KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/817
- Karar No
- 2026/319
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2026
Karar Metni
1.405 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/817 Esas
KARAR NO : 2026/319
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/11/2024
KARAR TARİHİ : 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı müvekkili firmanın , davalı firmaya --------- Projesi kapsamında kullanılmak üzere ---------, daldırma tipi sıcaklık sensörü, denge kabı akış sensörü, dış hava sensörü, hidrolik pompa vb. ürünler sattğını ve ürünleri teslim ettiğini, müvekkili firmanın satıcı konumunda olduğu işbu sözleşme gereği, gerek sözleşmelerde gerekse de ilgili tüm yönetmeliklerde öngörülen şekil ve şartlara uygun olarak ürün teslimlerini gerçekleştirdiğini, ancak davalı firma tarafından müvekkiline sözleşme gereği yapılması gereken ödemeler yapılmadığını, Bu hususun cari hesaplarında ve davalının cari hesaplarında da sabit olduğunu,
ayrıca davacı firma ile davalı firma arasında söz konusu satış sözleşmesi kapsamında mail yazışmaları yapıldığını, işbu mail yazışmalarında da davalı yanın borcunun bulunduğunu ikrar ettiğini, davacıya ödemesi yapılmayan 1.956.311,40 TL'nin tahsili amacıyla taraflarınca -------- İcra Müdürlüğü'nün ---------- E. Sayılı dosyası kapsamında sözleşmeden, faturadan, cari hesap ve hakkedişten kaynaklı ilamsız icra takibi başlatıldığını ve borçluya örnek-7 ödeme emri tebliğ ettirildiğini, borçlu tarafından süresinde yapılan haksız itiraz sonucu takibin durduğunu, müvekkili cari hesabında davalının,
1.956.311,40-TL bakiye borcu bulunmakta olup dava dilekçesi ekinde onaylı tüm hakkediş raporları, faturalar ve cari hesap extreleri sunulduğunu, davalı borçlu ile anlaşılma ihtimaline karşı taraflarınca ------- Arabuluculuk Bürosu'nun --------- büro dosya numaralı ve --------- arabuluculuk numaralı dosyası kapsamında "Ticari Dava Şartı Arabuluculuk" süreci yürütüldüğünü ancak davalı tarafla yapılan müzakerelerden sonuç alınamadığını ileri sürerek,
haklı davanın kabulü ile davalının takipte kesinleşen anapara borcuna, takip sonrası işleyen faize, icra vekalet ücreti ve masraflara ilişkin yapmış olduğu itirazının iptaline, davalı aleyhine takip çıkışı olan 1.956.311,40 TL'nin %20'sinden az olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ile yargılama giderlerinin davalıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı yanın dava dilekçesi ekinde arabuluculuk son tutanağını dosyaya sunmuşsa da, arabuluculuk son tutanağındaki uyuşmazlık konusu, icra dairesi ve icra dosya numarası bilgileri ile işbu davaya konu uyuşmazlık konusu, icra dairesi ve icra dosya numarası farklı olduğunu, dava konusunun icra dosyasının --------- İcra Müdürlüğü'nün --------- E. Sayılı icra dosyası olduğunu, görüldüğü gibi, arabuluculuk son tutanağındaki icra dosyasının ve işbu davaya konu icra dosyasının farklı olması sebebiyle davacıya işbu eksikliği gidermesi için kesin süre verilmesini, kesin süre içerisinde eksiklik giderilmez ise,
işbu davanın usulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, zamanaşımı itirazları bulunduğunu, müvekkili şirketin davacının iddiasının aksine davaya konu tutar bakımından herhangi bir borcu bulunmadığını, Kabul anlamına gelmemekle birlikte, borca konu hizmet veya benzeri yükümlülüğün davacı tarafından yerine getirilmiş olduğunun ispat yükünün davacıda olduğunu, dava konusu cari hesap ekstresine dayanak gösterilen faturalarda verilen hizmetin ne şekilde, hangi tarihlerde ve nerede verildiği belirtilmediğini, hizmetin verildiğine ilişkin, sözleşme, görsel ve tarihsel herhangi bir belge dosyada bulunmadığını,
müvekkili şirketten almış aldığı bilgiye göre, müvekkili şirketin davacı şirkete herhangi bir borcu bulunmadığını, davacı yanın taraflar arasında sözleşmesel bir ilişki bulunduğunu ispatlayamadığını, delil listesinde yer almayan delillerin daha sonra dosyaya sunulmasına muvafakat etmediklerini, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, davacı yan dava konusu faturalara ilişkin herhangi bir irsaliye dosyaya sunmadığını, davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, İddianın genişletilmesi yasağına karşı itiraz hakkı baki kalmak kaydıyla, davacı tarafından dosyaya irsaliye sunulması halinde,
irsaliyeyi imzalayan kişinin müvekkili şirket yetkilisi olup olmadığına ilişkin ilgili -------- ve-------- ticaret sicil müdürlüğü'ne müzekkere yazılmasını talep ettiklerini, huzurda görülen dava konusu icra takibi usul ve yasaya aykırı olduğundan davacı tarafın icra inkâr tazminatı talep etme hakkı bulunmadığını, davacı yanın somut olayda haksız ve kötü niyetli olduğu görüldüğünü, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini savunarak,
öncelikle işbu davanın zamanaşımı nedeniyle usulden red- dine, davacı yanın, müvekkili şirketten alacağı olduğu iddiasını somut ve yazılı delillerle ispatlayama- dığından usul ve yasaya aykırı şekilde müvekkil şirkete karşı açılan işbu davanın reddine , takip konusu edilen tutarın hesaplama gerektirmesi ve likid olmaması sebebi ile müvekkil şirket aleyhine talep edilen icra inkar tazminatını reddine, davacı aleyhine %20’den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, İİK 67 maddesi gereğince açılan itirazın iptali davasıdır.Dava dosyasının içinde fotokopisi bulunan-------- İcra Müdürlüğü'nün --------- Esas incelendiğinde, davalı ----------Ş. aleyhine davacı ---------Ş. vekili tarafından.
“1.956.311.40 TL alacağın tahsili tarihine kadar anaparaya işletilecek değişen oranlarda ticari avans faizi , masraf ve vekalet ücreti ile tahsili, kısmi ödemelerde BK m. 100'e göre yapılmasını talep ederim ””açıklaması ile borçluya tebliğe gönderildiğini, ödeme emrinin tebliği üzerine borçlu vekili itiraz dilekçesi ile; “icra takibine, takip konusu alacağa, faize ve diğer tüm ferilerine itiraz ederiz.” itiraz edildiği,
alacaklı tarafından yukarıda iş bu itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.Yapılan ödemeler ve ticari defterler üzerinde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen ve dosyaya sunulan ....tarihli rapor dosya kapsamına ve hüküm kurmaya elverişli görülmüştür.
Dava konusu alacağı oluşturan faturalar incelendiğinde, faturaların e-fatura oldukları, adına e- fatura düzenlenen şirketler, faturaları sistem üzerinden görebilmekte, kabul etmedikleri takdirde yine sistem üzerinden veya moter kanalıyla iade edebildikleri gibi faturayı kabul edip iade faturası düzenleyebildikleri, dosya içerisinde davalının faturaları kabul etmeyerek itiraz ettiğine dönük bir belgenin bulunmadığı görülmektedir.MAhkememizce alınan bilirkişi raporunda ;''..Mali değerlendirme neticesinde:1.
Tarafların incelenen 2024-2025 yılları ticari defterlerinin kendi adlarına delil vasfına haiz olduğu, 2. Dosya içerisinde davalının adına düzenlenen faturalara itiraz ettiğine dönük bir belgenin mevcut olmadığı, 3. Davacının icra inkâr tazminatı isteminin Sayın Mahkemenizin takdirlerinde bir husus olduğu, davacı defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalıdan 1.949 713 48 TL alacaklı olduğu, davalı kayıtlarında ise takip tarihi itibariyle 1 956.311 40 TL davacıya borçlu olduğu, tarafların cari hesapları arasında bulunan 6.597,92 TL farkın.
2023 yılına devir bakiyelerinden kaynaklandığı, alacak ve borç devir bakiyesinin davacı kayıtlarında 55.134.774 TL davalı kayıtlarında ise 61.732.66 TL olarak yer aldığı tespiti yapılmıştır.
Dosya kapsamına göre taraflar arasında TBK m. 207 vd. maddelerinde düzenlenen yazılı olmayan satış sözleşmesi kapsamında ticari ilişki kurulduğu, buna göre davacının satıcı, davalının ise alıcı olduğu, yerleşik içtihatlar uyarınca satış sözleşmesinden doğan alacağını ispat etme yükümlülüğünün davacı satıcı uhdesinde olduğu,
davacının alacağın varlığını ticari defter ve kayıtları ile birlikte satış konusu malları davalı alıcıya teslim ettiğini TMK m.6 ve HMK m.190 hükümleri kapsamında ispat etmesi gerektiği, davacı tarafından sunulan deliller arasında alacağa müstenit fatura konusu malların davalıya teslim ettiğine dair delil sunmamakla birlikte tespitler kapsamında davacı tarafından teslim edildiği iddia edilen mallara ilişkin faturaların davalı defter ve kayıtlarına işlendiği,
yerleşik içtihatlar uyarınca bu durumda ispat yükünün yer değiştirdiği ve davalının kendi kayıtlarında yer alan borçlu olduğu miktar uyarınca davacıya borcu olmadığını bir başka ifadeyle ödeme yaptığını ispat etmesi gerektiği, davalının sunduğu delilleri arasında bu hususu HMK m. 194 hükmü kapsamında somutlaştırır bir delile rastlan- madığı, yukarıda da açıklandığı üzere, davacı tarafından başlatılan icra takibinde 1.956.311.40 TL alacağın davalıdan tahsilini talep etmiş ise de davacı defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davalı- dan 1.949.713,48 TL alacaklı olduğu,
davalı kayıtlarında ise takip tarihi itibariyle 1.956.311,40 TL davacıya borçlu olduğu, tarafların cari hesapları arasında bulunan 6.597,92 TL farkın.
2023 yılına devir bakiyelerinden kaynaklandığı, alacak ve borç devir bakiyesinin davacı kayıtlarında 55.134.774 TL davalı kayıtlarında ise 61.732.66 TL olarak yer aldığı, dosya kapsamı, davalı defterleri ve taraflar arasındaki mail yazışmalarıda dikkate alınarak davacının davalıdan 1.956.311 40 TL alacağının varlığını ve takipte haklı olduğunu ispatladığı, alacağın likit olduğu ve icra inkar tazminatı talep şartlarının oluştuğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/817, K. 2026/319, 1 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama