KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/877
- Karar No
- 2025/57
- Karar tarihi
- 28 Ocak 2025
Karar Metni
980 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/877
KARAR NO : 2025/57
DAVA
İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/11/2024
KARAR TARİHİ : 28/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari İşletmenin Satılması Veya Devrinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davacı müvekkili şirketin plastik kalıp işiyle iştigal ettiğini -----Şirketi'nin %50 pay sahibi ve münferiden temsile yetkili müdürlerinde olduğunu, davalı ... ise avukat olduğunu, uzun yıllardır ---- Plastik şirketinin vekilliğini yaptığını, davalı ...; şirket avukatı olmasının verdiği güven ve ilişkiye istinaden müvekkiline kendisinin bir iş projesi olduğundan bahsettiğini ve bu projeye ortak aradığını söylediğini, davalı;
yakında çıkacak --- isimli bir oyunun kendi projesi olduğunu, oyun piyasaya çıktıktan sonra projenin ve şirketinin büyük kar edeceğini söylediğini, müvekkiline projeye ortak olarak projeyi geliştiren ---- şirketinden hisse almasını teklif ettiğini, müvekkilinin ---- isimli oyunu araştırdığını ve oyunun websitesinde ---- şirketi tarafından geliştirildiği ve oyunun yakında piyasaya çıkacağı bilgisini gördüğünü, müvekkilinin ---- Gazetesi üzerinden yaptığı araştırmada ---- şirketinin resmi ünvanının ---- Şirketi olduğunu ve gerçekten de davalı ...'ın bu şirketin %50 hissesine sahip olduğunu gördüğünü,
yaptığı araştırmalar sonucunda davalının teklifini makul bulan müvekkilinin, davalının ----Şirketi'nden kendisine hisse devretmesine karşılık olarak 40.085,00 USD'yi davalının hesabına 05.08.2024 ve 17.08.2024 tarihlerinde gönderdiğini, hatta davalı tarafından müvekkile "Eyvallah abi ortaklığımız hayırlı olsun çok teşekkürler" mesajı atıldığını, ancak sonraki süreçte davalının ---- Şirketi'nden müvekkile hisse devretme borcu yerine getirmediğini, davalının sürecin muğlak ve oyalayıcı şekilde yürütülmesi yolunun seçildiğini, nihayetinde müvekkili tarafından hisse bedelinin iadesinin talep edildiğini,
davalının hisse bedelini iade edeceğini söylediğini ancak hisse bedeli iade etmediğini, nihayetinde davalı ...; iade edeceğini söylemesine rağmen müvekkiline parasını geri vermediğini ve müvekkilin icra takibine giriştiğini ve 06.09.2024 tarihinde ----. İcra Müdürlüğü ---- Esas sayılı icra dosyası ikame edildiğini, davalının bu miktarı geri ödemeyerek uhdesinde tutması sebepsiz zenginleşme de oluşturduğunu,
---- İcra Müdürlüğü ---- Esas numarası ile başlattıkları genel haciz yoluyla takipte borçlu ... tarafından ödeme emrine yapılan itirazın 40.085,00 USD asıl alacak (fiili ödeme tarihindeki kur üzerinden) ve takip tarihinden itibaren işleyecek bankalarca USD nevi vadeli mevduat hesabına fiilen uygulanan azami faizi, masraflar ve vekalet ücreti yönünden iptali ile haksız ve kötü niyetli borçlunun aleyhine %40’den az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekâlet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;
müvekkili ile davacı arasında, dava dilekçesinde belirtildiği üzere ---- şirketinin hisselerinin devrine ilişkin bir sözleşme kurulduğunu, taraflar arasındaki sözleşmenin ---- uygulaması aracılığı ile taraflarca görüşülerek kurulduğunu, söz konusu görüşmeler kapsamında her iki taraf iradelerini ortaya koyduğunu, taraflar arasında anlaşma sağlandıktan sonra davacı tarafça müvekkiline ödeme yapılmış fakat sonrasında belli bir süre geçtikten sonra davacı tarafça sözleşmeden dönüldüğünü,
davacı tarafın dava dilekçesinde müvekkilin davacıyı oyaladığını iddia ettiğini ancak davacının ailevi problemleri sebebi ile ve özellikle eşinin bu işe girmesini istemediğini belirterek hisse almaktan vazgeçtiğini, dava dilekçesinde davacı tarafça taraflar arasında gerçekleşen ---- konuşmalarının yalnız bir kısmına yer verildiğini ve mahkeme yanıltılmaya çalışıldığını, müvekkilinin hissedarı olduğu --- şirketi ---- isminde yeni bir oyun çıkardığını, söz konusu oyun projesi kapsamında da pek çok masraf yapıldığını,
müvekkili tarafınca da davacıya ödeme yapılmadan evvel yapacağı ödemenin masraflar için kullanılacağının belirtildiğini ve davacı tarafça da kabul edildiğini, müvekkilinin, davacının ortağı olduğu ----- uzun yıllardır vekilliğini yaptığını, davacının da belirttiği üzere taraflar birbirlerini uzun yıllardır tanımakta ve müvekkil de davacı ile olan hukuki ilişkilerinden kaynaklı olarak davacıya güvendiğini, davacının hisseleri alacağı düşüncesi ile ödenmiş olan bedeli yapılan masraflara kullanmış ve pek çok yatırımda bu ödemeden yararlandığını,
ayrıca sürece davacının da katılacağını diğer ortaklara da bahsettiğini ve davacının da hissedar olacağına güvenilerek pek çok işlem gerçekleştirildiğini, davacının kendi özel yaşantısından kaynaklanan sebeplerle sözleşmeden dönmesi sebebiyle müvekkilini maddi ve manevi olarak zarara uğratığını, davacının iade talebinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu kabulünün mümkün olmadığını, müvekkilinin davacıya ödeme yapılmasına karar verilmesi haline de davacı bu ödemeyi USD cinsinden talep edemeyeceğini, bilindiği üzere, aynen ifa şartı bulunmuyorsa;
borçlu taraf borcunu dilerse belirlenen yabancı para ile ödeyebileceği gibi Türk lirası olarak da ödeyebileceğini, taraflar arasında kurulan sözleşme kapsamında ise "aynen ifa" şartının kararlaştırılmadığını, bu sebeple müvekkilin haksız olduğu varsayımında dahi müvekkilin TL cinsinden ödeme yapılmasına karar verilmesinin gerektiğini, davanın reddine, müvekkil aleyhine açılmış olan takibin iptaline,
haksız ve hukuk aykırı gerekçelerle açılmış olan takibe konu asıl alacak üzerinden davacı aleyhine %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Davacı vekilinin 27/01/2025 tarihli feragat dilekçesinde '' Yukarıda dosya numarası yazılı olan ve mahkemenizde görülmekte olan davada görülen lüzum üzerine davadan feragat etmekteyiz'' şeklinde feragat beyanında bulunduğu görülmüştür.Davadan feragat, kesin hükmün yasal sonuçlarını doğuran ve davayı sonuçlandıran taraf işlemi olup, davalı tarafın veya Mahkemenin muvafakatine bağlı değildir.Feragat, davacının, talep sonucundan kısmen veya tamamen vazgeçmesidir.
(HMK. m. 307/1)Feragat ve kabul, dilekçeyle veya yargılama sırasında sözlü olarak yapılır. Feragat veya kabulün hüküm ifade etmesi, karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı değildir. (HMK. m. 309/1-2)Feragat ve kabul kayıtsız şartsız olmalıdır. (HMK. m. 309/4)Vekilin feragat edebilmesi, için feragate ilişkin özel yetkisinin bulunması şarttır. (HMK. m. 74/1)
Buna göre; davacı vekili tarafından verilen, dava dilekçesinde ekli vekaletnamenin yapılan incelenmesinde; davacı vekilinin feragate ilişkin özel yetkisinin bulunduğu görülmüştür.Mahkememizce yapılan değerlendirmede; davacı vekilinin davadan feragat ettiği, davadan feragate dair vekaletnamesinde özel yetkisi bulunduğu görülmekle feragat nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/877, K. 2025/57, 28 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama