KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/661
- Karar No
- 2024/1012
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2024
Karar Metni
1.562 kelime·8 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/661
KARAR NO : 2024/1012
DAVA : Tespit
DAVA TARİHİ : 18/09/2024
KARAR TARİHİ : 18/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili verdiği dava dilekçesinde özetle;
Davacıların babası -----, 06/03/2019 tarihinde vefat ettiğini, geriye eşi ----- çocukları---- adli çocuklarının mirasçı olarak kaldıklarını, müvekkillerinin miras paylar, --- - 2/8 ---- 1/8 ---- 1/8 - --- 1/8 ----- 1/8 şeklinde olduğunu, miras bırakanın tereksinde davalı şirkette ortaklığının bulunduğunu, davalı şirketin, balık ağı imalatı ve satımı faaliyetinde bulunduğunu, davalı şirketin yetkili müdürü olan -----, miras bırakan ----ölümü öncesi ve sonrasında, şirket yönetimi hakkında küçük pay sahibi olan miras bırakanın kendisine ve daha sonra miras bırakanın mirasçılarına şirketin yönetimi,
idaresi ve faaliyeti ve nihayetinde şirketin kar etmesi hakkında net anlaşılır ve hukuka uygun bilgi vermediğini, davalı şirket yetkilisi ---- ile ara sıra davacılar arasında sadece şifaen telefonda görüşmeler yapıldığını, davalı şirketin sermaye artırımı yapılma kararının hukuka uygun şekilde yapılmadığını, böylece davacıların şirketteki pay oranlarının haksız ve hukuksuz şeklide düştüğünü, davalı şirket yetkilisi -----, her yıl yapılması gereken ve ortaklar kurulu toplantısı duyurusunu yapmadığını,
şayet davacıların katılmadıkları ortaklar kurulu kararında imzaları bulunması tespiti halinde halinde TCK göre suç işlenmiş olup bu konudaki şikayet ve suç duyurusu haklarını da saklı tuttuklarını, davalı şirket tarafından yapılması gereken ortaklar kurulu toplantısı duyurusunun davacılara yapılmamış olduğu gibi, şirketin mali yapısı kar ve zararı haklında da hiç bir bilgilerinin bulunmadığını, davacı müvekkilleri tarafından alınan duyumların, davalı şirket yetkilisi tarafından,
şirketin aktif varlığı içinde bulunan 2 adet büküm ve 2 adet kırım ana makinesini ---- oğluna ait ----adresinde bulunan ---- bir fabrikaya sattığı yönünde duyum aldırlarını, şirket mal varlığı içinde bulunan diğer mal varılığının akıbetinin ne olduğu veya daha önce bunun gibi satışların yapılıp yapılmadığının davacılar tarafından bilinmediğini, dava sırasında geçmişten dava tarihine kadar şirketin mal varlığının envanterinin tespiti gerektiğini, şirket yetkilisinin şirket aleyhine ve yukarıda adı geçen ----. lehine olmak üzere davalı şirketin müşterilerini ve siparişlerini söz konusu şirkete yönlendirmekte olup,
böylece davalı şirketin zarar etmesini sağlamakta ancak şirket yetkilisi ---- adı geçen oğlu adına olan şirket üzerinden haksız maddi kazanç sağladığını, şirket yetkilisi ---- ortaklar kurulu alınmadan şirket mal varlığını kötü niyetli ve yasal olmayan şeklide elden çıkardığını, böylece şirketin mali yapısını bilerek isteyerek bozduğunu, böylece azınlık pay sahibi olan davacıların maddi zarara uğramalarını sağlayarak şirketi maddi varlığın olmayan içi boşaltılmış şirket haline getirme çabası içinde olduğunu, davalı şirketin faaliyet alanı olan balık ağı üretimi mevsimlik olsa da,
söz konusu faaliyet alanında davacı şirket Türkiye'nin önemli üretim şirketi olduğunu, davalı şirketin faaliyetinden dolayı kar etmemesinin mümkün olmadığını, aksine davalı şirketin cirosu ve kar marjının yüksek olduğunu, dava sırasında davalı şirketin tüm yasal evrakları alanında uzman ve yetkin bilirkişilerce incelenmesi ile davalı şirketin faaliyet karı olup olmadığının, gizlenmiş ve gösterilmemiş karı olup olmadığının, yasal defterlerin yasalara uygun tutulup işlenmiş olup olmadığının, dağıtılması gereken karın ne miktarda olup olmadığının,
davalı şirketin büyük pay sahibi ve yasal temsilcisi olan ---- şirketin mali yapısını ve mal varlığını yaslaya aykırı şekilde elden çıkararak bilerek ve isteyerek davacılar aleyhine yasalara aykırı şekilde bozma girişimlerinin olup olmadığının, şirket karının ve nakit akısının ne şekilde olduğunun bankalardan takip edilmesi,
vergi, SGK borcu olup olmadığı nihayetinde şirketin mal varlığını tespiti ve böylece davacıların hukuken korunması gereken hakların kar paylarının tespiti ve devamında dağıtımı için iş bu davanın açılması zaruretinin hasıl olduğunu, dava sırasında, davacı şirketin kötü niyetli ve davacılar aleyhine büyük maddi zarar ve kötü yönetim tespiti halinde şirketin kayyum tarafından yönetimi talep etme ve şirket tedbir talep etme haklarını saklı tuttuklarını, fazlaya ilişkin talep ve diğer tüm dava hakları saklı tutmak kaydı ile davanın kabulüyle, davalı şirketin,
davacıların murisi ---- ölüm tarihi olan 06/03/2019 tarihinden itibaren 40.000 TL kar payının tespiti ve ticari faiziyle birlikte tahsili ile davacılara miras payları oranında dağıtılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle;
Davacı tarafın ifade ettiği iddialarının hiçbir biçimde gerçekliği yansıtmadığını, müvekkili şirkette davacılar hariç kalan çoğunluk paya sahip hissedarların şirketin güncel mali durumu hakkında bilgi sahibi olup, kar payı dağıtımı hususunda şirket tasfiye edilene kadar pay tutarlarını almayacaklarını taahhüt ettiklerini, buna ilişkin taahhütlerini içeren imzalı belgelerin daha sonra sunulacağını, davalı şirket kapsamında herhangi bir sermaye artırımı yapılmadığını, şirket hissedarlarının pay oranlarında herhangi bir değişiklik yapılmadığını, bu duruma ilişkin genel kurul kararı varsa da müddeinin sunması ya da dosyaya eklemesi gerektiğini,
aksi takdirde böyle bir durumun olmadığının açıkça kabulünün gerektiğini, şirketin mali durumunun, kar ve zarar çizelgesini gösterir senelik olarak hazırlanan vergi beyannamelerini içerir vergi levhalarının da ibraz edeceklerini, işbu vergi levhalarında ki kar oranlarının hesaplanması yapıldığında davacı tarafın talep edebileceği kar payı miktarının 800.000-1.000.000 TL arasında olduğunu, arabulucu aşamasında ise anlaşma yolunu tamamen kapatabilme maksadıyla 10.000.000 TL istendiği dikkate alınırsa davacı tarafın iyi niyetli durumda olduğunu söylemenin mümkün olmadığını,
şirketin yöneticisi konumunda olan ---- daha önceden davacı hissedarlara kar payına ilişkin olarak 360.000 TL ödeme yaptığını, arabuluculuk aşamasında da 450.000 TL ödeme yapmayı daha kabul ettiğini, bu iki miktar toplandığında zaten davacı hissedarların hukuken alabilecekleri tüm kar payı tutarına denk bir miktar ortaya çıktığını, bu nedenle kar payı dağıtımı konusunda davacı şirket ve yöneticisinin gerekli olan tüm girişimleri yaptığını, davacı tarafların ise bu konuda anlaşma yoluna gitmeme taraftarı olduğunu,
davacı tarafı ifade ettiği şirketin aktif varlığı içinde bulunan 2 adet büküm ve 2 adet ana makinesini ---- oğluna ait -----adresinde bulunan ----- bir fabrikaya sattığı iddiası tamamen asılsız olduğunu, söz konusu makinelerih bakıma alınmış olup, hiçbir şekilde söz konusu şirket ya da başka bir yere satışının yapılmadığını, makinelerin bakıma alındığına dair evrakların dosyaya sunulacağını,
davacı tarafın şirket aleyhine ve yukarıda adı geçen -----. lehine olmak üzere davalı şirketin müşterilerini ve siparişlerinisöz konusu şirkete yönlendirmektedir ve böylece davalı şirketin zarar etmesini sağlamakta ancak şirket yetkilisi---- adı geçen oğlu adına olan şirket üzerinden haksız maddi kazanç sağladığı iddiasının da tamamen asılsız olduğunu, ---- şirketinin yaptığı ağlar düğümsüz olup, müvekkil şirketin ise düğümlü ağ yaptığını, bu nedenle zaten temel olarak birbirlerinin iş alanlarına girme ihtimallerinin mümkün olmadığını,
davacı tarafların daha sonra kendi soyadlarını taşıyan akrabaları vasıtasıyla müvekkil şirketin iş kolu ile aynı alanda faaliyet gösteren bir şirket olduğunu dolaylı olarak öğrenmiş olduklarını, müvekkili şirketin maddi durumunun güncel olarak kötü olduğunu, şirketin bulunduğu konum ---- merkezinde olduğundan ötürü sürekli olarak bağlı bulunduğu belediyeye, ---- ve Çalışma Bakanlığına şikayet edildiğini, bu nedenlerle şirketin 5 senedir ruhsatını alamadığını, bu sebeple ilgili kurumlardan yoğun bir şekilde idari para cezasına maruz kaldığını, şirketin üretiminin en son kertede durmuş konumda olduğunu,
pandemiden önce 60 civarı işçi çalıştıran bir fabrikayken şu an 6-7 kişinin düzensiz aralıklarla iş yaptığı ve zararını çıkaramayacak bir şirket haline geldiğini, şirketin belediye tarafından üretimi durdurulduğu haller de mevcut olup, fabrikada mühür bozma suçuna ilişkin bir fiili yargılamanın devam ettiğini, netice olarak bu kadar kötü konumda olan ve tasfiye haline kendiliğinden yaklaşmış bir şirkette, kar payı dağıtımına ilişkin açılmış olan bu davanın hukuken doğru olmadığını, taraflarına yöneltilen iddiaları da reddettiklerini, yine bu kapsamda müvekkil işyerinin ve yöneticisinin ticari itibarının lekelenme durumu mevcut olduğundan,
bu asılsız iddiaların yargı önünde ispatlanmaması halinde davacı taraftan maddi ve manevi tazminat haklarını saklı tuttuklarını, yukarıda arz ve izaha çalışılan nedenler fazlaya ve sair hususlara ilişkin tüm talep, dava, itiraz hakları saklı kalmak kaydı ile birlikte, öncelikle iş bu davaya cevap dilekçelerinin kabulüne ve dilekçede belirtmiş olduğumuz tüm hususlarla birlikte davanın reddine, davacı tarafın ileri süreceği haksız, hukuki yarardan yoksun ve kötü niyetli olan usule ve esasa ilişkin tüm iddia, talep ve itirazların kül halinde reddine karar verilmesini savunmuştur.
DELİLLER VE GEREKÇE
Dava kar payı alacağının tespiti ve tahsili istemine ilişkindir.Davacı vekili , davacıların babası ----, 06/03/2019 tarihinde vefat ettiğini, geriye eşi ---- çocukları , , , -----, adli çocuklarının mirasçı olarak kaldıklarını, müvekkillerinin miras paylar, ---- olduğunu, miras bırakanın tereksinde davalı şirkette ortaklığının bulunduğunu,fazlaya ilişkin talep ve diğer tüm dava hakları saklı tutmak kaydı ile davanın kabulüyle, davalı şirketin,
davacıların murisi ---- ölüm tarihi olan 06/03/2019 tarihinden itibaren 40.000 TL kar payının tespiti ve ticari faiziyle birlikte tahsili ile davacılara miras payları oranında dağıtılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dosya kapsamına göre davacıların murisinin davalı şirket ortağı olduğu anlaşılmakla birlikte, TTK'nun 408/2-d fıkrası uyarınca kar ve kazanç paylarının belirlenmesi ve dağıtılmasına ilişkin karar alma yetkisinin genel kurulun devredilemez yetkileri arasında bulunduğu,
nitekim TTK'nun 507/1 fıkrası uyarınca pay sahibinin kara katılma hakkının doğması için genel kurulda kanun ve esas sözleşme hükümlerine göre kar dağıtımı kararı alınmış olmasının zorunlu olduğu, incelenen genel kurul kararlarında kar payı dağıtımı kararı alınmadığı,
genel kurul tarafından, kar payı dağıtımına karar verilmediği sürece, pay sahibinin şirkete karşı ileri sürebileceği muaccel bir kar payı alacağından söz edilemeyecek olup, pay sahibi davacı ancak davalı şirket tarafından karın genel kurulda dağıtılmasına karar verildiği takdirde ve genel kurulca dağıtılmasına karar verilen kar payları dahilinde alacak talebinde bulunabileceği, genel kurulun kar payı dağıtılması veya dağıtılmaması kararı alması ya da bu hususta karar almaması durumlarında, ortak ve şirket organlarının haklarının neler olduğunun TTK.da ayrıca düzenlendiği,
taraflarca kar payı konusunda alınmış bir genel kurul kararının bulunduğunun ileri sürülmediği görülmekle davanın reddine dair aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/661, K. 2024/1012, 18 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama