KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/168
- Karar No
- 2025/227
- Karar tarihi
- 6 Mart 2025
Karar Metni
1.061 kelime·5 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/168
KARAR NO : 2025/227
DAVA
İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 26/02/2025
KARAR TARİHİ : 06/03/2025
Mahkememizde görülmekte olan İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket yetkilisi ---- ve babası --- aile meslekleri olan makina imalat ve ----- sektöründe faaliyet gösterdiklerini, müvekkilin babası ----- isimli gerçek kişi firması ile ------ adresinde mülkiyeti kendisine ait olan adreste faaliyet gösterdiğini, müvekkili şirket yetkilisi---- yine aynı adreste babası ile birlikte ---- Ünvanı ile 26.02.2019 tarihinden bu yana makina imalat ve ----- sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkil şirket yetkilisi,
işlerin artarak devam etmesi ve kurumsallaşmak istemesi sebebiyle 22.04.2024 tarihinde müvekkil firmayı kurmuş ve mevcut işyerlerinin kendilerine yeterli gelmemesi sebebiyle ---- adresinde bulunan işyerini ----- isimli kişiden 01.08.2024 başlangıç tarihli kira sözleşmesi ile kiralamak suretiyle faaliyetlerini bu adrese taşımış ve halen de bu adreste faaliyetlerine devam ettiklerini, müvekkili şirket söz konusu adreste faaliyetlerine devam etmekte iken, alacaklısı davalı taraf borçlusu ise dava dışı -----Esas sayılı dosyasından yazılan talimat üzerine ----- İcra Müdürlüğünün ---- Talimat sayılı dosyasından müvekkil işyerine hacze gelindiğini,
müvekkilinin söz konusu adreste yeni faaliyete başladıklarını borçlu firmanın kendileri ile alakası bulunmadığını sadece söz konusu adreste eski kiracı olarak bulunduğunu bildiğini beyan ederek yapılan hacze itiraz etmiş ve istihkak iddiasında bulunduğunu, keza istihkak iddiasında bulunan müvekkil, mahalde dosya borçlusunun değil de kendisinin bulunduğuna dair icra dosyasına İmza Sirküleri, Vergi Levhası, Ticaret Sicil Tasdiknamesi,
Ticaret Odası Faaliyet Belgesi, Kira Sözleşmesi gibi yazılı deliller de ibraz ettiğini, ----- İcra Hukuk Mahkemesi' nin ----- Sayılı ilamında yapılan haciz işlemi ile ilgili "Haciz mahallinde borçlunun ve yetkilisinin hazır olmadığı, yapılan evrak araştırmasında borçlunun adreste faaliyet gösterdiğine dair bilgi belge elde edilemediği, dosya kapsamında mahcuzların borçlunun yeddinde sayılmasına olanak verecek delil bulunmadığı,
salt sicil adresinin haciz mahalli olarak görülmesinin bu değerlendirmeye yetmeyeceği, kaldı ki 3. Kişinin adrese yeni taşındığına ve borçlunun eski kiracı olduğuna ilişkin beyanlarının sicil adresinin haciz mahalli olarak görülmesine açıklık getirdiği,
dosyadaki görünür duruma göre mahcuzların 3. Kişi yeddinde haczedildiğinin kabulü gerektiği kanaatine varılmakla takibin 3. Kişi yönünden talikine" karar verildiğini, aradan geçen süre zarfında 26.11.2024 tarihinde yine ---- İcra Müdürlüğünün ----- Talimat sayılı dosyasından hacze gelindiğini ve daha evvel haczedilen menkullerin muhafaza altına alınacağı belirtilerek haciz işlemine geçildiğini, müvekkilinin henüz yeni taşıdığı makinlerin ve şirketin düzeninin bozulacağı,
makinelerin haczedilerek muhafaza altına alınması durumunda siparişlerini yetiştiremeyeceği ve müşterilerine karşı mahcup olacağı ve ticari itibarının zedelenebileceği endişesi ile haciz ve muhafaza baskısı altında, icra memurunun ve alacaklı vekilinin acele ettirmesi ile müvekkil şirket adına yetkilisi ---- hesabından davalı taraf vekili ------ hesabına 44.500 TL ödeme yaptığını, yani müvekkil şirket icra dosyası borcu ve davalı-alacaklı ile herhangi bir ilgi ve alakası bulunmadığı halde tamamen haksız ve hukuka aykırı biçimde davalıya haciz baskısı altında 44.500 TL ödeme yapmak durumunda kaldığını,
müvekkilinin ve davalının ticari defter ve belgeleri incelendiğinde, müvekkil ile ne davalı-alacakşlı arasında ne de söz konusu haciz işlemi yapılan dosyanın borçlusu ---- arasında hiçbir ticari işlem bulunmadığının görüleceğini, davalı tarafın müvekkilden herhangi bir alacağı bulunmadığını, icra dosyası ----- firması ile de müvekkil arasında herhangi bir ilişki bulunmadığı halde, üstelik bu husus ----. İcra Hukuk Mahkemesi' -----.
Sayılı ilamında açıkça belirtildiği ve müvekkil yönünden takip talik edildiği ve müvekkilinin borçla hiçbir ilgi ve alakası olmadığı her türlü yazılı delil ile sabit olduğu halde, haciz baskısı altında, haksız ve hukuka aykırı biçimde müvekkilden 44.500 TL para tahsil ettiğini, işbu sebeplerle davamızın kabulü ile; müvekkilin davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile, haciz baskısı uygulaması karşısında müvekkilin ödemek zorunda kaldığı 44.500TL' nin 26.11.2024 olan ödeme tarihinden itibaren işleyen ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesini, müvekkilinin davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile,
haciz baskısı uygulanması karşısında müvekkilin ödemek zorunda kaldığı 44.500TL' nin 26.11.2024 olan ödeme tarihinden itibaren işleyen ticari avans faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile müvekkile verilmesine, müvekkilinin her türlü hakkının saklı tutulmasına, dava masraf ve vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Yargıtay ----Hukuk Dairesi 06/11/2023 Tarih, ----- Esas, ------ Karar sayılı İlamı; ''...Uyuşmazlıkların çözümünde asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Özel mahkemede görüleceğine dair açık bir kanuni düzenleme bulunmayan her davanın, genel mahkemelerde görülmesi esastır.
2004 sayılı Kanun'un 89 uncu maddesinin üçüncü fıkrasına istinaden gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle ihbarnameye muhatap olan üçüncü kişi tarafından açılan menfi tespit davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının veyahut borcun temelini oluşturan senedin kambiyo senedi niteliğinde olmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığın bu şekilde giderilmesine karar vermek gerekmiştir...''Ticari davalar TTK.
4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.Dava, davacının borçlusu olmadığı İcra Dosyasında, davacının işyerinde meydana getirilen hacizden kaynaklı ödenmek zorunda kalınan bedelin istirdadı istemine ilişkindir.İcra dosyasında üçüncü kişi konumunda olan davacı tarafından açılan istirdat davasında görevli mahkeme konusunda Kanun'da özel bir düzenleme bulunmamaktadır.
Buna göre davanın tarafları arasında doğrudan bir ilişki bulunmaması ve uyuşmazlığın takip hukukundan kaynaklanması nedeniyle görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu, tarafların tacir olmasının veya temel ilişkinin ticari nitelikte bulunmasının mahkemenin görevinin belirlenmesinde bir etkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1-c uyarınca görev bir dava şartıdır. Yine aynı kanunun 115. Maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/168, K. 2025/227, 6 Mart 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama