde bulunduğu, b) Davacının ticari Defterlerine göre.
Takip tarihi 08.09.2023 tarihi itibariyle Davacının Davalıdan 60.000, 00 TL Alacağı olduğu, c) Davalı ... SİSTEMLERİ İNŞ. MOBİLYA SAN. TİC. LTD. ŞTİ.
Mahkememizin inceleme günü 05.07.2024 tarihinde ticari defterlerini dosyamıza sunmamış, yerinde inceleme talebinde bulunmamış Davalının dosya kapsamında ticari defterleri incelenememiştir. d) Detayları Rapor içerisinde ayrıntısı ile açıklandığı üzere, Neticeten, Mahkememiz Takdirinde, Takip tarihi 08.09.2023 tarihi itibariyle davacının davalıdan 60.000, 00 TL Asıl Alacağı olduğu değerlendirilmiştir." yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).
Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması ve defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerektiği ise üçüncü fıkrada düzenlenmiştir.
Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4)
Taraflar, kendilerinin veya karşı tarafın delil olarak dayandıkları ve ellerinde bulunan tüm belgeleri mahkemeye ibraz etmek zorundadırlar. Elektronik belgeler ise belgenin çıktısı alınarak ve talep edildiğinde incelemeye elverişli şekilde elektronik ortama kaydedilerek mahkemeye ibraz edilir (HMK 219/1). Ticari defterler gibi devamlı kullanılan belgelerin sadece ilgili kısımlarının onaylı örnekleri mahkemeye ibraz edilebilir (HMK 219/2).
İbrazı istenen belgenin, ileri sürülen hususun ispatı için zorunlu ve bu isteğin kanuna uygun olduğuna mahkemece kanaat getirildiği ve karşı taraf da bu belgenin elinde olduğunu ikrar ettiği veya ileri sürülen talep üzerine sükut ettiği yahut belgenin var olduğu resmî bir kayıtla anlaşıldığı veya başka bir belgede ikrar olunduğu takdirde, mahkeme bu belgenin ibrazı için kesin bir süre verir (HMK 220/1). Belgeyi ibraz etmesine karar verilen taraf, kendisine verilen sürede belgeyi ibraz etmez ve aynı sürede, delilleriyle birlikte ibraz etmemesi hakkında kabul edilebilir bir mazeret göstermez ya da belgenin elinde bulunduğunu inkâr eder ve teklif edilen yemini kabul veya icra etmezse, mahkeme, duruma göre belgenin içeriği konusunda diğer tarafın beyanını kabul edebilir (HMK 220/3).
Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde ticari davalarda yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasada delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delil olarak düzenlediği açıkça anlaşılmaktadır.
Ticari defterler kesin delillerden ise de ancak HMK'nın 222. maddedeki koşullar çerçevesinde ispat aracı olabilir. Ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması gerekir.
Bir taraf kendi defterlerine delil olarak dayanmış ise karşı tarafın ticari defterlerine dayanılmamış olsa da karşı taraf defterlerinin incelenmesi zorunludur. Çünkü tarafın ticari defterleri yasada belirtildiği üzere karşı tarafın ticari defterleri ile uyumlu olduğu takdirde lehine delil olabilecektir. Karşı taraf defterleri incelenmediği takdirde dayanan tarafın kendi defterindeki kayıtların lehe delil olması mümkün değildir.
Davacının da bu durumu bilerek ticari defterlere delil olarak dayandığı ve karşı tarafın ticari defterlerinin de incelenmesini istediği kabul edilmelidir. Aksinin kabulü halinde davacının ticari defterleri tek başına delil niteliği taşımadığından dayanılan böyle bir delilin incelenmesine gerek de olmayacaktır. Karşı taraf ticari defterlerini sunar ise birlikte incelenip değerlendirildiğinden delil olup olmadığı sonucuna göre değerlendirilebilecektir.
Karşı taraf ticari defterlerini sunmadığı takdirde ise bu davranışı ile kendi ticari defterlerinin davacı defterleri ile uyumlu olup olmadığının incelenmesine engel olduğundan, engel olduğu sonucun varlığını kabul etmiş sayılmalıdır.
Tacir olup ticari defter tutmak zorunda olan taraf, ticari defterleri bulunmadığını ileri süremeyeceğinden verilen kesin süreye rağmen ibraz etmediği takdirde, belgenin elinde olmadığına dair yemin etmesine gerek olmaksızın HMK'nın 220/3. maddesi gereğince sunmaktan kaçındığı belgelerdeki (ticari defterlerindeki) kayıtların, karşı taraf defterindeki kayıtlara uygunluğunu mahkeme kabul edebilir.
Aksinin kabulü durumunda; karşı tarafın ticari defterlerini sunmaması halinde sunan tarafın muntazam tutulmuş ticari defterlerinin lehe delil olarak kabul edilemeyeceği şeklinde bir sonuç ortaya çıkar ki bu ticari defterleri ve karşı taraf elinde olduğu ileri sürülen belgeleri delil olarak kabul edip sunulmaması halinde sonuçlarını belirleyen HMK'daki açık düzenlemelere aykırı bir yorum olacaktır". (Yargıtay 15.H.D. 2016/2310 Esas, 2017/2537 Karar sayılı kararı)
İncelenen tüm dosya kapsamı, tarafların iddia ve savunmaları, bilirkişi raporu içeriğine göre; taraflar arasında, dosyaya ibraz edilen teklif formu kapsamında, dolap ve raf sistemleri üretimi ve montajı üzerine ticari ilişkinin bulunduğu, davacı şirket tarafından davalı şirket adına 17.05.2023 tarihinde davacının ... bank A.Ş. nezdindeki hesabından, davalının ... bank T.A.Ş nezdindeki hesabına 60.000,00 TL para transferi yapıldığı, tacir olan davalının ihtarlı kesin süreye rağmen ticari defterlerini ibrazdan kaçındığı, davacının defterlerinin, e-defter sistemine tabi olduğu,
bu kapsamda zorunlu olan defter açılış tasdikinin yapılmış olduğu ve lehine delil niteliğinde bulunduğu, davacıya ait defterde dava konusu edilen banka para transferinin 2023 yılı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davacının ticari defterlerine göre takip tarihi 08.09.2023 tarihi itibariyle 60.000,00-TL alacağı olduğunun denetime elverişli bilirkişi raporunda tespit edildiği, davacı tarafça 60.000,00-TL alacağın ödenmesi ihtarının davalıya 23.08.2023 tarihinde tebliğ edildiği ve ödeme için 3 gün ödeme süresi verildiği, 08.09.2023 tarihinde icra takibi başlatılmış olduğu,
davacının davalının temerrüdü düştüğü tarihten itibaren faiz isteme hakkının bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile alacağın belirlenebilir ve dolayısıyla likit olması dikkate alınarak davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi yerinde görülmüş, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Katip ... e-imzalıdır Hakim ... e-imzalıdır
Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/44, K. 2024/1101, 11 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama